• Countries With the Most Muslims (% Population)

    1. Indonesia - 242M (87.0%)
    2. Pakistan - 235M (96.3%)
    3. India - 213M (15.3%)
    4. Bangladesh - 150M (91.0%)
    5. Nigeria - 124M (53.5%)
    6. Egypt - 104M (95%)
    7. Iran - 88M (99.8%)
    8. Turkey - 84M (97%)
    9. Sudan - 46M (99%)
    10. Algeria - 43M (98.0%)
    11. Iraq - 40M (98%)
    12. Afghanistan - 39M (99.7%)
    13. Ethiopia - 37M (31.3%)
    14. Morocco - 37M (99.0%)
    15. Yemen - 31M (99.1%)
    16. Saudi Arabia - 29M (92.7%)
    17. Uzbekistan - 28M (88.0%)
    18. China - 25M (1.4%)
    19. Nigér - 25M (99.3%)
    20. Tanzania - 22M (34.1%)
    21. Malaysia - 21M (63.5%)
    22. Mali - 20M (93.9%)
    23. Syria - 20M (87.0%)
    24. Somalia - 13M (99.8%)

    The data comes from two complementary sources: Pew Research, which tracks global religious affiliation, and the CIA World Factbook, which publishes national demographic splits.

    Countries With the Largest Muslim Populations: Islam is the world’s second-largest religion, with 1.8 billion Muslims dispersed across every continent. Due to data constraints, the most recent figures between 2020–2023 have been utilized, depending on availability per country. Africa is home to some of the fastest-growing Muslim populations. Nigeria, already the continent’s most populous country, now counts over 124 million Muslims, comprising more than half its citizens. In North Africa, Egypt and Algeria each report that roughly 95-98% of their inhabitants identify as Muslim, reflecting centuries-old cultural and religious continuity.
    🕌 Countries With the Most Muslims (% Population) 1. 🇮🇩 Indonesia - 242M (87.0%) 2. 🇵🇰 Pakistan - 235M (96.3%) 3. 🇮🇳 India - 213M (15.3%) 4. 🇧🇩 Bangladesh - 150M (91.0%) 5. 🇳🇬 Nigeria - 124M (53.5%) 6. 🇪🇬 Egypt - 104M (95%) 7. 🇮🇷 Iran - 88M (99.8%) 8. 🇹🇷 Turkey - 84M (97%) 9. 🇸🇩 Sudan - 46M (99%) 10. 🇩🇿 Algeria - 43M (98.0%) 11. 🇮🇶 Iraq - 40M (98%) 12. 🇦🇫 Afghanistan - 39M (99.7%) 13. 🇪🇹 Ethiopia - 37M (31.3%) 14. 🇲🇦 Morocco - 37M (99.0%) 15. 🇾🇪 Yemen - 31M (99.1%) 16. 🇸🇦 Saudi Arabia - 29M (92.7%) 17. 🇺🇿 Uzbekistan - 28M (88.0%) 18. 🇨🇳 China - 25M (1.4%) 19. 🇳🇪 Nigér - 25M (99.3%) 20. 🇹🇿 Tanzania - 22M (34.1%) 21. 🇲🇾 Malaysia - 21M (63.5%) 22. 🇲🇱 Mali - 20M (93.9%) 23. 🇸🇾 Syria - 20M (87.0%) 24. 🇸🇴 Somalia - 13M (99.8%) 📌 The data comes from two complementary sources: Pew Research, which tracks global religious affiliation, and the CIA World Factbook, which publishes national demographic splits. Countries With the Largest Muslim Populations: Islam is the world’s second-largest religion, with 1.8 billion Muslims dispersed across every continent. Due to data constraints, the most recent figures between 2020–2023 have been utilized, depending on availability per country. Africa is home to some of the fastest-growing Muslim populations. Nigeria, already the continent’s most populous country, now counts over 124 million Muslims, comprising more than half its citizens. In North Africa, Egypt and Algeria each report that roughly 95-98% of their inhabitants identify as Muslim, reflecting centuries-old cultural and religious continuity.
    0 Comentários 0 Compartilhamentos
  • Bu, yarım milyon Afrikalının susuzluğunu gidermeyi başaran bir çocuğun hikâyesidir.
    Adı Ryan. Mayıs 1991’de Kanada’da doğdu.

    Henüz altı yaşındayken öğretmeni, sınıfta Afrika’daki çocukların yaşam koşullarını anlattı. Ryan, musluğu açtığında berrak su içebilmesine rağmen bazı insanların susuzluktan ölmesine derinden üzüldü. Bunun üzerine öğretmenine, Afrika’daki insanlara su ulaştırmanın ne kadara mal olacağını sordu. Öğretmeni ona, yaklaşık 70 dolara bir kuyu inşa edebilen WaterCan adlı bir kuruluştan bahsetti.

    Ryan eve gider gitmez annesi Susan’a koştu ve Afrikalı çocuklar için bir kuyu yaptırmak amacıyla 70 dolara ihtiyacı olduğunu söyledi. Annesi, bu parayı kendi çabasıyla kazanması gerektiğini belirtti ve ona haftalık birkaç dolar kazandıran ev işleri verdi.

    Ryan yavaş yavaş 70 dolar biriktirmeyi başardı ve WaterCan’a gitti. Ancak orada, bir kuyunun gerçek maliyetinin aslında 2000 dolar olduğunu öğrendi. Annesi bu miktarı veremeyeceğini açıkça söyledi. Fakat Ryan kararlıydı. Gereken tüm parayı toplayacağına söz verdi.

    Böylece, mahallede yaptığı küçük işlerle fon toplamaya devam etti. Onun azmi, kardeşlerine, komşularına ve arkadaşlarına da ilham verdi. Hep birlikte gerekli 2000 doları toplamayı başardılar. Ocak 1999’da, Kuzey Uganda’daki bir köyde ilk kuyu açıldı.

    Kuyunun tamamlanmasının ardından Ryan’ın okulu da sürece dâhil oldu ve kuyunun bulunduğu köyle kardeş okul ilişkisi kurdu. Ryan, burada, su almak için her gün uzun yollar yürüyen Akana ile tanıştı. Onun hikâyesinden çok etkilenen Ryan, ailesinden kendisini Afrika’ya götürmelerini istedi. 2000 yılında köye vardığında yüzlerce insan tarafından coşkuyla karşılandı. İnsanlar onur çiti oluşturmuş, adını hep bir ağızdan haykırıyordu.

    Şaşkınlıkla “Adımı biliyorlar mı?” diye sordu Ryan.
    Rehber ise, “Yüz kilometre içindeki herkes seni tanıyor” dedi.

    Bugün Ryan 33 yaşında. Kendi vakfını yönetiyor ve Afrika’da 400’den fazla kuyu açmış durumda. Sadece kuyu yapmakla kalmıyor; aynı zamanda kuyuların bakımını, suyun nasıl korunup yönetileceğini de öğretiyor.

    Gündelik hayatın önemsiz detayları arasında kaybolsak da, gerçek bir kahramana saygı göstermekten daha anlamlı bir şey yoktur.

    Helal sana Ryan kutluyorum ve alkışlıyorum.
    Bu, yarım milyon Afrikalının susuzluğunu gidermeyi başaran bir çocuğun hikâyesidir. Adı Ryan. Mayıs 1991’de Kanada’da doğdu. Henüz altı yaşındayken öğretmeni, sınıfta Afrika’daki çocukların yaşam koşullarını anlattı. Ryan, musluğu açtığında berrak su içebilmesine rağmen bazı insanların susuzluktan ölmesine derinden üzüldü. Bunun üzerine öğretmenine, Afrika’daki insanlara su ulaştırmanın ne kadara mal olacağını sordu. Öğretmeni ona, yaklaşık 70 dolara bir kuyu inşa edebilen WaterCan adlı bir kuruluştan bahsetti. Ryan eve gider gitmez annesi Susan’a koştu ve Afrikalı çocuklar için bir kuyu yaptırmak amacıyla 70 dolara ihtiyacı olduğunu söyledi. Annesi, bu parayı kendi çabasıyla kazanması gerektiğini belirtti ve ona haftalık birkaç dolar kazandıran ev işleri verdi. Ryan yavaş yavaş 70 dolar biriktirmeyi başardı ve WaterCan’a gitti. Ancak orada, bir kuyunun gerçek maliyetinin aslında 2000 dolar olduğunu öğrendi. Annesi bu miktarı veremeyeceğini açıkça söyledi. Fakat Ryan kararlıydı. Gereken tüm parayı toplayacağına söz verdi. Böylece, mahallede yaptığı küçük işlerle fon toplamaya devam etti. Onun azmi, kardeşlerine, komşularına ve arkadaşlarına da ilham verdi. Hep birlikte gerekli 2000 doları toplamayı başardılar. Ocak 1999’da, Kuzey Uganda’daki bir köyde ilk kuyu açıldı. Kuyunun tamamlanmasının ardından Ryan’ın okulu da sürece dâhil oldu ve kuyunun bulunduğu köyle kardeş okul ilişkisi kurdu. Ryan, burada, su almak için her gün uzun yollar yürüyen Akana ile tanıştı. Onun hikâyesinden çok etkilenen Ryan, ailesinden kendisini Afrika’ya götürmelerini istedi. 2000 yılında köye vardığında yüzlerce insan tarafından coşkuyla karşılandı. İnsanlar onur çiti oluşturmuş, adını hep bir ağızdan haykırıyordu. Şaşkınlıkla “Adımı biliyorlar mı?” diye sordu Ryan. Rehber ise, “Yüz kilometre içindeki herkes seni tanıyor” dedi. Bugün Ryan 33 yaşında. Kendi vakfını yönetiyor ve Afrika’da 400’den fazla kuyu açmış durumda. Sadece kuyu yapmakla kalmıyor; aynı zamanda kuyuların bakımını, suyun nasıl korunup yönetileceğini de öğretiyor. Gündelik hayatın önemsiz detayları arasında kaybolsak da, gerçek bir kahramana saygı göstermekten daha anlamlı bir şey yoktur. Helal sana Ryan kutluyorum ve alkışlıyorum.👏👏👏
    0 Comentários 0 Compartilhamentos
  • Diabetes rates around the world:

    1. Pakistan: 30.8%
    2. Kuwait: 24.9%
    8. Egypt: 20.9%
    10. Qatar: 19.5%
    12. Malaysia: 19%
    14. Saudi Arabia: 18.7%
    17. Mexico: 16.9%
    26. Turkey: 14.5%
    27. Bangladesh: 14.2%
    48. Sri Lanka: 11.3%
    53. South Africa: 10.8%
    54. Iraq: 10.7%
    55. United States: 10.7%
    56. Indonesia: 10.6%
    57. China: 10.6%
    60. Spain: 10.3%
    63. Thailand: 9.7%
    64. India: 9.6%
    71. Iran: 9.1%
    74. Portugal: 9.1%
    78. Brazil: 8.8%
    83. Nepal: 8.7%
    86. North Korea: 8.6%
    96. Canada: 7.7%
    107. Philippines: 7.1%
    113. South Korea: 6.8%
    116. Japan: 6.6%
    127. Australia: 6.4%
    129. Italy: 6.4%
    132. United Kingdom: 6.3%
    135. New Zealand: 6.2%
    139. Vietnam: 6.1%
    153. Russia: 5.6%
    162. Argentina: 5.4%
    165. France: 5.3%
    169. Ethiopia: 5%
    183. Kenya: 4%
    186. Nigeria: 3.6%

    Percentage of people age 20-79 who have type 1 or type 2 diabetes
    Diabetes rates around the world: 1. 🇵🇰Pakistan: 30.8% 2. 🇰🇼Kuwait: 24.9% 8. 🇪🇬Egypt: 20.9% 10. 🇶🇦Qatar: 19.5% 12. 🇲🇾Malaysia: 19% 14. 🇸🇦Saudi Arabia: 18.7% 17. 🇲🇽Mexico: 16.9% 26. 🇹🇷Turkey: 14.5% 27. 🇧🇩Bangladesh: 14.2% 48. 🇱🇰Sri Lanka: 11.3% 53. 🇿🇦South Africa: 10.8% 54. 🇮🇶Iraq: 10.7% 55. 🇺🇸United States: 10.7% 56. 🇮🇩Indonesia: 10.6% 57. 🇨🇳China: 10.6% 60. 🇪🇸Spain: 10.3% 63. 🇹🇭Thailand: 9.7% 64. 🇮🇳India: 9.6% 71. 🇮🇷Iran: 9.1% 74. 🇵🇹Portugal: 9.1% 78. 🇧🇷Brazil: 8.8% 83. 🇳🇵Nepal: 8.7% 86. 🇰🇵North Korea: 8.6% 96. 🇨🇦Canada: 7.7% 107. 🇵🇭Philippines: 7.1% 113. 🇰🇷South Korea: 6.8% 116. 🇯🇵Japan: 6.6% 127. 🇦🇺Australia: 6.4% 129. 🇮🇹Italy: 6.4% 132. 🇬🇧United Kingdom: 6.3% 135. 🇳🇿New Zealand: 6.2% 139. 🇻🇳Vietnam: 6.1% 153. 🇷🇺Russia: 5.6% 162. 🇦🇷Argentina: 5.4% 165. 🇫🇷France: 5.3% 169. 🇪🇹Ethiopia: 5% 183. 🇰🇪Kenya: 4% 186. 🇳🇬Nigeria: 3.6% 📌 Percentage of people age 20-79 who have type 1 or type 2 diabetes
    0 Comentários 0 Compartilhamentos
  • Most Populous Countries in The World (August 2025)

    1. India - 1,465,677,586 (1.47B)
    2. China - 1,415,623,588 (1.42B)
    3. United States - 347,538,693 (348M)
    4. Indonesia - 286,035,530 (286M)
    5. Pakistan - 255,219,554 (255M)
    6. Nigeria - 238,251,907 (238M)
    7. Brazil - 212,932,800 (213M)
    8. Bangladesh - 176,002,683 (176M)
    9. Russia - 143,876,305 (144M)
    10. Ethiopia - 135,983,125 (136M)
    11. Mexico - 132,107,942 (132M)
    12. Japan - 123,007,892 (123M)
    13. Egypt - 118,638,206 (119M)
    14. Philippines - 116,926,846 (117M)
    15. DR Congo - 113,367,106 (113M)
    16. Vietnam - 101,689,007 (102M)
    17. Iran - 92,543,805 (92M)
    18. Turkey - 87,716,710 (88M)
    19. Germany - 84,004,876 (84M)
    20. Thailand - 71,612,755 (72M)
    21. Tanzania - 70,801,979 (71M)
    22. United Kingdom - 69,609,918 (70M)
    23. France - 66,665,565 (67M)
    24. South Africa - 64,849,940 (65M)
    25. Italy - 59,117,339 (59M)
    26. Kenya - 57,680,076 (58M)
    27. Myanmar - 54,900,269 (55M)
    28. Colombia - 53,500,821 (54M)
    29. South Korea - 51,659,659 (52M)
    30. Sudan - 51,821,910 (52M)
    31. Uganda - 51,562,757 (52M)
    32. Spain - 47,886,966 (48M)
    33. Algeria - 47,520,822 (48M)
    34. Iraq - 47,151,180 (47M)
    35. Argentina - 45,873,616 (46M)
    36. Afghanistan - 43,999,045 (44M)
    37. Yemen - 41,927,208 (42M)
    38. Canada - 40,180,416 (40M)
    39. Angola - 39,187,953 (39M)
    40. Morocco - 38,479,712 (38M)
    41. Poland - 38,080,709 (38M)
    42. Uzbekistan - 37,146,431 (37M)
    43. Malaysia - 36,036,035 (36M)
    44. Mozambique - 35,760,667 (36M)
    45. Ghana - 35,150,102 (35M)
    46. Peru - 34,626,633 (35M)
    47. Saudi Arabia - 34,647,916 (35M)
    48. Madagascar - 32,842,738 (33M)
    49. 🇨🇮 Côte d'Ivoire - 32,813,785 (33M)
    50. Cameroon - 29,978,049 (30M)
    Most Populous Countries in The World (August 2025) 1. 🇮🇳 India - 1,465,677,586 (1.47B) 2. 🇨🇳 China - 1,415,623,588 (1.42B) 3. 🇺🇸 United States - 347,538,693 (348M) 4. 🇮🇩 Indonesia - 286,035,530 (286M) 5. 🇵🇰 Pakistan - 255,219,554 (255M) 6. 🇳🇬 Nigeria - 238,251,907 (238M) 7. 🇧🇷 Brazil - 212,932,800 (213M) 8. 🇧🇩 Bangladesh - 176,002,683 (176M) 9. 🇷🇺 Russia - 143,876,305 (144M) 10. 🇪🇹 Ethiopia - 135,983,125 (136M) 11. 🇲🇽 Mexico - 132,107,942 (132M) 12. 🇯🇵 Japan - 123,007,892 (123M) 13. 🇪🇬 Egypt - 118,638,206 (119M) 14. 🇵🇭 Philippines - 116,926,846 (117M) 15. 🇨🇩 DR Congo - 113,367,106 (113M) 16. 🇻🇳 Vietnam - 101,689,007 (102M) 17. 🇮🇷 Iran - 92,543,805 (92M) 18. 🇹🇷 Turkey - 87,716,710 (88M) 19. 🇩🇪 Germany - 84,004,876 (84M) 20. 🇹🇭 Thailand - 71,612,755 (72M) 21. 🇹🇿 Tanzania - 70,801,979 (71M) 22. 🇬🇧 United Kingdom - 69,609,918 (70M) 23. 🇫🇷 France - 66,665,565 (67M) 24. 🇿🇦 South Africa - 64,849,940 (65M) 25. 🇮🇹 Italy - 59,117,339 (59M) 26. 🇰🇪 Kenya - 57,680,076 (58M) 27. 🇲🇲 Myanmar - 54,900,269 (55M) 28. 🇨🇴 Colombia - 53,500,821 (54M) 29. 🇰🇷 South Korea - 51,659,659 (52M) 30. 🇸🇩 Sudan - 51,821,910 (52M) 31. 🇺🇬 Uganda - 51,562,757 (52M) 32. 🇪🇸 Spain - 47,886,966 (48M) 33. 🇩🇿 Algeria - 47,520,822 (48M) 34. 🇮🇶 Iraq - 47,151,180 (47M) 35. 🇦🇷 Argentina - 45,873,616 (46M) 36. 🇦🇫 Afghanistan - 43,999,045 (44M) 37. 🇾🇪 Yemen - 41,927,208 (42M) 38. 🇨🇦 Canada - 40,180,416 (40M) 39. 🇦🇴 Angola - 39,187,953 (39M) 40. 🇲🇦 Morocco - 38,479,712 (38M) 41. 🇵🇱 Poland - 38,080,709 (38M) 42. 🇺🇿 Uzbekistan - 37,146,431 (37M) 43. 🇲🇾 Malaysia - 36,036,035 (36M) 44. 🇲🇿 Mozambique - 35,760,667 (36M) 45. 🇬🇭 Ghana - 35,150,102 (35M) 46. 🇵🇪 Peru - 34,626,633 (35M) 47. 🇸🇦 Saudi Arabia - 34,647,916 (35M) 48. 🇲🇬 Madagascar - 32,842,738 (33M) 49. 🇨🇮 Côte d'Ivoire - 32,813,785 (33M) 50. 🇨🇲 Cameroon - 29,978,049 (30M)
    0 Comentários 0 Compartilhamentos
  • Ölümden sonra Sonsuz Hayata inananların oranları :
    ABD'de %68, Rusya'da %38, Çin'de %11, İngiltere'de %41, Meksika'da %70, Türkiye'de %91, İran'da %91, Nijerya'da %83, Endonezya'da %73... ateistlerin ve Budistlerin çok olduğu ülkelerde Ahirete iman oranı azalıyor...
    Ölümden sonra Sonsuz Hayata inananların oranları : ABD'de %68, Rusya'da %38, Çin'de %11, İngiltere'de %41, Meksika'da %70, Türkiye'de %91, İran'da %91, Nijerya'da %83, Endonezya'da %73... ateistlerin ve Budistlerin çok olduğu ülkelerde Ahirete iman oranı azalıyor...
    0 Comentários 0 Compartilhamentos
  • ALHAMBRA'DA QANAT SİSTEMİNDEN DE FAYDALANILAN MÜKEMMEL BİR SU SİSTEMİ VAR,
    GRANADA, İSPANYA
    1238 yılında Granada’daki mühendisler, Ortaçağ tarihinin en büyük mühendislik başarılarından birine imza attılar: Bir dağın 200 metre yukarısına, dışarıdan enerji almadan çalışan, kendi kendini idame ettiren bir su sistemi inşa ettiler.
    Bu sistem, Alhambra Sarayı’na su taşımakla kalmadı; aynı zamanda bahçeleri, çeşmeleri ve hamamları da besledi. Ne bir pompa ne de elektrik vardı. Sadece yer çekimi, eğim ve zeki mühendislik.
    Ancak sistemin gerçek dehası, suyun sadece taşınması değil; basınçla yukarı çıkartılması, akışın dengelenmesi ve israf edilmeden dağıtılmasıydı. Modern mühendisler bile hâlâ bu sistemin bazı yönlerini tam olarak anlamakta zorlanıyor.
    Zamanla bu su sistemi o kadar etkileyici bir hâl aldı ki, bazıları fiziğin temel kurallarına meydan okuduğunu düşündü. Çünkü doğal eğimlerle suyu 200 metre yukarı taşımak, neredeyse imkânsız kabul edilen bir işti.
    Bu sistem hâlâ çalışıyor. Ve Granada’da, Alhambra’nın bahçelerinde dolaşırken hâlâ o suyun sesi duyuluyor. Bu, zamanını aşan mühendisliğin yaşayan bir kanıtı.
    Mükemmelleştirmek için 3 nesil mühendis gerekti.
    Diğer ortaçağ şehirleri Hristiyan ordularına yenilirken, Granada 250 yıldan fazla bir süre fethedilmeden kaldı.
    Sırrı ne miydi?
    Elhamra Sarayı - o kadar dahiyane bir mühendislik kalesi ki, modern NASA bilim insanları bile sistemlerini inceliyor.
    Önce Kraliyet Kanalı geldi - "Acequia Real":
    Dağlık arazide oyulmuş 6 km'lik bir kanal.
    Her metre mükemmel hesaplamalar gerektiriyordu.
    Sadece %1'lik bir eğim: Çok dik = erozyon. Çok sığ = akış yok.
    Meydan okumak imkansız görünüyordu:
    Modern su pompaları olmadan Darro Nehri'nin 200 metre yukarısındaki bir şehre güç sağlamak.
    Bu Bağlamda: Bu, yalnızca ortaçağ teknolojisini kullanarak 60 katlı bir gökdelene su akıtmak gibi bir şey.
    Hata payı? Sıfır.
    Ancak daha büyük bir sorunları vardı:
    Ortaçağ boruları yüksek basıncı kaldıramıyordu.
    Geleneksel çeşmeler muazzam bir güç gerektiriyordu.
    Her metre yükseklik su basıncını azaltıyordu.
    Çözümleri mi? Hidrolik mühendisliğinde devrim yarattı.
    Devasa Su Kulesi'ni (Torre del Agua) inşa ettiler:
    • 45 metre yüksekliğinde
    • Çoklu depolama odaları
    • Basınç düzenleme sistemleri
    • Yedek rezervuarlar
    Kule tüm su şebekesinin kalbi haline geldi.
    Alhambra'nın hayvan gücüyle çalışan su çarkı dahiyaneydi:
    • 12 metre çapında
    • Kenarına seramik kaplar takılı
    • Verimlilik için karşı ağırlıklı
    • Saatte 1.500 litre kaldırabilir
    500 yıl boyunca sürekli çalıştı.
    Aslanlar Sarayı çeşmesi onların başyapıtıydı:
    Her biri hassas bir şekilde tasarlanmış 12 mermer aslan.
    Su, vücutlarındaki gizli kanallardan akıyordu.
    Karmaşık bir mekanizma, su akışını her saat döndürüyordu.
    Ortaçağ İspanya'sının en doğru zaman tutucusu oldu.
    En büyük başarıları?
    Avrupa'nın hiç bilmediği akışkan dinamiği prensiplerini kullanarak şunları yarattılar:
    • Kendini idame ettiren su kaldırma
    • Hava kabarcığı itme
    • Doğal basınç düzenlemesi
    Fizik ders kitaplarının yeniden yazılması gerekiyordu.
    Termal banyolar termal mühendisliğin bir başarısıydı:
    • Isıtma sistemi (Türk hamamları gibi)
    • Dereceli sıcaklık odaları
    • Buhar üretim odaları
    • Mermer ısı tutma zeminleri
    • Doğal havalandırma kanalları
    Hepsi tek bir odun fırınıyla çalıştırılıyor.
    İklim kontrol sistemleri yüzyıllar öncesindeydi:
    • Maksimum soğutma için stratejik çeşme yerleşimi
    • Dar geçitler boyunca rüzgar tüneli etkileri
    • Su duvarı soğutma sistemleri
    • Buharlaştırıcı soğutma odaları
    Dışarıdan sıcaklık farkı: Genellikle 10°C daha soğuk.
    Yedek su sistemleri harikaydı:
    3 ayrı su kaynağı:
    • Royal Canal (birincil)
    • Darro Nehri asansörü (ikincil)
    • Yağmur suyu toplama (acil)
    Artı sarayı aylarca idare edebilecek gizli rezervuarlar.
    Mühendislik o kadar hassastı ki:
    • Su basıncı yükseklik değişikliklerine rağmen sabit kaldı
    • Çeşmeler tam yüksekliklerini korudu
    • Sıcaklık yıl boyunca düzenli kaldı
    • Atık su bahçeler için geri dönüştürüldü
    Hepsi tek bir güç pompası olmadan.
    Etkisi devrim niteliğindeydi:
    • Kuşatma altındaki bahçeler binlerce kişiyi doyurdu
    • Çeşme avluları politikacıların buluşma noktası oldu
    • Suya erişim ekonomiyi canlandırdı
    • Termal banyolar diplomasi merkezi haline geldi
    Mühendislik, medeniyeti şekillendirdi.
    NASA'nın ilgisi şaşırtıcı değil:
    Alhambra hala karşılaştığımız sorunları çözdü:
    • Pasif iklim kontrolü
    • Kaynak optimizasyonu
    • Sürdürülebilir su geri dönüşümü
    • Yerçekimine dayalı güç sistemleri
    Mars kolonileri için mükemmel.
    • Doğal güçlerle savaşmak yerine onları kullandılar.
    • Her sisteme yedeklilik yerleştirdi
    • Yıllar değil, yüzyıllar için tasarladı
    • Doğanın mühendisliği yönlendirmesine izin verdi
    İlkeleri ancak şimdi yeniden keşfettik.
    Bugün, 900 yıl sonra:
    • Orijinal sistemlerin %70'i hala çalışıyor
    • Orijinal çeşmeler hala akıyor
    • İklim kontrolü hala çalışıyor
    • Bahçeler hala çiçek açıyor
    "Uzun ömürlü" dediklerinde, bunu kastediyorlardı.
    GRANADA BİR DÖNEM MÜSLÜMANLAR'IN TOPRAĞI OLMUŞTU, BU SİSTEMİ MÜSLÜMANLAR MI KURDU?
    Evet, bu su sistemi Müslüman mühendisler tarafından yapılmıştır.
    Detaylı olarak:
    1238 yılında Granada’da kurulan Nasrid Emirliği, Endülüs’teki son Müslüman devletti.
    El Hamra Sarayı (Alhambra), bu emirlik döneminde inşa edildi ve mükemmel bir mühendislik ürünü olan su sistemi de bu yapının bir parçasıdır.
    Sistemi tasarlayan mühendisler, Arap ve Berberi kökenli Müslümanlardı. Büyük kısmı doğrudan İslam dünyasının bilgi birikiminden beslenmişti.
    Bu mühendisler, Roma su kemerlerinden ve İslam dünyasında gelişmiş su teknolojilerinden (özellikle İran’daki "qanat" sistemlerinden) esinlenerek, yer çekimini ve akış fiziğini çok iyi kullanan karmaşık bir yer altı su taşıma ve dağıtım sistemi kurdular.
    Alhambra’nın su sistemi sadece bir mühendislik başarısı değil, aynı zamanda İslam medeniyetinin bilim, sanat ve doğaya uyumlu mimari anlayışının da örneğidir.
    Yani evet: Bu etkileyici sistem, 13. yüzyılda Müslüman mühendisler tarafından inşa edilmiştir.
    🛜: Genius GTX
    : ChatGPT
    ALHAMBRA'DA QANAT SİSTEMİNDEN DE FAYDALANILAN MÜKEMMEL BİR SU SİSTEMİ VAR, GRANADA, İSPANYA 🇪🇸 1238 yılında Granada’daki mühendisler, Ortaçağ tarihinin en büyük mühendislik başarılarından birine imza attılar: Bir dağın 200 metre yukarısına, dışarıdan enerji almadan çalışan, kendi kendini idame ettiren bir su sistemi inşa ettiler. Bu sistem, Alhambra Sarayı’na su taşımakla kalmadı; aynı zamanda bahçeleri, çeşmeleri ve hamamları da besledi. Ne bir pompa ne de elektrik vardı. Sadece yer çekimi, eğim ve zeki mühendislik. Ancak sistemin gerçek dehası, suyun sadece taşınması değil; basınçla yukarı çıkartılması, akışın dengelenmesi ve israf edilmeden dağıtılmasıydı. Modern mühendisler bile hâlâ bu sistemin bazı yönlerini tam olarak anlamakta zorlanıyor. Zamanla bu su sistemi o kadar etkileyici bir hâl aldı ki, bazıları fiziğin temel kurallarına meydan okuduğunu düşündü. Çünkü doğal eğimlerle suyu 200 metre yukarı taşımak, neredeyse imkânsız kabul edilen bir işti. Bu sistem hâlâ çalışıyor. Ve Granada’da, Alhambra’nın bahçelerinde dolaşırken hâlâ o suyun sesi duyuluyor. Bu, zamanını aşan mühendisliğin yaşayan bir kanıtı. Mükemmelleştirmek için 3 nesil mühendis gerekti. Diğer ortaçağ şehirleri Hristiyan ordularına yenilirken, Granada 250 yıldan fazla bir süre fethedilmeden kaldı. Sırrı ne miydi? Elhamra Sarayı - o kadar dahiyane bir mühendislik kalesi ki, modern NASA bilim insanları bile sistemlerini inceliyor. Önce Kraliyet Kanalı geldi - "Acequia Real": Dağlık arazide oyulmuş 6 km'lik bir kanal. Her metre mükemmel hesaplamalar gerektiriyordu. Sadece %1'lik bir eğim: Çok dik = erozyon. Çok sığ = akış yok. Meydan okumak imkansız görünüyordu: Modern su pompaları olmadan Darro Nehri'nin 200 metre yukarısındaki bir şehre güç sağlamak. Bu Bağlamda: Bu, yalnızca ortaçağ teknolojisini kullanarak 60 katlı bir gökdelene su akıtmak gibi bir şey. Hata payı? Sıfır. Ancak daha büyük bir sorunları vardı: Ortaçağ boruları yüksek basıncı kaldıramıyordu. Geleneksel çeşmeler muazzam bir güç gerektiriyordu. Her metre yükseklik su basıncını azaltıyordu. Çözümleri mi? Hidrolik mühendisliğinde devrim yarattı. Devasa Su Kulesi'ni (Torre del Agua) inşa ettiler: • 45 metre yüksekliğinde • Çoklu depolama odaları • Basınç düzenleme sistemleri • Yedek rezervuarlar Kule tüm su şebekesinin kalbi haline geldi. Alhambra'nın hayvan gücüyle çalışan su çarkı dahiyaneydi: • 12 metre çapında • Kenarına seramik kaplar takılı • Verimlilik için karşı ağırlıklı • Saatte 1.500 litre kaldırabilir 500 yıl boyunca sürekli çalıştı. Aslanlar Sarayı çeşmesi onların başyapıtıydı: Her biri hassas bir şekilde tasarlanmış 12 mermer aslan. Su, vücutlarındaki gizli kanallardan akıyordu. Karmaşık bir mekanizma, su akışını her saat döndürüyordu. Ortaçağ İspanya'sının en doğru zaman tutucusu oldu. En büyük başarıları? Avrupa'nın hiç bilmediği akışkan dinamiği prensiplerini kullanarak şunları yarattılar: • Kendini idame ettiren su kaldırma • Hava kabarcığı itme • Doğal basınç düzenlemesi Fizik ders kitaplarının yeniden yazılması gerekiyordu. Termal banyolar termal mühendisliğin bir başarısıydı: • Isıtma sistemi (Türk hamamları gibi) • Dereceli sıcaklık odaları • Buhar üretim odaları • Mermer ısı tutma zeminleri • Doğal havalandırma kanalları Hepsi tek bir odun fırınıyla çalıştırılıyor. İklim kontrol sistemleri yüzyıllar öncesindeydi: • Maksimum soğutma için stratejik çeşme yerleşimi • Dar geçitler boyunca rüzgar tüneli etkileri • Su duvarı soğutma sistemleri • Buharlaştırıcı soğutma odaları Dışarıdan sıcaklık farkı: Genellikle 10°C daha soğuk. Yedek su sistemleri harikaydı: 3 ayrı su kaynağı: • Royal Canal (birincil) • Darro Nehri asansörü (ikincil) • Yağmur suyu toplama (acil) Artı sarayı aylarca idare edebilecek gizli rezervuarlar. Mühendislik o kadar hassastı ki: • Su basıncı yükseklik değişikliklerine rağmen sabit kaldı • Çeşmeler tam yüksekliklerini korudu • Sıcaklık yıl boyunca düzenli kaldı • Atık su bahçeler için geri dönüştürüldü Hepsi tek bir güç pompası olmadan. Etkisi devrim niteliğindeydi: • Kuşatma altındaki bahçeler binlerce kişiyi doyurdu • Çeşme avluları politikacıların buluşma noktası oldu • Suya erişim ekonomiyi canlandırdı • Termal banyolar diplomasi merkezi haline geldi Mühendislik, medeniyeti şekillendirdi. NASA'nın ilgisi şaşırtıcı değil: Alhambra hala karşılaştığımız sorunları çözdü: • Pasif iklim kontrolü • Kaynak optimizasyonu • Sürdürülebilir su geri dönüşümü • Yerçekimine dayalı güç sistemleri Mars kolonileri için mükemmel. • Doğal güçlerle savaşmak yerine onları kullandılar. • Her sisteme yedeklilik yerleştirdi • Yıllar değil, yüzyıllar için tasarladı • Doğanın mühendisliği yönlendirmesine izin verdi İlkeleri ancak şimdi yeniden keşfettik. Bugün, 900 yıl sonra: • Orijinal sistemlerin %70'i hala çalışıyor • Orijinal çeşmeler hala akıyor • İklim kontrolü hala çalışıyor • Bahçeler hala çiçek açıyor "Uzun ömürlü" dediklerinde, bunu kastediyorlardı. GRANADA BİR DÖNEM MÜSLÜMANLAR'IN TOPRAĞI OLMUŞTU, BU SİSTEMİ MÜSLÜMANLAR MI KURDU? Evet, bu su sistemi Müslüman mühendisler tarafından yapılmıştır. Detaylı olarak: 1238 yılında Granada’da kurulan Nasrid Emirliği, Endülüs’teki son Müslüman devletti. El Hamra Sarayı (Alhambra), bu emirlik döneminde inşa edildi ve mükemmel bir mühendislik ürünü olan su sistemi de bu yapının bir parçasıdır. Sistemi tasarlayan mühendisler, Arap ve Berberi kökenli Müslümanlardı. Büyük kısmı doğrudan İslam dünyasının bilgi birikiminden beslenmişti. Bu mühendisler, Roma su kemerlerinden ve İslam dünyasında gelişmiş su teknolojilerinden (özellikle İran’daki "qanat" sistemlerinden) esinlenerek, yer çekimini ve akış fiziğini çok iyi kullanan karmaşık bir yer altı su taşıma ve dağıtım sistemi kurdular. Alhambra’nın su sistemi sadece bir mühendislik başarısı değil, aynı zamanda İslam medeniyetinin bilim, sanat ve doğaya uyumlu mimari anlayışının da örneğidir. Yani evet: Bu etkileyici sistem, 13. yüzyılda Müslüman mühendisler tarafından inşa edilmiştir. 🛜: Genius GTX 🤖: ChatGPT
    0 Comentários 0 Compartilhamentos
  • Why Do Flight Paths Look Curved?

    When flying from *Abu Dhabi to Los Angeles*, you might expect a straight path across the Atlantic or Mediterranean. In reality, the flight takes a curved route over Iran, Russia, the North Pole, and Canada before reaching the US west coast.

    The reason? The Earth is *spherical*, and the shortest distance between two points on a sphere is called a *Great Circle Route*—a curved line on flat maps, but actually the most direct path.

    Flat maps are misleading
    Projections like the *Mercator map* distort distances and shapes. A route that appears curved is actually shorter, while a "straight" line on the map may be longer.

    Why do planes take this route?
    - Shorter distance
    - Less flight time
    - Lower fuel consumption
    - Reduced operating costs
    - Sometimes to catch favorable jet streams

    Ancient knowledge
    Muslim scholars like *Al-Biruni* and *Al-Idrisi* understood Earth's shape and calculated such paths centuries ago for navigation and determining directions.

    So, what looks strange on a flat map is actually the most *efficient and direct path* on our spherical Earth.

    #GreatCircleRoute #FlightPaths #AirTravelFacts
    #GeographyMatters #AviationScience #TravelSmart #CurvedNotCrooked #Map
    ✈️🌍 Why Do Flight Paths Look Curved? When flying from *Abu Dhabi to Los Angeles*, you might expect a straight path across the Atlantic or Mediterranean. In reality, the flight takes a curved route over Iran, Russia, the North Pole, and Canada before reaching the US west coast. The reason? The Earth is *spherical*, and the shortest distance between two points on a sphere is called a *Great Circle Route*—a curved line on flat maps, but actually the most direct path. 🗺️ Flat maps are misleading Projections like the *Mercator map* distort distances and shapes. A route that appears curved is actually shorter, while a "straight" line on the map may be longer. 💡 Why do planes take this route? - Shorter distance - Less flight time - Lower fuel consumption - Reduced operating costs - Sometimes to catch favorable jet streams 📜 Ancient knowledge Muslim scholars like *Al-Biruni* and *Al-Idrisi* understood Earth's shape and calculated such paths centuries ago for navigation and determining directions. 🌐 So, what looks strange on a flat map is actually the most *efficient and direct path* on our spherical Earth. #GreatCircleRoute #FlightPaths #AirTravelFacts #GeographyMatters #AviationScience #TravelSmart #CurvedNotCrooked #Map
    0 Comentários 0 Compartilhamentos
  • Doğum adı Ercüment Banuydu. 14 yaşında sözlenmiş, 19 yaşında sonradan Sultan olacak veliaht Şehzade ile evlenmiş ve Mümtaz Mahal adını almıştı. Birbirlerine karşı efsanevi bir aşk besliyorlardı. Bir isyanı bastırmak için ordularıyla yola koyulan kocasına, dokuz aylık hamile olmasına rağmen, her zamanki gibi eşlik ediyordu. 17 Haziran 1631 tarihinde doğum yaparken 38 yaşında vefat etti.

    Sultan beslediği aşkı uğruna, insaaşı 23 yıl sürecek olan büyük bir anıt mezar yaptırdı. Yapının 2 mimarından biri Mimar Sinan'ın öğrencilerinden Muhammed İsa Çelebi, Kubbenin yapımından sorumlu kişi yine Mimar Sinan'ın talebelerinden İsmail Çelebi idi. İslam dünyasının en görkemli eserlerinden biri olmakla birlikte dünyanın 7 harikasından biri olarak kabul edilir.

    Bu efsane aşkın sahipleri Türk Babür İmparatoru Şah Cihan ve eşi Mümtaz Mahal Hanım'dır, aşklarının simgesi ise TAC MAHAL.
    Doğum adı Ercüment Banuydu. 14 yaşında sözlenmiş, 19 yaşında sonradan Sultan olacak veliaht Şehzade ile evlenmiş ve Mümtaz Mahal adını almıştı. Birbirlerine karşı efsanevi bir aşk besliyorlardı. Bir isyanı bastırmak için ordularıyla yola koyulan kocasına, dokuz aylık hamile olmasına rağmen, her zamanki gibi eşlik ediyordu. 17 Haziran 1631 tarihinde doğum yaparken 38 yaşında vefat etti. Sultan beslediği aşkı uğruna, insaaşı 23 yıl sürecek olan büyük bir anıt mezar yaptırdı. Yapının 2 mimarından biri Mimar Sinan'ın öğrencilerinden Muhammed İsa Çelebi, Kubbenin yapımından sorumlu kişi yine Mimar Sinan'ın talebelerinden İsmail Çelebi idi. İslam dünyasının en görkemli eserlerinden biri olmakla birlikte dünyanın 7 harikasından biri olarak kabul edilir. Bu efsane aşkın sahipleri Türk Babür İmparatoru Şah Cihan ve eşi Mümtaz Mahal Hanım'dır, aşklarının simgesi ise TAC MAHAL.
    0 Comentários 0 Compartilhamentos
  • Cuma Hutbesi: "Yâsîn Sûresi: Kur’an’ın Kalbi"

    “Her şeyin bir kalbi vardır. Kur’an’ın kalbi ise Yâsîn sûresidir.” (Tirmizî, Fezâilü’l-Kur’an, 7)

    Muhterem Müslümanlar!

    Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’de yer alan sûrelerden biri de Yâsîn sûresidir. Yâsîn sûresi; insanın aklına ve vicdanına seslenen, kâinatın bir denge ve ahenk üzere yaratıldığını hatırlatan, hayatı anlamlandıran, kalpleri dirilten, hak ve hakikati öğreten bir sûredir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), “Her şeyin bir kalbi vardır. Kur’an’ın kalbi ise Yâsîn sûresidir.”[1] buyurarak bu sûreden övgüyle bahsetmiştir. Anadolu irfanıyla yoğrulan aziz milletimiz; doğumdan ölüme, sevinçten hüzne, sağlıktan hastalığa farklı zamanlarda Yâsîn sûresini okumayı alışkanlık haline getirmiştir. Ancak bu sûreyi okumaktan maksat; sadece onu tilavet etmek değil, onun manasını tefekkür etmek ve mesajlarını hayatımıza aktarmaktır.

    Aziz Müminler!

    Yâsîn sûresi; insanlığa hayat rehberi olarak gönderilen Kur’an’a yeminle başlayarak, dünya ve ahiret huzurunun ancak onun emirlerine tabi olmaktan geçtiğine dikkat çekmektedir.

    Yâsîn sûresi, وَاَنِ اعْبُدُون۪يۜ هٰذَا صِرَاطٌ مُسْتَق۪يمٌ “Bana kulluk edin. İşte dosdoğru yol budur.”[2] beyanıyla bizleri; yalnız Allah’a kul olmaya, istikamet üzere bir ömür sürmeye davet etmektedir. Bu istikamet; tevhitle başlayan, ibadetlerle güçlenen, güzel ahlakla kemale eren, İslam’ın dosdoğru yoludur. Bu yolda olan bir mümin, her işinde ihlası, her davranışında samimiyeti kuşanmalıdır. Riyadan ve gösterişten uzak durmalıdır.

    Yâsîn sûresi, “Sen elbette dosdoğru yol üzere gönderilen peygamberlerdensin.”[3] ayetiyle Allah Resûlü (s.a.s)’in tüm insanlığı, dünyada ve ahirette mutluluğa çağıran kutlu bir elçi olduğunu haber vermektedir. Peygamber Efendimiz (s.a.s); hak ile batılı, doğru ile yanlışı, iyi ile kötüyü, helal ile haramı insanlığa gösteren hidayet rehberidir. Yetim ve öksüzleri sevindirmeyi, komşu ile iyi geçinmeyi, affedici ve bağışlayıcı olmayı öğreten rahmet elçisidir.

    Kıymetli Müslümanlar!

    Yâsîn sûresi; inkarcıların, “Şu çürümüş kemiklere yeniden kim can verecek?” sorusuna, قُلْ يُحْي۪يهَا الَّـذ۪ٓي اَنْشَاَهَٓا اَوَّلَ مَرَّةٍۜ “Onları ilk başta yaratmış olan Allah diriltecektir.”[4] fermanıyla cevap vermektedir.

    Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), vefat eden müminlere Yâsîn sûresini okumamızı tavsiye etmiştir.[5] Bu tavsiye bizlere; her nefsin ölümü tadacağını, ölmeden önce ahiret için hazırlık yapmamız gerektiğini, söylediklerimizden ve yaptıklarımızdan tek tek hesaba çekileceğimizi öğretmektedir. Yâsîn sûresi bu hususta bizleri şöyle uyarmaktadır: “O gün, onların ağızlarını mühürleriz; yapmış olduklarını elleri bize anlatır, ayakları da şahitlik eder.”[6] Bu bilince sahip olan bir Müslüman; yaratılış gayesi olan iyilikten, ibadetten, güzel ahlaktan uzak durmamalıdır. Kötülüklere asla yeltenmemelidir. Ölüm, ahiret, hesap, sorgu sual yokmuş gibi yaşamamalıdır. Rabbine, kendisine, ailesine, topluma ve çevresine karşı sorumluluklarını yerine getirmelidir. Bütün imkansızlıklara rağmen; vatanı ve mukaddesatı uğruna siyonist zalimlere ve işbirlikçilerine karşı destansı bir mücadele veren Gazzeli kardeşlerimiz başta olmak üzere daima mazlumun ve mağdurun yanında olmalıdır. Hiçbir insani ve ahlaki ilke tanımayan bu canilerle maddi ve manevi olarak mücadele etmelidir.

    Değerli Müminler!

    Yâsîn sûresi, müminleri şöyle müjdelemektedir: اِنَّ اَصْحَابَ الْجَنَّةِ الْيَوْمَ ف۪ي شُغُلٍ فَاكِهُونَۚ “O gün cennetlikler, nimetler içinde safa sürerler.”[7] سَلَامٌ قَوْلاً مِنْ رَبٍّ رَح۪يمٍ “Onlara merhamet sahibi Rabbin söylediği selam vardır.”[8] Şeytanın esiri olan günahkarları da şöyle ikaz etmektedir: هٰذِه۪ جَهَنَّمُ الَّت۪ي كُنْتُمْ تُوعَدُونَ “İşte size haber verilen cehennem budur!” اِصْلَوْهَا الْيَوْمَ بِمَا كُنْتُمْ تَكْفُرُونَ “İnkar ettiğinizden dolayı bugün girin oraya!”[9]

    Aziz Müslümanlar!

    Zilhicce ayının içindeyiz. Bu mübarek günleri; ibadetlerimizi arttırmak, hatalarımızı gözden geçirmek, günahlarımıza tövbe etmek için bir fırsat bilelim. Hesap günü gelmeden önce kendimizi hesaba çekmeye vesile kılalım.

    Hutbemi Yâsîn sûresinin son ayeti ile bitiriyorum: فَسُبْحَانَ الَّذ۪ي بِيَدِه۪ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيْءٍ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ “Her şeyin hükümranlığı elinde olan Allah’ın şanı ne yücedir! Hepiniz O’na döndürüleceksiniz.”[10]



    [1] Tirmizî, Fezâilü’l-Kur’an, 7.

    [2] Yâsîn, 36/61.

    [3] Yâsîn, 36/3, 4.

    [4] Yâsîn, 36/78, 79.

    [5] Ebû Dâvûd, Cenâiz, 19, 20.

    [6] Yâsîn, 36/65.

    [7] Yâsîn, 36/55.

    [8] Yâsîn, 36/58.

    [9] Yâsîn, 36/63, 64.

    [10] Yâsîn, 36/83.

    https://diyanet.gov.tr/tr-TR/Kurumsal/Detay/37709/cuma-hutbesi-ysn-sresi-kuranin-kalbi
    Cuma Hutbesi: "Yâsîn Sûresi: Kur’an’ın Kalbi" “Her şeyin bir kalbi vardır. Kur’an’ın kalbi ise Yâsîn sûresidir.” (Tirmizî, Fezâilü’l-Kur’an, 7) Muhterem Müslümanlar! Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’de yer alan sûrelerden biri de Yâsîn sûresidir. Yâsîn sûresi; insanın aklına ve vicdanına seslenen, kâinatın bir denge ve ahenk üzere yaratıldığını hatırlatan, hayatı anlamlandıran, kalpleri dirilten, hak ve hakikati öğreten bir sûredir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), “Her şeyin bir kalbi vardır. Kur’an’ın kalbi ise Yâsîn sûresidir.”[1] buyurarak bu sûreden övgüyle bahsetmiştir. Anadolu irfanıyla yoğrulan aziz milletimiz; doğumdan ölüme, sevinçten hüzne, sağlıktan hastalığa farklı zamanlarda Yâsîn sûresini okumayı alışkanlık haline getirmiştir. Ancak bu sûreyi okumaktan maksat; sadece onu tilavet etmek değil, onun manasını tefekkür etmek ve mesajlarını hayatımıza aktarmaktır. Aziz Müminler! Yâsîn sûresi; insanlığa hayat rehberi olarak gönderilen Kur’an’a yeminle başlayarak, dünya ve ahiret huzurunun ancak onun emirlerine tabi olmaktan geçtiğine dikkat çekmektedir. Yâsîn sûresi, وَاَنِ اعْبُدُون۪يۜ هٰذَا صِرَاطٌ مُسْتَق۪يمٌ “Bana kulluk edin. İşte dosdoğru yol budur.”[2] beyanıyla bizleri; yalnız Allah’a kul olmaya, istikamet üzere bir ömür sürmeye davet etmektedir. Bu istikamet; tevhitle başlayan, ibadetlerle güçlenen, güzel ahlakla kemale eren, İslam’ın dosdoğru yoludur. Bu yolda olan bir mümin, her işinde ihlası, her davranışında samimiyeti kuşanmalıdır. Riyadan ve gösterişten uzak durmalıdır. Yâsîn sûresi, “Sen elbette dosdoğru yol üzere gönderilen peygamberlerdensin.”[3] ayetiyle Allah Resûlü (s.a.s)’in tüm insanlığı, dünyada ve ahirette mutluluğa çağıran kutlu bir elçi olduğunu haber vermektedir. Peygamber Efendimiz (s.a.s); hak ile batılı, doğru ile yanlışı, iyi ile kötüyü, helal ile haramı insanlığa gösteren hidayet rehberidir. Yetim ve öksüzleri sevindirmeyi, komşu ile iyi geçinmeyi, affedici ve bağışlayıcı olmayı öğreten rahmet elçisidir. Kıymetli Müslümanlar! Yâsîn sûresi; inkarcıların, “Şu çürümüş kemiklere yeniden kim can verecek?” sorusuna, قُلْ يُحْي۪يهَا الَّـذ۪ٓي اَنْشَاَهَٓا اَوَّلَ مَرَّةٍۜ “Onları ilk başta yaratmış olan Allah diriltecektir.”[4] fermanıyla cevap vermektedir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), vefat eden müminlere Yâsîn sûresini okumamızı tavsiye etmiştir.[5] Bu tavsiye bizlere; her nefsin ölümü tadacağını, ölmeden önce ahiret için hazırlık yapmamız gerektiğini, söylediklerimizden ve yaptıklarımızdan tek tek hesaba çekileceğimizi öğretmektedir. Yâsîn sûresi bu hususta bizleri şöyle uyarmaktadır: “O gün, onların ağızlarını mühürleriz; yapmış olduklarını elleri bize anlatır, ayakları da şahitlik eder.”[6] Bu bilince sahip olan bir Müslüman; yaratılış gayesi olan iyilikten, ibadetten, güzel ahlaktan uzak durmamalıdır. Kötülüklere asla yeltenmemelidir. Ölüm, ahiret, hesap, sorgu sual yokmuş gibi yaşamamalıdır. Rabbine, kendisine, ailesine, topluma ve çevresine karşı sorumluluklarını yerine getirmelidir. Bütün imkansızlıklara rağmen; vatanı ve mukaddesatı uğruna siyonist zalimlere ve işbirlikçilerine karşı destansı bir mücadele veren Gazzeli kardeşlerimiz başta olmak üzere daima mazlumun ve mağdurun yanında olmalıdır. Hiçbir insani ve ahlaki ilke tanımayan bu canilerle maddi ve manevi olarak mücadele etmelidir. Değerli Müminler! Yâsîn sûresi, müminleri şöyle müjdelemektedir: اِنَّ اَصْحَابَ الْجَنَّةِ الْيَوْمَ ف۪ي شُغُلٍ فَاكِهُونَۚ “O gün cennetlikler, nimetler içinde safa sürerler.”[7] سَلَامٌ قَوْلاً مِنْ رَبٍّ رَح۪يمٍ “Onlara merhamet sahibi Rabbin söylediği selam vardır.”[8] Şeytanın esiri olan günahkarları da şöyle ikaz etmektedir: هٰذِه۪ جَهَنَّمُ الَّت۪ي كُنْتُمْ تُوعَدُونَ “İşte size haber verilen cehennem budur!” اِصْلَوْهَا الْيَوْمَ بِمَا كُنْتُمْ تَكْفُرُونَ “İnkar ettiğinizden dolayı bugün girin oraya!”[9] Aziz Müslümanlar! Zilhicce ayının içindeyiz. Bu mübarek günleri; ibadetlerimizi arttırmak, hatalarımızı gözden geçirmek, günahlarımıza tövbe etmek için bir fırsat bilelim. Hesap günü gelmeden önce kendimizi hesaba çekmeye vesile kılalım. Hutbemi Yâsîn sûresinin son ayeti ile bitiriyorum: فَسُبْحَانَ الَّذ۪ي بِيَدِه۪ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيْءٍ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ “Her şeyin hükümranlığı elinde olan Allah’ın şanı ne yücedir! Hepiniz O’na döndürüleceksiniz.”[10] [1] Tirmizî, Fezâilü’l-Kur’an, 7. [2] Yâsîn, 36/61. [3] Yâsîn, 36/3, 4. [4] Yâsîn, 36/78, 79. [5] Ebû Dâvûd, Cenâiz, 19, 20. [6] Yâsîn, 36/65. [7] Yâsîn, 36/55. [8] Yâsîn, 36/58. [9] Yâsîn, 36/63, 64. [10] Yâsîn, 36/83. https://diyanet.gov.tr/tr-TR/Kurumsal/Detay/37709/cuma-hutbesi-ysn-sresi-kuranin-kalbi
    0 Comentários 0 Compartilhamentos
  • Bunu Biliyor muydunuz?

    Oğuzların bugün ki dağılımı

    ️Türkiye, Azerbaycan, İran, Irak ve Türkmenistan Türkleri’nin ataları olan Türk kavmi.

    ️Oğuz adına ilk defa Göktürk kitâbelerinde rastlanmaktadır. Kelimenin kökeni hakkında çeşitli görüşler ileri sürülmüştür. Bunlardan, ok kelimesiyle en eski Türkçe’de çokluk eki olan “z”den oluşan okuzdan (oklar) geldiği hakkındaki görüş en isabetli olanıdır. Göktürk kitâbelerine göre Oğuzlar (İslâm kaynaklarında Guz) dokuz boydan meydana gelmiş bir budundur. Bundan dolayı Tokuz (Dokuz) Oğuz diye de anılır.
    Bunu Biliyor muydunuz? Oğuzların bugün ki dağılımı ➖️Türkiye, Azerbaycan, İran, Irak ve Türkmenistan Türkleri’nin ataları olan Türk kavmi. ➖️Oğuz adına ilk defa Göktürk kitâbelerinde rastlanmaktadır. Kelimenin kökeni hakkında çeşitli görüşler ileri sürülmüştür. Bunlardan, ok kelimesiyle en eski Türkçe’de çokluk eki olan “z”den oluşan okuzdan (oklar) geldiği hakkındaki görüş en isabetli olanıdır. Göktürk kitâbelerine göre Oğuzlar (İslâm kaynaklarında Guz) dokuz boydan meydana gelmiş bir budundur. Bundan dolayı Tokuz (Dokuz) Oğuz diye de anılır.
    0 Comentários 0 Compartilhamentos
Páginas Impulsionadas