• Cumhurbaşkanlığı Forsu'nda temsil edilen 16 Büyük Türk Devleti şunlardır:

    Büyük Hun İmparatorluğu
    Batı Hun İmparatorluğu
    Avrupa Hun İmparatorluğu
    Ak Hun İmparatorluğu (Eftalitler)
    Göktürk Kağanlığı
    Avar Kağanlığı
    Hazar Kağanlığı
    Uygur Kağanlığı
    Karahanlı Devleti
    Gazneli Devleti
    Büyük Selçuklu Devleti
    Harzemşahlar Devleti
    Altın Orda Devleti
    Timur İmparatorluğu
    Babür İmparatorluğu
    Osmanlı İmparatorluğu

    #türk #türkler #türkiye #osmanlı
    Cumhurbaşkanlığı Forsu'nda temsil edilen 16 Büyük Türk Devleti şunlardır: Büyük Hun İmparatorluğu Batı Hun İmparatorluğu Avrupa Hun İmparatorluğu Ak Hun İmparatorluğu (Eftalitler) Göktürk Kağanlığı Avar Kağanlığı Hazar Kağanlığı Uygur Kağanlığı Karahanlı Devleti Gazneli Devleti Büyük Selçuklu Devleti Harzemşahlar Devleti Altın Orda Devleti Timur İmparatorluğu Babür İmparatorluğu Osmanlı İmparatorluğu #türk #türkler #türkiye #osmanlı
    0 Commentarii 0 Distribuiri
  • 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız vesilesiyle, Doha’nın sembolik binaları şanlı bayrağımızla ışıl ışıl aydınlatıldı.

    Cumhuriyetimizin 103. yılında Türkiye-Katar dostluk ve kardeşliğini yansıtan bu anlamlı dayanışma için başta Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Ali Sani olmak üzere tüm Katar halkına içten teşekkürlerimizi sunarız

    Al Jaber Twin Tower

    Power International Holding

    thetorchdoha

    Sheraton Grand Doha

    Years of Culture
    29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız vesilesiyle, Doha’nın sembolik binaları şanlı bayrağımızla ışıl ışıl aydınlatıldı. Cumhuriyetimizin 103. yılında Türkiye-Katar dostluk ve kardeşliğini yansıtan bu anlamlı dayanışma için başta Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Ali Sani olmak üzere tüm Katar halkına içten teşekkürlerimizi sunarız🇹🇷🇶🇦 Al Jaber Twin Tower Power International Holding thetorchdoha Sheraton Grand Doha Years of Culture
    0 Commentarii 0 Distribuiri
  • Oğuzlar, Türk tarihinin en önemli topluluklarından biriydi. Geleneksel Oğuz anlatısına göre 24 boya ayrılan bu büyük topluluk, kendi içerisinde Bozok ve Üçok olmak üzere iki ana kola bölünüyordu. Bu ayrım yalnızca soy bağına değil, aynı zamanda Oğuzların siyasi ve toplumsal düzenine de dayanıyordu.

    Bozok kolu, Oğuz Kağan’ın Gün Han, Ay Han ve Yıldız Han adlı oğullarından türeyen 12 boydan oluşuyordu. Bunlar Kayı, Bayat, Alkaevli, Karaevli, Yazır, Döğer, Dodurga, Yaparlı, Avşar, Kızık, Beğdili ve Karkın boylarıydı.

    Üçok kolu ise Gök Han, Dağ Han ve Deniz Han’ın soyundan geldiğine inanılan 12 boyu kapsıyordu. Bunlar Bayındır, Peçenek, Çavuldur, Çepni, Salur, Eymür, Alayuntlu, Yüreğir, İğdir, Büğdüz, Yıva ve Kınık boylarıydı.

    Oğuz geleneğinde Bozoklar sağ kolu, Üçoklar ise sol kolu temsil ediyordu. Bu iki kol, Oğuz toplumunun siyasi ve askerî yapılanmasında önemli bir yere sahipti. Her boyun kendine özgü damgası, ongunu ve gelenekleri bulunuyordu. Boylar, ortak Oğuz kimliği altında birleşirken kendi soylarını ve aidiyetlerini de koruyordu.

    Zamanla bu 24 boyun mensupları Orta Asya’dan batıya doğru yayıldı. Selçukluların Kınık boyuyla, Anadolu’ya yerleşen Türkmen topluluklarının ise farklı Oğuz boylarıyla bağlantıları bulunuyordu. Böylece Oğuzların iki ana kolu ve 24 boyu, Türk dünyasının tarihî ve kültürel şekillenmesinde büyük rol oynadı.

    Siz Oğuzların hangi kolundansınız?

    #türkler #türk #türkiye #tarih #oğuzlar
    Oğuzlar, Türk tarihinin en önemli topluluklarından biriydi. Geleneksel Oğuz anlatısına göre 24 boya ayrılan bu büyük topluluk, kendi içerisinde Bozok ve Üçok olmak üzere iki ana kola bölünüyordu. Bu ayrım yalnızca soy bağına değil, aynı zamanda Oğuzların siyasi ve toplumsal düzenine de dayanıyordu. Bozok kolu, Oğuz Kağan’ın Gün Han, Ay Han ve Yıldız Han adlı oğullarından türeyen 12 boydan oluşuyordu. Bunlar Kayı, Bayat, Alkaevli, Karaevli, Yazır, Döğer, Dodurga, Yaparlı, Avşar, Kızık, Beğdili ve Karkın boylarıydı. Üçok kolu ise Gök Han, Dağ Han ve Deniz Han’ın soyundan geldiğine inanılan 12 boyu kapsıyordu. Bunlar Bayındır, Peçenek, Çavuldur, Çepni, Salur, Eymür, Alayuntlu, Yüreğir, İğdir, Büğdüz, Yıva ve Kınık boylarıydı. Oğuz geleneğinde Bozoklar sağ kolu, Üçoklar ise sol kolu temsil ediyordu. Bu iki kol, Oğuz toplumunun siyasi ve askerî yapılanmasında önemli bir yere sahipti. Her boyun kendine özgü damgası, ongunu ve gelenekleri bulunuyordu. Boylar, ortak Oğuz kimliği altında birleşirken kendi soylarını ve aidiyetlerini de koruyordu. Zamanla bu 24 boyun mensupları Orta Asya’dan batıya doğru yayıldı. Selçukluların Kınık boyuyla, Anadolu’ya yerleşen Türkmen topluluklarının ise farklı Oğuz boylarıyla bağlantıları bulunuyordu. Böylece Oğuzların iki ana kolu ve 24 boyu, Türk dünyasının tarihî ve kültürel şekillenmesinde büyük rol oynadı. Siz Oğuzların hangi kolundansınız? #türkler #türk #türkiye #tarih #oğuzlar
    0 Commentarii 0 Distribuiri
  • Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik!

    Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın ev sahipliğinde Ankara’da gerçekleştirilen Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi, ortak tarihimizden aldığımız güçle kardeşlik bağlarımızı ve ortak gelecek vizyonumuzu bir kez daha ortaya koydu.

    Dönem başkanlığını devraldığımız Azerbaycan’a, bugüne kadar Türk dünyasının birliği ve teşkilatımızın gelişmesi için ortaya koyduğu katkılardan dolayı teşekkür ediyoruz.

    Türkiye olarak üstlendiğimiz bu sorumlulukla, dilde, fikirde ve işte birlik anlayışıyla ortak geleceğimizi el ele, gönül gönüle inşa etmeye devam edeceğiz.

    #BizBirlikteDahaGüçlüyüz
    #TDTAnkaraZirvesi2026
    Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik! Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın ev sahipliğinde Ankara’da gerçekleştirilen Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi, ortak tarihimizden aldığımız güçle kardeşlik bağlarımızı ve ortak gelecek vizyonumuzu bir kez daha ortaya koydu. Dönem başkanlığını devraldığımız Azerbaycan’a, bugüne kadar Türk dünyasının birliği ve teşkilatımızın gelişmesi için ortaya koyduğu katkılardan dolayı teşekkür ediyoruz. Türkiye olarak üstlendiğimiz bu sorumlulukla, dilde, fikirde ve işte birlik anlayışıyla ortak geleceğimizi el ele, gönül gönüle inşa etmeye devam edeceğiz. #BizBirlikteDahaGüçlüyüz #TDTAnkaraZirvesi2026
    0 Commentarii 0 Distribuiri
  • Köln Merkez Camii
    Köln - #Almanya

    65 yıl önce Almanya'ya uzanan ilk yolculukların ardından, mütevazı mekânlarda omuz omuza saf tutan büyüklerimizin inancı, emeği ve dayanışması bugün Köln Merkez Camii'nin kubbesinde, minarelerinde ve avlusunda yaşamaya devam ediyor.

    İlk neslin fedakârlıklarıyla temelleri atılan bu köklü miras bugün inancımızın, Türkçemizin, kültürümüzün ve kardeşliğimizin yeni nesillere aktarıldığı güçlü bir buluşma vesilesi.

    Rabbim, 65 yıllık bu yolculuğun bütün emektarlarından razı olsun. Birliğimizi, muhabbetimizi daim; bütün İslam âleminin cumasını hayırlı ve bereketli eylesin.

    #HayırlıCumalar
    #AlmanyaTürkToplumu65Yıl #BirlikteGeleceğe
    🕌 Köln Merkez Camii 📍 Köln - #Almanya 🇩🇪 65 yıl önce Almanya'ya uzanan ilk yolculukların ardından, mütevazı mekânlarda omuz omuza saf tutan büyüklerimizin inancı, emeği ve dayanışması bugün Köln Merkez Camii'nin kubbesinde, minarelerinde ve avlusunda yaşamaya devam ediyor. İlk neslin fedakârlıklarıyla temelleri atılan bu köklü miras bugün inancımızın, Türkçemizin, kültürümüzün ve kardeşliğimizin yeni nesillere aktarıldığı güçlü bir buluşma vesilesi. Rabbim, 65 yıllık bu yolculuğun bütün emektarlarından razı olsun. Birliğimizi, muhabbetimizi daim; bütün İslam âleminin cumasını hayırlı ve bereketli eylesin. #HayırlıCumalar #AlmanyaTürkToplumu65Yıl #BirlikteGeleceğe
    0 Commentarii 0 Distribuiri
  • SubhanAllah!

    A Wedding That Brought Happiness to 100 Orphaned Children

    Asalamualaikum

    In Şanlıurfa, Türkiye, Muhammed and Fatma Çakmak chose a beautiful way to celebrate their wedding. According to Turkish news agency Anadolu Agency, the couple asked their guests to bring an orphaned child to the wedding instead of giving traditional jewelry gifts. With the support of guests and the İHH Humanitarian Relief Foundation’s Şanlıurfa branch, around 100 orphaned children attended the celebration. The couple said they were happy to share their special day with the children and hoped their decision would inspire other couples.

    An Islamic reminder

    The Prophet Muhammad ﷺ said:

    “I and the person who looks after an orphan and provides for him, will be in Paradise like this,” and he held his index and middle fingers together.

    (Sahih al-Bukhari 6005)

    This hadith reminds us of the great virtue of caring for orphans. May Allah bless everyone who brings happiness to children and supports those in need. Ameen.

    Disclaimer: The wedding details are based on reporting by Anadolu Agency. The hadith is cited separately as an authentic Islamic teaching.

    #SubhanAllah #IslamicReminder #OrphanCare #ActsOfKindness #IslamicStories

    Sources: (Anadolu Agency)
    SubhanAllah! ❤️ 👇 A Wedding That Brought Happiness to 100 Orphaned Children Asalamualaikum In Şanlıurfa, Türkiye, Muhammed and Fatma Çakmak chose a beautiful way to celebrate their wedding. According to Turkish news agency Anadolu Agency, the couple asked their guests to bring an orphaned child to the wedding instead of giving traditional jewelry gifts. With the support of guests and the İHH Humanitarian Relief Foundation’s Şanlıurfa branch, around 100 orphaned children attended the celebration. The couple said they were happy to share their special day with the children and hoped their decision would inspire other couples. ❤️ 📖 An Islamic reminder The Prophet Muhammad ﷺ said: “I and the person who looks after an orphan and provides for him, will be in Paradise like this,” and he held his index and middle fingers together. (Sahih al-Bukhari 6005) This hadith reminds us of the great virtue of caring for orphans. May Allah bless everyone who brings happiness to children and supports those in need. Ameen. 🤲 Disclaimer: The wedding details are based on reporting by Anadolu Agency. The hadith is cited separately as an authentic Islamic teaching. #SubhanAllah #IslamicReminder #OrphanCare #ActsOfKindness #IslamicStories Sources: (Anadolu Agency)
    1
    0 Commentarii 0 Distribuiri
  • 135 YILLIK VEFA HİKÂYESİ: JAPONYA TÜRK DENİZCİLERİ KURTARDI, TÜRKİYE YILLAR SONRA JAPONLARI UNUTMADI!

    Bazı dostluklar anlaşmalarla değil, zor zamanlarda uzatılan yardım elleriyle kurulur. Türkiye ile Japonya arasındaki bağın hafızalara kazınan en etkileyici örneklerinden biri, 1890’da yaşanan Ertuğrul Fırkateyni faciası ve yıllar sonra İran’da gerçekleştirilen tahliye operasyonudur.

    1890: Japon balıkçıların hayat kurtardığı gece

    Osmanlı İmparatorluğu’na ait Ertuğrul Fırkateyni, Japonya ziyaretinin ardından dönüş yolundayken 16 Eylül 1890’da şiddetli bir tayfuna yakalandı. Gemi, Japonya’nın Kii Yarımadası açıklarında, Kushimoto yakınlarındaki kayalıklara çarparak battı.

    Faciada 500’den fazla Osmanlı denizcisi hayatını kaybetti. Bölgedeki Japon halkı ise fırtınaya rağmen yardıma koştu; denizden çıkarabildikleri denizcilere yiyecek ve barınak sağladı.

    Kazadan 69 denizci kurtuldu. Yaralılar, Japonya’da tedavi edildikten sonra Japon donanmasına ait gemilerle ülkelerine gönderildi. Bu dayanışma, iki ülke arasındaki dostluğun simgelerinden biri hâline geldi.

    1985: Bu kez Türkiye, Japon vatandaşlarının yardımına koştu

    Aradan yaklaşık 95 yıl geçti. Mart 1985’te İran-Irak Savaşı sırasında Irak, belirli bir süreden sonra İran hava sahasındaki uçakları vuracağını duyurdu. Tahran’da bulunan 215 Japon vatandaşı için zaman daralıyordu.

    Japonya’nın o dönemde kendi vatandaşlarını tahliye etmekte yaşadığı güçlükler üzerine Türkiye devreye girdi. Türk Hava Yollarına ait iki uçak Tahran’a gönderildi ve Japon vatandaşları güvenli biçimde tahliye edildi.

    Bu olay, yıllar boyunca Ertuğrul Fırkateyni faciasıyla ilişkilendirildi. İki olay arasında doğrudan bir karşılık verme kararı bulunduğuna ilişkin anlatımlar olsa da, tahliye kararının bütün ayrıntılarını yalnızca bu hikâyeye bağlamak doğru olmaz.

    Kuşimoto’da hâlâ yaşayan bir hatıra

    Bugün Japonya’nın Kuşimoto kentinde Ertuğrul Fırkateyni’nde hayatını kaybeden Osmanlı denizcileri için bir anıt ve anma etkinlikleri bulunuyor. Bu hatıra, iki ülkenin zor zamanlarda kurduğu insani bağın sembolü olarak yaşatılıyor.

    Dostluk, yıllar geçse de unutulmayan iyiliklerle büyür.

    1890’da Japon halkının Türk denizcilerine uzattığı yardım eli ve 1985’te Türkiye’nin Japon vatandaşlarını tahliye etmesi, insanlığın sınırları aşabildiğini gösteren iki önemli tarihî olaydır.

    Kaynaklar
    Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı — Türkiye-Japonya ilişkileri
    Japonya Dışişleri Bakanlığı — Japonya-Türkiye ilişkilerinin tarihçesi
    Japonya Sahil Güvenlik ve Kuşimoto’daki Ertuğrul Fırkateyni anıtına ilişkin tarihî kayıtlar
    Türk Hava Yolları — Kurumsal tarihçe ve 1985 Tahran tahliyesine ilişkin anlatımlar
    🇹🇷🇯🇵 135 YILLIK VEFA HİKÂYESİ: JAPONYA TÜRK DENİZCİLERİ KURTARDI, TÜRKİYE YILLAR SONRA JAPONLARI UNUTMADI! Bazı dostluklar anlaşmalarla değil, zor zamanlarda uzatılan yardım elleriyle kurulur. Türkiye ile Japonya arasındaki bağın hafızalara kazınan en etkileyici örneklerinden biri, 1890’da yaşanan Ertuğrul Fırkateyni faciası ve yıllar sonra İran’da gerçekleştirilen tahliye operasyonudur. 🇹🇷❤️🇯🇵 🌊 1890: Japon balıkçıların hayat kurtardığı gece Osmanlı İmparatorluğu’na ait Ertuğrul Fırkateyni, Japonya ziyaretinin ardından dönüş yolundayken 16 Eylül 1890’da şiddetli bir tayfuna yakalandı. Gemi, Japonya’nın Kii Yarımadası açıklarında, Kushimoto yakınlarındaki kayalıklara çarparak battı. Faciada 500’den fazla Osmanlı denizcisi hayatını kaybetti. Bölgedeki Japon halkı ise fırtınaya rağmen yardıma koştu; denizden çıkarabildikleri denizcilere yiyecek ve barınak sağladı. Kazadan 69 denizci kurtuldu. Yaralılar, Japonya’da tedavi edildikten sonra Japon donanmasına ait gemilerle ülkelerine gönderildi. Bu dayanışma, iki ülke arasındaki dostluğun simgelerinden biri hâline geldi. ✈️ 1985: Bu kez Türkiye, Japon vatandaşlarının yardımına koştu Aradan yaklaşık 95 yıl geçti. Mart 1985’te İran-Irak Savaşı sırasında Irak, belirli bir süreden sonra İran hava sahasındaki uçakları vuracağını duyurdu. Tahran’da bulunan 215 Japon vatandaşı için zaman daralıyordu. Japonya’nın o dönemde kendi vatandaşlarını tahliye etmekte yaşadığı güçlükler üzerine Türkiye devreye girdi. Türk Hava Yollarına ait iki uçak Tahran’a gönderildi ve Japon vatandaşları güvenli biçimde tahliye edildi. Bu olay, yıllar boyunca Ertuğrul Fırkateyni faciasıyla ilişkilendirildi. İki olay arasında doğrudan bir karşılık verme kararı bulunduğuna ilişkin anlatımlar olsa da, tahliye kararının bütün ayrıntılarını yalnızca bu hikâyeye bağlamak doğru olmaz. 🕊️ Kuşimoto’da hâlâ yaşayan bir hatıra Bugün Japonya’nın Kuşimoto kentinde Ertuğrul Fırkateyni’nde hayatını kaybeden Osmanlı denizcileri için bir anıt ve anma etkinlikleri bulunuyor. Bu hatıra, iki ülkenin zor zamanlarda kurduğu insani bağın sembolü olarak yaşatılıyor. ❤️ Dostluk, yıllar geçse de unutulmayan iyiliklerle büyür. 1890’da Japon halkının Türk denizcilerine uzattığı yardım eli ve 1985’te Türkiye’nin Japon vatandaşlarını tahliye etmesi, insanlığın sınırları aşabildiğini gösteren iki önemli tarihî olaydır. 📚 Kaynaklar Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı — Türkiye-Japonya ilişkileri Japonya Dışişleri Bakanlığı — Japonya-Türkiye ilişkilerinin tarihçesi Japonya Sahil Güvenlik ve Kuşimoto’daki Ertuğrul Fırkateyni anıtına ilişkin tarihî kayıtlar Türk Hava Yolları — Kurumsal tarihçe ve 1985 Tahran tahliyesine ilişkin anlatımlar
    0 Commentarii 0 Distribuiri
  • Kırk Belik: Türk Kültüründe Saç Örgüsünün Hikâyesi

    Anadolu'da eskiden kız çocuklarının saçları ince ince örülür, kimi zaman bu örgülerin sayısı kırka kadar ulaşırdı. Bu saç biçimine kırk belik denirdi. Belik, bugün de bazı yörelerde saç örgüsü anlamında kullanılan eski bir sözcük.

    Türk kültüründe saç örmek yalnızca bir süslenme biçimi değildi. Saçın uzunluğu, örgülerin sayısı ve bağlanış şekli kimi topluluklarda yaş, medeni durum ve toplumsal kimlikle ilişkilendirilirdi.

    Örneğin Hakas Türklerinde evlilik töreninin önemli bir parçası olan saç toyu sırasında genç kızın çok sayıdaki örgüsü çözülür, saçları iki belik hâlinde yeniden örülürdü. Bu değişim, genç kızın evli bir kadın olarak hayatının yeni dönemine geçişini simgelerdi. Benzer uygulamalara Kırgız Türklerinin geleneklerinde de rastlanır.

    Saçın Türk mitolojisinde de özel bir yeri vardı. Saç, iplik ve örgü arasında kurulan sembolik ilişkiler; yaşamın sürekliliği, kader ve insanın doğayla bağlantısı gibi düşüncelerle ilişkilendirilmiştir. Bu nedenle saçın örülmesi, çözülmesi veya kesilmesi bazı inanış ve törenlerde gündelik bir hareketin ötesinde anlamlar kazanmıştır.

    Anadolu'da özellikle Yörük ve Türkmen topluluklarında belikler, renkli iplerle, boncuklarla ve çeşitli süslerle tamamlanırdı. Çukurova Yörükleri üzerine yapılan derlemelerde genç kızların saçlarını kırka kadar belik hâlinde ördükleri, örgülerin uçlarını saç bağı denilen iplerle bağladıkları anlatılır.

    Nevşehir ve çevresinde de kırk belik, yakın geçmişe kadar özellikle kız çocuklarının ve genç kızların saçlarında görülen geleneksel bir modeldi. Örgüler kimi zaman birbirine bağlanır, mavi boncuklarla süslenirdi.

    Günümüzde kırk belik, Anadolu'da geçmişteki kadar yaygın olmasa da geleneksel giyim kültüründe, halk oyunlarında ve kültürel etkinliklerde yaşatılan saç biçimlerinden biridir.

    Bir zamanlar annelerin, ninelerin sabırla ördüğü bu ince belikler, Türk kültüründe saçın yalnızca güzellikle değil, geleneklerle ve hayatın farklı dönemleriyle de nasıl ilişkilendirildiğini hatırlatıyor.

    Sizin ailenizde veya yörenizde kırk belik geleneğini hatırlayan var mı? Hangi yörede kullanıldığını yorumlarda paylaşabilirsiniz.
    Kırk Belik: Türk Kültüründe Saç Örgüsünün Hikâyesi Anadolu'da eskiden kız çocuklarının saçları ince ince örülür, kimi zaman bu örgülerin sayısı kırka kadar ulaşırdı. Bu saç biçimine kırk belik denirdi. Belik, bugün de bazı yörelerde saç örgüsü anlamında kullanılan eski bir sözcük. Türk kültüründe saç örmek yalnızca bir süslenme biçimi değildi. Saçın uzunluğu, örgülerin sayısı ve bağlanış şekli kimi topluluklarda yaş, medeni durum ve toplumsal kimlikle ilişkilendirilirdi. Örneğin Hakas Türklerinde evlilik töreninin önemli bir parçası olan saç toyu sırasında genç kızın çok sayıdaki örgüsü çözülür, saçları iki belik hâlinde yeniden örülürdü. Bu değişim, genç kızın evli bir kadın olarak hayatının yeni dönemine geçişini simgelerdi. Benzer uygulamalara Kırgız Türklerinin geleneklerinde de rastlanır. Saçın Türk mitolojisinde de özel bir yeri vardı. Saç, iplik ve örgü arasında kurulan sembolik ilişkiler; yaşamın sürekliliği, kader ve insanın doğayla bağlantısı gibi düşüncelerle ilişkilendirilmiştir. Bu nedenle saçın örülmesi, çözülmesi veya kesilmesi bazı inanış ve törenlerde gündelik bir hareketin ötesinde anlamlar kazanmıştır. Anadolu'da özellikle Yörük ve Türkmen topluluklarında belikler, renkli iplerle, boncuklarla ve çeşitli süslerle tamamlanırdı. Çukurova Yörükleri üzerine yapılan derlemelerde genç kızların saçlarını kırka kadar belik hâlinde ördükleri, örgülerin uçlarını saç bağı denilen iplerle bağladıkları anlatılır. Nevşehir ve çevresinde de kırk belik, yakın geçmişe kadar özellikle kız çocuklarının ve genç kızların saçlarında görülen geleneksel bir modeldi. Örgüler kimi zaman birbirine bağlanır, mavi boncuklarla süslenirdi. Günümüzde kırk belik, Anadolu'da geçmişteki kadar yaygın olmasa da geleneksel giyim kültüründe, halk oyunlarında ve kültürel etkinliklerde yaşatılan saç biçimlerinden biridir. Bir zamanlar annelerin, ninelerin sabırla ördüğü bu ince belikler, Türk kültüründe saçın yalnızca güzellikle değil, geleneklerle ve hayatın farklı dönemleriyle de nasıl ilişkilendirildiğini hatırlatıyor. Sizin ailenizde veya yörenizde kırk belik geleneğini hatırlayan var mı? Hangi yörede kullanıldığını yorumlarda paylaşabilirsiniz.
    0 Commentarii 0 Distribuiri
  • Şanlıurfa Suruç'ta
    Şanlıurfa Valisi Sayın Hasan Şıldak çiftçiler ile birlikte Nar hasadı başladı bereketli olsun inşallah..

    Suruç’ta nar hasadına katılarak üreticilerimizle bir araya geldik, bereketli bir sezon temennisinde bulunduk.

    Yaklaşık 14 bin dekar nar üretim alanına sahip Şanlıurfa’da 2026 yılında 10 bin ton üretim bekliyoruz.

    Özellikle coğrafi işaret tesciliyle öne çıkan Suruç Narının organik tarım projeleriyle değerini artırıyor, üreticilerimizi destekliyoruz.

    #Şanlıurfa #SuruçNarı
    Şanlıurfa Suruç'ta Şanlıurfa Valisi Sayın Hasan Şıldak çiftçiler ile birlikte Nar hasadı başladı bereketli olsun inşallah.. Suruç’ta nar hasadına katılarak üreticilerimizle bir araya geldik, bereketli bir sezon temennisinde bulunduk. Yaklaşık 14 bin dekar nar üretim alanına sahip Şanlıurfa’da 2026 yılında 10 bin ton üretim bekliyoruz. Özellikle coğrafi işaret tesciliyle öne çıkan Suruç Narının organik tarım projeleriyle değerini artırıyor, üreticilerimizi destekliyoruz. #Şanlıurfa #SuruçNarı
    1
    0 Commentarii 0 Distribuiri
  • 11 October World Girls Day
    Dünya kız çocukları günü kutlu olsun..
    Dünya sizinle güzeldir.
    Kız çocuğu sadece evlat değil,
    Kız çocuğu Cennet anahtarıdır.
    Hz. Muhammed (s.a.v)
    11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü Kutlu Olsun..

    #dünyakızçocuklarıGünü #kızçocukları #kız #kizcocuk
    #DünyaKızÇocuklarıGünü
    #WorldGirlsDay❤
    🌹 11 October World Girls Day Dünya kız çocukları günü kutlu olsun..🌹 Dünya sizinle güzeldir. Kız çocuğu sadece evlat değil, Kız çocuğu Cennet anahtarıdır. Hz. Muhammed (s.a.v)🌹 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü Kutlu Olsun.. 💞💙💞💙 #dünyakızçocuklarıGünü #kızçocukları #kız #kizcocuk #DünyaKızÇocuklarıGünü #WorldGirlsDay❤
    0 Commentarii 0 Distribuiri
Sponsorizeaza Paginile