• DENİZİN ALTINDA 468 KABLO

    İnternet deyince genelde bir cok kişinin aklına Google, Facebook, İnstagram yada whatsapp gelir. Peki buradaki verilerin nerede tutulduğu sorusunun cevabı içinde bulut’ta yada sunucuda deriz.

    Aslında işin ironik tarafındaysa şu: bir e-posta gönderdiğimizde ya da bir web sitesine girdiğimizde diğerleriyle aramızdaki iletişim yukarılarda değil aşağılarda gerçekleşir. 2020 yılı başı itibariyle internetteki iletişimin %99’u denizlerin altına döşenmiş 468 tane kablo hattıyla sağlanıyor. Bunların bazılarının uzunlukları sadece 131 kilometre, bazılarının uzunluklarıysa 20.000 km. Yine de o kablolardan birini kesseniz koskoca bir kıtanın interneti gidebilir.

    2018’de böyle bir olay oldu. Trol avcılığı yapan bir balıkçı teknesi kabloyu yanlışlıkla koparınca 10 ülkenin interneti kesildi.
    Sadece 468 tane kablo toplamda 1.2 milyon km uzunluğunda ve bu kablolardan her yıl 200 civarında irili ufaklı problemle karşılaşılıyor. Bazen kablonun üstüne gemiler yanlışlıkla demir atıyor, bazen de depremler ya da su altı volkan patlamaları nedeniyle bu kablolar hasar görebiliyor. 2007’de deniz korsanları Tayland, Vietnam ve Hong Kong’u bağlayan bir kablonun 11 kilometrelik kısmını çalıp 100 tonluk hurda olarak satmışlar mesela.

    Bir de köpek balıkları var. Kanarya Adaları açıklarındaki bir kablonun üzerinde köpek balığı dişi bulmuşlar. Aslında bu olay köpek balıklarının 1 km derinliğe inebileceğinin farkına varılmasına sebep olmuş. Kabloların içinden geçen akım nedeniyle oluşan elektrik alanının onları çektiği, kendi avlarını bulma konusunda bu tür alanlardan etkilendikleri ortaya çıkmış. Kablocular da bu alanı yok edebilmek ve kablolarını koruyabilmek için yalıtım malzemelerini tekrar gözden geçirmek zorunda kaldılar.

    İnternet kablosu deyince bizim aklımıza evlerimizde kullandığımız en fazla bir parmak kalınlığındaki kablolar geliyor. Bu bir ethernet kablosu. Veriyi elektrikle iletiyor. Ucuz bir yöntem ama bu tür kablolarda sinyal kaybı çok olduğu için uzun mesafelerde tercih edilmiyor. Bir de kablosuz internet var. Bu yöntemde veriler radyo dalgalarıyla iletiliyor.

    Çok büyük miktarda veriyi, binlerce kilometre boyunca sinyal kaybı yaşamadan ve en önemlisi çok hızlı göndermek için fiber optik kablolar kullanılmakta. Aynı kablonun içine farklı açılarda ışık göndererek aynı anda farklı veriler taşınabiliyor. Yüzlerce terabitlik bilgi. işte bu saç teli inceliğindeki kabloların başına bir şey gelmesin diye etrafı jel, plastik, çelik, bakır, polikarbonat, aluminyum, polietilen gibi farklı malzemelerden oluşan 7 ayrı katmanla sarmalanıyor.

    Kablolar bu şekilde üretildikten sonra çok uzun oldukları için büyük makaralara sarılıyor. Bu makaralar da yaklaşık bir ayda onları denizlerin altına döşeyecek olan gemilere yükleniyor. Çünkü bunlar gerçekten de okyanus tabanına indiriliyor. Eğer taban yumuşaksa kablo bazı noktalarda binlerce metre suyun altındaki zemine gömülüyor. Eğer taban sertse dibe bırakılıyor. Tabi burada onun ne kadar gergin olması gerektiğiyle ilgili çok dikkatli hesaplamalar yapmak gerekiyor. Ayrıca bazı yerlerde mercan resifleri ya da gemi batıkları olduğundan oralarda kablonun dolanmaması için aylar öncesinden planlamalar yapılıyor.

    Suların altına kablo döşeme fikrini ilk kez uygulamaya geçiren kişi Samuel Morse. Telgraflarda kullanılan Mors alfabesine ismini veren kişi. İlk kez 1842’de New York’da denizin altına 3 km uzunluğunda bir kablo döşeyerek telgraf mesajının güvenli bir şekilde iletilebileceğini test etmiş. Bundan sadece 16 yıl sonra da binlerce kilometre uzunluğundaki ilk kablo Avrupa’yla Amerika kıtalarını birleştirmiş.

    1858’de Atlantik okyanusunu aşan ilk telgraf mesajı Amerika’ya ulaşmış. Mesajın gönderilmesi 17 saat 40 dakikada gerçekleşmiş çünkü bir kelimenin bile yazılıp ulaştırılması birkaç dakika sürüyormuş. Günümüzde saç telinden bile ince kablolardan her saniye trilyonlarca kelimelik bilgi gönderilebiliyor. Örneğin 2018’de döşenen son kablolardan biri olan 6605 km uzunluğundaki MAREA kablosundan saniyede 208 Terabit bilgi taşınabiliyor.

    Tüm dünyayı saran kablolama sistemi Türkiye’yi de dört farklı noktada kesiyor. Bunlardan birisi Hollanda’dan başlayarak Avustralya, Güney Kore gibi ülkeleri dolaşarak bizim ülkemize de uğrayan SeaMeWe-3 isimli ağ.

    Bunun dışında Ege Denizi üzerinden geze geze gelen MedNautilus Denizaltı sistemi de ülkemizin en önemli ağlarından birisi olarak gözüküyor. Bu ağ, Yunanistan, İtalya, İsrail, Kıbrıs gibi bölgelere de uğrayarak geniş bir ağ oluşturuyor. Ülkemize ulaşan diğer ağlar Turcyos-1(Mersin-Girne) ve Turcyos-2(Samandağ-Kıbrıs) isimli iki kardeş ağ.

    Girdiğiniz web siteleri ya da gönderilen e-postalar ya da izlediğiniz videoalar bulutlardan değil aşağılardan, okyanusların binlerce metre derinliklerinden geliyor.

    Kaynak: Mesut Taner/Bilim Kulübü
    DENİZİN ALTINDA 468 KABLO İnternet deyince genelde bir cok kişinin aklına Google, Facebook, İnstagram yada whatsapp gelir. Peki buradaki verilerin nerede tutulduğu sorusunun cevabı içinde bulut’ta yada sunucuda deriz. Aslında işin ironik tarafındaysa şu: bir e-posta gönderdiğimizde ya da bir web sitesine girdiğimizde diğerleriyle aramızdaki iletişim yukarılarda değil aşağılarda gerçekleşir. 2020 yılı başı itibariyle internetteki iletişimin %99’u denizlerin altına döşenmiş 468 tane kablo hattıyla sağlanıyor. Bunların bazılarının uzunlukları sadece 131 kilometre, bazılarının uzunluklarıysa 20.000 km. Yine de o kablolardan birini kesseniz koskoca bir kıtanın interneti gidebilir. 2018’de böyle bir olay oldu. Trol avcılığı yapan bir balıkçı teknesi kabloyu yanlışlıkla koparınca 10 ülkenin interneti kesildi. Sadece 468 tane kablo toplamda 1.2 milyon km uzunluğunda ve bu kablolardan her yıl 200 civarında irili ufaklı problemle karşılaşılıyor. Bazen kablonun üstüne gemiler yanlışlıkla demir atıyor, bazen de depremler ya da su altı volkan patlamaları nedeniyle bu kablolar hasar görebiliyor. 2007’de deniz korsanları Tayland, Vietnam ve Hong Kong’u bağlayan bir kablonun 11 kilometrelik kısmını çalıp 100 tonluk hurda olarak satmışlar mesela. Bir de köpek balıkları var. Kanarya Adaları açıklarındaki bir kablonun üzerinde köpek balığı dişi bulmuşlar. Aslında bu olay köpek balıklarının 1 km derinliğe inebileceğinin farkına varılmasına sebep olmuş. Kabloların içinden geçen akım nedeniyle oluşan elektrik alanının onları çektiği, kendi avlarını bulma konusunda bu tür alanlardan etkilendikleri ortaya çıkmış. Kablocular da bu alanı yok edebilmek ve kablolarını koruyabilmek için yalıtım malzemelerini tekrar gözden geçirmek zorunda kaldılar. İnternet kablosu deyince bizim aklımıza evlerimizde kullandığımız en fazla bir parmak kalınlığındaki kablolar geliyor. Bu bir ethernet kablosu. Veriyi elektrikle iletiyor. Ucuz bir yöntem ama bu tür kablolarda sinyal kaybı çok olduğu için uzun mesafelerde tercih edilmiyor. Bir de kablosuz internet var. Bu yöntemde veriler radyo dalgalarıyla iletiliyor. Çok büyük miktarda veriyi, binlerce kilometre boyunca sinyal kaybı yaşamadan ve en önemlisi çok hızlı göndermek için fiber optik kablolar kullanılmakta. Aynı kablonun içine farklı açılarda ışık göndererek aynı anda farklı veriler taşınabiliyor. Yüzlerce terabitlik bilgi. işte bu saç teli inceliğindeki kabloların başına bir şey gelmesin diye etrafı jel, plastik, çelik, bakır, polikarbonat, aluminyum, polietilen gibi farklı malzemelerden oluşan 7 ayrı katmanla sarmalanıyor. Kablolar bu şekilde üretildikten sonra çok uzun oldukları için büyük makaralara sarılıyor. Bu makaralar da yaklaşık bir ayda onları denizlerin altına döşeyecek olan gemilere yükleniyor. Çünkü bunlar gerçekten de okyanus tabanına indiriliyor. Eğer taban yumuşaksa kablo bazı noktalarda binlerce metre suyun altındaki zemine gömülüyor. Eğer taban sertse dibe bırakılıyor. Tabi burada onun ne kadar gergin olması gerektiğiyle ilgili çok dikkatli hesaplamalar yapmak gerekiyor. Ayrıca bazı yerlerde mercan resifleri ya da gemi batıkları olduğundan oralarda kablonun dolanmaması için aylar öncesinden planlamalar yapılıyor. Suların altına kablo döşeme fikrini ilk kez uygulamaya geçiren kişi Samuel Morse. Telgraflarda kullanılan Mors alfabesine ismini veren kişi. İlk kez 1842’de New York’da denizin altına 3 km uzunluğunda bir kablo döşeyerek telgraf mesajının güvenli bir şekilde iletilebileceğini test etmiş. Bundan sadece 16 yıl sonra da binlerce kilometre uzunluğundaki ilk kablo Avrupa’yla Amerika kıtalarını birleştirmiş. 1858’de Atlantik okyanusunu aşan ilk telgraf mesajı Amerika’ya ulaşmış. Mesajın gönderilmesi 17 saat 40 dakikada gerçekleşmiş çünkü bir kelimenin bile yazılıp ulaştırılması birkaç dakika sürüyormuş. Günümüzde saç telinden bile ince kablolardan her saniye trilyonlarca kelimelik bilgi gönderilebiliyor. Örneğin 2018’de döşenen son kablolardan biri olan 6605 km uzunluğundaki MAREA kablosundan saniyede 208 Terabit bilgi taşınabiliyor. Tüm dünyayı saran kablolama sistemi Türkiye’yi de dört farklı noktada kesiyor. Bunlardan birisi Hollanda’dan başlayarak Avustralya, Güney Kore gibi ülkeleri dolaşarak bizim ülkemize de uğrayan SeaMeWe-3 isimli ağ. Bunun dışında Ege Denizi üzerinden geze geze gelen MedNautilus Denizaltı sistemi de ülkemizin en önemli ağlarından birisi olarak gözüküyor. Bu ağ, Yunanistan, İtalya, İsrail, Kıbrıs gibi bölgelere de uğrayarak geniş bir ağ oluşturuyor. Ülkemize ulaşan diğer ağlar Turcyos-1(Mersin-Girne) ve Turcyos-2(Samandağ-Kıbrıs) isimli iki kardeş ağ. Girdiğiniz web siteleri ya da gönderilen e-postalar ya da izlediğiniz videoalar bulutlardan değil aşağılardan, okyanusların binlerce metre derinliklerinden geliyor. Kaynak: Mesut Taner/Bilim Kulübü
    0 Commentarii 0 Distribuiri
  • Yüksek teknoloji ihracatında dünyanın ilk 10 ülkesi

    Bazı yorumlar:

    - Çin tartışmasız açık ara önde ve dünya lideri.

    - Vietnam'ın inanılmaz yükselişi

    Kürevi sermayenin ve büyük firmaların, ucuz işçilikten dolayı bir üstü olan Vietnam dünyaya yüksek teknoloji ihraç ediyor.

    Güney Kore firması olan Samsung'un en büyük fabrikası Vietnam'dadır ve Samsung'un telefonların önemli bir kısmı Vietnam'da üretilir.
    Yüksek teknoloji ihracatında dünyanın ilk 10 ülkesi Bazı yorumlar: - Çin tartışmasız açık ara önde ve dünya lideri. - Vietnam'ın inanılmaz yükselişi Kürevi sermayenin ve büyük firmaların, ucuz işçilikten dolayı bir üstü olan Vietnam dünyaya yüksek teknoloji ihraç ediyor. Güney Kore firması olan Samsung'un en büyük fabrikası Vietnam'dadır ve Samsung'un telefonların önemli bir kısmı Vietnam'da üretilir.
    0 Commentarii 0 Distribuiri
  • VIETNAM

    Vietnam'da göl içinde lotus çiçeği hasadı yapan Vietnamlı kadınlar

    kadınlar sanki çiçekten etek giymişler gibi
    VIETNAM Vietnam'da göl içinde lotus çiçeği hasadı yapan Vietnamlı kadınlar kadınlar sanki çiçekten etek giymişler gibi
    0 Commentarii 0 Distribuiri
  • ️Ülkeler Ürettiği Elektriğin Yüzde Kaçını Hidroelektrik Santrallerden Sağlıyor?

    Paraguay: %99,7
    Norveç: %87,5
    Venezuela: %77,6
    Kolombiya: %68,9
    Brezilya: %63,1
    Kanada: %60,4
    Avusturya: %54
    İsviçre: %49,8
    İsveç: %40,4
    Vietnam: %36,9
    Türkiye: %20,8
    Pakistan: %20,5
    Rusya: %16,9
    Çin: %14,7
    Meksika: %10,5
    İtalya: %10,1
    Fransa: %9,7
    Hindistan: %9,4
    Japonya: %7,2
    Amerika Birleşik Devletleri: %5,8
    ⚡️Ülkeler Ürettiği Elektriğin Yüzde Kaçını Hidroelektrik Santrallerden Sağlıyor?⚡️ 1️⃣ Paraguay: %99,7 🇵🇾 2️⃣ Norveç: %87,5 🇳🇴 3️⃣ Venezuela: %77,6 🇻🇪 4️⃣ Kolombiya: %68,9 🇨🇴 5️⃣ Brezilya: %63,1 🇧🇷 6️⃣ Kanada: %60,4 🇨🇦 7️⃣ Avusturya: %54 🇦🇹 8️⃣ İsviçre: %49,8 🇨🇭 9️⃣ İsveç: %40,4 🇸🇪 🔟Vietnam: %36,9 🇻🇳 1️⃣1️⃣ Türkiye: %20,8 🇹🇷 1️⃣2️⃣ Pakistan: %20,5 🇵🇰 1️⃣3️⃣ Rusya: %16,9 🇷🇺 1️⃣4️⃣ Çin: %14,7 🇨🇳 1️⃣5️⃣ Meksika: %10,5 🇲🇽 1️⃣6️⃣ İtalya: %10,1 🇮🇹 1️⃣7️⃣ Fransa: %9,7 🇫🇷 1️⃣8️⃣ Hindistan: %9,4 🇮🇳 1️⃣9️⃣ Japonya: %7,2 🇯🇵 2️⃣0️⃣ Amerika Birleşik Devletleri: %5,8 🇺🇸
    0 Commentarii 0 Distribuiri
  • Viettel Headquarters, designed by Gensler in 2020, is Located in Hanoi’s new commercial center, Viettel’s one-of-a-kind HQ is Gensler’s first headquarters office building designed and completed in Vietnam. As the hub of Vietnam’s largest telecommunications company, this unique structure stands out from a uniform cityscape. This includes an 800-seat auditorium, which serves to provide a functional event space on the premises itself. The building is designed from the inside out. Floor plates customized to an ideal depth with a series of skylights bring natural light to all working areas and reduce the need for artificial lighting. The facility also utilizes natural barriers to combat Hanoi’s tropical climate and fosters an ecological habitat within the city. Despite an abundance of natural light, horizontal louvers are installed to screen the interior from solar glare and effectively reduce solar heat gain, resulting in a smaller heating, ventilation, and air conditioning (HVAC) load. The aesthetically pleasing landscape design incorporated with native plants forms the iconic green roof, which also similarly reduces heat gain throughout the day. Users can also enjoy the break-out space at the landscaped terraced roof gardens on either side of the sloping roof. Other green features include a rainwater harvesting system.
    Viettel Headquarters, designed by Gensler in 2020, is Located in Hanoi’s new commercial center, Viettel’s one-of-a-kind HQ is Gensler’s first headquarters office building designed and completed in Vietnam. As the hub of Vietnam’s largest telecommunications company, this unique structure stands out from a uniform cityscape. This includes an 800-seat auditorium, which serves to provide a functional event space on the premises itself. The building is designed from the inside out. Floor plates customized to an ideal depth with a series of skylights bring natural light to all working areas and reduce the need for artificial lighting. The facility also utilizes natural barriers to combat Hanoi’s tropical climate and fosters an ecological habitat within the city. Despite an abundance of natural light, horizontal louvers are installed to screen the interior from solar glare and effectively reduce solar heat gain, resulting in a smaller heating, ventilation, and air conditioning (HVAC) load. The aesthetically pleasing landscape design incorporated with native plants forms the iconic green roof, which also similarly reduces heat gain throughout the day. Users can also enjoy the break-out space at the landscaped terraced roof gardens on either side of the sloping roof. Other green features include a rainwater harvesting system.
    0 Commentarii 0 Distribuiri
  • Countries whose people speak Indonesian language

    Indonesian is the most spoken language in Southeast Asia and spoken/understood outside Indonesia.

    It is also 1 of 10 official languages of UNESCO General conference making it more internationally recognized. It is also taught in Australian schools as an elective foreign languages subject.

    If you learn Indonesian, you will also be able to communicate with most people in Malaysia, Brunei, and Timor Leste.

    In Timor Leste, Indonesian is the working language there, many people from Timor Leste speak Indonesian, even those who were born after Timor Leste's independence.

    Indonesia is also considered as one of the easiest languages to learn in the world. It uses Roman alphabet, it has simple grammar, it has no tenses, no tones (like Chinese, Thai, Vietnamese), no grammatical genders, no grammatical cases.

    Disclaimer:
    Many Malaysians say "Indonesian = Malay". If it's so, then "Malay = Indonesian"

    Because if A = B, then B = A.

    Let's just follow their logic.

    ©️ SEA Rising
    📍 Countries whose people speak 🇮🇩 Indonesian language Indonesian is the most spoken language in Southeast Asia and spoken/understood outside Indonesia. It is also 1 of 10 official languages of UNESCO General conference making it more internationally recognized. It is also taught in Australian schools as an elective foreign languages subject. If you learn Indonesian, you will also be able to communicate with most people in 🇲🇾 Malaysia, 🇧🇳 Brunei, and 🇹🇱 Timor Leste. In Timor Leste, Indonesian is the working language there, many people from Timor Leste speak Indonesian, even those who were born after Timor Leste's independence. Indonesia is also considered as one of the easiest languages to learn in the world. It uses Roman alphabet, it has simple grammar, it has no tenses, no tones (like Chinese, Thai, Vietnamese), no grammatical genders, no grammatical cases. Disclaimer: Many Malaysians say "Indonesian = Malay". If it's so, then "Malay = Indonesian" Because if A = B, then B = A. Let's just follow their logic. ©️ SEA Rising
    0 Commentarii 0 Distribuiri
  • Vietnam'da kadın işçiler göl içinde gün batımında lotus çiçeği topluyor. Manzara süper. Kadınlar sanki Çiçek'ten etek giymişler.
    Vietnam'da kadın işçiler göl içinde gün batımında lotus çiçeği topluyor. Manzara süper. Kadınlar sanki Çiçek'ten etek giymişler. 🥀🥀🥀🥀
    0 Commentarii 0 Distribuiri
  • Vietnam’dan ‘Fruit Ladies’ serisi

    Vietnam’ın başkenti Hanoi, sürekli hareket halindeki canlı sokaklarıyla ve otomobilden daha çok motosiklet ve bisiklet kullanım çoğunluğuyla dikkat çekiyor. Sanat, sokak yemekleri ve rengarenk görüntüleriyle de bilinen şehrin sokaklarında motor ya da bisiklet üzerinde bazen halı bazen de kavun taşıyan satıcılara rastlamak mümkün.

    Vietnamlı fotoğraf sanatçısı @dongqtrung, bu hareketli şehrin sürekli değişen manzaralarını ve insanların günlük yaşamlarını en doğal haliyle fotoğraflıyor. Sokak fotoğrafçılığında çok alışık olmadığımız havadan fotoğraflama yöntemiyle Hanoi sokaklarında gezinen meyve satıcılarının benzer açıdan görüntülerini yakalayıp bir koleksiyon haline getiren sanatçı, meyveli kadınlar fotoğraflarının, bir buçuk saatinin bereketli sonucu olduğunu söylüyor. Bu koleksiyona da en az görüntüler kadar orijinal bir isim koyan sanatçı koleksiyonu için ‘Fruit Ladies’ dizisi diyor.

    Yukarıdan çekilmiş renkli fotoğraflardan oluşan koleksiyon; meyve, sebze, çiçek ve benzer ürünlerin olduğu sepetleri pazara taşıyan satıcıları konu alıyor.

    Havadan yapılan çekim açılarında bazı satıcıların yüzünü, bazılarının kıyafetini ve hepsinin kimliğini gizleyen kullandıkları konik şapkalar da bu koleksiyona özgünlük katıyor.

    #vietnam #fotoğraf #fotoğrafanatçısı #fruitladies
    Vietnam’dan ‘Fruit Ladies’ serisi 🥑🍊 Vietnam’ın başkenti Hanoi, sürekli hareket halindeki canlı sokaklarıyla ve otomobilden daha çok motosiklet ve bisiklet kullanım çoğunluğuyla dikkat çekiyor. Sanat, sokak yemekleri ve rengarenk görüntüleriyle de bilinen şehrin sokaklarında motor ya da bisiklet üzerinde bazen halı bazen de kavun taşıyan satıcılara rastlamak mümkün. Vietnamlı fotoğraf sanatçısı @dongqtrung, bu hareketli şehrin sürekli değişen manzaralarını ve insanların günlük yaşamlarını en doğal haliyle fotoğraflıyor. Sokak fotoğrafçılığında çok alışık olmadığımız havadan fotoğraflama yöntemiyle Hanoi sokaklarında gezinen meyve satıcılarının benzer açıdan görüntülerini yakalayıp bir koleksiyon haline getiren sanatçı, meyveli kadınlar fotoğraflarının, bir buçuk saatinin bereketli sonucu olduğunu söylüyor. Bu koleksiyona da en az görüntüler kadar orijinal bir isim koyan sanatçı koleksiyonu için ‘Fruit Ladies’ dizisi diyor. Yukarıdan çekilmiş renkli fotoğraflardan oluşan koleksiyon; meyve, sebze, çiçek ve benzer ürünlerin olduğu sepetleri pazara taşıyan satıcıları konu alıyor. Havadan yapılan çekim açılarında bazı satıcıların yüzünü, bazılarının kıyafetini ve hepsinin kimliğini gizleyen kullandıkları konik şapkalar da bu koleksiyona özgünlük katıyor. #vietnam #fotoğraf #fotoğrafanatçısı #fruitladies
    0 Commentarii 0 Distribuiri
  • The Longest Possible Train Route Journey in The World

    Spanning a staggering 17,500 kilometers from Lisbon to Ho Chi Minh City, Vietnam, this is the longest train journey in the world. The route traverses numerous countries, offering a unique glimpse into diverse cultures and landscapes. From the historic cities of Europe to the vast expanses of Russia and the vibrant life of Southeast Asia, this journey represents a monumental feat of railway engineering and a testament to the unifying power of travel.

    Via Epic Maps on X
    Source: rail.cc
    The Longest Possible Train Route Journey in The World • Spanning a staggering 17,500 kilometers from Lisbon to Ho Chi Minh City, Vietnam, this is the longest train journey in the world. The route traverses numerous countries, offering a unique glimpse into diverse cultures and landscapes. From the historic cities of Europe to the vast expanses of Russia and the vibrant life of Southeast Asia, this journey represents a monumental feat of railway engineering and a testament to the unifying power of travel. • Via Epic Maps on X Source: rail.cc
    0 Commentarii 0 Distribuiri
  • khmer native in vietnam worn traditional dress called sbai. They preserved khmer Cultural very well.
    #khmer Sbai
    #khmer Cultural
    #Vietnamese-Khmer
    khmer native in vietnam🇻🇳 worn traditional dress called sbai. They preserved khmer Cultural very well. #khmer Sbai #khmer Cultural #Vietnamese-Khmer
    0 Commentarii 0 Distribuiri
Sponsorizeaza Paginile