• Divriği Ulu cam
    Divriği Ulu Camii / SİVAS
    Divriği Ulu camii’de saat 16.00 da namaz kılan adam gölgesi ortaya çıkmaktadır. Bunu göstermek için 2 yıl boyunca güneş ve yıldızların hareketine baktılar. Gerçekten inanılmaz.
    Divriği Ulu cam 📍 Divriği Ulu Camii / SİVAS Divriği Ulu camii’de saat 16.00 da namaz kılan adam gölgesi ortaya çıkmaktadır. Bunu göstermek için 2 yıl boyunca güneş ve yıldızların hareketine baktılar. Gerçekten inanılmaz.
    0 Commentarios 0 Acciones
  • 𝗚𝗨𝗥𝗕𝗘𝗧𝗧𝗘 𝗕𝗜𝗥 𝗖𝗔𝗠𝗜𝗗𝗘𝗡 𝗗𝗔𝗛𝗔 𝗙𝗔𝗭𝗟𝗔𝗦𝗜: 𝗜𝗡𝗚𝗢𝗟𝗦𝗧𝗔𝗗𝗧 𝗞𝗢𝗖𝗔𝗧𝗘𝗣𝗘 𝗖𝗔𝗠𝗜𝗜

    𝗚𝘂𝗿𝗯𝗲𝘁 𝗯𝗶𝘇𝗶 𝘃𝗮𝘁𝗮𝗻𝗶𝗺𝗶𝘇𝗱𝗮𝗻 𝘂𝘇𝗮𝗸𝗹𝗮𝘀𝘁𝗶𝗿𝗱𝗶 𝗮𝗺𝗮 𝗻𝗲 𝗲𝘇𝗮𝗻𝗶𝗺𝗶𝘇𝗶 𝘂𝗻𝘂𝘁𝘁𝘂𝗿𝗮𝗯𝗶𝗹𝗱𝗶 𝗻𝗲 𝗱𝗲 𝗼𝘇𝘂𝗺𝘂𝘇𝘂!

    Takvimler 1961 yılını gösterdiğinde, binlerce Anadolu insanı ekmek parası kazanmak için Almanya yollarına düştü. Kimi bir bavulla, kimi cebinde birkaç kuruşla, kimi de geride bıraktığı ailesinin hasretiyle geldi.

    Onların bir kısmının yolu, AUDI fabrikasıyla tanınan Ingolstadt şehrine düştü.

    𝗚𝘂𝗻𝗱𝘂𝘇 𝗳𝗮𝗯𝗿𝗶𝗸𝗮𝗱𝗮 𝗮𝗹𝗶𝗻 𝘁𝗲𝗿𝗶 𝗱𝗼𝗸𝘁𝘂𝗹𝗲𝗿, 𝗰𝘂𝗺𝗮 𝗴𝗲𝗹𝗱𝗶𝗴𝗶𝗻𝗱𝗲 𝗶𝘀𝗲 𝗔𝘂𝗱𝗶 𝗳𝗮𝗯𝗿𝗶𝗸𝗮𝘀𝗶𝗻𝗶𝗻 𝗸𝗮𝗻𝘁𝗶𝗻 𝗸𝗼𝘀𝗲𝗹𝗲𝗿𝗶𝗻𝗱𝗲 𝘀𝗮𝗳 𝘁𝘂𝘁𝘂𝗽 𝗻𝗮𝗺𝗮𝘇𝗹𝗮𝗿𝗶𝗻𝗶 𝗸𝗶𝗹𝗱𝗶𝗹𝗮𝗿.

    Ne gösterişli camileri vardı ne de büyük imkânları. Ama kalplerinde iman, dillerinde dua, gönüllerinde memleket sevgisi vardı.

    1970'li yıllarda bayram namazları için büyük salonlar kiraladılar. 1980'li yıllarda evleri mescide dönüştürdüler.

    Yıllar geçti, cemaat büyüdü. Ve o güzel insanlar bir gün dediler ki:

    “𝗕𝗶𝘇 𝗯𝘂 𝘁𝗼𝗽𝗿𝗮𝗸𝗹𝗮𝗿𝗮 𝗰𝗮𝗹𝗶𝘀𝗺𝗮𝘆𝗮 𝗴𝗲𝗹𝗱𝗶𝗸 𝗮𝗺𝗮 𝗰𝗼𝗰𝘂𝗸𝗹𝗮𝗿𝗶𝗺𝗶𝘇𝗮, 𝘁𝗼𝗿𝘂𝗻𝗹𝗮𝗿𝗶𝗺𝗶𝘇𝗮 𝗱𝗶𝗻𝗶𝗺𝗶𝘇𝗶, 𝗸𝘂𝗹𝘁𝘂𝗿𝘂𝗺𝘂𝘇𝘂 𝘃𝗲 𝗱𝗲𝗴𝗲𝗿𝗹𝗲𝗿𝗶𝗺𝗶𝘇𝗶 𝘆𝗮𝘀𝗮𝘁𝗮𝗰𝗮𝗸 𝗯𝗶𝗿 𝗲𝘀𝗲𝗿 𝗱𝗲 𝗯𝗶𝗿𝗮𝗸𝗺𝗮𝗹𝗶𝘆𝗶𝘇!”

    İşte o inançla, o birlik ve beraberlikle Ingolstadt Kocatepe Camii'nin temelleri atıldı.

    𝟮𝟬𝟬𝟴 𝘆𝗶𝗹𝗶𝗻𝗱𝗮𝗻 𝗯𝗲𝗿𝗶 𝗵𝗶𝘇𝗺𝗲𝘁 𝘃𝗲𝗿𝗲𝗻 𝗞𝗼𝗰𝗮𝘁𝗲𝗽𝗲 𝗖𝗮𝗺𝗶𝗶, klasik Osmanlı mimarisinden izler taşıyan kubbeleri ve 27,5 metre yüksekliğindeki iki minaresiyle gurbetçilerimizin emeğinin ve dayanışmasının sembolü oldu.

    Bu güzel eserin hikâyesinde bir de kardeşlik var.

    𝗠𝗮𝗻𝗶𝘀𝗮 𝗶𝗹𝗲 𝗜𝗻𝗴𝗼𝗹𝘀𝘁𝗮𝗱𝘁 𝗮𝗿𝗮𝘀𝗶𝗻𝗱𝗮𝗸𝗶 𝗸𝗮𝗿𝗱𝗲𝘀 𝘀𝗲𝗵𝗶𝗿 𝗱𝗼𝘀𝘁𝗹𝘂𝗴𝘂, caminin bulunduğu caddeye Manisa adının verilmesiyle daha da anlam kazandı. Caminin planlama ve mimari çalışmalarında Manisa'dan gelen destek de bu dostluğun güzel bir hatırası oldu.

    𝗗𝘂𝘀𝘂𝗻𝗲𝗯𝗶𝗹𝗶𝘆𝗼𝗿 𝗺𝘂𝘀𝘂𝗻𝘂𝘇?

    Bir zamanlar fabrika kantinlerinin köşelerinde namaz kılan işçilerin evlatları ve torunları, bugün minarelerinden ezan yükselen bir camide omuz omuza saf tutuyor.

    𝗜𝗦𝗧𝗘 𝗚𝗨𝗥𝗕𝗘𝗧𝗖𝗜 𝗕𝗨𝗗𝗨𝗥!

    Almanya'nın fabrikalarında çalıştı, bu ülkenin kalkınmasına emek verdi. Ama ne vatanını unuttu ne bayrağını ne de inancını!

    Gurbette kök saldı ama köklerini unutmadı.

    𝗔𝗹𝗹𝗮𝗵 𝗯𝘂 𝗰𝗮𝗺𝗶𝗻𝗶𝗻 𝘆𝗮𝗽𝗶𝗺𝗶𝗻𝗱𝗮 𝗯𝗶𝗿 𝘁𝘂𝗴𝗹𝗮 𝗸𝗼𝘆𝗮𝗻𝗱𝗮𝗻, 𝗯𝗶𝗿 𝗸𝘂𝗿𝘂𝘀 𝗯𝗮𝗴𝗶𝘀𝗹𝗮𝘆𝗮𝗻𝗱𝗮𝗻, 𝗲𝗺𝗲𝗴𝗶𝘆𝗹𝗲 𝘃𝗲 𝗱𝘂𝗮𝘀𝗶𝘆𝗹𝗮 𝗱𝗲𝘀𝘁𝗲𝗸 𝗼𝗹𝗮𝗻𝗱𝗮𝗻 𝗿𝗮𝘇𝗶 𝗼𝗹𝘀𝘂𝗻. 𝗔𝗵𝗶𝗿𝗲𝘁𝗲 𝗴𝗼𝗰𝗲𝗻𝗹𝗲𝗿𝗲 𝗿𝗮𝗵𝗺𝗲𝘁, 𝗵𝗮𝘆𝗮𝘁𝘁𝗮 𝗼𝗹𝗮𝗻𝗹𝗮𝗿𝗮 𝘀𝗮𝗴𝗹𝗶𝗸 𝘃𝗲 𝗵𝘂𝘇𝘂𝗿 𝘃𝗲𝗿𝘀𝗶𝗻.

    𝗞𝗼𝗰𝗮𝘁𝗲𝗽𝗲 𝗖𝗮𝗺𝗶𝗶

    Manisa Str. 1, 85057 Ingolstadt, Almanya

    𝗦𝗜𝗠𝗗𝗜 𝗚𝗨𝗥𝗕𝗘𝗧𝗖𝗜 𝗞𝗔𝗥𝗗𝗘𝗦𝗟𝗘𝗥𝗜𝗠𝗘 𝗦𝗢𝗥𝗨𝗬𝗢𝗥𝗨𝗠:

    𝗦𝗶𝘇 𝗔𝗹𝗺𝗮𝗻𝘆𝗮'𝘆𝗮 𝗶𝗹𝗸 𝗴𝗲𝗹𝗱𝗶𝗴𝗶𝗻𝗶𝘇 𝘆𝗶𝗹𝗹𝗮𝗿𝗱𝗮 𝗰𝘂𝗺𝗮 𝘃𝗲 𝗯𝗮𝘆𝗿𝗮𝗺 𝗻𝗮𝗺𝗮𝘇𝗹𝗮𝗿𝗶𝗻𝗶 𝗻𝗲𝗿𝗲𝗱𝗲 𝗸𝗶𝗹𝗶𝘆𝗼𝗿𝗱𝘂𝗻𝘂𝘇️

    𝗢 𝗴𝘂𝗻𝗹𝗲𝗿𝗶 𝗵𝗮𝘁𝗶𝗿𝗹𝗮𝘆𝗮𝗻𝗹𝗮𝗿 𝘆𝗼𝗿𝘂𝗺𝗹𝗮𝗿𝗮 𝘆𝗮𝘇𝘀𝗶𝗻. 𝗚𝗲𝗻𝗰 𝗻𝗲𝘀𝗶𝗹𝗹𝗲𝗿 𝗱𝗲 𝗯𝘂𝘆𝘂𝗸𝗹𝗲𝗿𝗶𝗻𝗶𝗻 𝗻𝗲𝗹𝗲𝗿 𝘆𝗮𝘀𝗮𝗱𝗶𝗴𝗶𝗻𝗶 𝗼𝗴𝗿𝗲𝗻𝘀𝗶𝗻!

    #Gurbetciler #Ingolstadt #KocatepeCamii #AlmanyadakiTurkler #GurbetinHikayesi
    𝗚𝗨𝗥𝗕𝗘𝗧𝗧𝗘 𝗕𝗜𝗥 𝗖𝗔𝗠𝗜𝗗𝗘𝗡 𝗗𝗔𝗛𝗔 𝗙𝗔𝗭𝗟𝗔𝗦𝗜: 𝗜𝗡𝗚𝗢𝗟𝗦𝗧𝗔𝗗𝗧 𝗞𝗢𝗖𝗔𝗧𝗘𝗣𝗘 𝗖𝗔𝗠𝗜𝗜 𝗚𝘂𝗿𝗯𝗲𝘁 𝗯𝗶𝘇𝗶 𝘃𝗮𝘁𝗮𝗻𝗶𝗺𝗶𝘇𝗱𝗮𝗻 𝘂𝘇𝗮𝗸𝗹𝗮𝘀𝘁𝗶𝗿𝗱𝗶 𝗮𝗺𝗮 𝗻𝗲 𝗲𝘇𝗮𝗻𝗶𝗺𝗶𝘇𝗶 𝘂𝗻𝘂𝘁𝘁𝘂𝗿𝗮𝗯𝗶𝗹𝗱𝗶 𝗻𝗲 𝗱𝗲 𝗼𝘇𝘂𝗺𝘂𝘇𝘂! Takvimler 1961 yılını gösterdiğinde, binlerce Anadolu insanı ekmek parası kazanmak için Almanya yollarına düştü. Kimi bir bavulla, kimi cebinde birkaç kuruşla, kimi de geride bıraktığı ailesinin hasretiyle geldi. Onların bir kısmının yolu, AUDI fabrikasıyla tanınan Ingolstadt şehrine düştü. 𝗚𝘂𝗻𝗱𝘂𝘇 𝗳𝗮𝗯𝗿𝗶𝗸𝗮𝗱𝗮 𝗮𝗹𝗶𝗻 𝘁𝗲𝗿𝗶 𝗱𝗼𝗸𝘁𝘂𝗹𝗲𝗿, 𝗰𝘂𝗺𝗮 𝗴𝗲𝗹𝗱𝗶𝗴𝗶𝗻𝗱𝗲 𝗶𝘀𝗲 𝗔𝘂𝗱𝗶 𝗳𝗮𝗯𝗿𝗶𝗸𝗮𝘀𝗶𝗻𝗶𝗻 𝗸𝗮𝗻𝘁𝗶𝗻 𝗸𝗼𝘀𝗲𝗹𝗲𝗿𝗶𝗻𝗱𝗲 𝘀𝗮𝗳 𝘁𝘂𝘁𝘂𝗽 𝗻𝗮𝗺𝗮𝘇𝗹𝗮𝗿𝗶𝗻𝗶 𝗸𝗶𝗹𝗱𝗶𝗹𝗮𝗿. Ne gösterişli camileri vardı ne de büyük imkânları. Ama kalplerinde iman, dillerinde dua, gönüllerinde memleket sevgisi vardı. 1970'li yıllarda bayram namazları için büyük salonlar kiraladılar. 1980'li yıllarda evleri mescide dönüştürdüler. Yıllar geçti, cemaat büyüdü. Ve o güzel insanlar bir gün dediler ki: “𝗕𝗶𝘇 𝗯𝘂 𝘁𝗼𝗽𝗿𝗮𝗸𝗹𝗮𝗿𝗮 𝗰𝗮𝗹𝗶𝘀𝗺𝗮𝘆𝗮 𝗴𝗲𝗹𝗱𝗶𝗸 𝗮𝗺𝗮 𝗰𝗼𝗰𝘂𝗸𝗹𝗮𝗿𝗶𝗺𝗶𝘇𝗮, 𝘁𝗼𝗿𝘂𝗻𝗹𝗮𝗿𝗶𝗺𝗶𝘇𝗮 𝗱𝗶𝗻𝗶𝗺𝗶𝘇𝗶, 𝗸𝘂𝗹𝘁𝘂𝗿𝘂𝗺𝘂𝘇𝘂 𝘃𝗲 𝗱𝗲𝗴𝗲𝗿𝗹𝗲𝗿𝗶𝗺𝗶𝘇𝗶 𝘆𝗮𝘀𝗮𝘁𝗮𝗰𝗮𝗸 𝗯𝗶𝗿 𝗲𝘀𝗲𝗿 𝗱𝗲 𝗯𝗶𝗿𝗮𝗸𝗺𝗮𝗹𝗶𝘆𝗶𝘇!” İşte o inançla, o birlik ve beraberlikle Ingolstadt Kocatepe Camii'nin temelleri atıldı. 𝟮𝟬𝟬𝟴 𝘆𝗶𝗹𝗶𝗻𝗱𝗮𝗻 𝗯𝗲𝗿𝗶 𝗵𝗶𝘇𝗺𝗲𝘁 𝘃𝗲𝗿𝗲𝗻 𝗞𝗼𝗰𝗮𝘁𝗲𝗽𝗲 𝗖𝗮𝗺𝗶𝗶, klasik Osmanlı mimarisinden izler taşıyan kubbeleri ve 27,5 metre yüksekliğindeki iki minaresiyle gurbetçilerimizin emeğinin ve dayanışmasının sembolü oldu. Bu güzel eserin hikâyesinde bir de kardeşlik var. 𝗠𝗮𝗻𝗶𝘀𝗮 𝗶𝗹𝗲 𝗜𝗻𝗴𝗼𝗹𝘀𝘁𝗮𝗱𝘁 𝗮𝗿𝗮𝘀𝗶𝗻𝗱𝗮𝗸𝗶 𝗸𝗮𝗿𝗱𝗲𝘀 𝘀𝗲𝗵𝗶𝗿 𝗱𝗼𝘀𝘁𝗹𝘂𝗴𝘂, caminin bulunduğu caddeye Manisa adının verilmesiyle daha da anlam kazandı. Caminin planlama ve mimari çalışmalarında Manisa'dan gelen destek de bu dostluğun güzel bir hatırası oldu. 𝗗𝘂𝘀𝘂𝗻𝗲𝗯𝗶𝗹𝗶𝘆𝗼𝗿 𝗺𝘂𝘀𝘂𝗻𝘂𝘇? Bir zamanlar fabrika kantinlerinin köşelerinde namaz kılan işçilerin evlatları ve torunları, bugün minarelerinden ezan yükselen bir camide omuz omuza saf tutuyor. 𝗜𝗦𝗧𝗘 𝗚𝗨𝗥𝗕𝗘𝗧𝗖𝗜 𝗕𝗨𝗗𝗨𝗥! Almanya'nın fabrikalarında çalıştı, bu ülkenin kalkınmasına emek verdi. Ama ne vatanını unuttu ne bayrağını ne de inancını! Gurbette kök saldı ama köklerini unutmadı. 🤲 𝗔𝗹𝗹𝗮𝗵 𝗯𝘂 𝗰𝗮𝗺𝗶𝗻𝗶𝗻 𝘆𝗮𝗽𝗶𝗺𝗶𝗻𝗱𝗮 𝗯𝗶𝗿 𝘁𝘂𝗴𝗹𝗮 𝗸𝗼𝘆𝗮𝗻𝗱𝗮𝗻, 𝗯𝗶𝗿 𝗸𝘂𝗿𝘂𝘀 𝗯𝗮𝗴𝗶𝘀𝗹𝗮𝘆𝗮𝗻𝗱𝗮𝗻, 𝗲𝗺𝗲𝗴𝗶𝘆𝗹𝗲 𝘃𝗲 𝗱𝘂𝗮𝘀𝗶𝘆𝗹𝗮 𝗱𝗲𝘀𝘁𝗲𝗸 𝗼𝗹𝗮𝗻𝗱𝗮𝗻 𝗿𝗮𝘇𝗶 𝗼𝗹𝘀𝘂𝗻. 𝗔𝗵𝗶𝗿𝗲𝘁𝗲 𝗴𝗼𝗰𝗲𝗻𝗹𝗲𝗿𝗲 𝗿𝗮𝗵𝗺𝗲𝘁, 𝗵𝗮𝘆𝗮𝘁𝘁𝗮 𝗼𝗹𝗮𝗻𝗹𝗮𝗿𝗮 𝘀𝗮𝗴𝗹𝗶𝗸 𝘃𝗲 𝗵𝘂𝘇𝘂𝗿 𝘃𝗲𝗿𝘀𝗶𝗻. 📍 𝗞𝗼𝗰𝗮𝘁𝗲𝗽𝗲 𝗖𝗮𝗺𝗶𝗶 Manisa Str. 1, 85057 Ingolstadt, Almanya 𝗦𝗜𝗠𝗗𝗜 𝗚𝗨𝗥𝗕𝗘𝗧𝗖𝗜 𝗞𝗔𝗥𝗗𝗘𝗦𝗟𝗘𝗥𝗜𝗠𝗘 𝗦𝗢𝗥𝗨𝗬𝗢𝗥𝗨𝗠: 𝗦𝗶𝘇 𝗔𝗹𝗺𝗮𝗻𝘆𝗮'𝘆𝗮 𝗶𝗹𝗸 𝗴𝗲𝗹𝗱𝗶𝗴𝗶𝗻𝗶𝘇 𝘆𝗶𝗹𝗹𝗮𝗿𝗱𝗮 𝗰𝘂𝗺𝗮 𝘃𝗲 𝗯𝗮𝘆𝗿𝗮𝗺 𝗻𝗮𝗺𝗮𝘇𝗹𝗮𝗿𝗶𝗻𝗶 𝗻𝗲𝗿𝗲𝗱𝗲 𝗸𝗶𝗹𝗶𝘆𝗼𝗿𝗱𝘂𝗻𝘂𝘇❓️ 𝗢 𝗴𝘂𝗻𝗹𝗲𝗿𝗶 𝗵𝗮𝘁𝗶𝗿𝗹𝗮𝘆𝗮𝗻𝗹𝗮𝗿 𝘆𝗼𝗿𝘂𝗺𝗹𝗮𝗿𝗮 𝘆𝗮𝘇𝘀𝗶𝗻. 𝗚𝗲𝗻𝗰 𝗻𝗲𝘀𝗶𝗹𝗹𝗲𝗿 𝗱𝗲 𝗯𝘂𝘆𝘂𝗸𝗹𝗲𝗿𝗶𝗻𝗶𝗻 𝗻𝗲𝗹𝗲𝗿 𝘆𝗮𝘀𝗮𝗱𝗶𝗴𝗶𝗻𝗶 𝗼𝗴𝗿𝗲𝗻𝘀𝗶𝗻! #Gurbetciler #Ingolstadt #KocatepeCamii #AlmanyadakiTurkler #GurbetinHikayesi
    0 Commentarios 0 Acciones
  • Elazığ'da görevli bir itfaiye eri, yangını söndürdükten sonra itfaiye aracının üzerine çıkarak namazını kıldı.
    Elazığ'da görevli bir itfaiye eri, yangını söndürdükten sonra itfaiye aracının üzerine çıkarak namazını kıldı.
    0 Commentarios 0 Acciones
  • Elazığ'da bir itfaiye personeli, çıkan arazi yangının söndürülmesinin ardından, ikindi namazı vaktinin geçmesine dakikalar kala yangın bölgesinde bulunan aracın üstüne çıkarak namazını kıldı.
    🔴 Elazığ'da bir itfaiye personeli, çıkan arazi yangının söndürülmesinin ardından, ikindi namazı vaktinin geçmesine dakikalar kala yangın bölgesinde bulunan aracın üstüne çıkarak namazını kıldı.
    0 Commentarios 0 Acciones
  • Veliaht Prens Muhammed bin Salman, Türkiye Cumhurbaşkanı ve Pakistan Başbakanı ile birlikte Mekke-Mukarremah'daki Mescid-i Haram'da Cuma namazına katıldı.
    Veliaht Prens Muhammed bin Salman, Türkiye Cumhurbaşkanı ve Pakistan Başbakanı ile birlikte Mekke-Mukarremah'daki Mescid-i Haram'da Cuma namazına katıldı.
    0 Commentarios 0 Acciones
  • Iman Doesn't Freeze! Muslims
    From Praying Outside in Extreme Snowfall as Masjid was Full in Russia
    ALLAHU AKBAR

    #Salah #Islam #Muslim #Prayer #Namaz #IslamicReminder #Quran #Sunnah #Jummah #Fajr #LearnSalah
    Iman Doesn't Freeze! Muslims From Praying Outside in Extreme Snowfall as Masjid was Full in Russia ALLAHU AKBAR #Salah #Islam #Muslim #Prayer #Namaz #IslamicReminder #Quran #Sunnah #Jummah #Fajr #LearnSalah
    0 Commentarios 0 Acciones
  • Peygamberler şehri Urfa Mübarek belde
    Halil-ür Rahmân Gölü ( Balıklıgöl )
    "Hayırlı Cumalar Rabbim dualarınızı kabul, gönlünüzü huzurlu eylesin."

    #şanlıurfa #hayırlıcumalar #hayırlıcumalar #hayirli_sabahlar #hayırlısabahlar #cumamesajı #cumamesajları #cumamesajları #cumaduası #cumanamazı #cumamızmübarekolsun #cumamızmübarekolsun
    Peygamberler şehri Urfa Mübarek belde Halil-ür Rahmân Gölü ( 🐟 Balıklıgöl 🎏) "Hayırlı Cumalar 🌸 Rabbim dualarınızı kabul, gönlünüzü huzurlu eylesin." #şanlıurfa #hayırlıcumalar🙏 #hayırlıcumalar #hayirli_sabahlar #hayırlısabahlar #cumamesajı #cumamesajları #cumamesajları #cumaduası #cumanamazı #cumamızmübarekolsun #cumamızmübarekolsun
    0 Commentarios 0 Acciones
  • Cuma Hutbesi: "Alın Teri Mukaddestir"

    “İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır ve çalıştığını da görecektir.” (Necm 53/39,40)

    Muhterem Müslümanlar!

    Bir gün Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) ashabıyla sohbet ederken yanlarından güçlü ve heybetli bir adam geçti. Adamın bu görüntüsünden etkilenen sahabeden bazıları, “Ey Allah’ın Resûlü! Keşke bu adam, gücünü Allah yolunda kullansa!” dediler. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz (s.a.s) şöyle buyurdu: “Eğer bu kişi, ailesinin ve çocuklarının geçimini sağlamak için çalışıyorsa, Allah yolundadır. Anne ve babasının ihtiyaçlarını gidermek için çalışıyorsa, Allah yolundadır. Kendi izzet ve onurunu korumak için çalışıyorsa yine Allah yolundadır.”[1]

    Aziz Müminler!

    Yüce dinimiz İslam, kişinin; Allah’ın emirlerine ve yasaklarına riayet ederek kendisinin ve ailesinin rızkını helal ve meşru yollardan temin etmesini, kimseye yük olmadan çalışmasını bir ibadet olarak görmüştür. El emeğini ve alın terini mukaddes kabul etmiştir. Tembelliği, miskinliği, dilenmeyi, zamanı ve hayatı israf etmeyi ise yasaklamıştır. Cenâb-ı Hak, “İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır ve çalıştığını da görecektir.”[2] buyurarak bizlere; dünya ve ahiret huzurunu elde etmek için çalışmayı öğütlemiştir.

    Kıymetli Müslümanlar!

    Dinimiz, kazancın helal olması kadar, kazanç yollarının meşru olmasına da önem vermektedir. Bu sebeple; çalışmanın, işyeri açmanın, kazanç elde etmenin kuralları ve âdâbı vardır. Allah’ın haram kıldığı şeylerin alınıp satılması meşru değildir. Dolayısıyla Müslüman; akıl ve iradeyi yok eden, kazaların yaşanmasına, cinayetlerin işlenmesine sebep olan alkolü üretemez, alamaz, satamaz, kullanamaz ve kullanılmasına katkıda bulunamaz. Yuvaları dağıtan, toplumsal hayatta kapanmaz yaralar açan kumarı oynayamaz, oynatamaz ve oynanmasına imkân sağlayamaz. Malın ve ömrün bereketini götüren, emeğin ve alın terinin düşmanı olan faizi alamaz, veremez, ona aracı olamaz. Toplumsal barışı bozan karaborsacılık, tefecilik ve stokçuluk gibi haramları işleyemez, bunlardan kazanç elde edemez.

    Değerli Müminler!

    İslam’a göre işçi olmanın da bir takım sorumlulukları vardır. İşçi; rızkını temin ettiği işyerini ve orada bulunan malzemeleri bir emanet olarak bilmeli, onlara asla zarar vermemelidir. İşyerindeki hiçbir eşyayı şahsi ihtiyaçları için kullanmamalı, özel bilgileri başkalarıyla paylaşmamalıdır. İşçi; çalışma saatlerine riayet etmeli, işini aksatmamalıdır. Beraber çalıştığı arkadaşlarına karşı saygılı olmalı, onların haklarını kendi hakkı gibi gözetmeli, onlara zarar verecek davranışlardan şiddetle kaçınmalıdır.

    Aziz Müslümanlar!

    İslam, işverene de birçok vazife yüklemiştir. İşveren; Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in, “Çalışana ücretini, teri kurumadan verin.”[3] uyarısını dikkate alarak işçiye hakkını tam ve zamanında vermekle yükümlüdür. Dolayısıyla işveren; ucuz iş gücü adına, işçiyi; ağır şartlarda, az bir ücretle çalıştıramaz, onu sosyal haklarından mahrum bırakamaz.

    İşveren, aynı zamanda işçinin insanî ihtiyaç ve haklarını kullanmasını sağlamakla sorumludur. Bu sebepledir ki, işveren; Cenâb-ı Hakk’ın, “…Namaz, müminler için vakitleri belirlenmiş farz bir ibadettir.”[4] ayeti apaçık ortadayken, işçinin; beş vakit namaz ve Cuma namazını vaktinde eda etmesine; oruç tutmasına; Allah’ın emri, müminin süsü olan tesettürü kuşanmasına engel olamaz. Ayrıca işveren, işçinin; dinlenme saatlerini, haftalık veya yıllık izinlerini kullanmasını da kısıtlayamaz.

    İşveren; Yüce Rabbimizin, فَلَا تَتَّبِعُوا الْهَوٰٓى اَنْ تَعْدِلُواۚ “…Heva ve hevesinize kapılıp adaletten sapmayın…”[5] emrine uyarak işçinin, hak ve hukukunu da korumakla mükelleftir. Bu nedenledir ki, işçiye, sistematik bir baskı uygulayamaz. Onun; onur ve iffetini, şeref ve haysiyetini zedeleyecek söz, tutum ve davranışlarda bulunamaz. Onu, haksız şekilde işten çıkaramaz, ailesini ve çocuklarını mağdur edemez.

    İşveren; işyerinin güvenliğinin sağlanmasından, işçinin sağlıklı bir iş ortamında çalışmasından da mesuldür. Hiçbir işçi; canının tehlikeye gireceği, akıl, beden ve ruh sağlığının bozulacağı bir işte istihdam edilemez. Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in uyarısı gayet açıktır: “Kim insanlara zarar verirse Allah da ona zarar verir. Kim insanlara zorluk çıkarırsa, Allah da ona zorluk çıkarır.”[6]

    Kıymetli Müminler!

    Allah katında işçi ya da işveren olmanın bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük, takvadadır; yani Allah’tan hakkıyla sakınmak, O’nun emirlerini yerine getirmek, yasaklarından kaçınmaktır. Öyleyse, Rabbimizin rızasını, adaleti, hakkaniyeti, dürüstlüğü ve gönül kazanmayı tüm kazançların üstünde görelim. Unutmayalım ki, huzur ve mutluluk; sadece tüketmek ve biriktirmekte değil, paylaşmakta ve kanaat göstermektedir.

    Hutbemi Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in şu hadisiyle bitiriyorum: “….Hiç kimse Allah’ın kendisine takdir ettiği rızkı er ya da geç elde etmeden ölmeyecektir. Öyleyse Allah’tan hakkıyla sakının ve rızkınızı güzel yollardan isteyin. Helal olanı alın. Haramdan kaçının.”[7]

    1 Taberânî, el-Mu’cemû’l-evsat, VII, 56.

    [2] Necm 53/39,40.

    [3] İbn Mâce, Rühûn, 4.

    [4] Nisâ, 4/103.

    [5] Nisâ, 4/135.

    [6] Ebû Dâvûd, Kadâ’ (Akdiye), 31.

    [7] İbn Mâce, Ticâret, 2.

    https://www.diyanet.gov.tr/tr-TR/Kurumsal/Detay/37580/cuma-hutbesi-alin-teri-mukaddestir
    Cuma Hutbesi: "Alın Teri Mukaddestir" “İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır ve çalıştığını da görecektir.” (Necm 53/39,40) Muhterem Müslümanlar! Bir gün Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) ashabıyla sohbet ederken yanlarından güçlü ve heybetli bir adam geçti. Adamın bu görüntüsünden etkilenen sahabeden bazıları, “Ey Allah’ın Resûlü! Keşke bu adam, gücünü Allah yolunda kullansa!” dediler. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz (s.a.s) şöyle buyurdu: “Eğer bu kişi, ailesinin ve çocuklarının geçimini sağlamak için çalışıyorsa, Allah yolundadır. Anne ve babasının ihtiyaçlarını gidermek için çalışıyorsa, Allah yolundadır. Kendi izzet ve onurunu korumak için çalışıyorsa yine Allah yolundadır.”[1] Aziz Müminler! Yüce dinimiz İslam, kişinin; Allah’ın emirlerine ve yasaklarına riayet ederek kendisinin ve ailesinin rızkını helal ve meşru yollardan temin etmesini, kimseye yük olmadan çalışmasını bir ibadet olarak görmüştür. El emeğini ve alın terini mukaddes kabul etmiştir. Tembelliği, miskinliği, dilenmeyi, zamanı ve hayatı israf etmeyi ise yasaklamıştır. Cenâb-ı Hak, “İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır ve çalıştığını da görecektir.”[2] buyurarak bizlere; dünya ve ahiret huzurunu elde etmek için çalışmayı öğütlemiştir. Kıymetli Müslümanlar! Dinimiz, kazancın helal olması kadar, kazanç yollarının meşru olmasına da önem vermektedir. Bu sebeple; çalışmanın, işyeri açmanın, kazanç elde etmenin kuralları ve âdâbı vardır. Allah’ın haram kıldığı şeylerin alınıp satılması meşru değildir. Dolayısıyla Müslüman; akıl ve iradeyi yok eden, kazaların yaşanmasına, cinayetlerin işlenmesine sebep olan alkolü üretemez, alamaz, satamaz, kullanamaz ve kullanılmasına katkıda bulunamaz. Yuvaları dağıtan, toplumsal hayatta kapanmaz yaralar açan kumarı oynayamaz, oynatamaz ve oynanmasına imkân sağlayamaz. Malın ve ömrün bereketini götüren, emeğin ve alın terinin düşmanı olan faizi alamaz, veremez, ona aracı olamaz. Toplumsal barışı bozan karaborsacılık, tefecilik ve stokçuluk gibi haramları işleyemez, bunlardan kazanç elde edemez. Değerli Müminler! İslam’a göre işçi olmanın da bir takım sorumlulukları vardır. İşçi; rızkını temin ettiği işyerini ve orada bulunan malzemeleri bir emanet olarak bilmeli, onlara asla zarar vermemelidir. İşyerindeki hiçbir eşyayı şahsi ihtiyaçları için kullanmamalı, özel bilgileri başkalarıyla paylaşmamalıdır. İşçi; çalışma saatlerine riayet etmeli, işini aksatmamalıdır. Beraber çalıştığı arkadaşlarına karşı saygılı olmalı, onların haklarını kendi hakkı gibi gözetmeli, onlara zarar verecek davranışlardan şiddetle kaçınmalıdır. Aziz Müslümanlar! İslam, işverene de birçok vazife yüklemiştir. İşveren; Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in, “Çalışana ücretini, teri kurumadan verin.”[3] uyarısını dikkate alarak işçiye hakkını tam ve zamanında vermekle yükümlüdür. Dolayısıyla işveren; ucuz iş gücü adına, işçiyi; ağır şartlarda, az bir ücretle çalıştıramaz, onu sosyal haklarından mahrum bırakamaz. İşveren, aynı zamanda işçinin insanî ihtiyaç ve haklarını kullanmasını sağlamakla sorumludur. Bu sebepledir ki, işveren; Cenâb-ı Hakk’ın, “…Namaz, müminler için vakitleri belirlenmiş farz bir ibadettir.”[4] ayeti apaçık ortadayken, işçinin; beş vakit namaz ve Cuma namazını vaktinde eda etmesine; oruç tutmasına; Allah’ın emri, müminin süsü olan tesettürü kuşanmasına engel olamaz. Ayrıca işveren, işçinin; dinlenme saatlerini, haftalık veya yıllık izinlerini kullanmasını da kısıtlayamaz. İşveren; Yüce Rabbimizin, فَلَا تَتَّبِعُوا الْهَوٰٓى اَنْ تَعْدِلُواۚ “…Heva ve hevesinize kapılıp adaletten sapmayın…”[5] emrine uyarak işçinin, hak ve hukukunu da korumakla mükelleftir. Bu nedenledir ki, işçiye, sistematik bir baskı uygulayamaz. Onun; onur ve iffetini, şeref ve haysiyetini zedeleyecek söz, tutum ve davranışlarda bulunamaz. Onu, haksız şekilde işten çıkaramaz, ailesini ve çocuklarını mağdur edemez. İşveren; işyerinin güvenliğinin sağlanmasından, işçinin sağlıklı bir iş ortamında çalışmasından da mesuldür. Hiçbir işçi; canının tehlikeye gireceği, akıl, beden ve ruh sağlığının bozulacağı bir işte istihdam edilemez. Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in uyarısı gayet açıktır: “Kim insanlara zarar verirse Allah da ona zarar verir. Kim insanlara zorluk çıkarırsa, Allah da ona zorluk çıkarır.”[6] Kıymetli Müminler! Allah katında işçi ya da işveren olmanın bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük, takvadadır; yani Allah’tan hakkıyla sakınmak, O’nun emirlerini yerine getirmek, yasaklarından kaçınmaktır. Öyleyse, Rabbimizin rızasını, adaleti, hakkaniyeti, dürüstlüğü ve gönül kazanmayı tüm kazançların üstünde görelim. Unutmayalım ki, huzur ve mutluluk; sadece tüketmek ve biriktirmekte değil, paylaşmakta ve kanaat göstermektedir. Hutbemi Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in şu hadisiyle bitiriyorum: “….Hiç kimse Allah’ın kendisine takdir ettiği rızkı er ya da geç elde etmeden ölmeyecektir. Öyleyse Allah’tan hakkıyla sakının ve rızkınızı güzel yollardan isteyin. Helal olanı alın. Haramdan kaçının.”[7] 1 Taberânî, el-Mu’cemû’l-evsat, VII, 56. [2] Necm 53/39,40. [3] İbn Mâce, Rühûn, 4. [4] Nisâ, 4/103. [5] Nisâ, 4/135. [6] Ebû Dâvûd, Kadâ’ (Akdiye), 31. [7] İbn Mâce, Ticâret, 2. https://www.diyanet.gov.tr/tr-TR/Kurumsal/Detay/37580/cuma-hutbesi-alin-teri-mukaddestir
    0 Commentarios 0 Acciones
  • Hasan II Camii'nden teravih namazı
    900 binden fazla Kadir gecesi namaz kıldı
    Hasan II Camii'nden teravih namazı 🇸🇦 900 binden fazla Kadir gecesi namaz kıldı 😍
    0 Commentarios 0 Acciones
  • Dikkat, dikkat! Olağanüstü bir gece yaklaşıyor!

    Yarın akşam, perşembeyi cumaya bağlayan gece, Ramazan’ın 27. gecesine gireceğiz ve bu yıl bu gece, Cuma gecesiyle çakışıyor.

    Cuma, İslam’da mübarek ve özel bir gündür. On günün tekli gecelerinden biriyle birleştiğinde, alimler bu gecenin Kadir Gecesi (Laylat al-Qadr) olma ihtimalinin çok daha yüksek olduğunu belirtirler.

    İbn Receb ve İbn Teymiyye (Allah onlara rahmet etsin) şöyle buyurmuşlardır: Tekli gecelerden biri Cuma gecesine denk geldiğinde, Kadir Gecesi olma ümidi daha da güçlenir.

    Bu yüzden bu geceyi kaçırmayın! Namaz kılın, dua edin, Allah’tan af dileyin ve şükredin. Bu gece bin aydan daha hayırlıdır ve her yapılan hayırlı amel kat kat sevapla karşılanır.

    #KadirGecesi #Ramazan #LaylatAlQadr #MübarekGece #Cuma #Bereket #Dua #Rahmet
    🌙📣 Dikkat, dikkat! Olağanüstü bir gece yaklaşıyor! 📣🌙 🌺 Yarın akşam, perşembeyi cumaya bağlayan gece, Ramazan’ın 27. gecesine gireceğiz ve bu yıl bu gece, Cuma gecesiyle çakışıyor. 🌺 Cuma, İslam’da mübarek ve özel bir gündür. On günün tekli gecelerinden biriyle birleştiğinde, alimler bu gecenin Kadir Gecesi (Laylat al-Qadr) olma ihtimalinin çok daha yüksek olduğunu belirtirler. 🔎 İbn Receb ve İbn Teymiyye (Allah onlara rahmet etsin) şöyle buyurmuşlardır: Tekli gecelerden biri Cuma gecesine denk geldiğinde, Kadir Gecesi olma ümidi daha da güçlenir. 🌺 Bu yüzden bu geceyi kaçırmayın! Namaz kılın, dua edin, Allah’tan af dileyin ve şükredin. Bu gece bin aydan daha hayırlıdır ve her yapılan hayırlı amel kat kat sevapla karşılanır. #KadirGecesi #Ramazan #LaylatAlQadr #MübarekGece #Cuma #Bereket #Dua #Rahmet
    0 Commentarios 0 Acciones
Resultados de la búsqueda