• ŞANLIURFA’DA FISTIK SEZONU AÇILDI: İLK ÜRÜNÜN KİLOSU 700 TL!

    Türkiye’nin önemli fıstık üretim merkezlerinden Şanlıurfa’da yeni sezon hasadı başladı.

    Sabahın erken saatlerinde tarlalara giren işçiler tarafından toplanan sezonun ilk yaş fıstıkları, tüccarlar aracılığıyla pazarlara ulaştırıldı.

    Yeni mahsulün tezgâhlardaki başlangıç fiyatı ise dikkat çekti:

    Kilogramı 700 TL!

    BU YIL ÜRETİCİNİN BEKLENTİSİ YÜKSEK

    Bölgedeki üreticiler ve satıcılar, bu yıl gerçekleşen yağışların fıstık açısından olumlu olduğunu ve ürünün verimli göründüğünü belirtiyor.

    Şanlıurfa’da fıstık satışı yapan Ramazan Tekatlı da sezonun bereketli geçmesini beklediklerini ifade ediyor.

    Ancak sezonun ilk ürünlerinin piyasaya çıkması nedeniyle fiyatlar şimdilik yüksek seviyede.

    Ürün miktarının artmasıyla birlikte önümüzdeki günlerde fiyatların gerilemesi bekleniyor.

    3 KİLOSU 2.100 TL

    Yaş fıstığın kilogramının 700 TL'den satılmasıyla;

    1 kilogram → 700 TL
    3 kilogram → 2.100 TL
    5 kilogram → 3.500 TL
    10 kilogram → 7.000 TL

    gibi dikkat çekici rakamlar ortaya çıkıyor.

    FISTIK SADECE ÇEREZ DEĞİL

    Fıstık; doğrudan tüketimin yanı sıra;

    Çikolata
    Dondurma
    Baklava ve tatlı
    Pastacılık
    İşlenmiş gıda

    sektörlerinde kullanılan yüksek katma değerli bir tarım ürünü.

    Bu nedenle fıstık üretimi yalnızca çiftçiyi değil; tüccardan işleme tesislerine, tatlı üreticilerinden ihracatçılara kadar geniş bir ekonomik ekosistemi ilgilendiriyor.

    Şanlıurfa’da sezonun ilk fıstıkları 700 TL’den tezgâha çıktı. Şimdi gözler hasat ilerledikçe oluşacak yeni fiyatlarda.
    💰🌱 ŞANLIURFA’DA FISTIK SEZONU AÇILDI: İLK ÜRÜNÜN KİLOSU 700 TL! Türkiye’nin önemli fıstık üretim merkezlerinden Şanlıurfa’da yeni sezon hasadı başladı. Sabahın erken saatlerinde tarlalara giren işçiler tarafından toplanan sezonun ilk yaş fıstıkları, tüccarlar aracılığıyla pazarlara ulaştırıldı. Yeni mahsulün tezgâhlardaki başlangıç fiyatı ise dikkat çekti: 💰 Kilogramı 700 TL! 🌳 BU YIL ÜRETİCİNİN BEKLENTİSİ YÜKSEK Bölgedeki üreticiler ve satıcılar, bu yıl gerçekleşen yağışların fıstık açısından olumlu olduğunu ve ürünün verimli göründüğünü belirtiyor. Şanlıurfa’da fıstık satışı yapan Ramazan Tekatlı da sezonun bereketli geçmesini beklediklerini ifade ediyor. Ancak sezonun ilk ürünlerinin piyasaya çıkması nedeniyle fiyatlar şimdilik yüksek seviyede. Ürün miktarının artmasıyla birlikte önümüzdeki günlerde fiyatların gerilemesi bekleniyor. 💰 3 KİLOSU 2.100 TL Yaş fıstığın kilogramının 700 TL'den satılmasıyla; 🌱 1 kilogram → 700 TL 🌱 3 kilogram → 2.100 TL 🌱 5 kilogram → 3.500 TL 🌱 10 kilogram → 7.000 TL gibi dikkat çekici rakamlar ortaya çıkıyor. 🌍 FISTIK SADECE ÇEREZ DEĞİL Fıstık; doğrudan tüketimin yanı sıra; 🍫 Çikolata 🍨 Dondurma 🥮 Baklava ve tatlı 🍪 Pastacılık 🏭 İşlenmiş gıda sektörlerinde kullanılan yüksek katma değerli bir tarım ürünü. Bu nedenle fıstık üretimi yalnızca çiftçiyi değil; tüccardan işleme tesislerine, tatlı üreticilerinden ihracatçılara kadar geniş bir ekonomik ekosistemi ilgilendiriyor. 🌱🇹🇷 Şanlıurfa’da sezonun ilk fıstıkları 700 TL’den tezgâha çıktı. Şimdi gözler hasat ilerledikçe oluşacak yeni fiyatlarda.
    0 Commentarii 0 Distribuiri
  • 1985'te, Doğu Afrika'nın sakin bir köyünde, Daniel adında bir adam üç kızıyla yalınayak duruyordu. Karısı bir yıl önce doğum sırasında ölmüştü. Bir daha asla evlenmedi. Ne zamanı vardı, ne de yüreği. O bir çiftçi, bir inşaatçı, bir baba ve bir hayalperestti.

    Evlerinde elektrik yoktu. Bazı geceler akşam yemeği sadece haşlanmış kök ve suydu. Ama sahip oldukları şey -Daniel'in her zaman sahip olduklarından emin olduğu şey- onurdu.

    Her sabah gün doğmadan önce kızlarını uyandırır ve onları okula iki mil kadar yürütürdü. Kendi okuyup yazamıyordu ama her gün sınıfın dışında, gölgede oturur, yalnız eve yürümek zorunda kalmasınlar diye beklerdi.

    Bazen kalem alabilmeleri için aç kalırdı.
    Sınav ücretlerini ödeyebilmek için alyansını satardı.
    Hasat mevsiminde sadece ikinci el ders kitapları almak için üç işte çalışırdı -birçok sayfası eksikti.

    İnsanlar gülüyordu.
    "Kız onlar," diyorlardı.
    "Gelecekleri ne?"

    Daniel cevap vermedi.
    Yanlarında yürümeye devam etti.

    Yıllar geçti. Birer birer mezun oldular.
    Birer birer burs kazandılar.
    Ve birer birer… Okyanusları aştılar.

    2025'te, o fotoğrafın çekilmesinden 40 yıl sonra, dünya hiç kimsenin beklemediği bir şey gördü:
    Aynı adamın, bu sefer bir hastanenin önünde, beyaz önlüklü üç kızıyla birlikte gururla durduğu yeni bir görüntü.

    Doktorlar.

    Hepsi.

    Nasıl hissettiği sorulduğunda, Daniel usulca ağladı ve fısıldadı,
    "Onlara asla dünyayı vermedim. Sadece dünyanın umutlarını ellerinden almasına asla izin vermedim."

    Elleriyle ekin yetiştirdi,
    ama kalbiyle doktor yetiştirdi.

    Ve dünyanın hiç tanımadığı bir adamın sessiz gölgesinde,
    üç kız yükseldi… Ve her şeyi değiştirdi.
    1985'te, Doğu Afrika'nın sakin bir köyünde, Daniel adında bir adam üç kızıyla yalınayak duruyordu. Karısı bir yıl önce doğum sırasında ölmüştü. Bir daha asla evlenmedi. Ne zamanı vardı, ne de yüreği. O bir çiftçi, bir inşaatçı, bir baba ve bir hayalperestti. Evlerinde elektrik yoktu. Bazı geceler akşam yemeği sadece haşlanmış kök ve suydu. Ama sahip oldukları şey -Daniel'in her zaman sahip olduklarından emin olduğu şey- onurdu. Her sabah gün doğmadan önce kızlarını uyandırır ve onları okula iki mil kadar yürütürdü. Kendi okuyup yazamıyordu ama her gün sınıfın dışında, gölgede oturur, yalnız eve yürümek zorunda kalmasınlar diye beklerdi. Bazen kalem alabilmeleri için aç kalırdı. Sınav ücretlerini ödeyebilmek için alyansını satardı. Hasat mevsiminde sadece ikinci el ders kitapları almak için üç işte çalışırdı -birçok sayfası eksikti. İnsanlar gülüyordu. "Kız onlar," diyorlardı. "Gelecekleri ne?" Daniel cevap vermedi. Yanlarında yürümeye devam etti. Yıllar geçti. Birer birer mezun oldular. Birer birer burs kazandılar. Ve birer birer… Okyanusları aştılar. 2025'te, o fotoğrafın çekilmesinden 40 yıl sonra, dünya hiç kimsenin beklemediği bir şey gördü: Aynı adamın, bu sefer bir hastanenin önünde, beyaz önlüklü üç kızıyla birlikte gururla durduğu yeni bir görüntü. Doktorlar. Hepsi. Nasıl hissettiği sorulduğunda, Daniel usulca ağladı ve fısıldadı, "Onlara asla dünyayı vermedim. Sadece dünyanın umutlarını ellerinden almasına asla izin vermedim." Elleriyle ekin yetiştirdi, ama kalbiyle doktor yetiştirdi. Ve dünyanın hiç tanımadığı bir adamın sessiz gölgesinde, üç kız yükseldi… Ve her şeyi değiştirdi.
    0 Commentarii 0 Distribuiri
  • ŞAMAMA...
    Öyle bir kavun düşünün ki elma büyüklüğünde, parfüm kadar etkili mis gibi kokan bir lezzet.
    Şamama kavunu günümüzde unutulmuş lezzetlerden biridir.

    Arapçadaki “şemm (hoş kokan,güzel kokulu)” sözcüğünden türemiştir. Şamama ile ilgili en eski kayıtlar Divanü Lugat-ıt Türk’te karşımıza çıkmaktadır.
    Eskiden evlerde evin birçok noktasına asılır, elbiselerin arasına konulur, gelin çeyizlerine eklenir, askere giden gençlerin bohçalarına konulan bir parfümdür.
    Şamama kavunu, günümüz kavunları gibi tatlı değildi, bundan dolayı yiyecek olarak tüketilmezdi.
    Fakat aroması bir çok lezet için şurup, tatlı, şeker, lokum, şerbet yapımında kullanılmaktaydı. Şamama, hasat edildiği zaman çok güzel kokmazmış.
    Un ve ya kepek çuvallarının içinde 2 hafta bekletildikten sonra mis gibi kokmaya başlarmış.
    Anadolu’nun hemen hemen heryerinde yetişebilen bir meyvedir.
    Anadolu’daki bazı isimleri şöyledir; alabaş (Osmaniye), cırdatan (Bolu), cırlangıç (Denizli), eşememe (Mersin), şebeden (Maraş) şememe Gaziantep şeklindedir.
    Eşref Bin Muhammed’in 14. yüzyılda yazdığı eserlerinde tıpta şamama koklamanın beyin sağlığına çok iyi geldiğini, tüketmenin ise mide rahatsızlıklarını giderdiğini bildirmektedir.
    Ayrıca Evliya Çelebinin seyahatnamesinde Şamama kavunlarının zenginler ve padişahlar arasında hediye olarak sunulmakta olduğu yazmaktadır.
    Osmanlı döneminde elde şamama taşımak adet haline gelmiştir.
    İnsanlar hem güzel kokmak hem de arada koklayıp mutlu olmak için yanlarında taşırlarmış.
    Anadolu edebiyatını incelediğimizde bir çok şiirde şamama kavunundan bahsetmektedir.
    Geçmişte bir cep telefonu gibi insanların yanlarında taşıdığı, önem vermiş olduğu bu güzellik günümüzde unutulmuştur.
    ŞAMAMA... Öyle bir kavun düşünün ki elma büyüklüğünde, parfüm kadar etkili mis gibi kokan bir lezzet. Şamama kavunu günümüzde unutulmuş lezzetlerden biridir. Arapçadaki “şemm (hoş kokan,güzel kokulu)” sözcüğünden türemiştir. Şamama ile ilgili en eski kayıtlar Divanü Lugat-ıt Türk’te karşımıza çıkmaktadır. Eskiden evlerde evin birçok noktasına asılır, elbiselerin arasına konulur, gelin çeyizlerine eklenir, askere giden gençlerin bohçalarına konulan bir parfümdür. Şamama kavunu, günümüz kavunları gibi tatlı değildi, bundan dolayı yiyecek olarak tüketilmezdi. Fakat aroması bir çok lezet için şurup, tatlı, şeker, lokum, şerbet yapımında kullanılmaktaydı. Şamama, hasat edildiği zaman çok güzel kokmazmış. Un ve ya kepek çuvallarının içinde 2 hafta bekletildikten sonra mis gibi kokmaya başlarmış. Anadolu’nun hemen hemen heryerinde yetişebilen bir meyvedir. Anadolu’daki bazı isimleri şöyledir; alabaş (Osmaniye), cırdatan (Bolu), cırlangıç (Denizli), eşememe (Mersin), şebeden (Maraş) şememe Gaziantep şeklindedir. Eşref Bin Muhammed’in 14. yüzyılda yazdığı eserlerinde tıpta şamama koklamanın beyin sağlığına çok iyi geldiğini, tüketmenin ise mide rahatsızlıklarını giderdiğini bildirmektedir. Ayrıca Evliya Çelebinin seyahatnamesinde Şamama kavunlarının zenginler ve padişahlar arasında hediye olarak sunulmakta olduğu yazmaktadır. Osmanlı döneminde elde şamama taşımak adet haline gelmiştir. İnsanlar hem güzel kokmak hem de arada koklayıp mutlu olmak için yanlarında taşırlarmış. Anadolu edebiyatını incelediğimizde bir çok şiirde şamama kavunundan bahsetmektedir. Geçmişte bir cep telefonu gibi insanların yanlarında taşıdığı, önem vermiş olduğu bu güzellik günümüzde unutulmuştur.
    0 Commentarii 0 Distribuiri

  • Yıl: 1952
    Yer : Anadolu
    Konu: Hasat sonrası ailecek şükür secdesi,

    Nerde kaldı bu güzel hareketler.
    🌾 Yıl: 1952 Yer : Anadolu Konu: Hasat sonrası ailecek şükür secdesi, Nerde kaldı bu güzel hareketler.
    0 Commentarii 0 Distribuiri

  • '' Bir de ..
    Hasat zamanı vardı kalbin ..
    Vakti hüzne çalınca anladı ..
    _________//"İnsan ..
    '' Bir de .. Hasat zamanı vardı kalbin .. Vakti hüzne çalınca anladı .. _________//"İnsan ..
    0 Commentarii 0 Distribuiri
  • Genetiği değiştirilmeden elde edilmiş bir "Gökkuşağı Mısırı".
    Aslında bu mısır, yapay seçilimin ne kadar etkili olabileceğinin mükemmel bir örneği.
    Carl Barnes isimli Amerikalı çiftçi, Kızılderililer 1800'lerde günümüzdeki Oklahama eyaletine "gönderildikten" sonra, yeni komşularıyla mısır tohumu takasına girmiş. Mısırları hasat ettiği ilk yıl bazı mısırların içlerinde farklı renklerde taneler görmüş ve bunu ileride ticari olarak kullanabileceğini düşünmüş. Bu yüzden sadece bu mısırları tekrar ekmiş. Yıllar geçtikçe ektiği mısırlar daha da renkli bir hal almış ve günümüzde Amazon gibi sitelerde "Rainbow seed" olarak yerini bulmuş.
    Genetiği değiştirilmeden elde edilmiş bir "Gökkuşağı Mısırı". Aslında bu mısır, yapay seçilimin ne kadar etkili olabileceğinin mükemmel bir örneği. Carl Barnes isimli Amerikalı çiftçi, Kızılderililer 1800'lerde günümüzdeki Oklahama eyaletine "gönderildikten" sonra, yeni komşularıyla mısır tohumu takasına girmiş. Mısırları hasat ettiği ilk yıl bazı mısırların içlerinde farklı renklerde taneler görmüş ve bunu ileride ticari olarak kullanabileceğini düşünmüş. Bu yüzden sadece bu mısırları tekrar ekmiş. Yıllar geçtikçe ektiği mısırlar daha da renkli bir hal almış ve günümüzde Amazon gibi sitelerde "Rainbow seed" olarak yerini bulmuş.
    0 Commentarii 0 Distribuiri
  • Diyarbakır’da kurutmalık domates mesaisi
    Hasat edilen tonlarca domates, işçiler tarafından ikiye bölünerek tuzlanıyor ve kurutma yapılan alanda beyaz örtülere seriliyor.
    : AA
    Diyarbakır’da kurutmalık domates mesaisi 🍅 Hasat edilen tonlarca domates, işçiler tarafından ikiye bölünerek tuzlanıyor ve kurutma yapılan alanda beyaz örtülere seriliyor. 🧂 📷: AA
    0 Commentarii 0 Distribuiri
  • Anadolu insanının secde aşkı bambaşka…

    Anadolu'da hasat sonrası şükür secdesi, 1952

    nadidefotograf
    Anadolu insanının secde aşkı bambaşka… 🌾Anadolu'da hasat sonrası şükür secdesi, 1952 📸nadidefotograf
    0 Commentarii 0 Distribuiri
  • Güney Doğuda Hasat Zamanı...
    Allah Çiftçilerin Emegini Boşa Götürmesin,Bereketli Olur İnşallah.
    Güney Doğuda Hasat Zamanı... Allah Çiftçilerin Emegini Boşa Götürmesin,Bereketli Olur İnşallah.
    0 Commentarii 0 Distribuiri
  • Gökkuşağı Mısırı:
    Carl Barnes adlı yarı Cherokee(Amerika kıtasının en eski yerli kabilesi) ve Amerika kıtasına göç eden yarı İskoç İrlandalı Oklahomalı bir çiftçi, mısır köklerini keşfetmekle ilgilenmeye başladı.

    Gökkuşağı Mısırının Hikayesi Carl Barnes ile başlar. Şimdi 80'lerinde olan Barnes, atalarının mirası ile yeniden bağlantı kurmanın bir yolu olarak yetişkinlik yıllarında daha eski mısır çeşitleri yetiştirmeye başladı.
    Barnes, eski mısır çeşitlerini yetiştirerek, ata türlerini izole etmeyi başardı.
    Ülkenin her yerinde tanıştığı ve arkadaş olduğu insanlarla eski mısır tohumu değiş tokuşunu yaptı. Aynı zamanda, Barnes özellikle renkli koblardan tohum toplamaya, saklamaya ve yeniden dikmeye başladı. Barnes'a göre, gökkuşağı tohumu aslen "Pawnee ( tarımla uğraşan yerliler) kültüründen gelir.”
    Mısırın veya yaygın olarak bilindiği şekliyle mısırın başlangıcı,Orta Güney Meksika'nın yerli çiftçilerine kadar uzanır. Binlerce yıl boyunca, Amerika'nın Yerli halkları, mısırı tarımsal ve törensel yaşam biçimlerine benimsedi ve onu bugün gördüğümüz çeşitli biçimlere dönüştürdü.
    Gökkuşağı Mısırı Nasıl Bulundu? Ve Kızılderililerin açıklaması.
    Tüm bu renkler ve nitelikler, aynı genel mısır hattının çeşitliliğinde bulunur ve deneyimlerime göre, farklı renkler ve desenler, bir yıldan diğerine yapılan basit seçime oldukça duyarlıdır. Örneğin, yalnızca gök mavisi, zümrüt yeşili, pembe veya tüm renk yelpazesine sahip kulaklar iki veya üç yıl sonra yetiştirilebilir. Gökyüzü mavileri daha kolay görünme eğilimindedir. Yine tohum, istenilen özelliklere sahip mümkün olduğu kadar çok başaktan seçilir. Tohum tasarrufu amacıyla, özellikle mısır için, başladığınız tohumun tam genetik kitaplığını korumak için en az 200 ila 300 bitkiye sahip olmak ekim için idealdir.
    Diğer geleneksel nasırlarla çaprazlama deneyleri yapmak sihri daha da yayabilir. Olasılıklar muhtemelen sonsuzdur.

    Bu mısır, çocukları ekme ve hasat etme büyüsüyle tanıştırmak için mükemmel bir türdür. Tohum-hasat süresi, koşullara bağlı olarak daha erken olmak üzere yaklaşık 110 gündür. Bitkiler mısır için orta boyludur, yaklaşık altı fittir. Tohumları, ortaya çıkan bitkiler arasında 6 ila 12 inç olacak şekilde 30 inç sıralar halinde ekin. Veya, delik başına 3 veya 4 tohum ve salkımlar arasında 3 ila 4 fit boşluk olacak şekilde geleneksel yerel dikim stili yapılabilir.
    Mısır, kabuğu kahverengiye döndüğünde toplanmaya hazırdır ve her başak açıldığında sürpriz olur. Renkler, artık nem nedeniyle hasatta en yoğun şekilde görünür, ancak başaklar tamamen iyileştikçe devam eder. Bu mısır güzelliğinden dolayı sevilse de tamamen yenilebilir. Bir dizi patlamış mısır ve çakmaktaşı mısır tanesi özelliği sergiler ve patlama yalnızca marjinal olmasına rağmen (ve renkler süreçten sağ çıkamaz), tahıl un haline getirilebilir ve diğer herhangi bir mısır unu gibi kullanılabilir. Mısır erken ve yumuşakken toplanırsa bu mısırı koçanından yemek mümkün olur. Birçok Kızılderili mısırının daha yüksek protein ve diğer besin konsantrasyonlarına sahip olduğunu test edilmişlerdir.

    Bir yetişkinseniz ve bu mısırı ekiyorsanız, mısır ile eken ve bakımını yapan kişi arasında yer alan belirli bir simya varmış gibi göründüğü için, onu yetiştirme sürecinde ortaya çıkan bazı ilginç içgörülere ve deneyimlere sahip olabileceğinizin farkında olun. Yerli halkların tohumları hakkında her zaman bildiklerini hissetmeye başlayabilirsiniz - kan bağı, dil ve ruhsal kimlik olarak gerçekten tek ve aynıdır, sakladığımız ve ektiğimiz tohumda Kutsal Yaşam Yasası bulunur.
    Gökkuşağı Mısırı: Carl Barnes adlı yarı Cherokee(Amerika kıtasının en eski yerli kabilesi) ve Amerika kıtasına göç eden yarı İskoç İrlandalı Oklahomalı bir çiftçi, mısır köklerini keşfetmekle ilgilenmeye başladı. Gökkuşağı Mısırının Hikayesi Carl Barnes ile başlar. Şimdi 80'lerinde olan Barnes, atalarının mirası ile yeniden bağlantı kurmanın bir yolu olarak yetişkinlik yıllarında daha eski mısır çeşitleri yetiştirmeye başladı. Barnes, eski mısır çeşitlerini yetiştirerek, ata türlerini izole etmeyi başardı. Ülkenin her yerinde tanıştığı ve arkadaş olduğu insanlarla eski mısır tohumu değiş tokuşunu yaptı. Aynı zamanda, Barnes özellikle renkli koblardan tohum toplamaya, saklamaya ve yeniden dikmeye başladı. Barnes'a göre, gökkuşağı tohumu aslen "Pawnee ( tarımla uğraşan yerliler) kültüründen gelir.” Mısırın veya yaygın olarak bilindiği şekliyle mısırın başlangıcı,Orta Güney Meksika'nın yerli çiftçilerine kadar uzanır. Binlerce yıl boyunca, Amerika'nın Yerli halkları, mısırı tarımsal ve törensel yaşam biçimlerine benimsedi ve onu bugün gördüğümüz çeşitli biçimlere dönüştürdü. Gökkuşağı Mısırı Nasıl Bulundu? Ve Kızılderililerin açıklaması. Tüm bu renkler ve nitelikler, aynı genel mısır hattının çeşitliliğinde bulunur ve deneyimlerime göre, farklı renkler ve desenler, bir yıldan diğerine yapılan basit seçime oldukça duyarlıdır. Örneğin, yalnızca gök mavisi, zümrüt yeşili, pembe veya tüm renk yelpazesine sahip kulaklar iki veya üç yıl sonra yetiştirilebilir. Gökyüzü mavileri daha kolay görünme eğilimindedir. Yine tohum, istenilen özelliklere sahip mümkün olduğu kadar çok başaktan seçilir. Tohum tasarrufu amacıyla, özellikle mısır için, başladığınız tohumun tam genetik kitaplığını korumak için en az 200 ila 300 bitkiye sahip olmak ekim için idealdir. Diğer geleneksel nasırlarla çaprazlama deneyleri yapmak sihri daha da yayabilir. Olasılıklar muhtemelen sonsuzdur. Bu mısır, çocukları ekme ve hasat etme büyüsüyle tanıştırmak için mükemmel bir türdür. Tohum-hasat süresi, koşullara bağlı olarak daha erken olmak üzere yaklaşık 110 gündür. Bitkiler mısır için orta boyludur, yaklaşık altı fittir. Tohumları, ortaya çıkan bitkiler arasında 6 ila 12 inç olacak şekilde 30 inç sıralar halinde ekin. Veya, delik başına 3 veya 4 tohum ve salkımlar arasında 3 ila 4 fit boşluk olacak şekilde geleneksel yerel dikim stili yapılabilir. Mısır, kabuğu kahverengiye döndüğünde toplanmaya hazırdır ve her başak açıldığında sürpriz olur. Renkler, artık nem nedeniyle hasatta en yoğun şekilde görünür, ancak başaklar tamamen iyileştikçe devam eder. Bu mısır güzelliğinden dolayı sevilse de tamamen yenilebilir. Bir dizi patlamış mısır ve çakmaktaşı mısır tanesi özelliği sergiler ve patlama yalnızca marjinal olmasına rağmen (ve renkler süreçten sağ çıkamaz), tahıl un haline getirilebilir ve diğer herhangi bir mısır unu gibi kullanılabilir. Mısır erken ve yumuşakken toplanırsa bu mısırı koçanından yemek mümkün olur. Birçok Kızılderili mısırının daha yüksek protein ve diğer besin konsantrasyonlarına sahip olduğunu test edilmişlerdir. Bir yetişkinseniz ve bu mısırı ekiyorsanız, mısır ile eken ve bakımını yapan kişi arasında yer alan belirli bir simya varmış gibi göründüğü için, onu yetiştirme sürecinde ortaya çıkan bazı ilginç içgörülere ve deneyimlere sahip olabileceğinizin farkında olun. Yerli halkların tohumları hakkında her zaman bildiklerini hissetmeye başlayabilirsiniz - kan bağı, dil ve ruhsal kimlik olarak gerçekten tek ve aynıdır, sakladığımız ve ektiğimiz tohumda Kutsal Yaşam Yasası bulunur.
    0 Commentarii 0 Distribuiri
Sponsorizeaza Paginile