1766 yılında Urfa'ya gelen Alman gezgin Carsten Niebuhr, civardaki kuyulardan şöyle bahseder:
Bu yollarda değişik kuyulara rastlıyorduk. Kuyuların yanında, komşu köylerden kızlar veya bu yörelerde yola çıkmış olan Kürt ve Türkmen aileleri hayvanları suvarıyorlardı. Buradaki kızların yüzleri şehirde olanlarınki gibi kapalı değildi. Onların güneşten kızarmış bir güzellikleri vardı. Bana selam verdikten ve atımdan indikten biraz sonra, bize su getirdiler ve atlarımıza da su içirdiler. Buna benzer nazik davranışlar gerçi bana başka yerlerde de gösterilmişti.
Ancak burada gördüklerim kendine özgü bir biçimde oluşuyla dikkatimi çekmişti . Zira eminim ki, (daha sonra Hz. İshak'ın eşi olacak) Rebekka da bu yörede yetişmiş ve yolculara karşı aynı ölçüde iyilikseverliğini
göstermişti. O, belki de su içtiğim bu kuyudan su çekmişti. Nihayet Harran, şimdi Urfa'nın güneydoğusunda iki günlük mesafede küçük bir yer ve hala Yahudiler tarafından ziyaret ediliyor. Muhtemelen
İbrahim'in Kenan ülkesine göç ederken terk ettiği şehir idi ve kardeşi Nahor'un ailesi de muhtemelen bu yörede kalmıştı.
(Carsten Niebuhr Seyahatnamesi'nden kısmen tarafımdan tercüme edilmiştir.)
Selahattin Güler paylaşımı
Bu yollarda değişik kuyulara rastlıyorduk. Kuyuların yanında, komşu köylerden kızlar veya bu yörelerde yola çıkmış olan Kürt ve Türkmen aileleri hayvanları suvarıyorlardı. Buradaki kızların yüzleri şehirde olanlarınki gibi kapalı değildi. Onların güneşten kızarmış bir güzellikleri vardı. Bana selam verdikten ve atımdan indikten biraz sonra, bize su getirdiler ve atlarımıza da su içirdiler. Buna benzer nazik davranışlar gerçi bana başka yerlerde de gösterilmişti.
Ancak burada gördüklerim kendine özgü bir biçimde oluşuyla dikkatimi çekmişti . Zira eminim ki, (daha sonra Hz. İshak'ın eşi olacak) Rebekka da bu yörede yetişmiş ve yolculara karşı aynı ölçüde iyilikseverliğini
göstermişti. O, belki de su içtiğim bu kuyudan su çekmişti. Nihayet Harran, şimdi Urfa'nın güneydoğusunda iki günlük mesafede küçük bir yer ve hala Yahudiler tarafından ziyaret ediliyor. Muhtemelen
İbrahim'in Kenan ülkesine göç ederken terk ettiği şehir idi ve kardeşi Nahor'un ailesi de muhtemelen bu yörede kalmıştı.
(Carsten Niebuhr Seyahatnamesi'nden kısmen tarafımdan tercüme edilmiştir.)
Selahattin Güler paylaşımı
1766 yılında Urfa'ya gelen Alman gezgin Carsten Niebuhr, civardaki kuyulardan şöyle bahseder:
Bu yollarda değişik kuyulara rastlıyorduk. Kuyuların yanında, komşu köylerden kızlar veya bu yörelerde yola çıkmış olan Kürt ve Türkmen aileleri hayvanları suvarıyorlardı. Buradaki kızların yüzleri şehirde olanlarınki gibi kapalı değildi. Onların güneşten kızarmış bir güzellikleri vardı. Bana selam verdikten ve atımdan indikten biraz sonra, bize su getirdiler ve atlarımıza da su içirdiler. Buna benzer nazik davranışlar gerçi bana başka yerlerde de gösterilmişti.
Ancak burada gördüklerim kendine özgü bir biçimde oluşuyla dikkatimi çekmişti . Zira eminim ki, (daha sonra Hz. İshak'ın eşi olacak) Rebekka da bu yörede yetişmiş ve yolculara karşı aynı ölçüde iyilikseverliğini
göstermişti. O, belki de su içtiğim bu kuyudan su çekmişti. Nihayet Harran, şimdi Urfa'nın güneydoğusunda iki günlük mesafede küçük bir yer ve hala Yahudiler tarafından ziyaret ediliyor. Muhtemelen
İbrahim'in Kenan ülkesine göç ederken terk ettiği şehir idi ve kardeşi Nahor'un ailesi de muhtemelen bu yörede kalmıştı.
(Carsten Niebuhr Seyahatnamesi'nden kısmen tarafımdan tercüme edilmiştir.)
Selahattin Güler paylaşımı
0 Комментарии
0 Поделились