• HARRAN: WHERE HISTORY LIVES BENEATH THE DOMES!

    Harran, Şanlıurfa, Türkiye… A timeless land of history and culture.

    With thousands of years of history, distinctive architecture, and a rich cultural heritage, Harran is one of the most remarkable historical settlements in Anatolia. Its iconic domed beehive houses are not only architectural wonders but also precious reminders of the region’s deep-rooted history and traditions.

    Where Earth, Stone, and History Come Together!

    With their distinctive cone-shaped domes, Harran’s traditional houses stand out as remarkable examples of vernacular architecture. Built using traditional materials such as brick and mudbrick, these unique structures were designed to adapt to the region’s climate. Their architectural features help keep interiors cooler during the hot summer months, reflecting the ingenuity of generations who learned to live in harmony with nature.

    Every Dome Tells a Story, Every Wall Preserves a Memory…

    Harran’s historic houses are much more than places to live. They represent the region’s traditional lifestyle, cultural identity, and architectural heritage, carrying the traces of the past into the present. With their timeless character, these extraordinary structures connect generations and offer visitors a glimpse into another era.

    An Unforgettable Destination for History and Culture Lovers!

    With its historic streets, earthy textures, and distinctive domes rising toward the sky, Harran offers a truly unique atmosphere for photographers, travelers, and cultural explorers. Every corner reveals a different perspective, showcasing the remarkable cultural richness of Şanlıurfa.

    Harran’s beehive houses are a legacy of the past, a treasure of the present, and a heritage worth preserving for future generations.

    Discovering our history, protecting our cultural heritage, and passing it on to future generations is a shared responsibility. Because some structures are far more than bricks and earth; they are the memory of a civilization, the identity of a region, and a living story connecting the past to the future.

    Harran | Şanlıurfa, Türkiye
    Following the footsteps of history, discovering the heart of culture.

    #Şanlıurfa #Harran #HarranHouses #BeehiveHouses #HistoricHeritage #CulturalHeritage #AnatolianArchitecture #DiscoverTürkiye #HistoryAndCulture #TravelTürkiye #ExploreTheWorld #HiddenGems
    🏛️ HARRAN: WHERE HISTORY LIVES BENEATH THE DOMES! 🌍✨ 📍 Harran, Şanlıurfa, Türkiye… A timeless land of history and culture. With thousands of years of history, distinctive architecture, and a rich cultural heritage, Harran is one of the most remarkable historical settlements in Anatolia. Its iconic domed beehive houses are not only architectural wonders but also precious reminders of the region’s deep-rooted history and traditions. 🏺🏡 🧱 Where Earth, Stone, and History Come Together! With their distinctive cone-shaped domes, Harran’s traditional houses stand out as remarkable examples of vernacular architecture. Built using traditional materials such as brick and mudbrick, these unique structures were designed to adapt to the region’s climate. Their architectural features help keep interiors cooler during the hot summer months, reflecting the ingenuity of generations who learned to live in harmony with nature. 🌿 Every Dome Tells a Story, Every Wall Preserves a Memory… Harran’s historic houses are much more than places to live. They represent the region’s traditional lifestyle, cultural identity, and architectural heritage, carrying the traces of the past into the present. With their timeless character, these extraordinary structures connect generations and offer visitors a glimpse into another era. 📸 An Unforgettable Destination for History and Culture Lovers! With its historic streets, earthy textures, and distinctive domes rising toward the sky, Harran offers a truly unique atmosphere for photographers, travelers, and cultural explorers. Every corner reveals a different perspective, showcasing the remarkable cultural richness of Şanlıurfa. ✨ Harran’s beehive houses are a legacy of the past, a treasure of the present, and a heritage worth preserving for future generations. Discovering our history, protecting our cultural heritage, and passing it on to future generations is a shared responsibility. Because some structures are far more than bricks and earth; they are the memory of a civilization, the identity of a region, and a living story connecting the past to the future. ❤️🌍 📍 Harran | Şanlıurfa, Türkiye 🏛️ Following the footsteps of history, discovering the heart of culture. #Şanlıurfa #Harran #HarranHouses #BeehiveHouses #HistoricHeritage #CulturalHeritage #AnatolianArchitecture #DiscoverTürkiye #HistoryAndCulture #TravelTürkiye #ExploreTheWorld #HiddenGems
    0 Comments 0 Shares
  • DÜNYAYA ÖRNEK BİR İYİLİK! TÜRKİYE'DE ARACI BOZULAN ALMAN GEZGİNİ TÜRK AİLE 11 GÜN MİSAFİR ETTİ!

    Almanya'dan Türkiye'yi gezmeye gelen Tanja isimli genç kadının aracı Sivas'ta bozuldu.

    Hiç tanımadığı Türk bir aile, zor durumda kalan genç kadına evinin kapılarını açtı.

    TAM 11 GÜN BOYUNCA MİSAFİR ETTİLER!

    Sivas'ın Divriği ilçesinde yaşayan Güngör Durgun ve ailesi, Alman gezgini tam 11 gün boyunca kendi evlatları gibi ağırladı.

    VEDA EDERKEN GÖZYAŞLARINI TUTAMADI!

    Ayrılık zamanı geldiğinde genç kadın, kendisine gösterilen misafirperverlik karşısında duygusal anlar yaşadı.

    “BU NASIL BİR İYİLİK, BU NASIL BİR ÜLKE?”

    Yaşadığı mutluluğu bu sözlerle dile getiren Tanja, kendisine kapılarını açan Türk aileye teşekkür etti.

    Anadolu insanının misafirperverliğini gösteren bu güzel hikâye yürekleri ısıttı.

    Güngör Durgun ve ailesinin güzel yüreğine sağlık!

    #Sivas #Divriği #TürkMisafirperverliği #AlmanGezgin #Kapıkule
    ❤️🇹🇷🇩🇪 DÜNYAYA ÖRNEK BİR İYİLİK! TÜRKİYE'DE ARACI BOZULAN ALMAN GEZGİNİ TÜRK AİLE 11 GÜN MİSAFİR ETTİ! 🚐 Almanya'dan Türkiye'yi gezmeye gelen Tanja isimli genç kadının aracı Sivas'ta bozuldu. Hiç tanımadığı Türk bir aile, zor durumda kalan genç kadına evinin kapılarını açtı. 🏡 TAM 11 GÜN BOYUNCA MİSAFİR ETTİLER! 🇹🇷 Sivas'ın Divriği ilçesinde yaşayan Güngör Durgun ve ailesi, Alman gezgini tam 11 gün boyunca kendi evlatları gibi ağırladı. VEDA EDERKEN GÖZYAŞLARINI TUTAMADI! 💔 Ayrılık zamanı geldiğinde genç kadın, kendisine gösterilen misafirperverlik karşısında duygusal anlar yaşadı. “BU NASIL BİR İYİLİK, BU NASIL BİR ÜLKE?” 👏 Yaşadığı mutluluğu bu sözlerle dile getiren Tanja, kendisine kapılarını açan Türk aileye teşekkür etti. 🇹🇷 Anadolu insanının misafirperverliğini gösteren bu güzel hikâye yürekleri ısıttı. Güngör Durgun ve ailesinin güzel yüreğine sağlık! #Sivas #Divriği #TürkMisafirperverliği #AlmanGezgin #Kapıkule
    0 Comments 0 Shares
  • Fransa, Almanya, İtalya ve İngiltere'deki muhatapların da katılımıyla Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan'dan oluşan R4 Grubu'nun dışişleri bakanları toplantısının ardından ortak basın açıklaması yayımlandı

    Toplantıda ele alınan konu başlıkları

    ABD/İsrail-İran çatışması
    İsrail-Filistin meselesi ve müzakere edilmiş iki devletli çözüm ihtiyacı
    Husi milislerinin Suudi Arabistan ve Yemen'e yönelik menfur saldırıları
    Seyrüsefer güvenliği ve serbestisi
    Babülmendep ve Hürmüz boğazları ile Karadeniz’de tırmanan gerilim
    Diğer bölgesel ve uluslararası öneme sahip konular

    Ortak basın açıklamasından detaylar

    Bakanlar, bölgede ve ötesinde barış ile istikrarı teşvik etmeyi ve bu konuların güvenlik, ekonomi ve ticaret üzerindeki etkilerini ele almayı amaçlayan diplomatik çabalara katkıda bulunmaya devam etme kararlılıklarını vurguladı

    Bölgesel çatışmaların diyalog, diplomasi ve gerilimin azaltılması yoluyla ele alınmasının acil bir ihtiyaç olduğu hususunda mutabık kaldıkları bildirildi

    İlgili Birleşmiş Milletler kararları doğrultusunda süregelen tüm çatışmalara müzakereler yoluyla kalıcı çözümler bulunmasının gerekliliği vurgulandı

    Çatışmaları önlemek ve bölgede barış ile istikrarı geliştirmek amacıyla bu formatta diyaloğu sürdürme konusunda mutabakata vardıkları kaydedildi

    https://v.aa.com.tr/4099355
    Fransa, Almanya, İtalya ve İngiltere'deki muhatapların da katılımıyla Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan'dan oluşan R4 Grubu'nun dışişleri bakanları toplantısının ardından ortak basın açıklaması yayımlandı Toplantıda ele alınan konu başlıkları ⤵️ 1️⃣ ABD/İsrail-İran çatışması 2️⃣ İsrail-Filistin meselesi ve müzakere edilmiş iki devletli çözüm ihtiyacı 3️⃣ Husi milislerinin Suudi Arabistan ve Yemen'e yönelik menfur saldırıları 4️⃣ Seyrüsefer güvenliği ve serbestisi 5️⃣ Babülmendep ve Hürmüz boğazları ile Karadeniz’de tırmanan gerilim 6️⃣ Diğer bölgesel ve uluslararası öneme sahip konular Ortak basın açıklamasından detaylar ⤵️ 📌 Bakanlar, bölgede ve ötesinde barış ile istikrarı teşvik etmeyi ve bu konuların güvenlik, ekonomi ve ticaret üzerindeki etkilerini ele almayı amaçlayan diplomatik çabalara katkıda bulunmaya devam etme kararlılıklarını vurguladı 📌 Bölgesel çatışmaların diyalog, diplomasi ve gerilimin azaltılması yoluyla ele alınmasının acil bir ihtiyaç olduğu hususunda mutabık kaldıkları bildirildi ➡️ İlgili Birleşmiş Milletler kararları doğrultusunda süregelen tüm çatışmalara müzakereler yoluyla kalıcı çözümler bulunmasının gerekliliği vurgulandı ➡️ Çatışmaları önlemek ve bölgede barış ile istikrarı geliştirmek amacıyla bu formatta diyaloğu sürdürme konusunda mutabakata vardıkları kaydedildi https://v.aa.com.tr/4099355
    0 Comments 0 Shares
  • Etrafına bir bak; fark etmediğin ne çok rızıkla kuşatılmışsın...

    Rabbim bizlere, verdiği tüm görünür ve görünmez rızıkların kıymetini bilmeyi ve şükredenlerden olmayı nasip eylesin.
    Etrafına bir bak; fark etmediğin ne çok rızıkla kuşatılmışsın... Rabbim bizlere, verdiği tüm görünür ve görünmez rızıkların kıymetini bilmeyi ve şükredenlerden olmayı nasip eylesin. 🤲
    1
    0 Comments 0 Shares
  • ISTANBUL TURKEY
    WHERE TWO CONTINENTS MEET

    Few cities connect worlds quite like Istanbul. The Bosphorus divides the city between Europe and Asia, creating one of the most remarkable urban landscapes on Earth.

    From Hagia Sophia and the Blue Mosque to Topkapı Palace, Galata Tower and the centuries-old Grand Bazaar, Istanbul blends Roman, Byzantine and Ottoman heritage with a vibrant modern metropolis.
    One city. Two continents. Thousands of years of history
    ISTANBUL TURKEY 🇹🇷 WHERE TWO CONTINENTS MEET 🌍 Few cities connect worlds quite like Istanbul. The Bosphorus divides the city between Europe and Asia, creating one of the most remarkable urban landscapes on Earth. 🌊⛴️ From Hagia Sophia and the Blue Mosque to Topkapı Palace, Galata Tower and the centuries-old Grand Bazaar, Istanbul blends Roman, Byzantine and Ottoman heritage with a vibrant modern metropolis. 🕌✨ One city. Two continents. Thousands of years of history❤️
    0 Comments 0 Shares
  • DÜNYANIN EN KALABALIK 25 ŞEHRİ!

    Dünyanın en büyük şehirlerinde milyonlarca insan aynı anda yaşıyor. Peki 2025 verilerine göre dünyanın en kalabalık şehirleri hangileri?

    Birleşmiş Milletler’in World Urbanization Prospects 2025 verilerine göre listenin zirvesinde Endonezya’nın başkenti Cakarta bulunuyor.

    Cakarta — 41,9 milyon
    Dakka — 36,6 milyon
    Tokyo — 33,4 milyon
    Yeni Delhi — 30,2 milyon
    Şanghay — 29,6 milyon
    Guangzhou — 27,6 milyon
    Kahire — 25,6 milyon
    Manila — 24,7 milyon
    Kalküta — 22,6 milyon
    Seul — 22,5 milyon

    Listenin devamında ise;

    Karaçi — 21,4 milyon
    Mumbai — 20,2 milyon
    São Paulo — 18,9 milyon
    Bangkok — 18,2 milyon
    Meksiko — 17,7 milyon
    Pekin — 17,0 milyon
    Lahor — 15,2 milyon
    İstanbul — 15,0 milyon
    Moskova — 14,5 milyon
    Ho Chi Minh Kenti — 14,1 milyon
    Buenos Aires — 14,0 milyon
    New York — 13,9 milyon
    Shenzhen — 13,9 milyon
    Bengaluru — 13,2 milyon
    Osaka — 13,0 milyon

    DİKKAT ÇEKEN BİR DETAY!

    İlk 10 şehrin 9’u Asya’da bulunuyor. İlk 25’te de Asya şehirleri açık ara çoğunlukta. BM’ye göre 2025 yılında dünya genelinde 10 milyon veya daha fazla nüfusa sahip 33 megakent bulunuyor ve bunların 19’u Asya’da.

    Cakarta ise yaklaşık 41,9 milyonluk nüfusuyla dünyanın en kalabalık şehri konumunda.

    Ama gelecek yıllarda sıralama değişebilir.

    BM projeksiyonlarına göre 2050’de Dakka’nın yaklaşık 52,1 milyon nüfusa ulaşarak Cakarta’yı (51,8 milyon) geçmesi bekleniyor. Aynı dönemde Şanghay’ın da yaklaşık 34,9 milyon nüfusla üçüncü sıraya yükselmesi öngörülüyor.

    Dünyanın nüfusu giderek daha fazla şehirlerde yoğunlaşıyor. BM’ye göre 2025 yılında dünya nüfusunun yaklaşık %45’i şehirlerde yaşıyor ve 2050’ye kadar küresel nüfus artışının yaklaşık üçte ikisinin şehirlerde gerçekleşmesi bekleniyor.

    Not: Bu rakamlar belediye sınırları içindeki nüfusu değil, BM’nin 2025’te kullandığı karşılaştırılabilir “şehir” tanımına göre hesaplanan nüfus tahminlerini ifade ediyor. Bu nedenle bazı şehirlerin yerel kaynaklarda verilen nüfuslarıyla farklılık gösterebilir.

    Kaynaklar:

    • Birleşmiş Milletler (UN DESA) — World Urbanization Prospects 2025: Summary of Results
    • Birleşmiş Milletler — The World’s Cities in 2025: Data Booklet
    • Birleşmiş Milletler — World Urbanization Prospects 2025
    🌍🏙️ DÜNYANIN EN KALABALIK 25 ŞEHRİ! Dünyanın en büyük şehirlerinde milyonlarca insan aynı anda yaşıyor. Peki 2025 verilerine göre dünyanın en kalabalık şehirleri hangileri? 👀 Birleşmiş Milletler’in World Urbanization Prospects 2025 verilerine göre listenin zirvesinde Endonezya’nın başkenti Cakarta bulunuyor. 🥇 🇮🇩 Cakarta — 41,9 milyon 🥈 🇧🇩 Dakka — 36,6 milyon 🥉 🇯🇵 Tokyo — 33,4 milyon 4️⃣ 🇮🇳 Yeni Delhi — 30,2 milyon 5️⃣ 🇨🇳 Şanghay — 29,6 milyon 6️⃣ 🇨🇳 Guangzhou — 27,6 milyon 7️⃣ 🇪🇬 Kahire — 25,6 milyon 8️⃣ 🇵🇭 Manila — 24,7 milyon 9️⃣ 🇮🇳 Kalküta — 22,6 milyon 🔟 🇰🇷 Seul — 22,5 milyon Listenin devamında ise; 🇵🇰 Karaçi — 21,4 milyon 🇮🇳 Mumbai — 20,2 milyon 🇧🇷 São Paulo — 18,9 milyon 🇹🇭 Bangkok — 18,2 milyon 🇲🇽 Meksiko — 17,7 milyon 🇨🇳 Pekin — 17,0 milyon 🇵🇰 Lahor — 15,2 milyon 🇹🇷 İstanbul — 15,0 milyon 🇷🇺 Moskova — 14,5 milyon 🇻🇳 Ho Chi Minh Kenti — 14,1 milyon 🇦🇷 Buenos Aires — 14,0 milyon 🇺🇸 New York — 13,9 milyon 🇨🇳 Shenzhen — 13,9 milyon 🇮🇳 Bengaluru — 13,2 milyon 🇯🇵 Osaka — 13,0 milyon 🌏 DİKKAT ÇEKEN BİR DETAY! İlk 10 şehrin 9’u Asya’da bulunuyor. İlk 25’te de Asya şehirleri açık ara çoğunlukta. BM’ye göre 2025 yılında dünya genelinde 10 milyon veya daha fazla nüfusa sahip 33 megakent bulunuyor ve bunların 19’u Asya’da. 🇮🇩 Cakarta ise yaklaşık 41,9 milyonluk nüfusuyla dünyanın en kalabalık şehri konumunda. Ama gelecek yıllarda sıralama değişebilir. 🔮 BM projeksiyonlarına göre 2050’de Dakka’nın yaklaşık 52,1 milyon nüfusa ulaşarak Cakarta’yı (51,8 milyon) geçmesi bekleniyor. Aynı dönemde Şanghay’ın da yaklaşık 34,9 milyon nüfusla üçüncü sıraya yükselmesi öngörülüyor. 🏙️ Dünyanın nüfusu giderek daha fazla şehirlerde yoğunlaşıyor. BM’ye göre 2025 yılında dünya nüfusunun yaklaşık %45’i şehirlerde yaşıyor ve 2050’ye kadar küresel nüfus artışının yaklaşık üçte ikisinin şehirlerde gerçekleşmesi bekleniyor. 📌 Not: Bu rakamlar belediye sınırları içindeki nüfusu değil, BM’nin 2025’te kullandığı karşılaştırılabilir “şehir” tanımına göre hesaplanan nüfus tahminlerini ifade ediyor. Bu nedenle bazı şehirlerin yerel kaynaklarda verilen nüfuslarıyla farklılık gösterebilir. 📚 Kaynaklar: • Birleşmiş Milletler (UN DESA) — World Urbanization Prospects 2025: Summary of Results • Birleşmiş Milletler — The World’s Cities in 2025: Data Booklet • Birleşmiş Milletler — World Urbanization Prospects 2025
    0 Comments 0 Shares
  • Faydalı bir bilgi daha gelsin !

    KÖY YORGANI VE PSKOLOJİ
    Köy yorganlarını bilirsiniz. Parlak renkli, işlemeli ve ağırdır. Sizi sarmalar. Uyurken üzerinizden düşmesi de pek kolay değildir. Yapılan araştırmalarda bu tarz ağır yorganların psikolojimize olumlu etki ettiği tespit edildi.
    Son zamanlarda uluslararası deneylerde yapılan gözlemler ağır yorgan altında yatmanın stres bozuklukları, anksiyete, uykusuzluk sorunları ve daha birçok psikolojik hastalığa gerçekten de yarar sağladığını bilimsel olarak kanıtlanmış durumda.
    Konu üzerinde araştırma yapan bilim insanlarına göre, özellikle uyku öncesi vücut üzerinde hissedilen ve rahatsız edici olmayan bir kuvvet insanı oldukça hızlı bir şekilde sakinleştiriyor.
    Bu etkinin çalışma prensibinin sarılma ile benzer olduğunu dile getiren araştırmacılar, anne kucağındayken sıkıca sarılan bebeklerin ağlamayı kesmenin altında yatan bilimsel nedeninin bu etki olduğunu söylüyorlar.
    Işte bu noktada özellikle bebekken ağır bir yorganın altında yatarken huzurlu hissetmenizin nedeni ortaya çıkıyor. Yorganın üzerinizde yaptığı kuvvet ve sarılma hissi, anne kucağındaki güveni hatırlattığı için beyinde oksitosin salımını çoğaltarak size kendinizi huzurlu ve güvenli hissettiriyor.
    Birbirinden bağımsız olarak yapılan araştırmalara göre vücut ağırlığının yüzde onu kadar ağırlıktaki bir yorganla yatmak gerçek manada parasempatik sinir sistemini harekete geçirerek güvenlik ve sakinlik hissi yaratarak stres, korku, sinir gibi duyguları azaltıyor.
    Yani ortalama 60 kilo ağırlığında bir kişinin 6 kiloluk bir yorganla yatması depresyonu azaltıp sinir sistemine fayda sağlayacak etkiler ortaya çıkartabiliyor.
    Eskiden yün çırpar yorgan dikerdi annelerimiz...
    Dişi koyun yününde olan maddî ve mânevî hassalar diğer yünlerde yoktur. Koyunların üzerine güneş doğmaz.
    Koyun yünü sinyal ve radyasyon emicidir. Evimizde yoğun kullandığımız, cep telefonu, modem, kumanda gibi elektronik cihazların yaydığı radyasyonu emerek vücudumuza zarar vermesine mani olur yün. Bunun için bilhassa yorgan, yastık ve döşeğimizin koyun yününden olmasına itina göstermeliyiz.
    Koyun yünü dinlendiricidir ve rahat uyku sağlar. Çünkü koyun yünü, vücutta biriken statik negatif enerjiyi alır. Böylece bedenimizde oluşan yorgunluk ve rehavet üzerimizden kalkmış olur.
    Koyun yünü ısıyı dengeleyicidir.
    Soğuğu geçirmez. Koyun yününden yapılan ürünler yazın serin, kışın sıcak tutma hususiyetine sahiptir. Yün yanmaz. Ateşe, aleve karşı dirençli ve dayanıklıdır. Alerjik değildir ve alerjik ortamların oluşmasına fırsat vermez. Yün terletmez, teri emer, ter yapmaz.
    Ağrıları alır. Bir çok romatizma ağrılarına iyi gelir.
    Yün elektiriği ref eder. Yünden elektrik cereyanı geçmez, yalıtkandır. Çobanlar kepenek içinde yağmurdan, doludan, kardan, her türlü soğuktan müteessir olmadıkları gibi kepenek içinde iken yıldırım isabet etmez.
    NETİCE
    Yün yatakta yatamıyor, yün yorganla örtünemiyorsanız en azından; yün çorap, fânile, gömlek giymeli, yün eldiven takmalı. Yün kuşak muhakkak kullanılmalı.
    Faydalı bir bilgi daha gelsin ! KÖY YORGANI VE PSKOLOJİ Köy yorganlarını bilirsiniz. Parlak renkli, işlemeli ve ağırdır. Sizi sarmalar. Uyurken üzerinizden düşmesi de pek kolay değildir. Yapılan araştırmalarda bu tarz ağır yorganların psikolojimize olumlu etki ettiği tespit edildi. Son zamanlarda uluslararası deneylerde yapılan gözlemler ağır yorgan altında yatmanın stres bozuklukları, anksiyete, uykusuzluk sorunları ve daha birçok psikolojik hastalığa gerçekten de yarar sağladığını bilimsel olarak kanıtlanmış durumda. Konu üzerinde araştırma yapan bilim insanlarına göre, özellikle uyku öncesi vücut üzerinde hissedilen ve rahatsız edici olmayan bir kuvvet insanı oldukça hızlı bir şekilde sakinleştiriyor. Bu etkinin çalışma prensibinin sarılma ile benzer olduğunu dile getiren araştırmacılar, anne kucağındayken sıkıca sarılan bebeklerin ağlamayı kesmenin altında yatan bilimsel nedeninin bu etki olduğunu söylüyorlar. Işte bu noktada özellikle bebekken ağır bir yorganın altında yatarken huzurlu hissetmenizin nedeni ortaya çıkıyor. Yorganın üzerinizde yaptığı kuvvet ve sarılma hissi, anne kucağındaki güveni hatırlattığı için beyinde oksitosin salımını çoğaltarak size kendinizi huzurlu ve güvenli hissettiriyor. Birbirinden bağımsız olarak yapılan araştırmalara göre vücut ağırlığının yüzde onu kadar ağırlıktaki bir yorganla yatmak gerçek manada parasempatik sinir sistemini harekete geçirerek güvenlik ve sakinlik hissi yaratarak stres, korku, sinir gibi duyguları azaltıyor. Yani ortalama 60 kilo ağırlığında bir kişinin 6 kiloluk bir yorganla yatması depresyonu azaltıp sinir sistemine fayda sağlayacak etkiler ortaya çıkartabiliyor. Eskiden yün çırpar yorgan dikerdi annelerimiz... Dişi koyun yününde olan maddî ve mânevî hassalar diğer yünlerde yoktur. Koyunların üzerine güneş doğmaz. Koyun yünü sinyal ve radyasyon emicidir. Evimizde yoğun kullandığımız, cep telefonu, modem, kumanda gibi elektronik cihazların yaydığı radyasyonu emerek vücudumuza zarar vermesine mani olur yün. Bunun için bilhassa yorgan, yastık ve döşeğimizin koyun yününden olmasına itina göstermeliyiz. Koyun yünü dinlendiricidir ve rahat uyku sağlar. Çünkü koyun yünü, vücutta biriken statik negatif enerjiyi alır. Böylece bedenimizde oluşan yorgunluk ve rehavet üzerimizden kalkmış olur. Koyun yünü ısıyı dengeleyicidir. Soğuğu geçirmez. Koyun yününden yapılan ürünler yazın serin, kışın sıcak tutma hususiyetine sahiptir. Yün yanmaz. Ateşe, aleve karşı dirençli ve dayanıklıdır. Alerjik değildir ve alerjik ortamların oluşmasına fırsat vermez. Yün terletmez, teri emer, ter yapmaz. Ağrıları alır. Bir çok romatizma ağrılarına iyi gelir. Yün elektiriği ref eder. Yünden elektrik cereyanı geçmez, yalıtkandır. Çobanlar kepenek içinde yağmurdan, doludan, kardan, her türlü soğuktan müteessir olmadıkları gibi kepenek içinde iken yıldırım isabet etmez. NETİCE 👇 Yün yatakta yatamıyor, yün yorganla örtünemiyorsanız en azından; yün çorap, fânile, gömlek giymeli, yün eldiven takmalı. Yün kuşak muhakkak kullanılmalı.
    0 Comments 0 Shares
  • ŞİŞENİ ATMA, 1 TL’Nİ AL: 2 AYDA 205 MİLYON AMBALAJ TOPLANDI!

    Türkiye’de depozito sistemi hızla büyüyor. 1 Temmuz’da ulusal entegrasyon süreci başlayan DOA sistemiyle 5 Eylül’e kadar tam 205 milyon 709 bin 303 içecek ambalajı toplanarak geri dönüşüme kazandırıldı.

    Sistemin çalışma mantığı oldukça basit:

    PET, cam veya alüminyum içecek ambalajınızı alın.

    DOA sistemine teslim edin.

    Ambalaj başına 1 TL teşvik bedeli kazanın.

    Açıklanan verilere göre sisteme kayıtlı kullanıcı sayısı da 3 milyon 214 bin kişiyi geçti.

    En fazla ambalaj toplanan iller ise:

    Antalya: 46,7 milyon

    İstanbul: 38,7 milyon

    İzmir: 24,3 milyon

    Ardından Adana 18,7 milyon ve Ankara 16,7 milyon ambalajla geliyor.

    Ancak sistemin asıl ölçeği önümüzdeki dönemde ortaya çıkabilir.

    HEDEF: HER YIL 25 MİLYAR AMBALAJ!

    DOA sistemiyle yılda 25 milyar ambalajın toplanması ve geri dönüşüm sayesinde Türkiye ekonomisine 30 milyar TL katkı sağlanması hedefleniyor.

    Böylece çöpe gidecek milyarlarca şişe ve kutu yeniden ekonominin hammaddesine dönüşebilecek.

    Aslında ortaya çıkan model çok net:

    Atık

    Toplama

    Vatandaşa teşvik

    Geri dönüşüm

    Yeniden hammadde

    Ekonomik değer

    Girişimcilik açısından bakıldığında ise milyarlarca ambalajın toplanacağı böylesine büyük bir sistem; geri dönüşüm teknolojileri, toplama makineleri, lojistik, ayrıştırma ve geri dönüştürülmüş hammadde tarafında da yeni bir ekonomi oluşturabilir.

    Sizce ambalaj başına 1 TL teşvik, Türkiye’de geri dönüşüm alışkanlığını değiştirmeye yeter mi?
    ♻️💰 ŞİŞENİ ATMA, 1 TL’Nİ AL: 2 AYDA 205 MİLYON AMBALAJ TOPLANDI! 💥 Türkiye’de depozito sistemi hızla büyüyor. 1 Temmuz’da ulusal entegrasyon süreci başlayan DOA sistemiyle 5 Eylül’e kadar tam 205 milyon 709 bin 303 içecek ambalajı toplanarak geri dönüşüme kazandırıldı. Sistemin çalışma mantığı oldukça basit: 🥤 PET, cam veya alüminyum içecek ambalajınızı alın. ♻️ DOA sistemine teslim edin. 💰 Ambalaj başına 1 TL teşvik bedeli kazanın. Açıklanan verilere göre sisteme kayıtlı kullanıcı sayısı da 3 milyon 214 bin kişiyi geçti. En fazla ambalaj toplanan iller ise: 🥇 Antalya: 46,7 milyon 🥈 İstanbul: 38,7 milyon 🥉 İzmir: 24,3 milyon Ardından Adana 18,7 milyon ve Ankara 16,7 milyon ambalajla geliyor. Ancak sistemin asıl ölçeği önümüzdeki dönemde ortaya çıkabilir. 🇹🇷 HEDEF: HER YIL 25 MİLYAR AMBALAJ! DOA sistemiyle yılda 25 milyar ambalajın toplanması ve geri dönüşüm sayesinde Türkiye ekonomisine 30 milyar TL katkı sağlanması hedefleniyor. Böylece çöpe gidecek milyarlarca şişe ve kutu yeniden ekonominin hammaddesine dönüşebilecek. Aslında ortaya çıkan model çok net: Atık ⬇️ ♻️ Toplama ⬇️ 💰 Vatandaşa teşvik ⬇️ 🏭 Geri dönüşüm ⬇️ 📦 Yeniden hammadde ⬇️ 🇹🇷 Ekonomik değer Girişimcilik açısından bakıldığında ise milyarlarca ambalajın toplanacağı böylesine büyük bir sistem; geri dönüşüm teknolojileri, toplama makineleri, lojistik, ayrıştırma ve geri dönüştürülmüş hammadde tarafında da yeni bir ekonomi oluşturabilir. 📢 Sizce ambalaj başına 1 TL teşvik, Türkiye’de geri dönüşüm alışkanlığını değiştirmeye yeter mi?
    0 Comments 0 Shares
  • ŞANLIURFA’DA FISTIK SEZONU AÇILDI: İLK ÜRÜNÜN KİLOSU 700 TL!

    Türkiye’nin önemli fıstık üretim merkezlerinden Şanlıurfa’da yeni sezon hasadı başladı.

    Sabahın erken saatlerinde tarlalara giren işçiler tarafından toplanan sezonun ilk yaş fıstıkları, tüccarlar aracılığıyla pazarlara ulaştırıldı.

    Yeni mahsulün tezgâhlardaki başlangıç fiyatı ise dikkat çekti:

    Kilogramı 700 TL!

    BU YIL ÜRETİCİNİN BEKLENTİSİ YÜKSEK

    Bölgedeki üreticiler ve satıcılar, bu yıl gerçekleşen yağışların fıstık açısından olumlu olduğunu ve ürünün verimli göründüğünü belirtiyor.

    Şanlıurfa’da fıstık satışı yapan Ramazan Tekatlı da sezonun bereketli geçmesini beklediklerini ifade ediyor.

    Ancak sezonun ilk ürünlerinin piyasaya çıkması nedeniyle fiyatlar şimdilik yüksek seviyede.

    Ürün miktarının artmasıyla birlikte önümüzdeki günlerde fiyatların gerilemesi bekleniyor.

    3 KİLOSU 2.100 TL

    Yaş fıstığın kilogramının 700 TL'den satılmasıyla;

    1 kilogram → 700 TL
    3 kilogram → 2.100 TL
    5 kilogram → 3.500 TL
    10 kilogram → 7.000 TL

    gibi dikkat çekici rakamlar ortaya çıkıyor.

    FISTIK SADECE ÇEREZ DEĞİL

    Fıstık; doğrudan tüketimin yanı sıra;

    Çikolata
    Dondurma
    Baklava ve tatlı
    Pastacılık
    İşlenmiş gıda

    sektörlerinde kullanılan yüksek katma değerli bir tarım ürünü.

    Bu nedenle fıstık üretimi yalnızca çiftçiyi değil; tüccardan işleme tesislerine, tatlı üreticilerinden ihracatçılara kadar geniş bir ekonomik ekosistemi ilgilendiriyor.

    Şanlıurfa’da sezonun ilk fıstıkları 700 TL’den tezgâha çıktı. Şimdi gözler hasat ilerledikçe oluşacak yeni fiyatlarda.
    💰🌱 ŞANLIURFA’DA FISTIK SEZONU AÇILDI: İLK ÜRÜNÜN KİLOSU 700 TL! Türkiye’nin önemli fıstık üretim merkezlerinden Şanlıurfa’da yeni sezon hasadı başladı. Sabahın erken saatlerinde tarlalara giren işçiler tarafından toplanan sezonun ilk yaş fıstıkları, tüccarlar aracılığıyla pazarlara ulaştırıldı. Yeni mahsulün tezgâhlardaki başlangıç fiyatı ise dikkat çekti: 💰 Kilogramı 700 TL! 🌳 BU YIL ÜRETİCİNİN BEKLENTİSİ YÜKSEK Bölgedeki üreticiler ve satıcılar, bu yıl gerçekleşen yağışların fıstık açısından olumlu olduğunu ve ürünün verimli göründüğünü belirtiyor. Şanlıurfa’da fıstık satışı yapan Ramazan Tekatlı da sezonun bereketli geçmesini beklediklerini ifade ediyor. Ancak sezonun ilk ürünlerinin piyasaya çıkması nedeniyle fiyatlar şimdilik yüksek seviyede. Ürün miktarının artmasıyla birlikte önümüzdeki günlerde fiyatların gerilemesi bekleniyor. 💰 3 KİLOSU 2.100 TL Yaş fıstığın kilogramının 700 TL'den satılmasıyla; 🌱 1 kilogram → 700 TL 🌱 3 kilogram → 2.100 TL 🌱 5 kilogram → 3.500 TL 🌱 10 kilogram → 7.000 TL gibi dikkat çekici rakamlar ortaya çıkıyor. 🌍 FISTIK SADECE ÇEREZ DEĞİL Fıstık; doğrudan tüketimin yanı sıra; 🍫 Çikolata 🍨 Dondurma 🥮 Baklava ve tatlı 🍪 Pastacılık 🏭 İşlenmiş gıda sektörlerinde kullanılan yüksek katma değerli bir tarım ürünü. Bu nedenle fıstık üretimi yalnızca çiftçiyi değil; tüccardan işleme tesislerine, tatlı üreticilerinden ihracatçılara kadar geniş bir ekonomik ekosistemi ilgilendiriyor. 🌱🇹🇷 Şanlıurfa’da sezonun ilk fıstıkları 700 TL’den tezgâha çıktı. Şimdi gözler hasat ilerledikçe oluşacak yeni fiyatlarda.
    0 Comments 0 Shares
  • Thousands of pairs of children's shoes were placed on Scheveningen Beach in The Hague on August 1 to commemorate children killed in Israel's attacks on Palestine's Gaza.

    The installation transformed part of the beach into a memorial, with the shoes symbolising the lives lost and highlighting the humanitarian impact of Israel's genocidal war.

    Participants gathered throughout the day to pay tribute to the victims and express solidarity with the Palestinian people.
    Thousands of pairs of children's shoes were placed on Scheveningen Beach in The Hague on August 1 to commemorate children killed in Israel's attacks on Palestine's Gaza. The installation transformed part of the beach into a memorial, with the shoes symbolising the lives lost and highlighting the humanitarian impact of Israel's genocidal war. Participants gathered throughout the day to pay tribute to the victims and express solidarity with the Palestinian people.
    0 Comments 0 Shares
More Results