• Orta Asya’nın en güzel, tarih ve modernliği harmanlayan 10 etkileyici şehri — her biri kendi kültürü, mimarisi ve ruhuyla eşsiz birer yolculuk durağı

    1. Semerkant – Özbekistan

    Timur İmparatorluğu’nun başkenti
    Registan Meydanı, Şah-ı Zinde Türbesi ve Bibi Hanım Camii ile göz kamaştırır
    İpek Yolu’nun kalbi, mavinin her tonuyla büyüleyen şehir

    2. Buhara – Özbekistan

    2.500 yıllık tarihiyle İslam medeniyetinin beşiği
    Kalyan Minaresi ve Ark Kalesi görülmeye değer
    Zaman durmuş gibi — taş sokaklarında tarih fısıldar

    3. Astana (Nur-Sultan) – Kazakistan

    Modern mimarinin Orta Asya’daki en iddialı örneği
    Bayterek Kulesi, Barış Piramidi ve parlak gökdelenleriyle geleceğin şehri

    4. Taşkent – Özbekistan

    Orta Asya’nın en kalabalık ve gelişmiş şehri
    Metro istasyonları adeta bir sanat galerisi gibi
    Eski Şehir’de gelenek, Yeni Şehir’de modernlik buluşur

    5. Almatı – Kazakistan

    Tien Shan Dağları’nın eteklerinde kurulu, doğayla iç içe bir metropol
    Medeu buz pisti ve Kok-Tobe Tepesi şehir manzarasının en güzel noktaları

    6. Bişkek – Kırgızistan

    Genç ve dinamik şehir, Sovyet planlaması ve yeşil bulvarlarıyla ünlü
    Ala-Too Meydanı’nda Kırgız ruhunu hissedebilirsin

    7. Duşanbe – Tacikistan

    “Pazartesi” anlamına gelen ismi, kadim pazar günlerinden gelir
    Dev bayrak direği ve modern opera binası ile şaşırtıcı bir başkent

    8. Hiva – Özbekistan

    UNESCO mirası “İçan Kala” surlarıyla adeta açık hava müzesi
    Geceleri altın tonlara bürünen kubbeleriyle büyüleyici bir atmosfer

    9. Mary – Türkmenistan

    Antik Merv harabelerinin modern temsilcisi
    Tarih, çöl ve modern Türkmen mimarisi iç içe geçmiş durumda

    - 10. Penjikent – Tacikistan

    İpek Yolu’nun tarihi duraklarından
    Zarafşan Vadisi’nin ortasında yer alan büyüleyici doğa ve antik kalıntılarla dolu

    Orta Asya, hem tarihî medeniyetlerin mirasını hem de geleceğe uzanan modern vizyonu bir arada sunar. Her şehir, Türk dünyasının farklı bir rengini yansıtır

    Mehmet Sıraç Direk
    Uluslararası Ticaret ve Yatırım Uzmanı

    #OrtaAsya #TürkDünyası #GezginRuhu #msd197 #turkney197 #TravelAsia #SilkRoad
    Orta Asya’nın en güzel, tarih ve modernliği harmanlayan 10 etkileyici şehri — her biri kendi kültürü, mimarisi ve ruhuyla eşsiz birer yolculuk durağı 🕌🏙️ 🥇 1. Semerkant – Özbekistan 🇺🇿 🔹 Timur İmparatorluğu’nun başkenti 🔹 Registan Meydanı, Şah-ı Zinde Türbesi ve Bibi Hanım Camii ile göz kamaştırır 🔹 İpek Yolu’nun kalbi, mavinin her tonuyla büyüleyen şehir 🥈 2. Buhara – Özbekistan 🇺🇿 🔹 2.500 yıllık tarihiyle İslam medeniyetinin beşiği 🔹 Kalyan Minaresi ve Ark Kalesi görülmeye değer 🔹 Zaman durmuş gibi — taş sokaklarında tarih fısıldar 🥉 3. Astana (Nur-Sultan) – Kazakistan 🇰🇿 🔹 Modern mimarinin Orta Asya’daki en iddialı örneği 🔹 Bayterek Kulesi, Barış Piramidi ve parlak gökdelenleriyle geleceğin şehri 🏅 4. Taşkent – Özbekistan 🇺🇿 🔹 Orta Asya’nın en kalabalık ve gelişmiş şehri 🔹 Metro istasyonları adeta bir sanat galerisi gibi 🔹 Eski Şehir’de gelenek, Yeni Şehir’de modernlik buluşur 🎖️ 5. Almatı – Kazakistan 🇰🇿 🔹 Tien Shan Dağları’nın eteklerinde kurulu, doğayla iç içe bir metropol 🔹 Medeu buz pisti ve Kok-Tobe Tepesi şehir manzarasının en güzel noktaları 🌸 6. Bişkek – Kırgızistan 🇰🇬 🔹 Genç ve dinamik şehir, Sovyet planlaması ve yeşil bulvarlarıyla ünlü 🔹 Ala-Too Meydanı’nda Kırgız ruhunu hissedebilirsin 🏕️ 7. Duşanbe – Tacikistan 🇹🇯 🔹 “Pazartesi” anlamına gelen ismi, kadim pazar günlerinden gelir 🔹 Dev bayrak direği ve modern opera binası ile şaşırtıcı bir başkent 🕌 8. Hiva – Özbekistan 🇺🇿 🔹 UNESCO mirası “İçan Kala” surlarıyla adeta açık hava müzesi 🔹 Geceleri altın tonlara bürünen kubbeleriyle büyüleyici bir atmosfer 🌄 9. Mary – Türkmenistan 🇹🇲 🔹 Antik Merv harabelerinin modern temsilcisi 🔹 Tarih, çöl ve modern Türkmen mimarisi iç içe geçmiş durumda -🌅 10. Penjikent – Tacikistan 🇹🇯 🔹 İpek Yolu’nun tarihi duraklarından 🔹 Zarafşan Vadisi’nin ortasında yer alan büyüleyici doğa ve antik kalıntılarla dolu 🌍 Orta Asya, hem tarihî medeniyetlerin mirasını hem de geleceğe uzanan modern vizyonu bir arada sunar. Her şehir, Türk dünyasının farklı bir rengini yansıtır 🇹🇷✨ 📍Mehmet Sıraç Direk 🌐 Uluslararası Ticaret ve Yatırım Uzmanı #OrtaAsya #TürkDünyası #GezginRuhu #msd197 #turkney197 #TravelAsia #SilkRoad
    0 Σχόλια 0 Μοιράστηκε
  • Doğmadan Önce Kızlarının Kaderini Yazmış Bir Adam:

    1980 yılında, Richard Williams televizyon izlerken Romanyalı bir tenisçinin bir turnuva kazanarak 40.000 dolarlık bir çek aldığını gördü.
    Bu miktar, onun bir yılda kazandığından çok daha fazlaydı.

    O an… her şeyi değiştirdi.

    Televizyonu kapattı, bir kâğıt ve kalem aldı… ve tam 78 sayfalık bir plan yazdı.
    Hedefi: Henüz doğmamış kızlarının bir gün dünya tenisinde zirveye oturmasıydı.

    Ama ufak bir sorun vardı:
    Richard tenis hakkında hiçbir şey bilmiyordu.
    Amerika’nın en tehlikeli mahallelerinden biri olan Compton, California’da yaşıyordu.
    Ve cebinde tek kuruş yoktu.

    Beş yıl boyunca tenis dergilerini okudu, kasetler izledi, hareketleri öğrendi… tek başına, koçsuz.
    Sonra önce Venus’un, ardından Serena’nın eline birer raket verdi.
    Ve rüya… başlamış oldu.

    Zengin kulüplerden yere atılan eski topları topladı.
    Kızlarıyla harabe durumdaki halka açık kortlarda antrenman yaptı.
    Çoğu zaman, onları korumaya çalışırken çeteler tarafından dövüldü.
    Bir seferinde kortu terk etmediği için burnu, çenesi, parmakları kırıldı… dişleri söküldü.

    “Tarih, dişsiz bu adamı cesaretin simgesi olarak hatırlayacak,” diye yazmıştı bir gün günlüğüne.

    Tenis; beyazların, zenginlerin, dışlayıcıların sporuydu.
    Bu siyah aile… rahatsız ediciydi.
    Bir gün kızları sordu:
    “Baba, neden herkes bize öyle bakıyor?”

    Richard gözünü kırpmadan cevapladı:
    “Çünkü bu kadar güzel insanlara alışık değiller.”

    Yıllar sonra, takvim Wimbledon 2000’i gösterdi.
    Genç, siyah, güçlü bir kadın korta çıktı. Babası tribündeydi.
    Venus Williams, ilk Grand Slam’ini kazandı.
    Ve Richard… gözleri yaşlı dans etti.

    Sonra Serena geldi.
    23 Grand Slam şampiyonluğu.
    Spor tarihine silinmez bir iz.

    Ama madalyalardan çok önce…
    Alaylara, ırkçı hakaretlere, acımasız kıyaslara katlandılar.
    Babaları onlara öğretti: En güçlü cevap, raketle verilir.

    “Bir gün Wimbledon’ı kazanacağız.
    Ve bu bizim için olmayacak.
    Amerika’nın yoksulları ve unutulmuşları için olacak.” — Richard Williams

    Bugün milyonlarca küçük kız — ve oğlan — biliyor ki:
    Evet, bu mümkün.

    Çünkü bir baba, onlar daha hayal bile kuramadan… onlar için hayal kurmaya cesaret etti.
    Doğmadan Önce Kızlarının Kaderini Yazmış Bir Adam: 1980 yılında, Richard Williams televizyon izlerken Romanyalı bir tenisçinin bir turnuva kazanarak 40.000 dolarlık bir çek aldığını gördü. Bu miktar, onun bir yılda kazandığından çok daha fazlaydı. O an… her şeyi değiştirdi. Televizyonu kapattı, bir kâğıt ve kalem aldı… ve tam 78 sayfalık bir plan yazdı. Hedefi: Henüz doğmamış kızlarının bir gün dünya tenisinde zirveye oturmasıydı. Ama ufak bir sorun vardı: Richard tenis hakkında hiçbir şey bilmiyordu. Amerika’nın en tehlikeli mahallelerinden biri olan Compton, California’da yaşıyordu. Ve cebinde tek kuruş yoktu. Beş yıl boyunca tenis dergilerini okudu, kasetler izledi, hareketleri öğrendi… tek başına, koçsuz. Sonra önce Venus’un, ardından Serena’nın eline birer raket verdi. Ve rüya… başlamış oldu. Zengin kulüplerden yere atılan eski topları topladı. Kızlarıyla harabe durumdaki halka açık kortlarda antrenman yaptı. Çoğu zaman, onları korumaya çalışırken çeteler tarafından dövüldü. Bir seferinde kortu terk etmediği için burnu, çenesi, parmakları kırıldı… dişleri söküldü. “Tarih, dişsiz bu adamı cesaretin simgesi olarak hatırlayacak,” diye yazmıştı bir gün günlüğüne. Tenis; beyazların, zenginlerin, dışlayıcıların sporuydu. Bu siyah aile… rahatsız ediciydi. Bir gün kızları sordu: “Baba, neden herkes bize öyle bakıyor?” Richard gözünü kırpmadan cevapladı: “Çünkü bu kadar güzel insanlara alışık değiller.” Yıllar sonra, takvim Wimbledon 2000’i gösterdi. Genç, siyah, güçlü bir kadın korta çıktı. Babası tribündeydi. Venus Williams, ilk Grand Slam’ini kazandı. Ve Richard… gözleri yaşlı dans etti. Sonra Serena geldi. 23 Grand Slam şampiyonluğu. Spor tarihine silinmez bir iz. Ama madalyalardan çok önce… Alaylara, ırkçı hakaretlere, acımasız kıyaslara katlandılar. Babaları onlara öğretti: En güçlü cevap, raketle verilir. “Bir gün Wimbledon’ı kazanacağız. Ve bu bizim için olmayacak. Amerika’nın yoksulları ve unutulmuşları için olacak.” — Richard Williams Bugün milyonlarca küçük kız — ve oğlan — biliyor ki: Evet, bu mümkün. Çünkü bir baba, onlar daha hayal bile kuramadan… onlar için hayal kurmaya cesaret etti.
    0 Σχόλια 0 Μοιράστηκε
  • Geniş kapsama alanıyla Türkiye’nin yanı sıra Asya’da Hindistan, Tayland, Malezya ve Endonezya gibi ülkeleri de kapsayan uydu, 4,5 milyar kişiye yayın ulaştıracak. 20 adet Ku-Bant aktarıcıya sahip olan Türksat 6A, yüksek kaliteli televizyon yayıncılığında ve veri iletiminde Türkiye’nin kapasitesini önemli ölçüde artıracak.
    Geniş kapsama alanıyla Türkiye’nin yanı sıra Asya’da Hindistan, Tayland, Malezya ve Endonezya gibi ülkeleri de kapsayan uydu, 4,5 milyar kişiye yayın ulaştıracak. 20 adet Ku-Bant aktarıcıya sahip olan Türksat 6A, yüksek kaliteli televizyon yayıncılığında ve veri iletiminde Türkiye’nin kapasitesini önemli ölçüde artıracak.
    0 Σχόλια 0 Μοιράστηκε
  • 1969 yılında Los Angeles Greyhound terminalinde bulunan "Tel-A-Chair" istasyonlarında bozuk para ile çalışan televizyon izleyen yolcular.

    Otel odalarında yaygın olarak kullanılan bozuk para ile çalışan televizyonların bir çeşidi olan Tel-A-Chair 1969 yılında Los Angeles Havaalanı'nda üç saatlik bekleme sırasında ilhamla etkilenen Sacramento tamircisi John Rice tarafından icat edildi.
    10 dakikada 10 sente televizyon sandalyeleri iyi işti.
    1969 yılında Los Angeles Greyhound terminalinde bulunan "Tel-A-Chair" istasyonlarında bozuk para ile çalışan televizyon izleyen yolcular. Otel odalarında yaygın olarak kullanılan bozuk para ile çalışan televizyonların bir çeşidi olan Tel-A-Chair 1969 yılında Los Angeles Havaalanı'nda üç saatlik bekleme sırasında ilhamla etkilenen Sacramento tamircisi John Rice tarafından icat edildi. 10 dakikada 10 sente televizyon sandalyeleri iyi işti.
    0 Σχόλια 0 Μοιράστηκε
  • Amerikada yapılan gösteri uçuşundan sonra televizyon spikeri

    Türk yıldızları gösteri pilotumuz Evren AYNA'ya muzipçe gülerek ve tepeden bakarak sorar.

    Uçaklarınızın altındaki kartal figürünü Thunder birds (ABD gösteri filosu) lerden mi aldınız.

    Evren AYNA'nın cevabı aynen şöyledir;

    ''Uçaklarımızın altındaki çift başlı kartal figürü tarihteki büyük Türk imparatorluklarından biri olan Selçuklu'lardan gelmektedir, aynı zamanda
    Hava kuvvetlerimizin de sembolüdür, doğunun ve batının hakimi olmayı betimler ve bizim kültürümüzde 1000 yıllık bir geçmişe sahiptir.

    Biz bu nedenle kullanıyoruz, ama Thunder birds bu figürü nereden aldı, hangi tarihsel geçmişe dayanarak kullanıyor bilmiyorum isterseniz onlara sorun, nereden bulduklarını belki anlatırlar.''
    Amerikada yapılan gösteri uçuşundan sonra televizyon spikeri Türk yıldızları gösteri pilotumuz Evren AYNA'ya muzipçe gülerek ve tepeden bakarak sorar. Uçaklarınızın altındaki kartal figürünü Thunder birds (ABD gösteri filosu) lerden mi aldınız. Evren AYNA'nın cevabı aynen şöyledir; ''Uçaklarımızın altındaki çift başlı kartal figürü tarihteki büyük Türk imparatorluklarından biri olan Selçuklu'lardan gelmektedir, aynı zamanda Hava kuvvetlerimizin de sembolüdür, doğunun ve batının hakimi olmayı betimler ve bizim kültürümüzde 1000 yıllık bir geçmişe sahiptir. Biz bu nedenle kullanıyoruz, ama Thunder birds bu figürü nereden aldı, hangi tarihsel geçmişe dayanarak kullanıyor bilmiyorum isterseniz onlara sorun, nereden bulduklarını belki anlatırlar.''
    0 Σχόλια 0 Μοιράστηκε
  • KERVAN YOLDA DÜZÜLÜR..
    Bir işi yapmaya başlamak için her şeyin mükemmel olmasını bekleriz. Hep birşeyler eksik düşüncesi adım arttırmaz insana. Şunu da yapalım bunu da yapalım, yarın başlarız, bir daha ki aya başlarız derken zaman akıp gider ve bir türlü işe başlayamadığımızı görürüz.
    Eksiklerimizin sınırsız olduğunu hep unuturuz. Eğer bir işe başlamak için şartların tam olgun olmasını beklersek emin olun ki sonsuza kadar bu sürer gider. Ve sonra keşkeler başlar.
    Zaman hızla akıp gidiyor.
    Hayat değişiyor, tüketici davranışları değişiyor, teknoloji gelişiyor, her gün yeni bir şeyler öğreniyoruz. Ve adım atmadan kimse gel buyur demiyor.

    Yükler elbette olacak. Yüksüz kervan olur mu hiç ?
    Ama o kervan durdukça değil yürüdükçe hareket ettikçe değer kazanacak.

    Sen kendine güven, adımını at , gerisini yollar düşünsün..

    Hayat bisiklet sürmek gibidir. Dengeni korumak için ilerlemeye devam etmelisin.
    #girişimcilik #girişimci #başarı #vizyon
    #entrepreneur #entrepreneurship #inovasyon #marka #işhayatı #business #businesslife #startup #founder #director #HarunBaydilli
    #evdam #biletgez
    #kervan #caravan #deve #camel
    KERVAN YOLDA DÜZÜLÜR.. Bir işi yapmaya başlamak için her şeyin mükemmel olmasını bekleriz. Hep birşeyler eksik düşüncesi adım arttırmaz insana. Şunu da yapalım bunu da yapalım, yarın başlarız, bir daha ki aya başlarız derken zaman akıp gider ve bir türlü işe başlayamadığımızı görürüz. Eksiklerimizin sınırsız olduğunu hep unuturuz. Eğer bir işe başlamak için şartların tam olgun olmasını beklersek emin olun ki sonsuza kadar bu sürer gider. Ve sonra keşkeler başlar. Zaman hızla akıp gidiyor. Hayat değişiyor, tüketici davranışları değişiyor, teknoloji gelişiyor, her gün yeni bir şeyler öğreniyoruz. Ve adım atmadan kimse gel buyur demiyor. Yükler elbette olacak. Yüksüz kervan olur mu hiç ? Ama o kervan durdukça değil yürüdükçe hareket ettikçe değer kazanacak. Sen kendine güven, adımını at , gerisini yollar düşünsün.. Hayat bisiklet sürmek gibidir. Dengeni korumak için ilerlemeye devam etmelisin. 🚴🚴‍♀️ #girişimcilik #girişimci #başarı #vizyon #entrepreneur #entrepreneurship #inovasyon #marka #işhayatı #business #businesslife #startup #founder #director #HarunBaydilli #evdam #biletgez #kervan #caravan #deve #camel
    0 Σχόλια 0 Μοιράστηκε
  • Cuma Hutbesi: "Yaza Kur’an’la Merhaba"

    Muhterem Müslümanlar!

    Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem ateşinden koruyun…”[1]

    Okuduğum hadis-i şerifte ise Peygamber Efendimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor: “Hiçbir anne baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha kıymetli bir bağışta bulunmamıştır.”[2]

    Aziz Müminler!

    Yüce Rabbimizin bizlere bahşettiği en güzel nimetlerden ve en değerli emanetlerden biri de çocuklarımızdır. Göz aydınlığı evlatlarımız, ailemizin neşesidir. Milletimizin en kıymetli sermayesidir. İstiklal ve istikbalimizin güvencesidir. Böylesi değerli bir hazineyi her türlü kötülük ve olumsuzluktan koruyup gözetmek, başta anne babalar olmak üzere hepimizin ortak görevidir. Çocuklarımızın bedenlerinin sağlıklı olması için gösterdiğimiz özen ve çabayı, ruhlarının da sağlıklı olması için göstermeliyiz. Dünyada okul başarıları ve kariyerleri için gösterdiğimiz hassasiyeti, ahirette ebedi huzur ve mutluluğa ulaşmaları için de göstermeliyiz.

    Kıymetli Müslümanlar!

    Her şeyin büyük bir hızla değişip dönüştüğü bir çağda yaşıyoruz. Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımız; maalesef gerçek ve sanal âlemdeki zararlı alışkanlıkların, batıl ideolojilerin ve sapkın akımların tehdidi altındadır. Böylesi bir zamanda göz nuru yavrularımızın iyi bir insan, güzel bir Müslüman; kendisine, milletine ve insanlığa faydalı bir kişi olarak yetişmelerini sağlamak en önemli hedefimiz olmalıdır. Nesillerimizi İslam’ın inanç esaslarıyla, temel dini bilgilerle, ibadetlerle ve ahlaki değerlerle buluşturmak ise en büyük gayemiz olmalıdır.

    Değerli Müminler!

    Çocuklarımız bu seneki eğitim ve öğretimlerini tamamlayarak bir yaz tatiline daha girdiler. Yavrularımızın geleceğini inşa etmek için gayret gösteren öğretmenlerimizden ve emeği geçen herkesten Cenâb-ı Hak razı olsun. Tatilleri; televizyon, telefon, tablet ve bilgisayar karşısında vakit geçirmekten ibaret görmeyelim. Evlatlarımızın ruh ve beden gelişimlerine katkı sağlayacak olan yaz Kur’an kurslarımızı bir fırsat olarak görelim.

    1 Temmuz Pazartesi günü başlayacak olan yaz Kur’an kurslarında çocuklarımız; camilerimizin ve Kur’an kurslarımızın manevi atmosferlerini soluyacaklar. Hayat rehberimiz Kur’an-ı Kerim ile buluşacak, rahmet elçisi Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s)’in örnek hayatıyla tanışacaklar. Abdest, namaz, oruç, zekât ve hac gibi ibadetleri daha iyi öğrenecekler. Sevgi ve saygı, kardeşlik ve muhabbet, şefkat ve merhamet gibi erdemleri daha iyi kavrayacaklar. Yardımlaşma, dayanışma ve paylaşma gibi değerleri daha fazla kuşanacaklar. İyiyle kötüyü, doğruyla yanlışı, helalle haramı, günahla sevabı birbirinden daha iyi ayıracaklar. Neşeli ve eğlenceli bir atmosferde doğru yöntemlerle, ehil ve liyakatli hocalarımız marifetiyle sahih dini bilgiyi elde edecekler.

    Aziz Müslümanlar!

    “Yaza Kur’an’la Merhaba” çağrısıyla çocuklarımızı; camilerimize, gündüzlü ve yatılı Kur’an kurslarımıza davet ediyorum. 10 Haziran’da başlayan yaz Kur’an kursu kayıtlarımız devam etmektedir. Bu vesileyle çocuklarımızın manevi imarını gerçekleştiren fedakâr ve cefakâr hocalarımızdan, anne babalarımızdan ve onlara bu güzel imkânların sunulmasında emeği geçen herkesten Allah razı olsun.

    Hutbemi, Kur’an-ı Kerim’de bizlere öğretilen şu dua ile bitiriyorum:

    رَبَّـنَا هَبْ لَنَا مِنْ اَزْوَاجِنَا وَذُرِّيَّاتِنَا قُرَّةَ اَعْيُنٍ وَاجْعَلْنَا لِلْمُتَّق۪ينَ اِمَاماً

    “Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah’a karşı gelmekten sakınanlara önder eyle.”[3]

    [1] Tahrîm, 66/6
    [2] Tirmizî, Birr, 33.
    [3] Furkân, 25/74.
    Cuma Hutbesi: "Yaza Kur’an’la Merhaba" Muhterem Müslümanlar! Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem ateşinden koruyun…”[1] Okuduğum hadis-i şerifte ise Peygamber Efendimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor: “Hiçbir anne baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha kıymetli bir bağışta bulunmamıştır.”[2] Aziz Müminler! Yüce Rabbimizin bizlere bahşettiği en güzel nimetlerden ve en değerli emanetlerden biri de çocuklarımızdır. Göz aydınlığı evlatlarımız, ailemizin neşesidir. Milletimizin en kıymetli sermayesidir. İstiklal ve istikbalimizin güvencesidir. Böylesi değerli bir hazineyi her türlü kötülük ve olumsuzluktan koruyup gözetmek, başta anne babalar olmak üzere hepimizin ortak görevidir. Çocuklarımızın bedenlerinin sağlıklı olması için gösterdiğimiz özen ve çabayı, ruhlarının da sağlıklı olması için göstermeliyiz. Dünyada okul başarıları ve kariyerleri için gösterdiğimiz hassasiyeti, ahirette ebedi huzur ve mutluluğa ulaşmaları için de göstermeliyiz. Kıymetli Müslümanlar! Her şeyin büyük bir hızla değişip dönüştüğü bir çağda yaşıyoruz. Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımız; maalesef gerçek ve sanal âlemdeki zararlı alışkanlıkların, batıl ideolojilerin ve sapkın akımların tehdidi altındadır. Böylesi bir zamanda göz nuru yavrularımızın iyi bir insan, güzel bir Müslüman; kendisine, milletine ve insanlığa faydalı bir kişi olarak yetişmelerini sağlamak en önemli hedefimiz olmalıdır. Nesillerimizi İslam’ın inanç esaslarıyla, temel dini bilgilerle, ibadetlerle ve ahlaki değerlerle buluşturmak ise en büyük gayemiz olmalıdır. Değerli Müminler! Çocuklarımız bu seneki eğitim ve öğretimlerini tamamlayarak bir yaz tatiline daha girdiler. Yavrularımızın geleceğini inşa etmek için gayret gösteren öğretmenlerimizden ve emeği geçen herkesten Cenâb-ı Hak razı olsun. Tatilleri; televizyon, telefon, tablet ve bilgisayar karşısında vakit geçirmekten ibaret görmeyelim. Evlatlarımızın ruh ve beden gelişimlerine katkı sağlayacak olan yaz Kur’an kurslarımızı bir fırsat olarak görelim. 1 Temmuz Pazartesi günü başlayacak olan yaz Kur’an kurslarında çocuklarımız; camilerimizin ve Kur’an kurslarımızın manevi atmosferlerini soluyacaklar. Hayat rehberimiz Kur’an-ı Kerim ile buluşacak, rahmet elçisi Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s)’in örnek hayatıyla tanışacaklar. Abdest, namaz, oruç, zekât ve hac gibi ibadetleri daha iyi öğrenecekler. Sevgi ve saygı, kardeşlik ve muhabbet, şefkat ve merhamet gibi erdemleri daha iyi kavrayacaklar. Yardımlaşma, dayanışma ve paylaşma gibi değerleri daha fazla kuşanacaklar. İyiyle kötüyü, doğruyla yanlışı, helalle haramı, günahla sevabı birbirinden daha iyi ayıracaklar. Neşeli ve eğlenceli bir atmosferde doğru yöntemlerle, ehil ve liyakatli hocalarımız marifetiyle sahih dini bilgiyi elde edecekler. Aziz Müslümanlar! “Yaza Kur’an’la Merhaba” çağrısıyla çocuklarımızı; camilerimize, gündüzlü ve yatılı Kur’an kurslarımıza davet ediyorum. 10 Haziran’da başlayan yaz Kur’an kursu kayıtlarımız devam etmektedir. Bu vesileyle çocuklarımızın manevi imarını gerçekleştiren fedakâr ve cefakâr hocalarımızdan, anne babalarımızdan ve onlara bu güzel imkânların sunulmasında emeği geçen herkesten Allah razı olsun. Hutbemi, Kur’an-ı Kerim’de bizlere öğretilen şu dua ile bitiriyorum: رَبَّـنَا هَبْ لَنَا مِنْ اَزْوَاجِنَا وَذُرِّيَّاتِنَا قُرَّةَ اَعْيُنٍ وَاجْعَلْنَا لِلْمُتَّق۪ينَ اِمَاماً “Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah’a karşı gelmekten sakınanlara önder eyle.”[3] [1] Tahrîm, 66/6 [2] Tirmizî, Birr, 33. [3] Furkân, 25/74.
    0 Σχόλια 0 Μοιράστηκε
  • Maziden Atiye...

    Nuri Demirağ Tayyare Atölyesi ilk Türk avcı uçağı Nu.D.40 (1938)

    TUSAŞ Türkiye’nin ilk 5. Nesil savaş uçağı KAAN

    Temel KOTİL:
    “Nuri Demirağ, Türkiye’nin havacılık serüveninde mihenk taşı oldu. Dönemin şartları içinde tüm gücünü ve servetini milli uçaklarımızla bayrağımızı dalgalandırmak için vakfetti. Vizyonu ile nice mühendislerin yetişmesine öncülük etti.
    Eğer NUD.40 gerçekleşseydi şimdi başka bir seviyede olurduk.”
    🇹🇷Maziden Atiye... 🔹Nuri Demirağ Tayyare Atölyesi ilk Türk avcı uçağı Nu.D.40 (1938) 🔹TUSAŞ Türkiye’nin ilk 5. Nesil savaş uçağı KAAN Temel KOTİL: “Nuri Demirağ, Türkiye’nin havacılık serüveninde mihenk taşı oldu. Dönemin şartları içinde tüm gücünü ve servetini milli uçaklarımızla bayrağımızı dalgalandırmak için vakfetti. Vizyonu ile nice mühendislerin yetişmesine öncülük etti. Eğer NUD.40 gerçekleşseydi şimdi başka bir seviyede olurduk.”
    0 Σχόλια 0 Μοιράστηκε
  • Maziden Atiye...

    Nuri Demirağ Tayyare Atölyesi ilk Türk avcı uçağı Nu.D.40 (1938)

    TUSAŞ Türkiye’nin ilk 5. Nesil savaş uçağı KAAN

    Temel KOTİL:
    “Nuri Demirağ, Türkiye’nin havacılık serüveninde mihenk taşı oldu. Dönemin şartları içinde tüm gücünü ve servetini milli uçaklarımızla bayrağımızı dalgalandırmak için vakfetti. Vizyonu ile nice mühendislerin yetişmesine öncülük etti.

    Eğer NUD.40 gerçekleşseydi şimdi başka bir seviyede olurduk.”(HAVACILIK VE MİLLİ SAVUNMA ÜRÜNLERİ)
    🇹🇷Maziden Atiye... 🔹Nuri Demirağ Tayyare Atölyesi ilk Türk avcı uçağı Nu.D.40 (1938) 🔹TUSAŞ Türkiye’nin ilk 5. Nesil savaş uçağı KAAN Temel KOTİL: “Nuri Demirağ, Türkiye’nin havacılık serüveninde mihenk taşı oldu. Dönemin şartları içinde tüm gücünü ve servetini milli uçaklarımızla bayrağımızı dalgalandırmak için vakfetti. Vizyonu ile nice mühendislerin yetişmesine öncülük etti. Eğer NUD.40 gerçekleşseydi şimdi başka bir seviyede olurduk.”(HAVACILIK VE MİLLİ SAVUNMA ÜRÜNLERİ)
    0 Σχόλια 0 Μοιράστηκε
  • Amerikadaki gösteri uçuşu yarışlarından sonra televizyon spikeri #TürkYıldızları gösteri pilotumuz Evren Ayna'ya muzipçe gülüp tepeden bakarak sorar. Uçaklarınızdaki kartal figürünü Thunder Birds'lerden mi (ABD Gösteri Filosundan mı) aldınız?
    #EvrenAyna soruyu şöyle
    cevaplar:
    Çift başlı kartal figürü tarihteki büyük Türk imparatorluklarından biri olan Selçuklulardan gelmektedir, aynı zamanda Hava Kuvvetlerimizin de sembolüdür, doğunun ve batının hakimi olmayı betimler ve bizim kültürümüzde, bu figür bin yıllık bir geçmişe sahiptir. Biz bu sebeple kartal figürünü kullanıyoruz. Ama #ThunderBirds bu figürü nereden aldı, hangi tarihsel geçmişe dayanarak kullanıyor bilmiyorum, isterseniz sizinkilere sorun nereden bulduklarını
    belki anlatırlar..''

    Amerikadaki gösteri uçuşu yarışlarından sonra televizyon spikeri #TürkYıldızları gösteri pilotumuz Evren Ayna'ya muzipçe gülüp tepeden bakarak sorar. Uçaklarınızdaki kartal figürünü Thunder Birds'lerden mi (ABD Gösteri Filosundan mı) aldınız? #EvrenAyna soruyu şöyle cevaplar: Çift başlı kartal figürü tarihteki büyük Türk imparatorluklarından biri olan Selçuklulardan gelmektedir, aynı zamanda Hava Kuvvetlerimizin de sembolüdür, doğunun ve batının hakimi olmayı betimler ve bizim kültürümüzde, bu figür bin yıllık bir geçmişe sahiptir. Biz bu sebeple kartal figürünü kullanıyoruz. Ama #ThunderBirds bu figürü nereden aldı, hangi tarihsel geçmişe dayanarak kullanıyor bilmiyorum, isterseniz sizinkilere sorun nereden bulduklarını belki anlatırlar..'' 👏👏 🇹🇷🇹🇷🇹🇷
    0 Σχόλια 0 Μοιράστηκε
Αναζήτηση αποτελεσμάτων