• Türkiye's Billions of Dollars Railway Ambition: Connecting China, Europe and the Middle East!

    Türkiye is accelerating its transformation into a major global trade and logistics hub, targeting stronger China–Europe freight connectivity by 2031 while developing strategic routes linking Central Asia, the Gulf and Europe.

    Four major transport corridors are shaping the region's future:

    Middle Corridor: Connects China to Europe through Central Asia, the Caspian Sea, Azerbaijan, Georgia and Türkiye.

    Zangezur Corridor: Aims to strengthen connections between Türkiye, Azerbaijan and Central Asia through a new strategic transport link.

    Iraq Development Road: A planned railway and highway network connecting Iraq's Grand Faw Port to Türkiye and European markets.

    Modern Hijaz Railway: A proposed revival and expansion connecting Türkiye through Syria and Jordan toward Saudi Arabia, with longer-term ambitions to reach Oman.

    Faster and more diversified international trade routes
    Stronger access between Asian and European markets
    New investment opportunities in railways, ports and logistics
    Greater economic integration across the Middle East and Central Asia

    The bigger picture: Türkiye aims to become a central crossroads of Eurasian trade, linking multiple regional freight networks into a more connected transport system.

    Could these corridors reshape global trade routes over the next decade?
    Türkiye's Billions of Dollars Railway Ambition: Connecting China, Europe and the Middle East! Türkiye is accelerating its transformation into a major global trade and logistics hub, targeting stronger China–Europe freight connectivity by 2031 while developing strategic routes linking Central Asia, the Gulf and Europe. Four major transport corridors are shaping the region's future: 🚞 Middle Corridor: Connects China to Europe through Central Asia, the Caspian Sea, Azerbaijan, Georgia and Türkiye. 🚄 Zangezur Corridor: Aims to strengthen connections between Türkiye, Azerbaijan and Central Asia through a new strategic transport link. 🚆 Iraq Development Road: A planned railway and highway network connecting Iraq's Grand Faw Port to Türkiye and European markets. 🚂 Modern Hijaz Railway: A proposed revival and expansion connecting Türkiye through Syria and Jordan toward Saudi Arabia, with longer-term ambitions to reach Oman. ✅ Faster and more diversified international trade routes ✅ Stronger access between Asian and European markets ✅ New investment opportunities in railways, ports and logistics ✅ Greater economic integration across the Middle East and Central Asia 🌐 The bigger picture: Türkiye aims to become a central crossroads of Eurasian trade, linking multiple regional freight networks into a more connected transport system. 💬 Could these corridors reshape global trade routes over the next decade?
    0 Kommentare 0 Anteile
  • IN 1890, A JAPANESE FISHING VILLAGE SAVED 69 TURKISH SAILORS. 95 YEARS LATER, TURKEY PAID IT BACK

    September 1890. An Ottoman warship called the Ertugrul was heading home from Japan when a typhoon threw it onto the rocks near Kushimoto, at the southern tip of Japan's main island.

    More than 500 sailors died.

    The people of the small island nearby ran down to the water in the storm and pulled survivors out. By many accounts, they had very little food themselves, and gave the sailors what they had. 69 men survived. Japan sent them home on two of its own warships.

    Japan mostly forgot. Turkey didn't. Generations of Turkish kids learned the story at school.

    March 1985. War between Iran and Iraq. Iraq announced it would shoot down any plane over Iran after a deadline. More than 200 Japanese were stuck in Tehran, and under Japan's laws at the time, its own military planes could not go and get them.

    Turkey sent two Turkish Airlines planes. They flew 215 Japanese out before the deadline.

    When people later asked why, the answer from Turkey kept coming back to one word. Ertugrul.

    Today, Kushimoto still holds a memorial for the sailors, and Turkey still sends people to stand there.
    IN 1890, A JAPANESE FISHING VILLAGE SAVED 69 TURKISH SAILORS. 95 YEARS LATER, TURKEY PAID IT BACK 🇯🇵🇹🇷 September 1890. An Ottoman warship called the Ertugrul was heading home from Japan when a typhoon threw it onto the rocks near Kushimoto, at the southern tip of Japan's main island. More than 500 sailors died. The people of the small island nearby ran down to the water in the storm and pulled survivors out. By many accounts, they had very little food themselves, and gave the sailors what they had. 69 men survived. Japan sent them home on two of its own warships. Japan mostly forgot. Turkey didn't. Generations of Turkish kids learned the story at school. March 1985. War between Iran and Iraq. Iraq announced it would shoot down any plane over Iran after a deadline. More than 200 Japanese were stuck in Tehran, and under Japan's laws at the time, its own military planes could not go and get them. Turkey sent two Turkish Airlines planes. They flew 215 Japanese out before the deadline. When people later asked why, the answer from Turkey kept coming back to one word. Ertugrul. Today, Kushimoto still holds a memorial for the sailors, and Turkey still sends people to stand there.
    0 Kommentare 0 Anteile
  • Faydalı bir bilgi daha gelsin !

    KÖY YORGANI VE PSKOLOJİ
    Köy yorganlarını bilirsiniz. Parlak renkli, işlemeli ve ağırdır. Sizi sarmalar. Uyurken üzerinizden düşmesi de pek kolay değildir. Yapılan araştırmalarda bu tarz ağır yorganların psikolojimize olumlu etki ettiği tespit edildi.
    Son zamanlarda uluslararası deneylerde yapılan gözlemler ağır yorgan altında yatmanın stres bozuklukları, anksiyete, uykusuzluk sorunları ve daha birçok psikolojik hastalığa gerçekten de yarar sağladığını bilimsel olarak kanıtlanmış durumda.
    Konu üzerinde araştırma yapan bilim insanlarına göre, özellikle uyku öncesi vücut üzerinde hissedilen ve rahatsız edici olmayan bir kuvvet insanı oldukça hızlı bir şekilde sakinleştiriyor.
    Bu etkinin çalışma prensibinin sarılma ile benzer olduğunu dile getiren araştırmacılar, anne kucağındayken sıkıca sarılan bebeklerin ağlamayı kesmenin altında yatan bilimsel nedeninin bu etki olduğunu söylüyorlar.
    Işte bu noktada özellikle bebekken ağır bir yorganın altında yatarken huzurlu hissetmenizin nedeni ortaya çıkıyor. Yorganın üzerinizde yaptığı kuvvet ve sarılma hissi, anne kucağındaki güveni hatırlattığı için beyinde oksitosin salımını çoğaltarak size kendinizi huzurlu ve güvenli hissettiriyor.
    Birbirinden bağımsız olarak yapılan araştırmalara göre vücut ağırlığının yüzde onu kadar ağırlıktaki bir yorganla yatmak gerçek manada parasempatik sinir sistemini harekete geçirerek güvenlik ve sakinlik hissi yaratarak stres, korku, sinir gibi duyguları azaltıyor.
    Yani ortalama 60 kilo ağırlığında bir kişinin 6 kiloluk bir yorganla yatması depresyonu azaltıp sinir sistemine fayda sağlayacak etkiler ortaya çıkartabiliyor.
    Eskiden yün çırpar yorgan dikerdi annelerimiz...
    Dişi koyun yününde olan maddî ve mânevî hassalar diğer yünlerde yoktur. Koyunların üzerine güneş doğmaz.
    Koyun yünü sinyal ve radyasyon emicidir. Evimizde yoğun kullandığımız, cep telefonu, modem, kumanda gibi elektronik cihazların yaydığı radyasyonu emerek vücudumuza zarar vermesine mani olur yün. Bunun için bilhassa yorgan, yastık ve döşeğimizin koyun yününden olmasına itina göstermeliyiz.
    Koyun yünü dinlendiricidir ve rahat uyku sağlar. Çünkü koyun yünü, vücutta biriken statik negatif enerjiyi alır. Böylece bedenimizde oluşan yorgunluk ve rehavet üzerimizden kalkmış olur.
    Koyun yünü ısıyı dengeleyicidir.
    Soğuğu geçirmez. Koyun yününden yapılan ürünler yazın serin, kışın sıcak tutma hususiyetine sahiptir. Yün yanmaz. Ateşe, aleve karşı dirençli ve dayanıklıdır. Alerjik değildir ve alerjik ortamların oluşmasına fırsat vermez. Yün terletmez, teri emer, ter yapmaz.
    Ağrıları alır. Bir çok romatizma ağrılarına iyi gelir.
    Yün elektiriği ref eder. Yünden elektrik cereyanı geçmez, yalıtkandır. Çobanlar kepenek içinde yağmurdan, doludan, kardan, her türlü soğuktan müteessir olmadıkları gibi kepenek içinde iken yıldırım isabet etmez.
    NETİCE
    Yün yatakta yatamıyor, yün yorganla örtünemiyorsanız en azından; yün çorap, fânile, gömlek giymeli, yün eldiven takmalı. Yün kuşak muhakkak kullanılmalı.
    Faydalı bir bilgi daha gelsin ! KÖY YORGANI VE PSKOLOJİ Köy yorganlarını bilirsiniz. Parlak renkli, işlemeli ve ağırdır. Sizi sarmalar. Uyurken üzerinizden düşmesi de pek kolay değildir. Yapılan araştırmalarda bu tarz ağır yorganların psikolojimize olumlu etki ettiği tespit edildi. Son zamanlarda uluslararası deneylerde yapılan gözlemler ağır yorgan altında yatmanın stres bozuklukları, anksiyete, uykusuzluk sorunları ve daha birçok psikolojik hastalığa gerçekten de yarar sağladığını bilimsel olarak kanıtlanmış durumda. Konu üzerinde araştırma yapan bilim insanlarına göre, özellikle uyku öncesi vücut üzerinde hissedilen ve rahatsız edici olmayan bir kuvvet insanı oldukça hızlı bir şekilde sakinleştiriyor. Bu etkinin çalışma prensibinin sarılma ile benzer olduğunu dile getiren araştırmacılar, anne kucağındayken sıkıca sarılan bebeklerin ağlamayı kesmenin altında yatan bilimsel nedeninin bu etki olduğunu söylüyorlar. Işte bu noktada özellikle bebekken ağır bir yorganın altında yatarken huzurlu hissetmenizin nedeni ortaya çıkıyor. Yorganın üzerinizde yaptığı kuvvet ve sarılma hissi, anne kucağındaki güveni hatırlattığı için beyinde oksitosin salımını çoğaltarak size kendinizi huzurlu ve güvenli hissettiriyor. Birbirinden bağımsız olarak yapılan araştırmalara göre vücut ağırlığının yüzde onu kadar ağırlıktaki bir yorganla yatmak gerçek manada parasempatik sinir sistemini harekete geçirerek güvenlik ve sakinlik hissi yaratarak stres, korku, sinir gibi duyguları azaltıyor. Yani ortalama 60 kilo ağırlığında bir kişinin 6 kiloluk bir yorganla yatması depresyonu azaltıp sinir sistemine fayda sağlayacak etkiler ortaya çıkartabiliyor. Eskiden yün çırpar yorgan dikerdi annelerimiz... Dişi koyun yününde olan maddî ve mânevî hassalar diğer yünlerde yoktur. Koyunların üzerine güneş doğmaz. Koyun yünü sinyal ve radyasyon emicidir. Evimizde yoğun kullandığımız, cep telefonu, modem, kumanda gibi elektronik cihazların yaydığı radyasyonu emerek vücudumuza zarar vermesine mani olur yün. Bunun için bilhassa yorgan, yastık ve döşeğimizin koyun yününden olmasına itina göstermeliyiz. Koyun yünü dinlendiricidir ve rahat uyku sağlar. Çünkü koyun yünü, vücutta biriken statik negatif enerjiyi alır. Böylece bedenimizde oluşan yorgunluk ve rehavet üzerimizden kalkmış olur. Koyun yünü ısıyı dengeleyicidir. Soğuğu geçirmez. Koyun yününden yapılan ürünler yazın serin, kışın sıcak tutma hususiyetine sahiptir. Yün yanmaz. Ateşe, aleve karşı dirençli ve dayanıklıdır. Alerjik değildir ve alerjik ortamların oluşmasına fırsat vermez. Yün terletmez, teri emer, ter yapmaz. Ağrıları alır. Bir çok romatizma ağrılarına iyi gelir. Yün elektiriği ref eder. Yünden elektrik cereyanı geçmez, yalıtkandır. Çobanlar kepenek içinde yağmurdan, doludan, kardan, her türlü soğuktan müteessir olmadıkları gibi kepenek içinde iken yıldırım isabet etmez. NETİCE 👇 Yün yatakta yatamıyor, yün yorganla örtünemiyorsanız en azından; yün çorap, fânile, gömlek giymeli, yün eldiven takmalı. Yün kuşak muhakkak kullanılmalı.
    0 Kommentare 0 Anteile
  • Tıpkı “Dört Mevsim ” gibidir insan.
    Gülerken ” yaza”
    Sevinirken ” İlkbahara”
    Sogurken ” Kışa”
    Hayalleri yıkılırken… “
    “Sonbahara” benzer.!
    ~
    Cahit Zarifoğlu
    Tıpkı “Dört Mevsim ” gibidir insan. Gülerken ” yaza” Sevinirken ” İlkbahara” Sogurken ” Kışa” Hayalleri yıkılırken… “ “Sonbahara” benzer.! ~ Cahit Zarifoğlu
    0 Kommentare 0 Anteile
  • Dünya'dan 350 milyon ışık yolu uzakta olan bir galaksiyi keşfeden Burçin Mutlu Pakdil

    Dünyadan yaklaşık 359 milyon ışık yılı uzaklıkta gökbilimcilerin sık gözlemleyemediği ve günümüzde eşine pek rastlanmamış çift halkalı bir galaksi özelliği Burçin Mutlu Pakdil Tarafından keşfedildi. Bu araştırma, nadiren gözlenen Hoag tipi galaksilerin bir sınıfına ait iki dairesel halkayla çevrelenmiş halde eliptik bir çekirdeğin incelenmesinden oluşuyor. Bu çalışmayı da önemli ve farklı kılan, yıllar sonra ilk defa Hoag tipi galaksi keşfinin yanı sıra, bu kadar iyi bir eliptik çekirdek gözlenmesidir.

    Burcin Mutlu-Pakdil ve arkadaşları Şili dağlarında geniş çaplı bir teleskop kullanarak sadece Güney Yarımküre’de kolayca gözlemlenen galaksinin çoklu dalga boyu gözlemini yaptılar ve bu görüntülerin farklı dalga boylarında olmasının farklı oluşum zamanlarına rastladığını keşfettiler. Kırmızı ve daha eski (5.5 milyar yıl) merkezi çekirdeği çevreleyen mavi ve genç (0.13 milyar yıl) dış halka bulan araştırmacılar, orta gövde çevresinde de bir halka bulunca şaşırdılar. Bu ikinci halkayı belgelemek istedikten sonra çalışmalarını bu yönde sürdüren ekip, yoğun uğraşlarından sonra ikinci bir halka keşfini yapmış oldular.

    Burçin Mutlu Pakdil’in Heykeli, NorthPark Center’da Diğer Bilim İnsanları İle Beraber Sergilenmektedir.
    Dünya'dan 350 milyon ışık yolu uzakta olan bir galaksiyi keşfeden Burçin Mutlu Pakdil Dünyadan yaklaşık 359 milyon ışık yılı uzaklıkta gökbilimcilerin sık gözlemleyemediği ve günümüzde eşine pek rastlanmamış çift halkalı bir galaksi özelliği Burçin Mutlu Pakdil Tarafından keşfedildi. Bu araştırma, nadiren gözlenen Hoag tipi galaksilerin bir sınıfına ait iki dairesel halkayla çevrelenmiş halde eliptik bir çekirdeğin incelenmesinden oluşuyor. Bu çalışmayı da önemli ve farklı kılan, yıllar sonra ilk defa Hoag tipi galaksi keşfinin yanı sıra, bu kadar iyi bir eliptik çekirdek gözlenmesidir. Burcin Mutlu-Pakdil ve arkadaşları Şili dağlarında geniş çaplı bir teleskop kullanarak sadece Güney Yarımküre’de kolayca gözlemlenen galaksinin çoklu dalga boyu gözlemini yaptılar ve bu görüntülerin farklı dalga boylarında olmasının farklı oluşum zamanlarına rastladığını keşfettiler. Kırmızı ve daha eski (5.5 milyar yıl) merkezi çekirdeği çevreleyen mavi ve genç (0.13 milyar yıl) dış halka bulan araştırmacılar, orta gövde çevresinde de bir halka bulunca şaşırdılar. Bu ikinci halkayı belgelemek istedikten sonra çalışmalarını bu yönde sürdüren ekip, yoğun uğraşlarından sonra ikinci bir halka keşfini yapmış oldular. Burçin Mutlu Pakdil’in Heykeli, NorthPark Center’da Diğer Bilim İnsanları İle Beraber Sergilenmektedir.
    0 Kommentare 0 Anteile
  • Abbasi Halifeliği: Rönesans'ı Ateşleyen Bir Devrim

    M.Ö. 750 yılında Abbasiler İslam'ın Altın Çağı'na öncülük ederek Umayadları devirdiler. İkonik Bağdat'taki "Yuvarlak Şehir"inden İslam dünyasını bilgi, kültür ve yenilikçi bir fenerine dönüştürdüler.

    *Bağdat'ta Yeni Bir Çağ*
    M.Ö. 762 yılında Halife Mansur tarafından kurulan Bağdat, Arapları, Farsları, Türkleri ve daha fazlasını canlı bir İslami kimlik altında birleştirerek küresel bir ticaret, diplomasi ve aklın merkezi haline geldi.

    *Öğrenmenin Altın Çağı*
    Harun el-Reşid ve el-Ma'mun gibi halifeler kültürel bir patlamayı körükledi:
    *Bilgelik Evi* Yunanca, Farsça ve Hint metinlerini tercüme etti.
    Harezmi cebiri icat etti, El-Razi tıbbı devrim yaptı ve İbn Sina'nın *Tıp Kanonu* küresel sağlık hizmetini şekillendirdi.
    El-Hasan ibn el-Heysem optiğe öncülük etti, bilimsel yöntemin temelini attı.

    *Sanat ve Felsefe gelişti*
    El-Mutanabbi gibi şairler, Sufi mistikleri ve El-Farabi gibi filozoflar Yunan rasyonalizmini İslam düşüncesiyle harmanlamışlardır. Abbasi mahkemesi ipek, müzik ve kütüphanelerle göz kamaştırdı.

    *Dini Çeşitlilik*
    Abbasiler Sünni İslam'ı teşvik ederken Şii, Haricit ve İsmail düşüncelerinin yükselişini gördüler ve ilahiyat okullarının zengin bir duvar halısını beslediler.

    *Reddet ve Miras*
    10. yüzyıla kadar, parçalanma başladı. 1258 yılında Bağdat'ın Moğol çuvallaması ve vilayet hanedanları Altın Çağ'ı sonlandırdı. Ancak Abbasilerin mirası 1517 yılına kadar Kahire'nin sembolik halifeliğinde yaşadı.

    *Bir Medeni Güç*
    Abbasiler antik bilgeliği, kaynaşmış kültürleri ve Avrupa Rönesansına ilham vermişlerdir. Hikayeleri kalemin kılıçtan daha güçlü olduğunu kanıtlıyor.

    #AbbasidCaliphate #IslamicGoldenAge #HouseOfWisdom #Baghdad #IslamicHistory #HistoryMatters #ScienceAndCulture #MedievalHistory #ZaneHistoryBuff #theinsidehistory
    🏛️ Abbasi Halifeliği: Rönesans'ı Ateşleyen Bir Devrim 🌟 M.Ö. 750 yılında Abbasiler İslam'ın Altın Çağı'na öncülük ederek Umayadları devirdiler. İkonik Bağdat'taki "Yuvarlak Şehir"inden İslam dünyasını bilgi, kültür ve yenilikçi bir fenerine dönüştürdüler. 🕌✨ 🌍 *Bağdat'ta Yeni Bir Çağ* M.Ö. 762 yılında Halife Mansur tarafından kurulan Bağdat, Arapları, Farsları, Türkleri ve daha fazlasını canlı bir İslami kimlik altında birleştirerek küresel bir ticaret, diplomasi ve aklın merkezi haline geldi. 💡 *Öğrenmenin Altın Çağı* Harun el-Reşid ve el-Ma'mun gibi halifeler kültürel bir patlamayı körükledi: 🧠 *Bilgelik Evi* Yunanca, Farsça ve Hint metinlerini tercüme etti. 📚 Harezmi cebiri icat etti, El-Razi tıbbı devrim yaptı ve İbn Sina'nın *Tıp Kanonu* küresel sağlık hizmetini şekillendirdi. 🔬 El-Hasan ibn el-Heysem optiğe öncülük etti, bilimsel yöntemin temelini attı. 🎭 *Sanat ve Felsefe gelişti* El-Mutanabbi gibi şairler, Sufi mistikleri ve El-Farabi gibi filozoflar Yunan rasyonalizmini İslam düşüncesiyle harmanlamışlardır. Abbasi mahkemesi ipek, müzik ve kütüphanelerle göz kamaştırdı. 🎵🎶 🕌 *Dini Çeşitlilik* Abbasiler Sünni İslam'ı teşvik ederken Şii, Haricit ve İsmail düşüncelerinin yükselişini gördüler ve ilahiyat okullarının zengin bir duvar halısını beslediler. 🗣️ *Reddet ve Miras* 10. yüzyıla kadar, parçalanma başladı. 1258 yılında Bağdat'ın Moğol çuvallaması ve vilayet hanedanları Altın Çağ'ı sonlandırdı. Ancak Abbasilerin mirası 1517 yılına kadar Kahire'nin sembolik halifeliğinde yaşadı. 🌙 *Bir Medeni Güç* Abbasiler antik bilgeliği, kaynaşmış kültürleri ve Avrupa Rönesansına ilham vermişlerdir. Hikayeleri kalemin kılıçtan daha güçlü olduğunu kanıtlıyor. ✍️ 💡 #AbbasidCaliphate #IslamicGoldenAge #HouseOfWisdom #Baghdad #IslamicHistory #HistoryMatters #ScienceAndCulture #MedievalHistory #ZaneHistoryBuff #theinsidehistory
    0 Kommentare 0 Anteile
  • SEZARYENE SIKI KURAL

    Tıbbi zorunluluk olmadıkça normal doğumu teşvik eden Sağlık Bakanlığı, bu yönde özel sağlık kuruluşlarına yönelik yeni bir düzenleme yaptı. Buna göre tıp merkezlerinde planlı, keyfi sezaryen doğuma izin verilmeyecek.

    #dogum #sezaryen
    SEZARYENE SIKI KURAL Tıbbi zorunluluk olmadıkça normal doğumu teşvik eden Sağlık Bakanlığı, bu yönde özel sağlık kuruluşlarına yönelik yeni bir düzenleme yaptı. Buna göre tıp merkezlerinde planlı, keyfi sezaryen doğuma izin verilmeyecek. #dogum #sezaryen
    0 Kommentare 0 Anteile
  • IRAN’DA CÜCELERİN YAŞADIĞI MAKHUNİK KÖYÜ
    Makhunik Köyü İran’ın güney Horasan eyaletinde, dağlarla kaplı bir bölgede yer almaktadır. Yerel halk tarafından ‘’cüceler köyü’’ olarak anılan köyde bir zamanlar cücelerin yaşadığı anlatılmaktadır. Masallardan çıkmışa benzeyen köydeki evler, tavanı çok alçak olan küçük evlerden oluşmaktadır. Kapılarının boy ortalaması 50 ile 75 santimetre arasında değişen evler, tamamıyla çamur ve topraktan inşa edilmiştir.
    Yaklaşık 1500 yıl önce kurulan köy İran’da, Afgan sınırından 75 kilometre uzaklıkta bulunmaktadır. Günümüzde köydeki insanların boy ortalaması normal insanlara yakın olmasına rağmen, eski zamanlarda boy ortalaması 50 cm olan 1 metrenin altında insanlar yaşamıştır. Köyde bulunan evlerin çoğunluğunu oluşturan 10 – 14 metrekare genişliğindeki küçük evler, tahıl ambarı, mutfak ve yatacak yer olarak kullanılmaktadır.
    2005 yılında bölgede 25 santim uzunluğunda mumyalanmış, bir insan cesedi bulunmuştur. Bulunan ceset ile beraber bölgede bulunan 13 köyün, bir zamanlar cüceler şehri olduğu söylentileri güçlenmiştir. Uzmanlar, bulunan mumyanın 400 yıl önce ölmüş olan bir prematüre bebeğe ait olduğunu açıklamıştır.
    Boylarının Çok Kısa Olmasının Sebebi:
    Köyde yaşayan insanların boylarının normalden kısa olmasının sebebi, beslenme alışkanlıklarıyla ilgilidir. Son derece kurak bir yerde bulunan bu köyde, tarım ürünleri ve hayvancılık kısıtlı yapılmaktadır.
    Bu olumsuz şartlar, beslenme alışkanlıklarını da kısıtlamaktadır. Bölgede kuraklık sebebiyle sadece turp, erik, arpa ve hurma gibi ürünler yetiştirilmektedir. Kısıtlı ürünlerle yapılan tek tip bir beslenmeden dolayı, vücut gerekli mineralleri alamadığı için gelişimini tamamlayamamaktadır.
    Köyde bulunan küçük evler, genellikle boyları kısa olan cüce görünümlü insanların kullandığı evlerdir. Evlerin küçük olmasının diğer sebeplerinden biri de yapım malzemelerini taşıyacak yol ve hayvanların olmamasıdır. Aynı zamanda bu evler kolay ısınmakta ve kolay serinlemektedir...sk
    Alıntı
    IRAN’DA CÜCELERİN YAŞADIĞI MAKHUNİK KÖYÜ Makhunik Köyü İran’ın güney Horasan eyaletinde, dağlarla kaplı bir bölgede yer almaktadır. Yerel halk tarafından ‘’cüceler köyü’’ olarak anılan köyde bir zamanlar cücelerin yaşadığı anlatılmaktadır. Masallardan çıkmışa benzeyen köydeki evler, tavanı çok alçak olan küçük evlerden oluşmaktadır. Kapılarının boy ortalaması 50 ile 75 santimetre arasında değişen evler, tamamıyla çamur ve topraktan inşa edilmiştir. Yaklaşık 1500 yıl önce kurulan köy İran’da, Afgan sınırından 75 kilometre uzaklıkta bulunmaktadır. Günümüzde köydeki insanların boy ortalaması normal insanlara yakın olmasına rağmen, eski zamanlarda boy ortalaması 50 cm olan 1 metrenin altında insanlar yaşamıştır. Köyde bulunan evlerin çoğunluğunu oluşturan 10 – 14 metrekare genişliğindeki küçük evler, tahıl ambarı, mutfak ve yatacak yer olarak kullanılmaktadır. 2005 yılında bölgede 25 santim uzunluğunda mumyalanmış, bir insan cesedi bulunmuştur. Bulunan ceset ile beraber bölgede bulunan 13 köyün, bir zamanlar cüceler şehri olduğu söylentileri güçlenmiştir. Uzmanlar, bulunan mumyanın 400 yıl önce ölmüş olan bir prematüre bebeğe ait olduğunu açıklamıştır. Boylarının Çok Kısa Olmasının Sebebi: Köyde yaşayan insanların boylarının normalden kısa olmasının sebebi, beslenme alışkanlıklarıyla ilgilidir. Son derece kurak bir yerde bulunan bu köyde, tarım ürünleri ve hayvancılık kısıtlı yapılmaktadır. Bu olumsuz şartlar, beslenme alışkanlıklarını da kısıtlamaktadır. Bölgede kuraklık sebebiyle sadece turp, erik, arpa ve hurma gibi ürünler yetiştirilmektedir. Kısıtlı ürünlerle yapılan tek tip bir beslenmeden dolayı, vücut gerekli mineralleri alamadığı için gelişimini tamamlayamamaktadır. Köyde bulunan küçük evler, genellikle boyları kısa olan cüce görünümlü insanların kullandığı evlerdir. Evlerin küçük olmasının diğer sebeplerinden biri de yapım malzemelerini taşıyacak yol ve hayvanların olmamasıdır. Aynı zamanda bu evler kolay ısınmakta ve kolay serinlemektedir...sk Alıntı
    0 Kommentare 0 Anteile
  • Dünyaca ünlü ama anlatılamayan (!)
    Müslüman Bilim Adamları.

    1. Akşemseddin: Pasteur ’dan 400 sene önce mikrobu buldu.

    2. Ali Kuşçu: Büyük astronomi bilgini. İlk defa ayın şekillerini anlatan kitabı yazdı.

    3. Ebul-Vefa: Trigonometri’de tanjant, cotanjant, sekant, kosekantı bulan büyük alim.

    4.Birûni: İlk defa dünyanın döndüğünü ispat etti.

    5. Ebu Kâmil Şü’ca: Avrupa'ya matematiği öğretti.

    6. Ebu Ma’şer: Med-Cezir (Gel-Git) olayını ilk o buldu.

    7. Battâni: Dünyanın en büyük kaşifidir. Trigonometrinin kaşifi.

    8. Câbir Bin Hayyan: Atom bombası fikrinin babası ve kimya biliminin atası büyük alim.

    9. Cezerî: 8 asır önce otomatik sistemin kurucusu ve bilgisayarın babası.

    10. Demirî: Avrupalılardan 400 sene önce zooloji ansiklopedisini yazdı.

    11. Farabî: Ses olayını ilk defa fiziki yönden açıklamıştır. Sesin fiziki izahını ilk defa o yaptı.

    12. Gıyâsüddin Cemşid: Matematikte ondalık kesir sistemini ilk o buldu.

    13. İbn Cessar: Cüzzamın sebebini ve tedavisini 900 sene önce açıkladı.

    14. İbn Hatip: Vebânın bulaşıcı bir hastalık olduğunu ilmi yoldan açıkladı.

    15. İbn Firnas: Wright kardeşlerden bin sene önce ilk uçağı yapıp uçmayı gerçekleştirdi.

    16. İbn Karaka: 900 sene önce harika bir torna tezgahı yaptı.

    17. İbni Türk: Cebirin temelini atan bilginlerdendir.

    18. İdrisî: Yedi asır önce bugünküne çok benzeyen dünya haritası çizdi.

    19. İbni Sina: Eserleri Avrupa üniversitesinde 600 sene ders kitabı olarak okutuldu. Tıbbın babasıdır. AVRUPA ya göre adı AVICENNA’dır.

    20. Kadızâde Rûmi: Yaşadığı asrın en büyük matematik ve astronomi bilginidir. Fizik kurallarını astronomiye uyarladı.

    21. Kambur Vesim: Verem mikrobunu R.Koch’tan 150 sene önce keşfetti.

    22. İbnün Nefis: Avrupalılardan üç asır önce küçük kan dolaşımını keşfetti.

    23. Piri Reis: 400 sene önce bugünküne en yakın dünya haritasını çizdi.
    Dünyaca ünlü ama anlatılamayan (!) Müslüman Bilim Adamları. 1. Akşemseddin: Pasteur ’dan 400 sene önce mikrobu buldu. 2. Ali Kuşçu: Büyük astronomi bilgini. İlk defa ayın şekillerini anlatan kitabı yazdı. 3. Ebul-Vefa: Trigonometri’de tanjant, cotanjant, sekant, kosekantı bulan büyük alim. 4.Birûni: İlk defa dünyanın döndüğünü ispat etti. 5. Ebu Kâmil Şü’ca: Avrupa'ya matematiği öğretti. 6. Ebu Ma’şer: Med-Cezir (Gel-Git) olayını ilk o buldu. 7. Battâni: Dünyanın en büyük kaşifidir. Trigonometrinin kaşifi. 8. Câbir Bin Hayyan: Atom bombası fikrinin babası ve kimya biliminin atası büyük alim. 9. Cezerî: 8 asır önce otomatik sistemin kurucusu ve bilgisayarın babası. 10. Demirî: Avrupalılardan 400 sene önce zooloji ansiklopedisini yazdı. 11. Farabî: Ses olayını ilk defa fiziki yönden açıklamıştır. Sesin fiziki izahını ilk defa o yaptı. 12. Gıyâsüddin Cemşid: Matematikte ondalık kesir sistemini ilk o buldu. 13. İbn Cessar: Cüzzamın sebebini ve tedavisini 900 sene önce açıkladı. 14. İbn Hatip: Vebânın bulaşıcı bir hastalık olduğunu ilmi yoldan açıkladı. 15. İbn Firnas: Wright kardeşlerden bin sene önce ilk uçağı yapıp uçmayı gerçekleştirdi. 16. İbn Karaka: 900 sene önce harika bir torna tezgahı yaptı. 17. İbni Türk: Cebirin temelini atan bilginlerdendir. 18. İdrisî: Yedi asır önce bugünküne çok benzeyen dünya haritası çizdi. 19. İbni Sina: Eserleri Avrupa üniversitesinde 600 sene ders kitabı olarak okutuldu. Tıbbın babasıdır. AVRUPA ya göre adı AVICENNA’dır. 20. Kadızâde Rûmi: Yaşadığı asrın en büyük matematik ve astronomi bilginidir. Fizik kurallarını astronomiye uyarladı. 21. Kambur Vesim: Verem mikrobunu R.Koch’tan 150 sene önce keşfetti. 22. İbnün Nefis: Avrupalılardan üç asır önce küçük kan dolaşımını keşfetti. 23. Piri Reis: 400 sene önce bugünküne en yakın dünya haritasını çizdi.
    0 Kommentare 0 Anteile
  • Allah diledi mi, sebepleri başka sebeplerle değiştirir. Allah diledi mi, bir kapıyı kapatıp başka kapıyı açar.

    Sen sanki, herşeye sahipmişsin gibi rızâ göster. Allah’ın hakkımızda yazdığı, bizim istediğimizden daha hoştur.

    ▪︎ İmâm Şa’râvi Hz. (k.s)
    Allah diledi mi, sebepleri başka sebeplerle değiştirir. Allah diledi mi, bir kapıyı kapatıp başka kapıyı açar. Sen sanki, herşeye sahipmişsin gibi rızâ göster. Allah’ın hakkımızda yazdığı, bizim istediğimizden daha hoştur. ▪︎ İmâm Şa’râvi Hz. (k.s)
    0 Kommentare 0 Anteile
Suchergebnis