• ŞANLIURFA’DA FISTIK SEZONU AÇILDI: İLK ÜRÜNÜN KİLOSU 700 TL!

    Türkiye’nin önemli fıstık üretim merkezlerinden Şanlıurfa’da yeni sezon hasadı başladı.

    Sabahın erken saatlerinde tarlalara giren işçiler tarafından toplanan sezonun ilk yaş fıstıkları, tüccarlar aracılığıyla pazarlara ulaştırıldı.

    Yeni mahsulün tezgâhlardaki başlangıç fiyatı ise dikkat çekti:

    Kilogramı 700 TL!

    BU YIL ÜRETİCİNİN BEKLENTİSİ YÜKSEK

    Bölgedeki üreticiler ve satıcılar, bu yıl gerçekleşen yağışların fıstık açısından olumlu olduğunu ve ürünün verimli göründüğünü belirtiyor.

    Şanlıurfa’da fıstık satışı yapan Ramazan Tekatlı da sezonun bereketli geçmesini beklediklerini ifade ediyor.

    Ancak sezonun ilk ürünlerinin piyasaya çıkması nedeniyle fiyatlar şimdilik yüksek seviyede.

    Ürün miktarının artmasıyla birlikte önümüzdeki günlerde fiyatların gerilemesi bekleniyor.

    3 KİLOSU 2.100 TL

    Yaş fıstığın kilogramının 700 TL'den satılmasıyla;

    1 kilogram → 700 TL
    3 kilogram → 2.100 TL
    5 kilogram → 3.500 TL
    10 kilogram → 7.000 TL

    gibi dikkat çekici rakamlar ortaya çıkıyor.

    FISTIK SADECE ÇEREZ DEĞİL

    Fıstık; doğrudan tüketimin yanı sıra;

    Çikolata
    Dondurma
    Baklava ve tatlı
    Pastacılık
    İşlenmiş gıda

    sektörlerinde kullanılan yüksek katma değerli bir tarım ürünü.

    Bu nedenle fıstık üretimi yalnızca çiftçiyi değil; tüccardan işleme tesislerine, tatlı üreticilerinden ihracatçılara kadar geniş bir ekonomik ekosistemi ilgilendiriyor.

    Şanlıurfa’da sezonun ilk fıstıkları 700 TL’den tezgâha çıktı. Şimdi gözler hasat ilerledikçe oluşacak yeni fiyatlarda.
    💰🌱 ŞANLIURFA’DA FISTIK SEZONU AÇILDI: İLK ÜRÜNÜN KİLOSU 700 TL! Türkiye’nin önemli fıstık üretim merkezlerinden Şanlıurfa’da yeni sezon hasadı başladı. Sabahın erken saatlerinde tarlalara giren işçiler tarafından toplanan sezonun ilk yaş fıstıkları, tüccarlar aracılığıyla pazarlara ulaştırıldı. Yeni mahsulün tezgâhlardaki başlangıç fiyatı ise dikkat çekti: 💰 Kilogramı 700 TL! 🌳 BU YIL ÜRETİCİNİN BEKLENTİSİ YÜKSEK Bölgedeki üreticiler ve satıcılar, bu yıl gerçekleşen yağışların fıstık açısından olumlu olduğunu ve ürünün verimli göründüğünü belirtiyor. Şanlıurfa’da fıstık satışı yapan Ramazan Tekatlı da sezonun bereketli geçmesini beklediklerini ifade ediyor. Ancak sezonun ilk ürünlerinin piyasaya çıkması nedeniyle fiyatlar şimdilik yüksek seviyede. Ürün miktarının artmasıyla birlikte önümüzdeki günlerde fiyatların gerilemesi bekleniyor. 💰 3 KİLOSU 2.100 TL Yaş fıstığın kilogramının 700 TL'den satılmasıyla; 🌱 1 kilogram → 700 TL 🌱 3 kilogram → 2.100 TL 🌱 5 kilogram → 3.500 TL 🌱 10 kilogram → 7.000 TL gibi dikkat çekici rakamlar ortaya çıkıyor. 🌍 FISTIK SADECE ÇEREZ DEĞİL Fıstık; doğrudan tüketimin yanı sıra; 🍫 Çikolata 🍨 Dondurma 🥮 Baklava ve tatlı 🍪 Pastacılık 🏭 İşlenmiş gıda sektörlerinde kullanılan yüksek katma değerli bir tarım ürünü. Bu nedenle fıstık üretimi yalnızca çiftçiyi değil; tüccardan işleme tesislerine, tatlı üreticilerinden ihracatçılara kadar geniş bir ekonomik ekosistemi ilgilendiriyor. 🌱🇹🇷 Şanlıurfa’da sezonun ilk fıstıkları 700 TL’den tezgâha çıktı. Şimdi gözler hasat ilerledikçe oluşacak yeni fiyatlarda.
    0 Σχόλια 0 Μοιράστηκε
  • İspanya'yı 2026 Dünya Şampiyonluğu dolayısıyla yürekten kutluyorum.

    Sadece sahadaki futboluyla değil; disiplini, birlik ruhu, ülkesine sahip çıkışı ve insan odaklı yaklaşımıyla da örnek bir ülke olduğunu bir kez daha gösterdi. Güçlü bir takım, güçlü bir ülke ve güçlü bir millet…

    Bu başarı tesadüf değil; emek, planlama ve kararlılığın sonucudur.

    İspanya'yı gönülden tebrik ediyorum.
    Viva España
    Viva Palestina

    #İspanya #DünyaŞampiyonu #VivaEspaña #Futbol #2026WorldCup
    İspanya'yı 2026 Dünya Şampiyonluğu dolayısıyla yürekten kutluyorum. 🇪🇸🏆 Sadece sahadaki futboluyla değil; disiplini, birlik ruhu, ülkesine sahip çıkışı ve insan odaklı yaklaşımıyla da örnek bir ülke olduğunu bir kez daha gösterdi. Güçlü bir takım, güçlü bir ülke ve güçlü bir millet… Bu başarı tesadüf değil; emek, planlama ve kararlılığın sonucudur. İspanya'yı gönülden tebrik ediyorum. Viva España 🇪🇸 Viva Palestina 🇵🇸 #İspanya #DünyaŞampiyonu #VivaEspaña #Futbol #2026WorldCup
    0 Σχόλια 0 Μοιράστηκε
  • Kainatta trilyonlarca yıldız, milyarlarca insan var ama senin parmak izin sadece sana özel. Bu, senin tesadüfen değil, özenle ve bir amaçla bu dünyaya gönderildiğinin en büyük mührüdür.

    Bazen kalabalıkların içinde kendini sıradan hissedebilirsin; ancak unutma ki, senin taşıdığın o eşsiz ruhun ve o benzersiz parmak izinin başka bir kopyası yok. Sen, Yaradan’ın bir tanesisin ve O’nun için çok değerlisin. Kendini asla başkalarıyla kıyaslayarak eksiltme; sen kendi hikayenin yegâne kahramanısın.
    Kainatta trilyonlarca yıldız, milyarlarca insan var ama senin parmak izin sadece sana özel. Bu, senin tesadüfen değil, özenle ve bir amaçla bu dünyaya gönderildiğinin en büyük mührüdür. Bazen kalabalıkların içinde kendini sıradan hissedebilirsin; ancak unutma ki, senin taşıdığın o eşsiz ruhun ve o benzersiz parmak izinin başka bir kopyası yok. Sen, Yaradan’ın bir tanesisin ve O’nun için çok değerlisin. Kendini asla başkalarıyla kıyaslayarak eksiltme; sen kendi hikayenin yegâne kahramanısın.
    0 Σχόλια 0 Μοιράστηκε
  • Bu 8 milyar insanın;

    %11'i Avrupa'da
    %5'i Kuzey Amerika'da
    %9'u Güney Amerika'da
    %15'u Afrika'da
    %60'ı Asya'da yaşamaktadır.
    %49'u köylerde, %51şehirlerde yaşıyor.
    İnsanların;
    %12'si Çince
    %5 İspanyolca
    %5 İngilizce
    %3'ü Arapça
    %3 Hintçe
    %3 Bengalce
    %3 Portekizce
    %2 Rusça
    %2 Japonca
    %62'si kendi dilinde konuşuyor.
    -İnsanların;
    -%77'sinin konutu var. %23'ünün yaşayacak mekanı yok.
    -% 25'i yetersiz besleniyor.
    -%87'si temiz içme suyuna sahip.
    -%75'inin cep telefonu var.
    -%30'unun internet erişimi var.
    -% 7'si üniversite mezunu.
    -%83'ü okuma-yazma biliyor.
    İnsanların;
    -%33'ü Hıristiyan,
    -%22'si Müslüman,
    -%14'ü Hintliler,
    -%7''si Budist,
    -%12'si diğer dinler,
    -%12'sinin dini inancı yok.
    -Dünyada insanların %26'sı 15 yaşına ulaşamadan ölüyor. 15-64 yaş aralığında ölenlerin oranı % 66'dır.
    -İnsanların sadece % 8'i 65 ve üzerindeki yaşlara kadar yaşayabilmektir..
    Bu 8 milyar insanın; %11'i Avrupa'da %5'i Kuzey Amerika'da %9'u Güney Amerika'da %15'u Afrika'da %60'ı Asya'da yaşamaktadır. %49'u köylerde, %51şehirlerde yaşıyor. İnsanların; %12'si Çince %5 İspanyolca %5 İngilizce %3'ü Arapça %3 Hintçe %3 Bengalce %3 Portekizce %2 Rusça %2 Japonca %62'si kendi dilinde konuşuyor. -İnsanların; -%77'sinin konutu var. %23'ünün yaşayacak mekanı yok. -% 25'i yetersiz besleniyor. -%87'si temiz içme suyuna sahip. -%75'inin cep telefonu var. -%30'unun internet erişimi var. -% 7'si üniversite mezunu. -%83'ü okuma-yazma biliyor. İnsanların; -%33'ü Hıristiyan, -%22'si Müslüman, -%14'ü Hintliler, -%7''si Budist, -%12'si diğer dinler, -%12'sinin dini inancı yok. -Dünyada insanların %26'sı 15 yaşına ulaşamadan ölüyor. 15-64 yaş aralığında ölenlerin oranı % 66'dır. -İnsanların sadece % 8'i 65 ve üzerindeki yaşlara kadar yaşayabilmektir..
    0 Σχόλια 0 Μοιράστηκε
  • Dünyada Müslüman nüfusunun en yüksek olduğu ülkeler

    İslam dünyası sadece coğrafya değil, aynı zamanda kültür, tarih ve ortak değerlerle şekilleniyor.

    #muslim #islam #dünya
    🌍 Dünyada Müslüman nüfusunun en yüksek olduğu ülkeler 🕌 İslam dünyası sadece coğrafya değil, aynı zamanda kültür, tarih ve ortak değerlerle şekilleniyor. #muslim #islam #dünya
    0 Σχόλια 0 Μοιράστηκε
  • Dünya Nüfusu 8.04 Milyara Ulaştı: Büyük Fotoğrafta Dikkat Çeken Değişim

    Birleşmiş Milletler’in son verilerine göre, dünya nüfusu 8 milyar 40 milyona ulaştı. Nüfus dağılımı, yaşam koşulları, eğitim ve teknolojiye erişim gibi alanlarda dikkat çeken dengesizlikler, dünyanın “büyük fotoğrafında” önemli değişimleri gözler önüne seriyor.

    Asya Zirvede, Afrika Yükseliyor
    Dünyadaki 8 milyar insanın %60’ı Asya kıtasında yaşıyor. Afrika %15 ile ikinci sırada yer alırken, Avrupa’nın payı %11, Güney Amerika’nın %9, Kuzey Amerika’nın ise %5 seviyesinde.

    Köyden Kente Geçiş Hızlanıyor
    Küresel ölçekte insanların %51’i şehirlerde, %49’u ise köylerde yaşıyor. Bu oran, kentleşmenin hızla arttığını ve kırsal yaşamın giderek azaldığını gösteriyor.

    Dil Haritası Çeşitliliği Gösteriyor
    Dünyada en çok konuşulan dil %12 ile Çince olurken, onu %5 İspanyolca ve %5 İngilizce takip ediyor. Arapça, Hintçe, Bengalce ve Portekizce gibi dillerin her biri yaklaşık %3’lük paya sahip. Dünyadaki insanların %62’si ise kendi yerel dilinde konuşuyor.

    Barınma, Beslenme ve Suya Erişimde Dengesizlik
    İnsanların %77’sinin konutu bulunurken, %23’ü barınacak bir mekana sahip değil. Nüfusun %25’i yetersiz besleniyor. Buna karşın %87’si temiz içme suyuna ulaşabiliyor.

    Teknolojiye Erişimde Uçurum
    Dünya genelinde insanların %75’inin cep telefonu var, ancak yalnızca %30’unun internet erişimi bulunuyor.

    Eğitimde Farklılıklar
    Dünya nüfusunun %83’ü okuma-yazma biliyor, ancak sadece %7’si üniversite mezunu.

    Dini Dağılım ve İnanç Profili
    Dünyada insanların %33’ü Hristiyan, %22’si Müslüman, %14’ü Hindu, %7’si Budist. %12 farklı dinlere mensupken, %12’sinin ise herhangi bir dini inancı bulunmuyor.

    Yaşam Süresi ve Ölüm Oranları
    Verilere göre insanların %26’sı 15 yaşına ulaşamadan hayatını kaybediyor. 15-64 yaş aralığında ölenlerin oranı %66, 65 yaş ve üzerindekilerin oranı ise yalnızca %8.

    Dünyanın genel tablosu, nüfusun hızla arttığı ancak gelir, eğitim, teknoloji ve yaşam koşulları bakımından büyük farklılıkların devam ettiğini ortaya koyuyor.
    Dünya Nüfusu 8.04 Milyara Ulaştı: Büyük Fotoğrafta Dikkat Çeken Değişim Birleşmiş Milletler’in son verilerine göre, dünya nüfusu 8 milyar 40 milyona ulaştı. Nüfus dağılımı, yaşam koşulları, eğitim ve teknolojiye erişim gibi alanlarda dikkat çeken dengesizlikler, dünyanın “büyük fotoğrafında” önemli değişimleri gözler önüne seriyor. Asya Zirvede, Afrika Yükseliyor Dünyadaki 8 milyar insanın %60’ı Asya kıtasında yaşıyor. Afrika %15 ile ikinci sırada yer alırken, Avrupa’nın payı %11, Güney Amerika’nın %9, Kuzey Amerika’nın ise %5 seviyesinde. Köyden Kente Geçiş Hızlanıyor Küresel ölçekte insanların %51’i şehirlerde, %49’u ise köylerde yaşıyor. Bu oran, kentleşmenin hızla arttığını ve kırsal yaşamın giderek azaldığını gösteriyor. Dil Haritası Çeşitliliği Gösteriyor Dünyada en çok konuşulan dil %12 ile Çince olurken, onu %5 İspanyolca ve %5 İngilizce takip ediyor. Arapça, Hintçe, Bengalce ve Portekizce gibi dillerin her biri yaklaşık %3’lük paya sahip. Dünyadaki insanların %62’si ise kendi yerel dilinde konuşuyor. Barınma, Beslenme ve Suya Erişimde Dengesizlik İnsanların %77’sinin konutu bulunurken, %23’ü barınacak bir mekana sahip değil. Nüfusun %25’i yetersiz besleniyor. Buna karşın %87’si temiz içme suyuna ulaşabiliyor. Teknolojiye Erişimde Uçurum Dünya genelinde insanların %75’inin cep telefonu var, ancak yalnızca %30’unun internet erişimi bulunuyor. Eğitimde Farklılıklar Dünya nüfusunun %83’ü okuma-yazma biliyor, ancak sadece %7’si üniversite mezunu. Dini Dağılım ve İnanç Profili Dünyada insanların %33’ü Hristiyan, %22’si Müslüman, %14’ü Hindu, %7’si Budist. %12 farklı dinlere mensupken, %12’sinin ise herhangi bir dini inancı bulunmuyor. Yaşam Süresi ve Ölüm Oranları Verilere göre insanların %26’sı 15 yaşına ulaşamadan hayatını kaybediyor. 15-64 yaş aralığında ölenlerin oranı %66, 65 yaş ve üzerindekilerin oranı ise yalnızca %8. Dünyanın genel tablosu, nüfusun hızla arttığı ancak gelir, eğitim, teknoloji ve yaşam koşulları bakımından büyük farklılıkların devam ettiğini ortaya koyuyor.
    0 Σχόλια 0 Μοιράστηκε
  • Şanlıurfa’da güzel bir gelenek: Hacı kapıları
    Hacca gidenlerin dönüşünde evlerinin kapıları süslenir, mahalleye sevinç ve bereket yayılır.
    Bu kapılar sadece bir evin değil, bir topluluğun duasıdır.

    @trtavaz

    #Şanlıurfa #HacıKapısı #UrfaGelenekleri #UrfaKültürü #Hac #HacSevinci #HacıDönüşü #BereketKapısı #UrfaMahallesi #AnadoluKültürü #KutsalYolculuk #UrfaSevgi #UrfaTarihi #UrfaYaşamı #ŞanlıurfaKültürü #UrfaSokakları #MahalleKültürü #HacHatırası #UrfaFotoğraf #UrfaMirası
    ✨ Şanlıurfa’da güzel bir gelenek: Hacı kapıları ✨ Hacca gidenlerin dönüşünde evlerinin kapıları süslenir, mahalleye sevinç ve bereket yayılır. 💚 Bu kapılar sadece bir evin değil, bir topluluğun duasıdır. @trtavaz #Şanlıurfa #HacıKapısı #UrfaGelenekleri #UrfaKültürü #Hac #HacSevinci #HacıDönüşü #BereketKapısı #UrfaMahallesi #AnadoluKültürü #KutsalYolculuk #UrfaSevgi #UrfaTarihi #UrfaYaşamı #ŞanlıurfaKültürü #UrfaSokakları #MahalleKültürü #HacHatırası #UrfaFotoğraf #UrfaMirası
    0 Σχόλια 0 Μοιράστηκε
  • Beyazıt Kulesi / İtfaiye Kulesi..

    Eskiden İstanbul Üniversitesi ile özdeşleşen bu Beyazıt Kulesi'nin tepesinde yanan ışıklara bakarak ertesi günkü havanın nasıl olacağını öğrenirdik. TV yoktu tabii; Yüksek rakımda bulunmamız ve önümüzün açık olması dolayısıyla Fatih ve Beyazıt Camilerini, hatta küçük bir silüet olarak denizin parıltısı ve geçen gemileri görebilirdik, şimdi apartmanlardan görülen sadece binalar. Akşam karanlığında ertesi gün havanın nasıl olacağını bu kulede yanan ışıkların rengine göre anlardık. Peki hatırlayıp bu renklerin neden seçildiğini bilen var mı?
    📌 Beyazıt Kulesi / İtfaiye Kulesi.. Eskiden İstanbul Üniversitesi ile özdeşleşen bu Beyazıt Kulesi'nin tepesinde yanan ışıklara bakarak ertesi günkü havanın nasıl olacağını öğrenirdik. TV yoktu tabii; Yüksek rakımda bulunmamız ve önümüzün açık olması dolayısıyla Fatih ve Beyazıt Camilerini, hatta küçük bir silüet olarak denizin parıltısı ve geçen gemileri görebilirdik, şimdi apartmanlardan görülen sadece binalar. Akşam karanlığında ertesi gün havanın nasıl olacağını bu kulede yanan ışıkların rengine göre anlardık. Peki hatırlayıp bu renklerin neden seçildiğini bilen var mı?
    0 Σχόλια 0 Μοιράστηκε
  • Bu, yarım milyon Afrikalının susuzluğunu gidermeyi başaran bir çocuğun hikâyesidir.
    Adı Ryan. Mayıs 1991’de Kanada’da doğdu.

    Henüz altı yaşındayken öğretmeni, sınıfta Afrika’daki çocukların yaşam koşullarını anlattı. Ryan, musluğu açtığında berrak su içebilmesine rağmen bazı insanların susuzluktan ölmesine derinden üzüldü. Bunun üzerine öğretmenine, Afrika’daki insanlara su ulaştırmanın ne kadara mal olacağını sordu. Öğretmeni ona, yaklaşık 70 dolara bir kuyu inşa edebilen WaterCan adlı bir kuruluştan bahsetti.

    Ryan eve gider gitmez annesi Susan’a koştu ve Afrikalı çocuklar için bir kuyu yaptırmak amacıyla 70 dolara ihtiyacı olduğunu söyledi. Annesi, bu parayı kendi çabasıyla kazanması gerektiğini belirtti ve ona haftalık birkaç dolar kazandıran ev işleri verdi.

    Ryan yavaş yavaş 70 dolar biriktirmeyi başardı ve WaterCan’a gitti. Ancak orada, bir kuyunun gerçek maliyetinin aslında 2000 dolar olduğunu öğrendi. Annesi bu miktarı veremeyeceğini açıkça söyledi. Fakat Ryan kararlıydı. Gereken tüm parayı toplayacağına söz verdi.

    Böylece, mahallede yaptığı küçük işlerle fon toplamaya devam etti. Onun azmi, kardeşlerine, komşularına ve arkadaşlarına da ilham verdi. Hep birlikte gerekli 2000 doları toplamayı başardılar. Ocak 1999’da, Kuzey Uganda’daki bir köyde ilk kuyu açıldı.

    Kuyunun tamamlanmasının ardından Ryan’ın okulu da sürece dâhil oldu ve kuyunun bulunduğu köyle kardeş okul ilişkisi kurdu. Ryan, burada, su almak için her gün uzun yollar yürüyen Akana ile tanıştı. Onun hikâyesinden çok etkilenen Ryan, ailesinden kendisini Afrika’ya götürmelerini istedi. 2000 yılında köye vardığında yüzlerce insan tarafından coşkuyla karşılandı. İnsanlar onur çiti oluşturmuş, adını hep bir ağızdan haykırıyordu.

    Şaşkınlıkla “Adımı biliyorlar mı?” diye sordu Ryan.
    Rehber ise, “Yüz kilometre içindeki herkes seni tanıyor” dedi.

    Bugün Ryan 33 yaşında. Kendi vakfını yönetiyor ve Afrika’da 400’den fazla kuyu açmış durumda. Sadece kuyu yapmakla kalmıyor; aynı zamanda kuyuların bakımını, suyun nasıl korunup yönetileceğini de öğretiyor.

    Gündelik hayatın önemsiz detayları arasında kaybolsak da, gerçek bir kahramana saygı göstermekten daha anlamlı bir şey yoktur.

    Helal sana Ryan kutluyorum ve alkışlıyorum.
    Bu, yarım milyon Afrikalının susuzluğunu gidermeyi başaran bir çocuğun hikâyesidir. Adı Ryan. Mayıs 1991’de Kanada’da doğdu. Henüz altı yaşındayken öğretmeni, sınıfta Afrika’daki çocukların yaşam koşullarını anlattı. Ryan, musluğu açtığında berrak su içebilmesine rağmen bazı insanların susuzluktan ölmesine derinden üzüldü. Bunun üzerine öğretmenine, Afrika’daki insanlara su ulaştırmanın ne kadara mal olacağını sordu. Öğretmeni ona, yaklaşık 70 dolara bir kuyu inşa edebilen WaterCan adlı bir kuruluştan bahsetti. Ryan eve gider gitmez annesi Susan’a koştu ve Afrikalı çocuklar için bir kuyu yaptırmak amacıyla 70 dolara ihtiyacı olduğunu söyledi. Annesi, bu parayı kendi çabasıyla kazanması gerektiğini belirtti ve ona haftalık birkaç dolar kazandıran ev işleri verdi. Ryan yavaş yavaş 70 dolar biriktirmeyi başardı ve WaterCan’a gitti. Ancak orada, bir kuyunun gerçek maliyetinin aslında 2000 dolar olduğunu öğrendi. Annesi bu miktarı veremeyeceğini açıkça söyledi. Fakat Ryan kararlıydı. Gereken tüm parayı toplayacağına söz verdi. Böylece, mahallede yaptığı küçük işlerle fon toplamaya devam etti. Onun azmi, kardeşlerine, komşularına ve arkadaşlarına da ilham verdi. Hep birlikte gerekli 2000 doları toplamayı başardılar. Ocak 1999’da, Kuzey Uganda’daki bir köyde ilk kuyu açıldı. Kuyunun tamamlanmasının ardından Ryan’ın okulu da sürece dâhil oldu ve kuyunun bulunduğu köyle kardeş okul ilişkisi kurdu. Ryan, burada, su almak için her gün uzun yollar yürüyen Akana ile tanıştı. Onun hikâyesinden çok etkilenen Ryan, ailesinden kendisini Afrika’ya götürmelerini istedi. 2000 yılında köye vardığında yüzlerce insan tarafından coşkuyla karşılandı. İnsanlar onur çiti oluşturmuş, adını hep bir ağızdan haykırıyordu. Şaşkınlıkla “Adımı biliyorlar mı?” diye sordu Ryan. Rehber ise, “Yüz kilometre içindeki herkes seni tanıyor” dedi. Bugün Ryan 33 yaşında. Kendi vakfını yönetiyor ve Afrika’da 400’den fazla kuyu açmış durumda. Sadece kuyu yapmakla kalmıyor; aynı zamanda kuyuların bakımını, suyun nasıl korunup yönetileceğini de öğretiyor. Gündelik hayatın önemsiz detayları arasında kaybolsak da, gerçek bir kahramana saygı göstermekten daha anlamlı bir şey yoktur. Helal sana Ryan kutluyorum ve alkışlıyorum.👏👏👏
    0 Σχόλια 0 Μοιράστηκε
  • 1985'te, Doğu Afrika'nın sakin bir köyünde, Daniel adında bir adam üç kızıyla yalınayak duruyordu. Karısı bir yıl önce doğum sırasında ölmüştü. Bir daha asla evlenmedi. Ne zamanı vardı, ne de yüreği. O bir çiftçi, bir inşaatçı, bir baba ve bir hayalperestti.

    Evlerinde elektrik yoktu. Bazı geceler akşam yemeği sadece haşlanmış kök ve suydu. Ama sahip oldukları şey -Daniel'in her zaman sahip olduklarından emin olduğu şey- onurdu.

    Her sabah gün doğmadan önce kızlarını uyandırır ve onları okula iki mil kadar yürütürdü. Kendi okuyup yazamıyordu ama her gün sınıfın dışında, gölgede oturur, yalnız eve yürümek zorunda kalmasınlar diye beklerdi.

    Bazen kalem alabilmeleri için aç kalırdı.
    Sınav ücretlerini ödeyebilmek için alyansını satardı.
    Hasat mevsiminde sadece ikinci el ders kitapları almak için üç işte çalışırdı -birçok sayfası eksikti.

    İnsanlar gülüyordu.
    "Kız onlar," diyorlardı.
    "Gelecekleri ne?"

    Daniel cevap vermedi.
    Yanlarında yürümeye devam etti.

    Yıllar geçti. Birer birer mezun oldular.
    Birer birer burs kazandılar.
    Ve birer birer… Okyanusları aştılar.

    2025'te, o fotoğrafın çekilmesinden 40 yıl sonra, dünya hiç kimsenin beklemediği bir şey gördü:
    Aynı adamın, bu sefer bir hastanenin önünde, beyaz önlüklü üç kızıyla birlikte gururla durduğu yeni bir görüntü.

    Doktorlar.

    Hepsi.

    Nasıl hissettiği sorulduğunda, Daniel usulca ağladı ve fısıldadı,
    "Onlara asla dünyayı vermedim. Sadece dünyanın umutlarını ellerinden almasına asla izin vermedim."

    Elleriyle ekin yetiştirdi,
    ama kalbiyle doktor yetiştirdi.

    Ve dünyanın hiç tanımadığı bir adamın sessiz gölgesinde,
    üç kız yükseldi… Ve her şeyi değiştirdi.
    1985'te, Doğu Afrika'nın sakin bir köyünde, Daniel adında bir adam üç kızıyla yalınayak duruyordu. Karısı bir yıl önce doğum sırasında ölmüştü. Bir daha asla evlenmedi. Ne zamanı vardı, ne de yüreği. O bir çiftçi, bir inşaatçı, bir baba ve bir hayalperestti. Evlerinde elektrik yoktu. Bazı geceler akşam yemeği sadece haşlanmış kök ve suydu. Ama sahip oldukları şey -Daniel'in her zaman sahip olduklarından emin olduğu şey- onurdu. Her sabah gün doğmadan önce kızlarını uyandırır ve onları okula iki mil kadar yürütürdü. Kendi okuyup yazamıyordu ama her gün sınıfın dışında, gölgede oturur, yalnız eve yürümek zorunda kalmasınlar diye beklerdi. Bazen kalem alabilmeleri için aç kalırdı. Sınav ücretlerini ödeyebilmek için alyansını satardı. Hasat mevsiminde sadece ikinci el ders kitapları almak için üç işte çalışırdı -birçok sayfası eksikti. İnsanlar gülüyordu. "Kız onlar," diyorlardı. "Gelecekleri ne?" Daniel cevap vermedi. Yanlarında yürümeye devam etti. Yıllar geçti. Birer birer mezun oldular. Birer birer burs kazandılar. Ve birer birer… Okyanusları aştılar. 2025'te, o fotoğrafın çekilmesinden 40 yıl sonra, dünya hiç kimsenin beklemediği bir şey gördü: Aynı adamın, bu sefer bir hastanenin önünde, beyaz önlüklü üç kızıyla birlikte gururla durduğu yeni bir görüntü. Doktorlar. Hepsi. Nasıl hissettiği sorulduğunda, Daniel usulca ağladı ve fısıldadı, "Onlara asla dünyayı vermedim. Sadece dünyanın umutlarını ellerinden almasına asla izin vermedim." Elleriyle ekin yetiştirdi, ama kalbiyle doktor yetiştirdi. Ve dünyanın hiç tanımadığı bir adamın sessiz gölgesinde, üç kız yükseldi… Ve her şeyi değiştirdi.
    0 Σχόλια 0 Μοιράστηκε
Αναζήτηση αποτελεσμάτων