• Fransa, Almanya, İtalya ve İngiltere'deki muhatapların da katılımıyla Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan'dan oluşan R4 Grubu'nun dışişleri bakanları toplantısının ardından ortak basın açıklaması yayımlandı

    Toplantıda ele alınan konu başlıkları

    ABD/İsrail-İran çatışması
    İsrail-Filistin meselesi ve müzakere edilmiş iki devletli çözüm ihtiyacı
    Husi milislerinin Suudi Arabistan ve Yemen'e yönelik menfur saldırıları
    Seyrüsefer güvenliği ve serbestisi
    Babülmendep ve Hürmüz boğazları ile Karadeniz’de tırmanan gerilim
    Diğer bölgesel ve uluslararası öneme sahip konular

    Ortak basın açıklamasından detaylar

    Bakanlar, bölgede ve ötesinde barış ile istikrarı teşvik etmeyi ve bu konuların güvenlik, ekonomi ve ticaret üzerindeki etkilerini ele almayı amaçlayan diplomatik çabalara katkıda bulunmaya devam etme kararlılıklarını vurguladı

    Bölgesel çatışmaların diyalog, diplomasi ve gerilimin azaltılması yoluyla ele alınmasının acil bir ihtiyaç olduğu hususunda mutabık kaldıkları bildirildi

    İlgili Birleşmiş Milletler kararları doğrultusunda süregelen tüm çatışmalara müzakereler yoluyla kalıcı çözümler bulunmasının gerekliliği vurgulandı

    Çatışmaları önlemek ve bölgede barış ile istikrarı geliştirmek amacıyla bu formatta diyaloğu sürdürme konusunda mutabakata vardıkları kaydedildi

    https://v.aa.com.tr/4099355
    Fransa, Almanya, İtalya ve İngiltere'deki muhatapların da katılımıyla Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan'dan oluşan R4 Grubu'nun dışişleri bakanları toplantısının ardından ortak basın açıklaması yayımlandı Toplantıda ele alınan konu başlıkları ⤵️ 1️⃣ ABD/İsrail-İran çatışması 2️⃣ İsrail-Filistin meselesi ve müzakere edilmiş iki devletli çözüm ihtiyacı 3️⃣ Husi milislerinin Suudi Arabistan ve Yemen'e yönelik menfur saldırıları 4️⃣ Seyrüsefer güvenliği ve serbestisi 5️⃣ Babülmendep ve Hürmüz boğazları ile Karadeniz’de tırmanan gerilim 6️⃣ Diğer bölgesel ve uluslararası öneme sahip konular Ortak basın açıklamasından detaylar ⤵️ 📌 Bakanlar, bölgede ve ötesinde barış ile istikrarı teşvik etmeyi ve bu konuların güvenlik, ekonomi ve ticaret üzerindeki etkilerini ele almayı amaçlayan diplomatik çabalara katkıda bulunmaya devam etme kararlılıklarını vurguladı 📌 Bölgesel çatışmaların diyalog, diplomasi ve gerilimin azaltılması yoluyla ele alınmasının acil bir ihtiyaç olduğu hususunda mutabık kaldıkları bildirildi ➡️ İlgili Birleşmiş Milletler kararları doğrultusunda süregelen tüm çatışmalara müzakereler yoluyla kalıcı çözümler bulunmasının gerekliliği vurgulandı ➡️ Çatışmaları önlemek ve bölgede barış ile istikrarı geliştirmek amacıyla bu formatta diyaloğu sürdürme konusunda mutabakata vardıkları kaydedildi https://v.aa.com.tr/4099355
    0 Комментарии 0 Поделились
  • DÜNYANIN EN BÜYÜK SAVUNMA SANAYİİ İHRACATÇILARI AÇIKLANDI!

    Dünya savunma sanayii ihracatında ülkeler arasındaki rekabet dikkat çekici boyutlara ulaşırken, Türkiye de ilk 10 içerisinde yer aldı.

    CAWAT’ın 2025 değerlendirmesine göre sıralama şöyle:

    ABD: 44,603 milyar dolar
    Rusya: 15,000 milyar dolar
    Almanya: 8,903 milyar dolar
    Güney Kore: 8,779 milyar dolar
    Fransa: 8,630 milyar dolar
    İsrail: 5,995 milyar dolar
    İtalya: 5,225 milyar dolar
    Türkiye: 4,230 milyar dolar
    İspanya: 3,476 milyar dolar
    Çin: 2,970 milyar dolar

    Türkiye, 4,230 milyar dolarlık ihracat değeriyle listede 8. sırada gösteriliyor. CAWAT’ın hesaplamasına göre bu, söz konusu toplam pazarın yaklaşık %3,54’üne karşılık geliyor. L

    ABD ise 44,603 milyar dolarlık değerle listenin ilk sırasında bulunuyor ve CAWAT’ın hesaplamasına göre küresel toplamın yaklaşık %37,32’sini oluşturuyor.

    Bu rakamları nasıl okumak gerekiyor?

    CAWAT’ın bu sıralaması, ülkelerin savunma sanayii ihracatını belirli silah ve askeri teçhizat tedarik sözleşmeleri üzerinden değerlendiriyor. Dolayısıyla farklı kuruluşların farklı metodolojiler kullanması nedeniyle başka raporlarda farklı sıralamalar veya rakamlar görülebilir.

    Ayrıca CAWAT, Rusya’nın resmi ihracat istatistiklerinin kısıtlı olması nedeniyle Rusya için uzman değerlendirmesine başvurulduğunu belirtiyor.

    Türkiye’nin 8. sırada yer alması, ülkenin küresel savunma sanayii pazarındaki konumuna ilişkin dikkat çekici bir gösterge olarak öne çıkıyor.

    Kaynaklar:
    • Center for Analysis of World Arms Trade (CAWAT) – 2025 değerlendirmesi
    • Defense Mirror – CAWAT 2025 küresel silah ihracatı değerlendirmesi
    • Defence Security Asia – CAWAT 2025 sıralaması
    🌍🛡️ DÜNYANIN EN BÜYÜK SAVUNMA SANAYİİ İHRACATÇILARI AÇIKLANDI! Dünya savunma sanayii ihracatında ülkeler arasındaki rekabet dikkat çekici boyutlara ulaşırken, Türkiye de ilk 10 içerisinde yer aldı. 📊 CAWAT’ın 2025 değerlendirmesine göre sıralama şöyle: 🥇 🇺🇸 ABD: 44,603 milyar dolar 🥈 🇷🇺 Rusya: 15,000 milyar dolar 🥉 🇩🇪 Almanya: 8,903 milyar dolar 4️⃣ 🇰🇷 Güney Kore: 8,779 milyar dolar 5️⃣ 🇫🇷 Fransa: 8,630 milyar dolar 6️⃣ 🇮🇱 İsrail: 5,995 milyar dolar 7️⃣ 🇮🇹 İtalya: 5,225 milyar dolar 8️⃣ 🇹🇷 Türkiye: 4,230 milyar dolar 9️⃣ 🇪🇸 İspanya: 3,476 milyar dolar 🔟 🇨🇳 Çin: 2,970 milyar dolar 🇹🇷 Türkiye, 4,230 milyar dolarlık ihracat değeriyle listede 8. sırada gösteriliyor. CAWAT’ın hesaplamasına göre bu, söz konusu toplam pazarın yaklaşık %3,54’üne karşılık geliyor. L 🇺🇸 ABD ise 44,603 milyar dolarlık değerle listenin ilk sırasında bulunuyor ve CAWAT’ın hesaplamasına göre küresel toplamın yaklaşık %37,32’sini oluşturuyor. 📌 Bu rakamları nasıl okumak gerekiyor? CAWAT’ın bu sıralaması, ülkelerin savunma sanayii ihracatını belirli silah ve askeri teçhizat tedarik sözleşmeleri üzerinden değerlendiriyor. Dolayısıyla farklı kuruluşların farklı metodolojiler kullanması nedeniyle başka raporlarda farklı sıralamalar veya rakamlar görülebilir. Ayrıca CAWAT, Rusya’nın resmi ihracat istatistiklerinin kısıtlı olması nedeniyle Rusya için uzman değerlendirmesine başvurulduğunu belirtiyor. 🛡️ Türkiye’nin 8. sırada yer alması, ülkenin küresel savunma sanayii pazarındaki konumuna ilişkin dikkat çekici bir gösterge olarak öne çıkıyor. 📚 Kaynaklar: • Center for Analysis of World Arms Trade (CAWAT) – 2025 değerlendirmesi • Defense Mirror – CAWAT 2025 küresel silah ihracatı değerlendirmesi • Defence Security Asia – CAWAT 2025 sıralaması
    0 Комментарии 0 Поделились
  • Hicaz Demiryolu Osmanlı imparatorluğu

    Şam ile Medine arasındaki demiryolu, Hicaz Demiryolu olarak bilinir ve sıradan bir demiryolu değildir. Aslında, Filistinliler için ekonomik refah anlamına geliyordu.

    1900 yılında yapımına başlanan ve 1908 yılında Filistin topraklarına ulaşan bu demiryolu, bölgenin ekonomik gelişiminde kilit rol oynadı. Business Insider dergisine göre, "20. yüzyılın başlarında Filistin'de başarılı bir ithalat ve ihracat endüstrisi vardı. Demiryollarının komşu ülkelere doğru genişletilmesi, bölgenin ekonomik büyümesini hızlandırdı."

    Filistin'de demiryolları inşa edildikçe, bağlantılar kolaylaştı ve istihdam fırsatları arttı ‍. Bu trenler, Filistin’i Afrika, Asya ve Avrupa pazarlarına daha hızlı bir şekilde bağladı. Ürünler ya açık hava pazarlarında satılıyor ya da fabrikalarda işleniyordu . Yabancı yatırımlar güçlü bir ticaret ekonomisini pekiştirdi .

    Ancak bu demiryoluna karşı çıkan tek bir ülke vardı: İngiltere . 19. yüzyılın sonlarında, İngiltere’deki Quaker mezhebinden bir grup, Ramallah’ta çeşitli kurslar ve kadınlar için enstitüler kurarak eğitimler vermeye başladı ‍.

    1914 yılında Birinci Dünya Savaşı patlak verdiğinde, Osmanlı İmparatorluğu İngilizleri Mısır’dan çıkarmaya çalıştı. Hicaz Demiryolu sayesinde ekonomik olarak kazanç elde eden Filistinliler, Osmanlı ordusuna karşı çıkmaya başladı . 1917'de Osmanlı ordusu Filistin’den çekilirken, Filistinliler İngiliz bayraklarıyla kutlamalar yapıyordu .

    Yirmi yıl sonra, 1947’de, Filistin topraklarında İsrail kuruldu .

    #GizliTarih #HicazDemiryolu #FilistinTarihi
    Hicaz Demiryolu 🗺️🚂 Osmanlı imparatorluğu Şam ile Medine arasındaki demiryolu, Hicaz Demiryolu olarak bilinir ve sıradan bir demiryolu değildir. Aslında, Filistinliler için ekonomik refah 💰 anlamına geliyordu. 1900 yılında yapımına başlanan ve 1908 yılında Filistin topraklarına ulaşan bu demiryolu, bölgenin ekonomik gelişiminde kilit rol oynadı. Business Insider dergisine göre, "20. yüzyılın başlarında Filistin'de başarılı bir ithalat ve ihracat endüstrisi vardı. Demiryollarının komşu ülkelere doğru genişletilmesi, bölgenin ekonomik büyümesini hızlandırdı." 🌍📈 Filistin'de demiryolları inşa edildikçe, bağlantılar kolaylaştı 🚉 ve istihdam fırsatları arttı 👷‍♂️. Bu trenler, Filistin’i Afrika, Asya ve Avrupa pazarlarına 🌍 daha hızlı bir şekilde bağladı. Ürünler ya açık hava pazarlarında satılıyor ya da fabrikalarda işleniyordu 🏭🛍️. Yabancı yatırımlar güçlü bir ticaret ekonomisini pekiştirdi 📊. Ancak bu demiryoluna karşı çıkan tek bir ülke vardı: İngiltere 🇬🇧. 19. yüzyılın sonlarında, İngiltere’deki Quaker mezhebinden bir grup, Ramallah’ta çeşitli kurslar 📚 ve kadınlar için enstitüler kurarak eğitimler vermeye başladı 👩‍🏫. 1914 yılında Birinci Dünya Savaşı 🌍💥 patlak verdiğinde, Osmanlı İmparatorluğu İngilizleri Mısır’dan çıkarmaya çalıştı. Hicaz Demiryolu sayesinde ekonomik olarak kazanç elde eden Filistinliler, Osmanlı ordusuna karşı çıkmaya başladı 🚫. 1917'de Osmanlı ordusu Filistin’den çekilirken, Filistinliler İngiliz bayraklarıyla kutlamalar yapıyordu 🎉🇬🇧. Yirmi yıl sonra, 1947’de, Filistin topraklarında İsrail kuruldu 🇮🇱. #GizliTarih #HicazDemiryolu 🚂 #FilistinTarihi
    0 Комментарии 0 Поделились
  • Hamas lideri İsmail Heniyye, İran’ın başkenti Tahran’da İsrail tarafından düzenlenen suikast sonucu öldürüldü.

    Heniyye, dün İran Meclisi’nde düzenlenen 9’uncu Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın yemin törenine katılmıştı.

    Hamas leader Ismail Haniyeh was killed in an assassination by Israel in Tehran, the capital of Iran.

    Haniyeh had attended the swearing-in ceremony of the 9th President, Masoud Pezeshkian, in the Iranian Parliament yesterday.

    #hamas #ismailhaniyeh #gazagenocide
    🔴 Hamas lideri İsmail Heniyye, İran’ın başkenti Tahran’da İsrail tarafından düzenlenen suikast sonucu öldürüldü. 📌 Heniyye, dün İran Meclisi’nde düzenlenen 9’uncu Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın yemin törenine katılmıştı. 🔴 Hamas leader Ismail Haniyeh was killed in an assassination by Israel in Tehran, the capital of Iran. 📌 Haniyeh had attended the swearing-in ceremony of the 9th President, Masoud Pezeshkian, in the Iranian Parliament yesterday. #hamas #ismailhaniyeh #gazagenocide
    0 Комментарии 0 Поделились
  • Tahran’da suikasta uğrayan Hamas lideri İsmail Heniyye

    29 Ocak 1963’te Gazze’deki Şati Mülteci Kampı’nda dünyaya geldi
    1987’de Şeyh Ahmed Yasin liderliğinde Hamas’ı kurdu
    2006 yılında Filistin Başbakanı oldu
    2017 yılında Halid Meşal’in yerine Hamas Siyasi Büro Başkanlığı’na seçildi
    10 Nisan'da İsrail ordusunun saldırısında 3 oğlunu ve 4 torununu kaybetti
    31 Temmuz'da İran’ın başkenti Tahran’da suikasta uğradı

    Allah Rahmet Eylesin
    Tahran’da suikasta uğrayan Hamas lideri İsmail Heniyye ⤵️ ▪️ 29 Ocak 1963’te Gazze’deki Şati Mülteci Kampı’nda dünyaya geldi ▪️ 1987’de Şeyh Ahmed Yasin liderliğinde Hamas’ı kurdu ▪️ 2006 yılında Filistin Başbakanı oldu ▪️ 2017 yılında Halid Meşal’in yerine Hamas Siyasi Büro Başkanlığı’na seçildi ▪️ 10 Nisan'da İsrail ordusunun saldırısında 3 oğlunu ve 4 torununu kaybetti ▪️ 31 Temmuz'da İran’ın başkenti Tahran’da suikasta uğradı Allah Rahmet Eylesin
    0 Комментарии 0 Поделились
  • Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem!

    Rashida Tlaib, Netanyahu’nun konuşması sırasında zulme karşı dik duruş sergiledi

    #ABD #Netanyahu #ABDKongresi #Filistin #Nihayetdergi #RashidaTlaib #Almanya #İsrail
    Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem! 📍Rashida Tlaib, Netanyahu’nun konuşması sırasında zulme karşı dik duruş sergiledi 🇵🇸 #ABD #Netanyahu #ABDKongresi #Filistin #Nihayetdergi #RashidaTlaib #Almanya #İsrail
    0 Комментарии 0 Поделились
  • Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem!

    Rashida Tlaib, Netanyahu’nun konuşması sırasında zulme karşı dik duruş sergiledi

    #ABD #Netanyahu #ABDKongresi #Filistin #Nihayetdergi #RashidaTlaib #Almanya #İsrail
    Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem! 📍Rashida Tlaib, Netanyahu’nun konuşması sırasında zulme karşı dik duruş sergiledi 🇵🇸 #ABD #Netanyahu #ABDKongresi #Filistin #Nihayetdergi #RashidaTlaib #Almanya #İsrail
    0 Комментарии 0 Поделились
  • DENİZİN ALTINDA 468 KABLO

    İnternet deyince genelde bir cok kişinin aklına Google, Facebook, İnstagram yada whatsapp gelir. Peki buradaki verilerin nerede tutulduğu sorusunun cevabı içinde bulut’ta yada sunucuda deriz.

    Aslında işin ironik tarafındaysa şu: bir e-posta gönderdiğimizde ya da bir web sitesine girdiğimizde diğerleriyle aramızdaki iletişim yukarılarda değil aşağılarda gerçekleşir. 2020 yılı başı itibariyle internetteki iletişimin %99’u denizlerin altına döşenmiş 468 tane kablo hattıyla sağlanıyor. Bunların bazılarının uzunlukları sadece 131 kilometre, bazılarının uzunluklarıysa 20.000 km. Yine de o kablolardan birini kesseniz koskoca bir kıtanın interneti gidebilir.

    2018’de böyle bir olay oldu. Trol avcılığı yapan bir balıkçı teknesi kabloyu yanlışlıkla koparınca 10 ülkenin interneti kesildi.
    Sadece 468 tane kablo toplamda 1.2 milyon km uzunluğunda ve bu kablolardan her yıl 200 civarında irili ufaklı problemle karşılaşılıyor. Bazen kablonun üstüne gemiler yanlışlıkla demir atıyor, bazen de depremler ya da su altı volkan patlamaları nedeniyle bu kablolar hasar görebiliyor. 2007’de deniz korsanları Tayland, Vietnam ve Hong Kong’u bağlayan bir kablonun 11 kilometrelik kısmını çalıp 100 tonluk hurda olarak satmışlar mesela.

    Bir de köpek balıkları var. Kanarya Adaları açıklarındaki bir kablonun üzerinde köpek balığı dişi bulmuşlar. Aslında bu olay köpek balıklarının 1 km derinliğe inebileceğinin farkına varılmasına sebep olmuş. Kabloların içinden geçen akım nedeniyle oluşan elektrik alanının onları çektiği, kendi avlarını bulma konusunda bu tür alanlardan etkilendikleri ortaya çıkmış. Kablocular da bu alanı yok edebilmek ve kablolarını koruyabilmek için yalıtım malzemelerini tekrar gözden geçirmek zorunda kaldılar.

    İnternet kablosu deyince bizim aklımıza evlerimizde kullandığımız en fazla bir parmak kalınlığındaki kablolar geliyor. Bu bir ethernet kablosu. Veriyi elektrikle iletiyor. Ucuz bir yöntem ama bu tür kablolarda sinyal kaybı çok olduğu için uzun mesafelerde tercih edilmiyor. Bir de kablosuz internet var. Bu yöntemde veriler radyo dalgalarıyla iletiliyor.

    Çok büyük miktarda veriyi, binlerce kilometre boyunca sinyal kaybı yaşamadan ve en önemlisi çok hızlı göndermek için fiber optik kablolar kullanılmakta. Aynı kablonun içine farklı açılarda ışık göndererek aynı anda farklı veriler taşınabiliyor. Yüzlerce terabitlik bilgi. işte bu saç teli inceliğindeki kabloların başına bir şey gelmesin diye etrafı jel, plastik, çelik, bakır, polikarbonat, aluminyum, polietilen gibi farklı malzemelerden oluşan 7 ayrı katmanla sarmalanıyor.

    Kablolar bu şekilde üretildikten sonra çok uzun oldukları için büyük makaralara sarılıyor. Bu makaralar da yaklaşık bir ayda onları denizlerin altına döşeyecek olan gemilere yükleniyor. Çünkü bunlar gerçekten de okyanus tabanına indiriliyor. Eğer taban yumuşaksa kablo bazı noktalarda binlerce metre suyun altındaki zemine gömülüyor. Eğer taban sertse dibe bırakılıyor. Tabi burada onun ne kadar gergin olması gerektiğiyle ilgili çok dikkatli hesaplamalar yapmak gerekiyor. Ayrıca bazı yerlerde mercan resifleri ya da gemi batıkları olduğundan oralarda kablonun dolanmaması için aylar öncesinden planlamalar yapılıyor.

    Suların altına kablo döşeme fikrini ilk kez uygulamaya geçiren kişi Samuel Morse. Telgraflarda kullanılan Mors alfabesine ismini veren kişi. İlk kez 1842’de New York’da denizin altına 3 km uzunluğunda bir kablo döşeyerek telgraf mesajının güvenli bir şekilde iletilebileceğini test etmiş. Bundan sadece 16 yıl sonra da binlerce kilometre uzunluğundaki ilk kablo Avrupa’yla Amerika kıtalarını birleştirmiş.

    1858’de Atlantik okyanusunu aşan ilk telgraf mesajı Amerika’ya ulaşmış. Mesajın gönderilmesi 17 saat 40 dakikada gerçekleşmiş çünkü bir kelimenin bile yazılıp ulaştırılması birkaç dakika sürüyormuş. Günümüzde saç telinden bile ince kablolardan her saniye trilyonlarca kelimelik bilgi gönderilebiliyor. Örneğin 2018’de döşenen son kablolardan biri olan 6605 km uzunluğundaki MAREA kablosundan saniyede 208 Terabit bilgi taşınabiliyor.

    Tüm dünyayı saran kablolama sistemi Türkiye’yi de dört farklı noktada kesiyor. Bunlardan birisi Hollanda’dan başlayarak Avustralya, Güney Kore gibi ülkeleri dolaşarak bizim ülkemize de uğrayan SeaMeWe-3 isimli ağ.

    Bunun dışında Ege Denizi üzerinden geze geze gelen MedNautilus Denizaltı sistemi de ülkemizin en önemli ağlarından birisi olarak gözüküyor. Bu ağ, Yunanistan, İtalya, İsrail, Kıbrıs gibi bölgelere de uğrayarak geniş bir ağ oluşturuyor. Ülkemize ulaşan diğer ağlar Turcyos-1(Mersin-Girne) ve Turcyos-2(Samandağ-Kıbrıs) isimli iki kardeş ağ.

    Girdiğiniz web siteleri ya da gönderilen e-postalar ya da izlediğiniz videoalar bulutlardan değil aşağılardan, okyanusların binlerce metre derinliklerinden geliyor.

    Kaynak: Mesut Taner/Bilim Kulübü
    DENİZİN ALTINDA 468 KABLO İnternet deyince genelde bir cok kişinin aklına Google, Facebook, İnstagram yada whatsapp gelir. Peki buradaki verilerin nerede tutulduğu sorusunun cevabı içinde bulut’ta yada sunucuda deriz. Aslında işin ironik tarafındaysa şu: bir e-posta gönderdiğimizde ya da bir web sitesine girdiğimizde diğerleriyle aramızdaki iletişim yukarılarda değil aşağılarda gerçekleşir. 2020 yılı başı itibariyle internetteki iletişimin %99’u denizlerin altına döşenmiş 468 tane kablo hattıyla sağlanıyor. Bunların bazılarının uzunlukları sadece 131 kilometre, bazılarının uzunluklarıysa 20.000 km. Yine de o kablolardan birini kesseniz koskoca bir kıtanın interneti gidebilir. 2018’de böyle bir olay oldu. Trol avcılığı yapan bir balıkçı teknesi kabloyu yanlışlıkla koparınca 10 ülkenin interneti kesildi. Sadece 468 tane kablo toplamda 1.2 milyon km uzunluğunda ve bu kablolardan her yıl 200 civarında irili ufaklı problemle karşılaşılıyor. Bazen kablonun üstüne gemiler yanlışlıkla demir atıyor, bazen de depremler ya da su altı volkan patlamaları nedeniyle bu kablolar hasar görebiliyor. 2007’de deniz korsanları Tayland, Vietnam ve Hong Kong’u bağlayan bir kablonun 11 kilometrelik kısmını çalıp 100 tonluk hurda olarak satmışlar mesela. Bir de köpek balıkları var. Kanarya Adaları açıklarındaki bir kablonun üzerinde köpek balığı dişi bulmuşlar. Aslında bu olay köpek balıklarının 1 km derinliğe inebileceğinin farkına varılmasına sebep olmuş. Kabloların içinden geçen akım nedeniyle oluşan elektrik alanının onları çektiği, kendi avlarını bulma konusunda bu tür alanlardan etkilendikleri ortaya çıkmış. Kablocular da bu alanı yok edebilmek ve kablolarını koruyabilmek için yalıtım malzemelerini tekrar gözden geçirmek zorunda kaldılar. İnternet kablosu deyince bizim aklımıza evlerimizde kullandığımız en fazla bir parmak kalınlığındaki kablolar geliyor. Bu bir ethernet kablosu. Veriyi elektrikle iletiyor. Ucuz bir yöntem ama bu tür kablolarda sinyal kaybı çok olduğu için uzun mesafelerde tercih edilmiyor. Bir de kablosuz internet var. Bu yöntemde veriler radyo dalgalarıyla iletiliyor. Çok büyük miktarda veriyi, binlerce kilometre boyunca sinyal kaybı yaşamadan ve en önemlisi çok hızlı göndermek için fiber optik kablolar kullanılmakta. Aynı kablonun içine farklı açılarda ışık göndererek aynı anda farklı veriler taşınabiliyor. Yüzlerce terabitlik bilgi. işte bu saç teli inceliğindeki kabloların başına bir şey gelmesin diye etrafı jel, plastik, çelik, bakır, polikarbonat, aluminyum, polietilen gibi farklı malzemelerden oluşan 7 ayrı katmanla sarmalanıyor. Kablolar bu şekilde üretildikten sonra çok uzun oldukları için büyük makaralara sarılıyor. Bu makaralar da yaklaşık bir ayda onları denizlerin altına döşeyecek olan gemilere yükleniyor. Çünkü bunlar gerçekten de okyanus tabanına indiriliyor. Eğer taban yumuşaksa kablo bazı noktalarda binlerce metre suyun altındaki zemine gömülüyor. Eğer taban sertse dibe bırakılıyor. Tabi burada onun ne kadar gergin olması gerektiğiyle ilgili çok dikkatli hesaplamalar yapmak gerekiyor. Ayrıca bazı yerlerde mercan resifleri ya da gemi batıkları olduğundan oralarda kablonun dolanmaması için aylar öncesinden planlamalar yapılıyor. Suların altına kablo döşeme fikrini ilk kez uygulamaya geçiren kişi Samuel Morse. Telgraflarda kullanılan Mors alfabesine ismini veren kişi. İlk kez 1842’de New York’da denizin altına 3 km uzunluğunda bir kablo döşeyerek telgraf mesajının güvenli bir şekilde iletilebileceğini test etmiş. Bundan sadece 16 yıl sonra da binlerce kilometre uzunluğundaki ilk kablo Avrupa’yla Amerika kıtalarını birleştirmiş. 1858’de Atlantik okyanusunu aşan ilk telgraf mesajı Amerika’ya ulaşmış. Mesajın gönderilmesi 17 saat 40 dakikada gerçekleşmiş çünkü bir kelimenin bile yazılıp ulaştırılması birkaç dakika sürüyormuş. Günümüzde saç telinden bile ince kablolardan her saniye trilyonlarca kelimelik bilgi gönderilebiliyor. Örneğin 2018’de döşenen son kablolardan biri olan 6605 km uzunluğundaki MAREA kablosundan saniyede 208 Terabit bilgi taşınabiliyor. Tüm dünyayı saran kablolama sistemi Türkiye’yi de dört farklı noktada kesiyor. Bunlardan birisi Hollanda’dan başlayarak Avustralya, Güney Kore gibi ülkeleri dolaşarak bizim ülkemize de uğrayan SeaMeWe-3 isimli ağ. Bunun dışında Ege Denizi üzerinden geze geze gelen MedNautilus Denizaltı sistemi de ülkemizin en önemli ağlarından birisi olarak gözüküyor. Bu ağ, Yunanistan, İtalya, İsrail, Kıbrıs gibi bölgelere de uğrayarak geniş bir ağ oluşturuyor. Ülkemize ulaşan diğer ağlar Turcyos-1(Mersin-Girne) ve Turcyos-2(Samandağ-Kıbrıs) isimli iki kardeş ağ. Girdiğiniz web siteleri ya da gönderilen e-postalar ya da izlediğiniz videoalar bulutlardan değil aşağılardan, okyanusların binlerce metre derinliklerinden geliyor. Kaynak: Mesut Taner/Bilim Kulübü
    0 Комментарии 0 Поделились
  • KIBRIS BAYRAĞI !!!

    İsrail bayrağı :
    İsrail bayrağı bilindiği gibi beyaz üzerine ortada yıldız yıldızın altında ve üstünden geçen iki mavi şerit şeklindedir. Bu iki mavi şerit Nil Nehri ve Fırat Nehrini simgeler. Yani İsrail bu bayrakta Nil'den Fırat'a kadar Büyük İsrail topraklarıdır der.

    KKTC KIBRIS BAYRAĞI:

    Bu bayrakta da iki şerit ve ortasında da Ay Yıldız vardır. İsrail bayrağındaki şeride, bu kırmızı iki şeritle Necmeddin Erbakan siyonistlere şu cevabı veriyor. Nil'den Fırat'a kadar kanımız aksa da şehitlerin kanıyla sulanan tek bir karış toprağı size vermeyiz.
    KIBRIS BAYRAĞI !!! İsrail bayrağı : İsrail bayrağı bilindiği gibi beyaz üzerine ortada yıldız yıldızın altında ve üstünden geçen iki mavi şerit şeklindedir. Bu iki mavi şerit Nil Nehri ve Fırat Nehrini simgeler. Yani İsrail bu bayrakta Nil'den Fırat'a kadar Büyük İsrail topraklarıdır der. KKTC KIBRIS BAYRAĞI: Bu bayrakta da iki şerit ve ortasında da Ay Yıldız vardır. İsrail bayrağındaki şeride, bu kırmızı iki şeritle Necmeddin Erbakan siyonistlere şu cevabı veriyor. Nil'den Fırat'a kadar kanımız aksa da şehitlerin kanıyla sulanan tek bir karış toprağı size vermeyiz.
    0 Комментарии 0 Поделились
  • “Seni yok sayacaklar, sen daha çok var olacaksın.“

    Sezai Karakoç

    Mescid-i Aksa’da bayram namazı İsrail polisinin kısıtlamalarının altında kılındı
    “Seni yok sayacaklar, sen daha çok var olacaksın.“ ❤️ Sezai Karakoç Mescid-i Aksa’da bayram namazı İsrail polisinin kısıtlamalarının altında kılındı
    0 Комментарии 0 Поделились
Расширенные страницы