• Bir yanda Ayasofya, diğer yanda Kubbetüs Sahra.

    TÜGVA etkinliğinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'a özel koreografi:

    "Bir gün gelecek, bir gün kalacak"
    Bir yanda Ayasofya, diğer yanda Kubbetüs Sahra. TÜGVA etkinliğinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'a özel koreografi: 📌"Bir gün gelecek, bir gün kalacak"
    0 Comments 0 Shares
  • Filistin Kudüs Yafa Kapısı, 1903
    Osmanlı Devleti zamanında Yavuz Sultan Selim’in hükümdarlığında (1512 – 1520) fethedilen Kudüs-ü Şerif’e Kanuni Sultan Süleyman (1520-1566) sebiller yaptırmış, Kubbetü’s-Sahra’nın duvarları ve kapısını yeniden tamir ettirmiş, Hz. Davud türbesini inşâ ettirmiş, şehrin etrafını saran surları onartmış, kaleyi restore ettirmiş, yeniden inşa ettirdiği kapılara kitabeler yazdırarak şehirde pek çok Osmanlı izi bırakmıştır.
    II. Abdülhamid (1876-1909) dönemine gelindiğinde şehirdeki imar faaliyetleri devam etmiş ve “Saltanatının Otuzuncu Yılı” anısına Filistin’i saat kuleleri ile donatmıştır. El-Halil Kapısı’nın girişinde II. Abdülhamid Han’ın yaptırdığı Kudüs Saat Kulesi ve sebili yer alır. O zamanlarda saat kuleleri yaptırmak büyük devlet olmanın bir simgesi sayılmaktaydı. Surdaki bayrağı, Abdülhamid Han’ın yaptırdığı saat kulesi, Kanuni Sultan Süleyman’ın yazdırdığı kitabe ile Kudüs Osmanlı şehri olduğunu tüm dünyaya gösteriyordu.
    Filistin Kudüs Yafa Kapısı, 1903 Osmanlı Devleti zamanında Yavuz Sultan Selim’in hükümdarlığında (1512 – 1520) fethedilen Kudüs-ü Şerif’e Kanuni Sultan Süleyman (1520-1566) sebiller yaptırmış, Kubbetü’s-Sahra’nın duvarları ve kapısını yeniden tamir ettirmiş, Hz. Davud türbesini inşâ ettirmiş, şehrin etrafını saran surları onartmış, kaleyi restore ettirmiş, yeniden inşa ettirdiği kapılara kitabeler yazdırarak şehirde pek çok Osmanlı izi bırakmıştır. II. Abdülhamid (1876-1909) dönemine gelindiğinde şehirdeki imar faaliyetleri devam etmiş ve “Saltanatının Otuzuncu Yılı” anısına Filistin’i saat kuleleri ile donatmıştır. El-Halil Kapısı’nın girişinde II. Abdülhamid Han’ın yaptırdığı Kudüs Saat Kulesi ve sebili yer alır. O zamanlarda saat kuleleri yaptırmak büyük devlet olmanın bir simgesi sayılmaktaydı. Surdaki bayrağı, Abdülhamid Han’ın yaptırdığı saat kulesi, Kanuni Sultan Süleyman’ın yazdırdığı kitabe ile Kudüs Osmanlı şehri olduğunu tüm dünyaya gösteriyordu.
    0 Comments 0 Shares
  • Miraç Kandili, Peygamber Efendimizin gecenin bir anında Mekke’deki Mescid-i Haram’dan Kudüs’teki Mescid-i Aksâ’ya, oradan da göklere seyahat ettirildiği mübarek gecenin adıdır. Nitekim Cenab-ı Hak, Kur’an-ı Kerim’de; “Kulu Muhammed’i bir gece Mescid-i Haram’dan kendisine bir kısım âyetlerimizi göstermek için, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ’ya götüren Allah’ın şânı yücedir. Doğrusu O, işitir ve görür.” (İsra; 1) buyurmuştur.

    Miracın, Peygamberimizin Medine’ye hicret etmesinden bir yıl ya da on altı ay önce Recep ayının 27. gecesinde gerçekleştiği kabul edilmiştir. Rivayete göre Peygamberimiz gece vakti Kâbe’den alınıp Burak adı verilen binek üstünde Mescid-i Aksa’ya götürülmüştür. Peygamberimiz el-Aksa Camiinin altındaki yerden Mescid-i Aksa meydanına girip Kubbet’s Sahra’nın bulunduğu alana geçerek burada Hz. İsa, Hz. Musa ve Hz. Zekeriyya aleyhisselam ile buluşmuştur. Bu alanda bütün Peygamberlere namaz kıldırmış, oradan da Miraç Minberi’nin bulunduğu alandan göğe yükselmiştir.

    #Kudüs #MescidiAksa #KubbetülSahra #TürkHavaYolları
    #KandilinizMübarekOlsun #MiracKandili
    Miraç Kandili, Peygamber Efendimizin gecenin bir anında Mekke’deki Mescid-i Haram’dan Kudüs’teki Mescid-i Aksâ’ya, oradan da göklere seyahat ettirildiği mübarek gecenin adıdır. Nitekim Cenab-ı Hak, Kur’an-ı Kerim’de; “Kulu Muhammed’i bir gece Mescid-i Haram’dan kendisine bir kısım âyetlerimizi göstermek için, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ’ya götüren Allah’ın şânı yücedir. Doğrusu O, işitir ve görür.” (İsra; 1) buyurmuştur. Miracın, Peygamberimizin Medine’ye hicret etmesinden bir yıl ya da on altı ay önce Recep ayının 27. gecesinde gerçekleştiği kabul edilmiştir. Rivayete göre Peygamberimiz gece vakti Kâbe’den alınıp Burak adı verilen binek üstünde Mescid-i Aksa’ya götürülmüştür. Peygamberimiz el-Aksa Camiinin altındaki yerden Mescid-i Aksa meydanına girip Kubbet’s Sahra’nın bulunduğu alana geçerek burada Hz. İsa, Hz. Musa ve Hz. Zekeriyya aleyhisselam ile buluşmuştur. Bu alanda bütün Peygamberlere namaz kıldırmış, oradan da Miraç Minberi’nin bulunduğu alandan göğe yükselmiştir. #Kudüs #MescidiAksa #KubbetülSahra #TürkHavaYolları #KandilinizMübarekOlsun #MiracKandili
    1
    0 Comments 0 Shares
  • Osmanlı imparatorluğu döneminde Filistin

    Filistin Kudüs Yafa Kapısı, 1903
    Osmanlı Devleti zamanında Yavuz Sultan Selim’in hükümdarlığında (1512 – 1520) fethedilen Kudüs-ü Şerif’e Kanuni Sultan Süleyman (1520-1566) sebiller yaptırmış, Kubbetü’s-Sahra’nın duvarları ve kapısını yeniden tamir ettirmiş, Hz. Davud türbesini inşâ ettirmiş, şehrin etrafını saran surları onartmış, kaleyi restore ettirmiş, yeniden inşa ettirdiği kapılara kitabeler yazdırarak şehirde pek çok Osmanlı izi bırakmıştır.
    II. Abdülhamid (1876-1909) dönemine gelindiğinde şehirdeki imar faaliyetleri devam etmiş ve “Saltanatının Otuzuncu Yılı” anısına Filistin’i saat kuleleri ile donatmıştır. El-Halil Kapısı’nın girişinde II. Abdülhamid Han’ın yaptırdığı Kudüs Saat Kulesi ve sebili yer alır. O zamanlarda saat kuleleri yaptırmak büyük devlet olmanın bir simgesi sayılmaktaydı. Surdaki bayrağı, Abdülhamid Han’ın yaptırdığı saat kulesi, Kanuni Sultan Süleyman’ın yazdırdığı kitabe ile Kudüs Osmanlı şehri olduğunu tüm dünyaya gösteriyordu.
    Osmanlı imparatorluğu döneminde Filistin Filistin Kudüs Yafa Kapısı, 1903 Osmanlı Devleti zamanında Yavuz Sultan Selim’in hükümdarlığında (1512 – 1520) fethedilen Kudüs-ü Şerif’e Kanuni Sultan Süleyman (1520-1566) sebiller yaptırmış, Kubbetü’s-Sahra’nın duvarları ve kapısını yeniden tamir ettirmiş, Hz. Davud türbesini inşâ ettirmiş, şehrin etrafını saran surları onartmış, kaleyi restore ettirmiş, yeniden inşa ettirdiği kapılara kitabeler yazdırarak şehirde pek çok Osmanlı izi bırakmıştır. II. Abdülhamid (1876-1909) dönemine gelindiğinde şehirdeki imar faaliyetleri devam etmiş ve “Saltanatının Otuzuncu Yılı” anısına Filistin’i saat kuleleri ile donatmıştır. El-Halil Kapısı’nın girişinde II. Abdülhamid Han’ın yaptırdığı Kudüs Saat Kulesi ve sebili yer alır. O zamanlarda saat kuleleri yaptırmak büyük devlet olmanın bir simgesi sayılmaktaydı. Surdaki bayrağı, Abdülhamid Han’ın yaptırdığı saat kulesi, Kanuni Sultan Süleyman’ın yazdırdığı kitabe ile Kudüs Osmanlı şehri olduğunu tüm dünyaya gösteriyordu.
    0 Comments 0 Shares
  • . 4 Mart 1193 SELAHADDiN-i EYYUBİ
    vefat etti (27 Safer H. 589)

    Dindar, merhametli, cömert, güler yüzlü, vakur, sağlam iradeli, mert ve heybetli bir kişiydi. Müslümanlar onun şahsında ideal bir sultan, Haçlılar gerçek bir İslam kahramanı görmüştür.

    Kur’an’ı ezberlemiş ve iyi bir eğitim görmüş olan Selahaddin Eyyubi zamanını ya ilim ya cihad veya devlet işleriyle geçirirdi. Verdiği sözü ne pahasına olursa olsun tutar, affetmeyi sever, Adaletli ve çok cömert idi. Arapça, Türkçe, Farsça ve Kürtçe biliyordu. Tarih bilgisi kuvvetli, kültürlüydü.

    FAALİYETLERİ

    Selahaddin Eyyubi 1138 yılında Tikrit’te doğdu. Babası Necmeddin Eyyub Büyük Selçuklu Devleti'nin Tikrit valisiydi. Nureddin Mahmud Zengi’nin Mısır’daki ordusunun kumandanı olan Selahaddin Eyyubi onun sağlığında Mısır’ı ve Mısır’a bağlı yerleri müstakil bir hükümdar gibi yönetti. Fatımiler, Haçlılar ve Bizanslılarla mücadeleye girişerek Nureddin Zengi’nin emri ile 1171 de Mısırdaki Fatımi hilafetine son verdi.

    1174 te Nureddin Mahmud Zengi ölünce yerine 11 yaşındaki oğlu el-Melikü’s-Salih İsmail geçti. Selahaddin Eyyubi Nureddin Zengi'nin kurduğu devletin dağılmasını önlemek, Haçlılar’ın elinde olan Kudüs’ü ve diğer toprakları kurtarmak amacıyla hakimiyeti eline aldı. 1182’de Urfa, Harran, Rakka, Habur, Resülayn, Dara, Nusaybin ve Amid'i (Diyarbekir) ele geçirdi. 1185 te çıktığı ikinci doğu seferinde Erbil ve Meyyafarikin'i (Silvan) topraklarına kattı.

    HITTİN SAVAŞI

    Selahaddin Eyyubi, Hıttin denilen yerde 24-25 Rebiülahir H. 583 - M. 3-4 Temmuz 1187 de Haçlılar’la yaptığı muharebede büyük bir zafer kazandı. Haçlı ordusu imha edilirken bir kısmı esir alındı. Esirler arasında Kral Guy de Lusignan ve Renauld de Chatillon da bulunuyordu. Bu zaferin ardından Akka, Taberiye, Askalan, Nablus, Remle, Gazze dahil birçok kale ve şehri ele geçirdi. Birkaç hafta içinde büyüklü küçüklü 52 şehir fethedilmiş ve sıra Kudüs’e gelmişti.

    KUDÜS'ÜN FETHİ

    Selahaddin Eyyubi 20 Eylül 1187’de Kudüs’ü kuşattı. Mi‘rac mucizesinin (Mirac kandili) yıl dönümü olan 27 Receb H. 583 - M. 2 Ekim 1187 Cuma günü Kudüs’ü fethetti. Sur şehri haricinde Filistin’deki bütün kaleler bir yıl sonra tamamen Selahaddin Eyyubi'nin eline geçti. 1188 de Trablusşam Kontluğu ve Antakya Prinkepsliği’ne karşı sefere çıkan Selahaddin Eyyubi Trablusşam’a ait birkaç kale ile Antakya Prinkepsliği topraklarının çoğunu ele geçirdi.

    Selahaddin Eyyubi 27 Safer H. 589 M. 4 Mart 1193 te Dımaşk’ta (Şam) vefat etti. Bu tarihte Mısır, Libya, Yemen, Filistin, Suriye, Malatya ve Ahlat’a kadar Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile Hemedan’a kadar olan topraklarda hutbe onun adına okunuyordu. Ölümünün ardından yerine büyük oğlu el-Melikü’l-Efdal Ali geçti.

    Selahaddin Eyyubi devrinde Mısır, Libya, Kuzey Sudan, Hicaz, Yemen gibi yerlere hakim olunmuş, bu hakimiyet asırlarca devam etmiştir. Selahaddin Eyyubi geniş bir alanda siyasi ve idari birlik kurdu. Fatımi hilafetini yıkarak bölgedeki parçalanmaya son verdi. Kudüs’ü geri alması İslam dünyasının en ünlü kahramanları arasında yer almasını sağlamıştır.

    İMAR ESERLERİ

    Selahaddin Eyyubi’nin devrinde Filistin, Mısır, Hicaz ve Yemen’de çok sayıda medrese, zaviye, cami, köprü, kale, hamam inşa edildi. Kahire surları ile kalesi, Nil nehri üzerine köprüler, Bahrü Yusuf denilen kanallar, Akka ve Kudüs’ün imarı, Amr bin As Camii, Kubbetü’s-sahre ve Mescid-i Aksa’nın tamiri, Kahire’deki Salahiyye hankahı ve Salahi hastahanesi yapıldı. İslam dünyasının her tarafından Eyyubiler ülkesine akın eden alimler ve talebeler çok sayıda ilmi eser kaleme aldılar. Suriye ve Mısır İslam dünyasının önemli ilim merkezleri haline geldi. Mekke ve Medine’ye çok önem veren Selahaddin Eyyubi "hadimü’l-Haremeyn" unvanını kullanan ilk hükümdar olmuştur.

    Allah Rahmet eylesin.
    . 4 Mart 1193 SELAHADDiN-i EYYUBİ vefat etti (27 Safer H. 589) Dindar, merhametli, cömert, güler yüzlü, vakur, sağlam iradeli, mert ve heybetli bir kişiydi. Müslümanlar onun şahsında ideal bir sultan, Haçlılar gerçek bir İslam kahramanı görmüştür. Kur’an’ı ezberlemiş ve iyi bir eğitim görmüş olan Selahaddin Eyyubi zamanını ya ilim ya cihad veya devlet işleriyle geçirirdi. Verdiği sözü ne pahasına olursa olsun tutar, affetmeyi sever, Adaletli ve çok cömert idi. Arapça, Türkçe, Farsça ve Kürtçe biliyordu. Tarih bilgisi kuvvetli, kültürlüydü. FAALİYETLERİ Selahaddin Eyyubi 1138 yılında Tikrit’te doğdu. Babası Necmeddin Eyyub Büyük Selçuklu Devleti'nin Tikrit valisiydi. Nureddin Mahmud Zengi’nin Mısır’daki ordusunun kumandanı olan Selahaddin Eyyubi onun sağlığında Mısır’ı ve Mısır’a bağlı yerleri müstakil bir hükümdar gibi yönetti. Fatımiler, Haçlılar ve Bizanslılarla mücadeleye girişerek Nureddin Zengi’nin emri ile 1171 de Mısırdaki Fatımi hilafetine son verdi. 1174 te Nureddin Mahmud Zengi ölünce yerine 11 yaşındaki oğlu el-Melikü’s-Salih İsmail geçti. Selahaddin Eyyubi Nureddin Zengi'nin kurduğu devletin dağılmasını önlemek, Haçlılar’ın elinde olan Kudüs’ü ve diğer toprakları kurtarmak amacıyla hakimiyeti eline aldı. 1182’de Urfa, Harran, Rakka, Habur, Resülayn, Dara, Nusaybin ve Amid'i (Diyarbekir) ele geçirdi. 1185 te çıktığı ikinci doğu seferinde Erbil ve Meyyafarikin'i (Silvan) topraklarına kattı. HITTİN SAVAŞI Selahaddin Eyyubi, Hıttin denilen yerde 24-25 Rebiülahir H. 583 - M. 3-4 Temmuz 1187 de Haçlılar’la yaptığı muharebede büyük bir zafer kazandı. Haçlı ordusu imha edilirken bir kısmı esir alındı. Esirler arasında Kral Guy de Lusignan ve Renauld de Chatillon da bulunuyordu. Bu zaferin ardından Akka, Taberiye, Askalan, Nablus, Remle, Gazze dahil birçok kale ve şehri ele geçirdi. Birkaç hafta içinde büyüklü küçüklü 52 şehir fethedilmiş ve sıra Kudüs’e gelmişti. KUDÜS'ÜN FETHİ Selahaddin Eyyubi 20 Eylül 1187’de Kudüs’ü kuşattı. Mi‘rac mucizesinin (Mirac kandili) yıl dönümü olan 27 Receb H. 583 - M. 2 Ekim 1187 Cuma günü Kudüs’ü fethetti. Sur şehri haricinde Filistin’deki bütün kaleler bir yıl sonra tamamen Selahaddin Eyyubi'nin eline geçti. 1188 de Trablusşam Kontluğu ve Antakya Prinkepsliği’ne karşı sefere çıkan Selahaddin Eyyubi Trablusşam’a ait birkaç kale ile Antakya Prinkepsliği topraklarının çoğunu ele geçirdi. Selahaddin Eyyubi 27 Safer H. 589 M. 4 Mart 1193 te Dımaşk’ta (Şam) vefat etti. Bu tarihte Mısır, Libya, Yemen, Filistin, Suriye, Malatya ve Ahlat’a kadar Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile Hemedan’a kadar olan topraklarda hutbe onun adına okunuyordu. Ölümünün ardından yerine büyük oğlu el-Melikü’l-Efdal Ali geçti. Selahaddin Eyyubi devrinde Mısır, Libya, Kuzey Sudan, Hicaz, Yemen gibi yerlere hakim olunmuş, bu hakimiyet asırlarca devam etmiştir. Selahaddin Eyyubi geniş bir alanda siyasi ve idari birlik kurdu. Fatımi hilafetini yıkarak bölgedeki parçalanmaya son verdi. Kudüs’ü geri alması İslam dünyasının en ünlü kahramanları arasında yer almasını sağlamıştır. İMAR ESERLERİ Selahaddin Eyyubi’nin devrinde Filistin, Mısır, Hicaz ve Yemen’de çok sayıda medrese, zaviye, cami, köprü, kale, hamam inşa edildi. Kahire surları ile kalesi, Nil nehri üzerine köprüler, Bahrü Yusuf denilen kanallar, Akka ve Kudüs’ün imarı, Amr bin As Camii, Kubbetü’s-sahre ve Mescid-i Aksa’nın tamiri, Kahire’deki Salahiyye hankahı ve Salahi hastahanesi yapıldı. İslam dünyasının her tarafından Eyyubiler ülkesine akın eden alimler ve talebeler çok sayıda ilmi eser kaleme aldılar. Suriye ve Mısır İslam dünyasının önemli ilim merkezleri haline geldi. Mekke ve Medine’ye çok önem veren Selahaddin Eyyubi "hadimü’l-Haremeyn" unvanını kullanan ilk hükümdar olmuştur. Allah Rahmet eylesin.
    0 Comments 0 Shares
  • Tüm İslâm âleminin ve müslümanların Miraç Kandili mübârek olsun, İnsanlara hayırlara vesile olmasını dileriz.

    Miraç Kandili, Peygamber Efendimizin gecenin bir anında Mekke’deki Mescid-i Haram’dan Kudüs’teki Mescid-i Aksâ’ya, oradan da göklere seyahat ettirildiği mübarek gecenin adıdır. Nitekim Cenab-ı Hak, Kur’an-ı Kerim’de; “Kulu Muhammed’i bir gece Mescid-i Haram’dan kendisine bir kısım âyetlerimizi göstermek için, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ’ya götüren Allah’ın şânı yücedir. Doğrusu O, işitir ve görür.” (İsra; 1) buyurmuştur.

    Miracın, Peygamberimizin Medine’ye hicret etmesinden bir yıl ya da on altı ay önce Recep ayının 27. gecesinde gerçekleştiği kabul edilmiştir. Rivayete göre Peygamberimiz gece vakti Kâbe’den alınıp Burak adı verilen binek üstünde Mescid-i Aksa’ya götürülmüştür. Peygamberimiz el-Aksa Camiinin altındaki yerden Mescid-i Aksa meydanına girip Kubbet’s Sahra’nın bulunduğu alana geçerek burada Hz. İsa, Hz. Musa ve Hz. Zekeriyya aleyhisselam ile buluşmuştur. Bu alanda bütün Peygamberlere namaz kıldırmış, oradan da Miraç Minberi’nin bulunduğu alandan göğe yükselmiştir.

    #Kudüs #MescidiAksa #KubbetülSahra #TürkHavaYolları
    #KandilinizMübarekOlsun #MiracKandili
    #MiraçKandili #Kudüs
    #istanbul #Turkey #Islamic #Muslim #Muslims #world
    🌙 Tüm İslâm âleminin ve müslümanların Miraç Kandili mübârek olsun, İnsanlara hayırlara vesile olmasını dileriz. 🌙🌹🌹 Miraç Kandili, Peygamber Efendimizin gecenin bir anında Mekke’deki Mescid-i Haram’dan Kudüs’teki Mescid-i Aksâ’ya, oradan da göklere seyahat ettirildiği mübarek gecenin adıdır. Nitekim Cenab-ı Hak, Kur’an-ı Kerim’de; “Kulu Muhammed’i bir gece Mescid-i Haram’dan kendisine bir kısım âyetlerimizi göstermek için, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ’ya götüren Allah’ın şânı yücedir. Doğrusu O, işitir ve görür.” (İsra; 1) buyurmuştur. Miracın, Peygamberimizin Medine’ye hicret etmesinden bir yıl ya da on altı ay önce Recep ayının 27. gecesinde gerçekleştiği kabul edilmiştir. Rivayete göre Peygamberimiz gece vakti Kâbe’den alınıp Burak adı verilen binek üstünde Mescid-i Aksa’ya götürülmüştür. Peygamberimiz el-Aksa Camiinin altındaki yerden Mescid-i Aksa meydanına girip Kubbet’s Sahra’nın bulunduğu alana geçerek burada Hz. İsa, Hz. Musa ve Hz. Zekeriyya aleyhisselam ile buluşmuştur. Bu alanda bütün Peygamberlere namaz kıldırmış, oradan da Miraç Minberi’nin bulunduğu alandan göğe yükselmiştir. #Kudüs #MescidiAksa #KubbetülSahra #TürkHavaYolları #KandilinizMübarekOlsun #MiracKandili #MiraçKandili #Kudüs #istanbul #Turkey #Islamic #Muslim #Muslims #world
    0 Comments 0 Shares
  • Milletimizin ve İslam Âlemi'nin Miraç Kandilini tebrik ediyor; bu mübarek gecenin insalığa sağlık, huzur ve barış getirmesini diliyorum.

    Rabbimiz, hepimize, bu kutlu gecenin bereketinden istifade edebilmeyi nasip etsin.

    Miraç Kandili, Peygamber Efendimizin gecenin bir anında Mekke’deki Mescid-i Haram’dan Kudüs’teki Mescid-i Aksâ’ya, oradan da göklere seyahat ettirildiği mübarek gecenin adıdır. Nitekim Cenab-ı Hak, Kur’an-ı Kerim’de; “Kulu Muhammed’i bir gece Mescid-i Haram’dan kendisine bir kısım âyetlerimizi göstermek için, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ’ya götüren Allah’ın şânı yücedir. Doğrusu O, işitir ve görür.” (İsra; 1) buyurmuştur.

    Miracın, Peygamberimizin Medine’ye hicret etmesinden bir yıl ya da on altı ay önce Recep ayının 27. gecesinde gerçekleştiği kabul edilmiştir. Rivayete göre Peygamberimiz gece vakti Kâbe’den alınıp Burak adı verilen binek üstünde Mescid-i Aksa’ya götürülmüştür. Peygamberimiz el-Aksa Camiinin altındaki yerden Mescid-i Aksa meydanına girip Kubbet’s Sahra’nın bulunduğu alana geçerek burada Hz. İsa, Hz. Musa ve Hz. Zekeriyya aleyhisselam ile buluşmuştur. Bu alanda bütün Peygamberlere namaz kıldırmış, oradan da Miraç Minberi’nin bulunduğu alandan göğe yükselmiştir.

    #Kudüs #MescidiAksa #KubbetülSahra #TürkHavaYolları
    #KandilinizMübarekOlsun #MiracKandili
    Milletimizin ve İslam Âlemi'nin Miraç Kandilini tebrik ediyor; bu mübarek gecenin insalığa sağlık, huzur ve barış getirmesini diliyorum. 🌹 Rabbimiz, hepimize, bu kutlu gecenin bereketinden istifade edebilmeyi nasip etsin. Miraç Kandili, Peygamber Efendimizin gecenin bir anında Mekke’deki Mescid-i Haram’dan Kudüs’teki Mescid-i Aksâ’ya, oradan da göklere seyahat ettirildiği mübarek gecenin adıdır. Nitekim Cenab-ı Hak, Kur’an-ı Kerim’de; “Kulu Muhammed’i bir gece Mescid-i Haram’dan kendisine bir kısım âyetlerimizi göstermek için, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ’ya götüren Allah’ın şânı yücedir. Doğrusu O, işitir ve görür.” (İsra; 1) buyurmuştur. Miracın, Peygamberimizin Medine’ye hicret etmesinden bir yıl ya da on altı ay önce Recep ayının 27. gecesinde gerçekleştiği kabul edilmiştir. Rivayete göre Peygamberimiz gece vakti Kâbe’den alınıp Burak adı verilen binek üstünde Mescid-i Aksa’ya götürülmüştür. Peygamberimiz el-Aksa Camiinin altındaki yerden Mescid-i Aksa meydanına girip Kubbet’s Sahra’nın bulunduğu alana geçerek burada Hz. İsa, Hz. Musa ve Hz. Zekeriyya aleyhisselam ile buluşmuştur. Bu alanda bütün Peygamberlere namaz kıldırmış, oradan da Miraç Minberi’nin bulunduğu alandan göğe yükselmiştir. #Kudüs #MescidiAksa #KubbetülSahra #TürkHavaYolları #KandilinizMübarekOlsun #MiracKandili
    1
    0 Comments 0 Shares