• Faydalı bir bilgi daha gelsin !

    KÖY YORGANI VE PSKOLOJİ
    Köy yorganlarını bilirsiniz. Parlak renkli, işlemeli ve ağırdır. Sizi sarmalar. Uyurken üzerinizden düşmesi de pek kolay değildir. Yapılan araştırmalarda bu tarz ağır yorganların psikolojimize olumlu etki ettiği tespit edildi.
    Son zamanlarda uluslararası deneylerde yapılan gözlemler ağır yorgan altında yatmanın stres bozuklukları, anksiyete, uykusuzluk sorunları ve daha birçok psikolojik hastalığa gerçekten de yarar sağladığını bilimsel olarak kanıtlanmış durumda.
    Konu üzerinde araştırma yapan bilim insanlarına göre, özellikle uyku öncesi vücut üzerinde hissedilen ve rahatsız edici olmayan bir kuvvet insanı oldukça hızlı bir şekilde sakinleştiriyor.
    Bu etkinin çalışma prensibinin sarılma ile benzer olduğunu dile getiren araştırmacılar, anne kucağındayken sıkıca sarılan bebeklerin ağlamayı kesmenin altında yatan bilimsel nedeninin bu etki olduğunu söylüyorlar.
    Işte bu noktada özellikle bebekken ağır bir yorganın altında yatarken huzurlu hissetmenizin nedeni ortaya çıkıyor. Yorganın üzerinizde yaptığı kuvvet ve sarılma hissi, anne kucağındaki güveni hatırlattığı için beyinde oksitosin salımını çoğaltarak size kendinizi huzurlu ve güvenli hissettiriyor.
    Birbirinden bağımsız olarak yapılan araştırmalara göre vücut ağırlığının yüzde onu kadar ağırlıktaki bir yorganla yatmak gerçek manada parasempatik sinir sistemini harekete geçirerek güvenlik ve sakinlik hissi yaratarak stres, korku, sinir gibi duyguları azaltıyor.
    Yani ortalama 60 kilo ağırlığında bir kişinin 6 kiloluk bir yorganla yatması depresyonu azaltıp sinir sistemine fayda sağlayacak etkiler ortaya çıkartabiliyor.
    Eskiden yün çırpar yorgan dikerdi annelerimiz...
    Dişi koyun yününde olan maddî ve mânevî hassalar diğer yünlerde yoktur. Koyunların üzerine güneş doğmaz.
    Koyun yünü sinyal ve radyasyon emicidir. Evimizde yoğun kullandığımız, cep telefonu, modem, kumanda gibi elektronik cihazların yaydığı radyasyonu emerek vücudumuza zarar vermesine mani olur yün. Bunun için bilhassa yorgan, yastık ve döşeğimizin koyun yününden olmasına itina göstermeliyiz.
    Koyun yünü dinlendiricidir ve rahat uyku sağlar. Çünkü koyun yünü, vücutta biriken statik negatif enerjiyi alır. Böylece bedenimizde oluşan yorgunluk ve rehavet üzerimizden kalkmış olur.
    Koyun yünü ısıyı dengeleyicidir.
    Soğuğu geçirmez. Koyun yününden yapılan ürünler yazın serin, kışın sıcak tutma hususiyetine sahiptir. Yün yanmaz. Ateşe, aleve karşı dirençli ve dayanıklıdır. Alerjik değildir ve alerjik ortamların oluşmasına fırsat vermez. Yün terletmez, teri emer, ter yapmaz.
    Ağrıları alır. Bir çok romatizma ağrılarına iyi gelir.
    Yün elektiriği ref eder. Yünden elektrik cereyanı geçmez, yalıtkandır. Çobanlar kepenek içinde yağmurdan, doludan, kardan, her türlü soğuktan müteessir olmadıkları gibi kepenek içinde iken yıldırım isabet etmez.
    NETİCE
    Yün yatakta yatamıyor, yün yorganla örtünemiyorsanız en azından; yün çorap, fânile, gömlek giymeli, yün eldiven takmalı. Yün kuşak muhakkak kullanılmalı.
    Faydalı bir bilgi daha gelsin ! KÖY YORGANI VE PSKOLOJİ Köy yorganlarını bilirsiniz. Parlak renkli, işlemeli ve ağırdır. Sizi sarmalar. Uyurken üzerinizden düşmesi de pek kolay değildir. Yapılan araştırmalarda bu tarz ağır yorganların psikolojimize olumlu etki ettiği tespit edildi. Son zamanlarda uluslararası deneylerde yapılan gözlemler ağır yorgan altında yatmanın stres bozuklukları, anksiyete, uykusuzluk sorunları ve daha birçok psikolojik hastalığa gerçekten de yarar sağladığını bilimsel olarak kanıtlanmış durumda. Konu üzerinde araştırma yapan bilim insanlarına göre, özellikle uyku öncesi vücut üzerinde hissedilen ve rahatsız edici olmayan bir kuvvet insanı oldukça hızlı bir şekilde sakinleştiriyor. Bu etkinin çalışma prensibinin sarılma ile benzer olduğunu dile getiren araştırmacılar, anne kucağındayken sıkıca sarılan bebeklerin ağlamayı kesmenin altında yatan bilimsel nedeninin bu etki olduğunu söylüyorlar. Işte bu noktada özellikle bebekken ağır bir yorganın altında yatarken huzurlu hissetmenizin nedeni ortaya çıkıyor. Yorganın üzerinizde yaptığı kuvvet ve sarılma hissi, anne kucağındaki güveni hatırlattığı için beyinde oksitosin salımını çoğaltarak size kendinizi huzurlu ve güvenli hissettiriyor. Birbirinden bağımsız olarak yapılan araştırmalara göre vücut ağırlığının yüzde onu kadar ağırlıktaki bir yorganla yatmak gerçek manada parasempatik sinir sistemini harekete geçirerek güvenlik ve sakinlik hissi yaratarak stres, korku, sinir gibi duyguları azaltıyor. Yani ortalama 60 kilo ağırlığında bir kişinin 6 kiloluk bir yorganla yatması depresyonu azaltıp sinir sistemine fayda sağlayacak etkiler ortaya çıkartabiliyor. Eskiden yün çırpar yorgan dikerdi annelerimiz... Dişi koyun yününde olan maddî ve mânevî hassalar diğer yünlerde yoktur. Koyunların üzerine güneş doğmaz. Koyun yünü sinyal ve radyasyon emicidir. Evimizde yoğun kullandığımız, cep telefonu, modem, kumanda gibi elektronik cihazların yaydığı radyasyonu emerek vücudumuza zarar vermesine mani olur yün. Bunun için bilhassa yorgan, yastık ve döşeğimizin koyun yününden olmasına itina göstermeliyiz. Koyun yünü dinlendiricidir ve rahat uyku sağlar. Çünkü koyun yünü, vücutta biriken statik negatif enerjiyi alır. Böylece bedenimizde oluşan yorgunluk ve rehavet üzerimizden kalkmış olur. Koyun yünü ısıyı dengeleyicidir. Soğuğu geçirmez. Koyun yününden yapılan ürünler yazın serin, kışın sıcak tutma hususiyetine sahiptir. Yün yanmaz. Ateşe, aleve karşı dirençli ve dayanıklıdır. Alerjik değildir ve alerjik ortamların oluşmasına fırsat vermez. Yün terletmez, teri emer, ter yapmaz. Ağrıları alır. Bir çok romatizma ağrılarına iyi gelir. Yün elektiriği ref eder. Yünden elektrik cereyanı geçmez, yalıtkandır. Çobanlar kepenek içinde yağmurdan, doludan, kardan, her türlü soğuktan müteessir olmadıkları gibi kepenek içinde iken yıldırım isabet etmez. NETİCE 👇 Yün yatakta yatamıyor, yün yorganla örtünemiyorsanız en azından; yün çorap, fânile, gömlek giymeli, yün eldiven takmalı. Yün kuşak muhakkak kullanılmalı.
    0 Commentaires 0 parts
  • Denge Sütununun Amacı

    Ülkemizde bazı cami, konak ve medreselerde rastlanılan elle çevirilince dönen denge sütununun amacı depremin binaya verdiği hasarı görmek.

    Dönen taş denge sütunun dönmemesi durumu, yapının statik formunun ideal değerleri dışına çıktığına ve yapının görülen veya görülemeyen bir hasar aldığına işaret eder. Kısaca sütun dönmüyorsa yapının temel unsurları hasar görmüştür.

    Birçok fay hattı üzerinde bulunan Türkiye’de, depremin yaptığı etkileri görmek amacıyla tasarlanan bu sütun günümüz mimari yapıları ile kıyaslanamıyor bile…

    Öyle ki, 800 yıl önce yapılan bu yapılar, insan canının neredeyse hiçe sayıldığı, en ucuz malzemenin kullanıldığı, betonun ve demirin en kalitesiz halinin kullanıldığı son 100 yıldaki yapılardan çok daha ince düşünülmüş ve önem gösterilmiş durumda.

    Denge Sütununun Kullanıldığı Bazı Yerler:
    Kayseri Develi Ulu Camii,
    Amasya Beyazıt Camii,
    Sivas Divriği Ulucamii (depremden hasar almış durumda ve dönmüyor),
    Manisa Muradiye Camii,
    Kırşehir Cacabey Medresesi (depremden hasar almış durumda ve dönmüyor),
    Tokat Niksar Belediye Hizmet Binası,
    Diyarbakır Ulu Camii,
    Bursa Yeşil Camii,
    Edremit Eğilmez Camii,
    Bergama Ulu Camii,
    Bolu yıldırım Beyazıt Camii,
    Bir şunu diyen bir yazı '29.42 Bergama Ulu Cami veya Yıldırım Camii, Sultan Yıldırım Bayezid tarafından 1399 tarihinde yaptırılmış, İzmir'in Bergama ilçesinde bulunan tarihî cami.
    Denge Sütununun Amacı Ülkemizde bazı cami, konak ve medreselerde rastlanılan elle çevirilince dönen denge sütununun amacı depremin binaya verdiği hasarı görmek. Dönen taş denge sütunun dönmemesi durumu, yapının statik formunun ideal değerleri dışına çıktığına ve yapının görülen veya görülemeyen bir hasar aldığına işaret eder. Kısaca sütun dönmüyorsa yapının temel unsurları hasar görmüştür. Birçok fay hattı üzerinde bulunan Türkiye’de, depremin yaptığı etkileri görmek amacıyla tasarlanan bu sütun günümüz mimari yapıları ile kıyaslanamıyor bile… Öyle ki, 800 yıl önce yapılan bu yapılar, insan canının neredeyse hiçe sayıldığı, en ucuz malzemenin kullanıldığı, betonun ve demirin en kalitesiz halinin kullanıldığı son 100 yıldaki yapılardan çok daha ince düşünülmüş ve önem gösterilmiş durumda. Denge Sütununun Kullanıldığı Bazı Yerler: Kayseri Develi Ulu Camii, Amasya Beyazıt Camii, Sivas Divriği Ulucamii (depremden hasar almış durumda ve dönmüyor), Manisa Muradiye Camii, Kırşehir Cacabey Medresesi (depremden hasar almış durumda ve dönmüyor), Tokat Niksar Belediye Hizmet Binası, Diyarbakır Ulu Camii, Bursa Yeşil Camii, Edremit Eğilmez Camii, Bergama Ulu Camii, Bolu yıldırım Beyazıt Camii, Bir şunu diyen bir yazı '29.42 Bergama Ulu Cami veya Yıldırım Camii, Sultan Yıldırım Bayezid tarafından 1399 tarihinde yaptırılmış, İzmir'in Bergama ilçesinde bulunan tarihî cami.
    0 Commentaires 0 parts
  • "Whosoever fears defeat, always remains defeated"

    ~Ottoman Sultan Yildirim Bayezid I
    Yildirim means The Thunderbolt
    "Whosoever fears defeat, always remains defeated" ~Ottoman Sultan Yildirim Bayezid I Yildirim means The Thunderbolt ⚡
    0 Commentaires 0 parts
  • The 1st Commando Battalion Yildram of the Pakistani elite commandos, Special Services Group (SSG) is named after Ottoman Sultan Yildirim Bayezid I (Reign 1389-1402). The Thunderbolt is also used in the official SSG insignia as shown below.

    Yildirim meaning Thunderbolt , was a title given to Sultan Bayezid I for the speed with which he could mobilize his military forces for launching an offensive. On average it took Sultans 6 weeks to reach the Danube river in Hungary from Istanbul, Bayezid I did the same in just 2 weeks with his forces. This feat itself stunned European leaders.
    The 1st Commando Battalion Yildram of the Pakistani elite commandos, Special Services Group (SSG) is named after Ottoman Sultan Yildirim Bayezid I (Reign 1389-1402). The Thunderbolt is also used in the official SSG insignia as shown below. Yildirim meaning Thunderbolt ⚡, was a title given to Sultan Bayezid I for the speed with which he could mobilize his military forces for launching an offensive. On average it took Sultans 6 weeks to reach the Danube river in Hungary from Istanbul, Bayezid I did the same in just 2 weeks with his forces. This feat itself stunned European leaders.
    0 Commentaires 0 parts
  • "Whosoever fears defeat always remains defeated"

    ~Ottoman Sultan Yildirim Bayezid I
    The Thunderbolt
    "Whosoever fears defeat always remains defeated" ~Ottoman Sultan Yildirim Bayezid I The Thunderbolt ⚡
    0 Commentaires 0 parts
  • "Tavla"nın hikâyesi... Buyursunlar

    Hintli bir âlim “satrancı” icat edip, Hint Padişah'ına verdikten sonra; Padişah onu İran Padişahı Nuşirevan Hüsrev’e gönderir ve buna benzer bir oyun icat edebilir misiniz? diye sorar.
    Nüşirevan âlim ve bilge Veziri Büzricimhir'e konuyla ilgili destur verir...
    Ve Büzricimhir, o güzel oyun olan tavlayı icat eder…
    Tavlanın felsefesini ve sembollerini ise şöyle anlatır;
    1- Taşların (pulların) 30 adet sayısı: günlerin 30 olmasını,
    2- Pulların renginin siyah beyaz olması: gece ve gündüzü,
    3-Tavlanın 4 kısımlı olması: 4 mevsimi,
    4-5 el oyun olması: 5 vakitte gece gündüzü,
    5- İki taraftan da yuvaların 12 adet olması: 12 ayı,
    6-Tavlanın tamamı: Dünyayı,
    7- Oynanan yeri: Gökyüzünü,
    8- Zar: şans ve baht yıldızını,
    9- Zarların atılışı: günlerin dönüşümünü,
    10-Taşların (pulların) hareketleri: insanların hareketliliğini ve yaşamı,
    11- Oyunun sonu: insanların ölümünü ifade eder...

    Zar sayısına gelince:
    1- Tek olan Allah’a inanç,
    2- Gökyüzü ve yeryüzü,
    3- Güzel söz, güzel konuşma, güzel davranış,
    4- Kuzey, güney, batı, doğu,
    5- Güneş, Ay, Yıldız, Ateş, Yıldırım,
    6- Yaratılışın 6 günüdür...

    Hint hükümdarı santranç ı yaptırıp İran kisrasina yollar ve mektubunda "savaş bir stratejidir, hamledir. Doğru zamanda yapılan hamleler ile kazanılır." Yazmıştır. İran kisrasi tavlayı icat ettirir ve Hint kralına gönderir. Kral oyunu incelerken zarlara ilgi göstermiştir. Kisra nın mektubunda " savaş; dediğiniz gibi doğru hamleler ile kazanılır, strateji olmadan savaş kazanılmaz ama biraz da şans lazım" yazar.
    "Tavla"nın hikâyesi... Buyursunlar🤓 Hintli bir âlim “satrancı” icat edip, Hint Padişah'ına verdikten sonra; Padişah onu İran Padişahı Nuşirevan Hüsrev’e gönderir ve buna benzer bir oyun icat edebilir misiniz? diye sorar. Nüşirevan âlim ve bilge Veziri Büzricimhir'e konuyla ilgili destur verir... Ve Büzricimhir, o güzel oyun olan tavlayı icat eder… Tavlanın felsefesini ve sembollerini ise şöyle anlatır; 1- Taşların (pulların) 30 adet sayısı: günlerin 30 olmasını, 2- Pulların renginin siyah beyaz olması: gece ve gündüzü, 3-Tavlanın 4 kısımlı olması: 4 mevsimi, 4-5 el oyun olması: 5 vakitte gece gündüzü, 5- İki taraftan da yuvaların 12 adet olması: 12 ayı, 6-Tavlanın tamamı: Dünyayı, 7- Oynanan yeri: Gökyüzünü, 8- Zar: şans ve baht yıldızını, 9- Zarların atılışı: günlerin dönüşümünü, 10-Taşların (pulların) hareketleri: insanların hareketliliğini ve yaşamı, 11- Oyunun sonu: insanların ölümünü ifade eder... 🌷🌷🌷 Zar sayısına gelince: 1- Tek olan Allah’a inanç, 2- Gökyüzü ve yeryüzü, 3- Güzel söz, güzel konuşma, güzel davranış, 4- Kuzey, güney, batı, doğu, 5- Güneş, Ay, Yıldız, Ateş, Yıldırım, 6- Yaratılışın 6 günüdür... Hint hükümdarı santranç ı yaptırıp İran kisrasina yollar ve mektubunda "savaş bir stratejidir, hamledir. Doğru zamanda yapılan hamleler ile kazanılır." Yazmıştır. İran kisrasi tavlayı icat ettirir ve Hint kralına gönderir. Kral oyunu incelerken zarlara ilgi göstermiştir. Kisra nın mektubunda " savaş; dediğiniz gibi doğru hamleler ile kazanılır, strateji olmadan savaş kazanılmaz ama biraz da şans lazım" yazar.
    0 Commentaires 0 parts
  • ŞanliUrfa akçakale yıldırım çarpması sonucu traktör son hali
    ŞanliUrfa akçakale yıldırım çarpması sonucu traktör son hali 😔😔
    0 Commentaires 0 parts
  • Eski Başbakan Binali Yıldırım'ın vefat eden annesi Fahriye Yıldırım toprağa verildi. Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun inşallah Allah sabr-ı cemil ihsan eylesin
    Eski Başbakan Binali Yıldırım'ın vefat eden annesi Fahriye Yıldırım toprağa verildi. Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun inşallah Allah sabr-ı cemil ihsan eylesin
    0 Commentaires 0 parts
  • #Cumalıkızık Village is a historical and touristic village located within the boundaries of the Yıldırım district of #Bursa, Turkiye. The village is known for its historical houses, narrow streets, and natural beauties that date back to the Ottoman Empire period.

    Cumalıkızık Village was founded during the early years of the Ottoman Empire, believed to be in the 1300s during the reign of Orhan Gazi. The village was strategically important during the early years of the Ottoman Empire due to its proximity to Bursa, the first capital of the empire, and its location on an important trade route.

    The village's historical houses, made of wood and mud brick, are well-preserved and offer visitors a glimpse into Ottoman-era architecture and lifestyle. Visitors can also explore the village's narrow streets, which are lined with old houses, and visit the village's mosque, Hamam (Turkish bath), and other historical sites.

    Cumalıkızık Village is also known for its natural beauty, surrounded by forested hills and offering picturesque views of the surrounding area. Visitors can enjoy hiking, biking, and other outdoor activities in the surrounding area.

    Cumalıkızık Village is a must-visit destination for anyone interested in Ottoman history and architecture, as well as those seeking a peaceful retreat in a beautiful natural setting.

    How to get there: The easiest way to reach Cumalıkızık Village is by car or taxi. If you are coming from Bursa city center, it takes around 30 minutes by car. Alternatively, you can take a bus from Bursa to the village, but the bus schedule is limited.

    Best time to visit: The best time to visit Cumalıkızık Village is during the spring and fall when the weather is mild and pleasant. Summers can be hot and crowded, while winters can be cold and snowy.

    What to wear: Comfortable shoes are recommended as the village's streets are cobbled and uneven.

    Things to do: In addition to exploring the historical houses and streets, visitors can also enjoy hiking in the surrounding hills and forests. There are several hiking trails in the area, and some offer stunning views of the village and the surrounding countryside.

    Where to eat: There are several traditional restaurants and cafes in the village where you can try local cuisine, such as meat dishes, soups, and desserts. Don't miss trying "Manti," which is a traditional Turkish dumpling dish.

    Accommodation: If you want to stay overnight in the village, there are a few guesthouses and small hotels available. Alternatively, you can stay in Bursa city center, which offers a wider range of accommodation options.

    For more, follow: Selâm News
    #Cumalıkızık Village is a historical and touristic village located within the boundaries of the Yıldırım district of #Bursa, Turkiye. The village is known for its historical houses, narrow streets, and natural beauties that date back to the Ottoman Empire period. Cumalıkızık Village was founded during the early years of the Ottoman Empire, believed to be in the 1300s during the reign of Orhan Gazi. The village was strategically important during the early years of the Ottoman Empire due to its proximity to Bursa, the first capital of the empire, and its location on an important trade route. The village's historical houses, made of wood and mud brick, are well-preserved and offer visitors a glimpse into Ottoman-era architecture and lifestyle. Visitors can also explore the village's narrow streets, which are lined with old houses, and visit the village's mosque, Hamam (Turkish bath), and other historical sites. Cumalıkızık Village is also known for its natural beauty, surrounded by forested hills and offering picturesque views of the surrounding area. Visitors can enjoy hiking, biking, and other outdoor activities in the surrounding area. Cumalıkızık Village is a must-visit destination for anyone interested in Ottoman history and architecture, as well as those seeking a peaceful retreat in a beautiful natural setting. 📍 How to get there: The easiest way to reach Cumalıkızık Village is by car or taxi. If you are coming from Bursa city center, it takes around 30 minutes by car. Alternatively, you can take a bus from Bursa to the village, but the bus schedule is limited. 📍 Best time to visit: The best time to visit Cumalıkızık Village is during the spring and fall when the weather is mild and pleasant. Summers can be hot and crowded, while winters can be cold and snowy. 📍 What to wear: Comfortable shoes are recommended as the village's streets are cobbled and uneven. 📍 Things to do: In addition to exploring the historical houses and streets, visitors can also enjoy hiking in the surrounding hills and forests. There are several hiking trails in the area, and some offer stunning views of the village and the surrounding countryside. 📍 Where to eat: There are several traditional restaurants and cafes in the village where you can try local cuisine, such as meat dishes, soups, and desserts. Don't miss trying "Manti," which is a traditional Turkish dumpling dish. 📍 Accommodation: If you want to stay overnight in the village, there are a few guesthouses and small hotels available. Alternatively, you can stay in Bursa city center, which offers a wider range of accommodation options. For more, follow: Selâm News
    0 Commentaires 0 parts
  • ÖZGÜRLÜK HEYKELİ; İŞTAR MI?

    Hazırlayan: Bilhan Akkaya

    Halep- Suriye kökenli Amerikalı arkeolog Rasheed Maded bir iddiada bulundu. ''Halep; UNESCO kayıtlarına göre 12.500 yaşında olması ile tarihin en eski kentlerinden biridir. Tüm dini kültlerin menbaıdır.

    Suriyeliler; Arami vb. pagan inançlarını terkedip Hıristiyanlığı kabul ettikten sonra da, MÖ. 4000'den itibaren tapınılan tanrılar unutulmadı. Akkad Tanrıçası İştar; Halep şehrinin koruyucu tanrıçasıydı.

    Amerika Birleşik Devletleri'nde Özgürlük Heykeli'ni tasarlayan Fransız sanatçı, heykelde bazı değişiklikler yaptıktan sonra Halep'i tanımlayan, Halep şehrinin koruyucu İştar'dan alıntı yapmıştır. İki heykeli kıyaslayalım, Amerika 'daki Özgürlük Heykeli'nin başına bakalım, güneşin dekore ettiği İştar' ın başına bakalım. Ellerinde taşıdıkları asalara ve duruşlarına bakalım.

    Mesela; Halep kalesinde yıldırım, gök gürültüsü, yağmur, iyilik ve özgürlük tanrısı için yaptırılmış olan tapınak, dünyanın en eski tapınaklarından biridir. Antik metinlerde kurban bayramı olarak bilinen ve yılın en büyük bayramı olarak kutlanan bayram baharın başında kutlanırdı.''
    ÖZGÜRLÜK HEYKELİ; İŞTAR MI? Hazırlayan: Bilhan Akkaya Halep- Suriye kökenli Amerikalı arkeolog Rasheed Maded bir iddiada bulundu. ''Halep; UNESCO kayıtlarına göre 12.500 yaşında olması ile tarihin en eski kentlerinden biridir. Tüm dini kültlerin menbaıdır. Suriyeliler; Arami vb. pagan inançlarını terkedip Hıristiyanlığı kabul ettikten sonra da, MÖ. 4000'den itibaren tapınılan tanrılar unutulmadı. Akkad Tanrıçası İştar; Halep şehrinin koruyucu tanrıçasıydı. Amerika Birleşik Devletleri'nde Özgürlük Heykeli'ni tasarlayan Fransız sanatçı, heykelde bazı değişiklikler yaptıktan sonra Halep'i tanımlayan, Halep şehrinin koruyucu İştar'dan alıntı yapmıştır. İki heykeli kıyaslayalım, Amerika 'daki Özgürlük Heykeli'nin başına bakalım, güneşin dekore ettiği İştar' ın başına bakalım. Ellerinde taşıdıkları asalara ve duruşlarına bakalım. Mesela; Halep kalesinde yıldırım, gök gürültüsü, yağmur, iyilik ve özgürlük tanrısı için yaptırılmış olan tapınak, dünyanın en eski tapınaklarından biridir. Antik metinlerde kurban bayramı olarak bilinen ve yılın en büyük bayramı olarak kutlanan bayram baharın başında kutlanırdı.''
    0 Commentaires 0 parts
Résultats de Recherche