• Fransa, Almanya, İtalya ve İngiltere'deki muhatapların da katılımıyla Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan'dan oluşan R4 Grubu'nun dışişleri bakanları toplantısının ardından ortak basın açıklaması yayımlandı

    Toplantıda ele alınan konu başlıkları

    ABD/İsrail-İran çatışması
    İsrail-Filistin meselesi ve müzakere edilmiş iki devletli çözüm ihtiyacı
    Husi milislerinin Suudi Arabistan ve Yemen'e yönelik menfur saldırıları
    Seyrüsefer güvenliği ve serbestisi
    Babülmendep ve Hürmüz boğazları ile Karadeniz’de tırmanan gerilim
    Diğer bölgesel ve uluslararası öneme sahip konular

    Ortak basın açıklamasından detaylar

    Bakanlar, bölgede ve ötesinde barış ile istikrarı teşvik etmeyi ve bu konuların güvenlik, ekonomi ve ticaret üzerindeki etkilerini ele almayı amaçlayan diplomatik çabalara katkıda bulunmaya devam etme kararlılıklarını vurguladı

    Bölgesel çatışmaların diyalog, diplomasi ve gerilimin azaltılması yoluyla ele alınmasının acil bir ihtiyaç olduğu hususunda mutabık kaldıkları bildirildi

    İlgili Birleşmiş Milletler kararları doğrultusunda süregelen tüm çatışmalara müzakereler yoluyla kalıcı çözümler bulunmasının gerekliliği vurgulandı

    Çatışmaları önlemek ve bölgede barış ile istikrarı geliştirmek amacıyla bu formatta diyaloğu sürdürme konusunda mutabakata vardıkları kaydedildi

    https://v.aa.com.tr/4099355
    Fransa, Almanya, İtalya ve İngiltere'deki muhatapların da katılımıyla Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan'dan oluşan R4 Grubu'nun dışişleri bakanları toplantısının ardından ortak basın açıklaması yayımlandı Toplantıda ele alınan konu başlıkları ⤵️ 1️⃣ ABD/İsrail-İran çatışması 2️⃣ İsrail-Filistin meselesi ve müzakere edilmiş iki devletli çözüm ihtiyacı 3️⃣ Husi milislerinin Suudi Arabistan ve Yemen'e yönelik menfur saldırıları 4️⃣ Seyrüsefer güvenliği ve serbestisi 5️⃣ Babülmendep ve Hürmüz boğazları ile Karadeniz’de tırmanan gerilim 6️⃣ Diğer bölgesel ve uluslararası öneme sahip konular Ortak basın açıklamasından detaylar ⤵️ 📌 Bakanlar, bölgede ve ötesinde barış ile istikrarı teşvik etmeyi ve bu konuların güvenlik, ekonomi ve ticaret üzerindeki etkilerini ele almayı amaçlayan diplomatik çabalara katkıda bulunmaya devam etme kararlılıklarını vurguladı 📌 Bölgesel çatışmaların diyalog, diplomasi ve gerilimin azaltılması yoluyla ele alınmasının acil bir ihtiyaç olduğu hususunda mutabık kaldıkları bildirildi ➡️ İlgili Birleşmiş Milletler kararları doğrultusunda süregelen tüm çatışmalara müzakereler yoluyla kalıcı çözümler bulunmasının gerekliliği vurgulandı ➡️ Çatışmaları önlemek ve bölgede barış ile istikrarı geliştirmek amacıyla bu formatta diyaloğu sürdürme konusunda mutabakata vardıkları kaydedildi https://v.aa.com.tr/4099355
    0 Reacties 0 aandelen
  • Bütün dünyada barışın hakim olduğu güzel günlerin umuduyla…

    1 Eylül Dünya Barış Günü Kutlu Olsun!

    Peace in the whole world is dominated hoping for better days ...

    1 September World Peace Day Happy!
    Bütün dünyada barışın hakim olduğu güzel günlerin umuduyla… 1 Eylül Dünya Barış Günü Kutlu Olsun! Peace in the whole world is dominated hoping for better days ... 1 September World Peace Day Happy!
    0 Reacties 0 aandelen
  • Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, Ortak Savunma Anlaşması imzaladı

    Anlaşmaya ilişkin ortak açıklama paylaşıldı:

    — Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan İslam Cumhuriyeti Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif, üç devlet arasındaki derin tarihi ilişkiler, köklü kardeşlik ve İslami dayanışma bağları, müşterek stratejik çıkarları ve köklü savunma işbirlikleri temelinde, kolektif güvenliklerini daha da güçlendirmek, bölgede ve ötesinde barış, güvenlik ve istikrarı teşvik etmek, güvenli ve müreffeh bir geleceği birlikte inşa etmek yönündeki ortak iradelerini yansıtan Ortak Savunma Anlaşması'nı imzalamışlardır

    — Anlaşma ayrıca, üç devlet arasındaki savunma işbirliğinin tüm boyutlarıyla geliştirilmesini öngörmektedir
    Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, Ortak Savunma Anlaşması imzaladı Anlaşmaya ilişkin ortak açıklama paylaşıldı: — Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan İslam Cumhuriyeti Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif, üç devlet arasındaki derin tarihi ilişkiler, köklü kardeşlik ve İslami dayanışma bağları, müşterek stratejik çıkarları ve köklü savunma işbirlikleri temelinde, kolektif güvenliklerini daha da güçlendirmek, bölgede ve ötesinde barış, güvenlik ve istikrarı teşvik etmek, güvenli ve müreffeh bir geleceği birlikte inşa etmek yönündeki ortak iradelerini yansıtan Ortak Savunma Anlaşması'nı imzalamışlardır — Anlaşma ayrıca, üç devlet arasındaki savunma işbirliğinin tüm boyutlarıyla geliştirilmesini öngörmektedir
    0 Reacties 0 aandelen
  • Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. Yılı Kutlu Olsun .
    Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. Yılı Kutlu Olsun 🇹🇷.
    0 Reacties 0 aandelen
  • Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mısır’ın Şarm El-Şeyh şehrinde düzenlenen ve Gazze’de varılan ateşkes mutabakatına ilişkin olarak toplanan “Barış için Şarm El-Şeyh Zirvesi”ne katıldı.
    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mısır’ın Şarm El-Şeyh şehrinde düzenlenen ve Gazze’de varılan ateşkes mutabakatına ilişkin olarak toplanan “Barış için Şarm El-Şeyh Zirvesi”ne katıldı.
    0 Reacties 0 aandelen
  • Orta Asya’nın en güzel, tarih ve modernliği harmanlayan 10 etkileyici şehri — her biri kendi kültürü, mimarisi ve ruhuyla eşsiz birer yolculuk durağı

    1. Semerkant – Özbekistan

    Timur İmparatorluğu’nun başkenti
    Registan Meydanı, Şah-ı Zinde Türbesi ve Bibi Hanım Camii ile göz kamaştırır
    İpek Yolu’nun kalbi, mavinin her tonuyla büyüleyen şehir

    2. Buhara – Özbekistan

    2.500 yıllık tarihiyle İslam medeniyetinin beşiği
    Kalyan Minaresi ve Ark Kalesi görülmeye değer
    Zaman durmuş gibi — taş sokaklarında tarih fısıldar

    3. Astana (Nur-Sultan) – Kazakistan

    Modern mimarinin Orta Asya’daki en iddialı örneği
    Bayterek Kulesi, Barış Piramidi ve parlak gökdelenleriyle geleceğin şehri

    4. Taşkent – Özbekistan

    Orta Asya’nın en kalabalık ve gelişmiş şehri
    Metro istasyonları adeta bir sanat galerisi gibi
    Eski Şehir’de gelenek, Yeni Şehir’de modernlik buluşur

    5. Almatı – Kazakistan

    Tien Shan Dağları’nın eteklerinde kurulu, doğayla iç içe bir metropol
    Medeu buz pisti ve Kok-Tobe Tepesi şehir manzarasının en güzel noktaları

    6. Bişkek – Kırgızistan

    Genç ve dinamik şehir, Sovyet planlaması ve yeşil bulvarlarıyla ünlü
    Ala-Too Meydanı’nda Kırgız ruhunu hissedebilirsin

    7. Duşanbe – Tacikistan

    “Pazartesi” anlamına gelen ismi, kadim pazar günlerinden gelir
    Dev bayrak direği ve modern opera binası ile şaşırtıcı bir başkent

    8. Hiva – Özbekistan

    UNESCO mirası “İçan Kala” surlarıyla adeta açık hava müzesi
    Geceleri altın tonlara bürünen kubbeleriyle büyüleyici bir atmosfer

    9. Mary – Türkmenistan

    Antik Merv harabelerinin modern temsilcisi
    Tarih, çöl ve modern Türkmen mimarisi iç içe geçmiş durumda

    - 10. Penjikent – Tacikistan

    İpek Yolu’nun tarihi duraklarından
    Zarafşan Vadisi’nin ortasında yer alan büyüleyici doğa ve antik kalıntılarla dolu

    Orta Asya, hem tarihî medeniyetlerin mirasını hem de geleceğe uzanan modern vizyonu bir arada sunar. Her şehir, Türk dünyasının farklı bir rengini yansıtır

    Mehmet Sıraç Direk
    Uluslararası Ticaret ve Yatırım Uzmanı

    #OrtaAsya #TürkDünyası #GezginRuhu #msd197 #turkney197 #TravelAsia #SilkRoad
    Orta Asya’nın en güzel, tarih ve modernliği harmanlayan 10 etkileyici şehri — her biri kendi kültürü, mimarisi ve ruhuyla eşsiz birer yolculuk durağı 🕌🏙️ 🥇 1. Semerkant – Özbekistan 🇺🇿 🔹 Timur İmparatorluğu’nun başkenti 🔹 Registan Meydanı, Şah-ı Zinde Türbesi ve Bibi Hanım Camii ile göz kamaştırır 🔹 İpek Yolu’nun kalbi, mavinin her tonuyla büyüleyen şehir 🥈 2. Buhara – Özbekistan 🇺🇿 🔹 2.500 yıllık tarihiyle İslam medeniyetinin beşiği 🔹 Kalyan Minaresi ve Ark Kalesi görülmeye değer 🔹 Zaman durmuş gibi — taş sokaklarında tarih fısıldar 🥉 3. Astana (Nur-Sultan) – Kazakistan 🇰🇿 🔹 Modern mimarinin Orta Asya’daki en iddialı örneği 🔹 Bayterek Kulesi, Barış Piramidi ve parlak gökdelenleriyle geleceğin şehri 🏅 4. Taşkent – Özbekistan 🇺🇿 🔹 Orta Asya’nın en kalabalık ve gelişmiş şehri 🔹 Metro istasyonları adeta bir sanat galerisi gibi 🔹 Eski Şehir’de gelenek, Yeni Şehir’de modernlik buluşur 🎖️ 5. Almatı – Kazakistan 🇰🇿 🔹 Tien Shan Dağları’nın eteklerinde kurulu, doğayla iç içe bir metropol 🔹 Medeu buz pisti ve Kok-Tobe Tepesi şehir manzarasının en güzel noktaları 🌸 6. Bişkek – Kırgızistan 🇰🇬 🔹 Genç ve dinamik şehir, Sovyet planlaması ve yeşil bulvarlarıyla ünlü 🔹 Ala-Too Meydanı’nda Kırgız ruhunu hissedebilirsin 🏕️ 7. Duşanbe – Tacikistan 🇹🇯 🔹 “Pazartesi” anlamına gelen ismi, kadim pazar günlerinden gelir 🔹 Dev bayrak direği ve modern opera binası ile şaşırtıcı bir başkent 🕌 8. Hiva – Özbekistan 🇺🇿 🔹 UNESCO mirası “İçan Kala” surlarıyla adeta açık hava müzesi 🔹 Geceleri altın tonlara bürünen kubbeleriyle büyüleyici bir atmosfer 🌄 9. Mary – Türkmenistan 🇹🇲 🔹 Antik Merv harabelerinin modern temsilcisi 🔹 Tarih, çöl ve modern Türkmen mimarisi iç içe geçmiş durumda -🌅 10. Penjikent – Tacikistan 🇹🇯 🔹 İpek Yolu’nun tarihi duraklarından 🔹 Zarafşan Vadisi’nin ortasında yer alan büyüleyici doğa ve antik kalıntılarla dolu 🌍 Orta Asya, hem tarihî medeniyetlerin mirasını hem de geleceğe uzanan modern vizyonu bir arada sunar. Her şehir, Türk dünyasının farklı bir rengini yansıtır 🇹🇷✨ 📍Mehmet Sıraç Direk 🌐 Uluslararası Ticaret ve Yatırım Uzmanı #OrtaAsya #TürkDünyası #GezginRuhu #msd197 #turkney197 #TravelAsia #SilkRoad
    0 Reacties 0 aandelen
  • Cuma Hutbesi: "Alın Teri Mukaddestir"

    “İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır ve çalıştığını da görecektir.” (Necm 53/39,40)

    Muhterem Müslümanlar!

    Bir gün Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) ashabıyla sohbet ederken yanlarından güçlü ve heybetli bir adam geçti. Adamın bu görüntüsünden etkilenen sahabeden bazıları, “Ey Allah’ın Resûlü! Keşke bu adam, gücünü Allah yolunda kullansa!” dediler. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz (s.a.s) şöyle buyurdu: “Eğer bu kişi, ailesinin ve çocuklarının geçimini sağlamak için çalışıyorsa, Allah yolundadır. Anne ve babasının ihtiyaçlarını gidermek için çalışıyorsa, Allah yolundadır. Kendi izzet ve onurunu korumak için çalışıyorsa yine Allah yolundadır.”[1]

    Aziz Müminler!

    Yüce dinimiz İslam, kişinin; Allah’ın emirlerine ve yasaklarına riayet ederek kendisinin ve ailesinin rızkını helal ve meşru yollardan temin etmesini, kimseye yük olmadan çalışmasını bir ibadet olarak görmüştür. El emeğini ve alın terini mukaddes kabul etmiştir. Tembelliği, miskinliği, dilenmeyi, zamanı ve hayatı israf etmeyi ise yasaklamıştır. Cenâb-ı Hak, “İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır ve çalıştığını da görecektir.”[2] buyurarak bizlere; dünya ve ahiret huzurunu elde etmek için çalışmayı öğütlemiştir.

    Kıymetli Müslümanlar!

    Dinimiz, kazancın helal olması kadar, kazanç yollarının meşru olmasına da önem vermektedir. Bu sebeple; çalışmanın, işyeri açmanın, kazanç elde etmenin kuralları ve âdâbı vardır. Allah’ın haram kıldığı şeylerin alınıp satılması meşru değildir. Dolayısıyla Müslüman; akıl ve iradeyi yok eden, kazaların yaşanmasına, cinayetlerin işlenmesine sebep olan alkolü üretemez, alamaz, satamaz, kullanamaz ve kullanılmasına katkıda bulunamaz. Yuvaları dağıtan, toplumsal hayatta kapanmaz yaralar açan kumarı oynayamaz, oynatamaz ve oynanmasına imkân sağlayamaz. Malın ve ömrün bereketini götüren, emeğin ve alın terinin düşmanı olan faizi alamaz, veremez, ona aracı olamaz. Toplumsal barışı bozan karaborsacılık, tefecilik ve stokçuluk gibi haramları işleyemez, bunlardan kazanç elde edemez.

    Değerli Müminler!

    İslam’a göre işçi olmanın da bir takım sorumlulukları vardır. İşçi; rızkını temin ettiği işyerini ve orada bulunan malzemeleri bir emanet olarak bilmeli, onlara asla zarar vermemelidir. İşyerindeki hiçbir eşyayı şahsi ihtiyaçları için kullanmamalı, özel bilgileri başkalarıyla paylaşmamalıdır. İşçi; çalışma saatlerine riayet etmeli, işini aksatmamalıdır. Beraber çalıştığı arkadaşlarına karşı saygılı olmalı, onların haklarını kendi hakkı gibi gözetmeli, onlara zarar verecek davranışlardan şiddetle kaçınmalıdır.

    Aziz Müslümanlar!

    İslam, işverene de birçok vazife yüklemiştir. İşveren; Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in, “Çalışana ücretini, teri kurumadan verin.”[3] uyarısını dikkate alarak işçiye hakkını tam ve zamanında vermekle yükümlüdür. Dolayısıyla işveren; ucuz iş gücü adına, işçiyi; ağır şartlarda, az bir ücretle çalıştıramaz, onu sosyal haklarından mahrum bırakamaz.

    İşveren, aynı zamanda işçinin insanî ihtiyaç ve haklarını kullanmasını sağlamakla sorumludur. Bu sebepledir ki, işveren; Cenâb-ı Hakk’ın, “…Namaz, müminler için vakitleri belirlenmiş farz bir ibadettir.”[4] ayeti apaçık ortadayken, işçinin; beş vakit namaz ve Cuma namazını vaktinde eda etmesine; oruç tutmasına; Allah’ın emri, müminin süsü olan tesettürü kuşanmasına engel olamaz. Ayrıca işveren, işçinin; dinlenme saatlerini, haftalık veya yıllık izinlerini kullanmasını da kısıtlayamaz.

    İşveren; Yüce Rabbimizin, فَلَا تَتَّبِعُوا الْهَوٰٓى اَنْ تَعْدِلُواۚ “…Heva ve hevesinize kapılıp adaletten sapmayın…”[5] emrine uyarak işçinin, hak ve hukukunu da korumakla mükelleftir. Bu nedenledir ki, işçiye, sistematik bir baskı uygulayamaz. Onun; onur ve iffetini, şeref ve haysiyetini zedeleyecek söz, tutum ve davranışlarda bulunamaz. Onu, haksız şekilde işten çıkaramaz, ailesini ve çocuklarını mağdur edemez.

    İşveren; işyerinin güvenliğinin sağlanmasından, işçinin sağlıklı bir iş ortamında çalışmasından da mesuldür. Hiçbir işçi; canının tehlikeye gireceği, akıl, beden ve ruh sağlığının bozulacağı bir işte istihdam edilemez. Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in uyarısı gayet açıktır: “Kim insanlara zarar verirse Allah da ona zarar verir. Kim insanlara zorluk çıkarırsa, Allah da ona zorluk çıkarır.”[6]

    Kıymetli Müminler!

    Allah katında işçi ya da işveren olmanın bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük, takvadadır; yani Allah’tan hakkıyla sakınmak, O’nun emirlerini yerine getirmek, yasaklarından kaçınmaktır. Öyleyse, Rabbimizin rızasını, adaleti, hakkaniyeti, dürüstlüğü ve gönül kazanmayı tüm kazançların üstünde görelim. Unutmayalım ki, huzur ve mutluluk; sadece tüketmek ve biriktirmekte değil, paylaşmakta ve kanaat göstermektedir.

    Hutbemi Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in şu hadisiyle bitiriyorum: “….Hiç kimse Allah’ın kendisine takdir ettiği rızkı er ya da geç elde etmeden ölmeyecektir. Öyleyse Allah’tan hakkıyla sakının ve rızkınızı güzel yollardan isteyin. Helal olanı alın. Haramdan kaçının.”[7]

    1 Taberânî, el-Mu’cemû’l-evsat, VII, 56.

    [2] Necm 53/39,40.

    [3] İbn Mâce, Rühûn, 4.

    [4] Nisâ, 4/103.

    [5] Nisâ, 4/135.

    [6] Ebû Dâvûd, Kadâ’ (Akdiye), 31.

    [7] İbn Mâce, Ticâret, 2.

    https://www.diyanet.gov.tr/tr-TR/Kurumsal/Detay/37580/cuma-hutbesi-alin-teri-mukaddestir
    Cuma Hutbesi: "Alın Teri Mukaddestir" “İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır ve çalıştığını da görecektir.” (Necm 53/39,40) Muhterem Müslümanlar! Bir gün Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) ashabıyla sohbet ederken yanlarından güçlü ve heybetli bir adam geçti. Adamın bu görüntüsünden etkilenen sahabeden bazıları, “Ey Allah’ın Resûlü! Keşke bu adam, gücünü Allah yolunda kullansa!” dediler. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz (s.a.s) şöyle buyurdu: “Eğer bu kişi, ailesinin ve çocuklarının geçimini sağlamak için çalışıyorsa, Allah yolundadır. Anne ve babasının ihtiyaçlarını gidermek için çalışıyorsa, Allah yolundadır. Kendi izzet ve onurunu korumak için çalışıyorsa yine Allah yolundadır.”[1] Aziz Müminler! Yüce dinimiz İslam, kişinin; Allah’ın emirlerine ve yasaklarına riayet ederek kendisinin ve ailesinin rızkını helal ve meşru yollardan temin etmesini, kimseye yük olmadan çalışmasını bir ibadet olarak görmüştür. El emeğini ve alın terini mukaddes kabul etmiştir. Tembelliği, miskinliği, dilenmeyi, zamanı ve hayatı israf etmeyi ise yasaklamıştır. Cenâb-ı Hak, “İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır ve çalıştığını da görecektir.”[2] buyurarak bizlere; dünya ve ahiret huzurunu elde etmek için çalışmayı öğütlemiştir. Kıymetli Müslümanlar! Dinimiz, kazancın helal olması kadar, kazanç yollarının meşru olmasına da önem vermektedir. Bu sebeple; çalışmanın, işyeri açmanın, kazanç elde etmenin kuralları ve âdâbı vardır. Allah’ın haram kıldığı şeylerin alınıp satılması meşru değildir. Dolayısıyla Müslüman; akıl ve iradeyi yok eden, kazaların yaşanmasına, cinayetlerin işlenmesine sebep olan alkolü üretemez, alamaz, satamaz, kullanamaz ve kullanılmasına katkıda bulunamaz. Yuvaları dağıtan, toplumsal hayatta kapanmaz yaralar açan kumarı oynayamaz, oynatamaz ve oynanmasına imkân sağlayamaz. Malın ve ömrün bereketini götüren, emeğin ve alın terinin düşmanı olan faizi alamaz, veremez, ona aracı olamaz. Toplumsal barışı bozan karaborsacılık, tefecilik ve stokçuluk gibi haramları işleyemez, bunlardan kazanç elde edemez. Değerli Müminler! İslam’a göre işçi olmanın da bir takım sorumlulukları vardır. İşçi; rızkını temin ettiği işyerini ve orada bulunan malzemeleri bir emanet olarak bilmeli, onlara asla zarar vermemelidir. İşyerindeki hiçbir eşyayı şahsi ihtiyaçları için kullanmamalı, özel bilgileri başkalarıyla paylaşmamalıdır. İşçi; çalışma saatlerine riayet etmeli, işini aksatmamalıdır. Beraber çalıştığı arkadaşlarına karşı saygılı olmalı, onların haklarını kendi hakkı gibi gözetmeli, onlara zarar verecek davranışlardan şiddetle kaçınmalıdır. Aziz Müslümanlar! İslam, işverene de birçok vazife yüklemiştir. İşveren; Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in, “Çalışana ücretini, teri kurumadan verin.”[3] uyarısını dikkate alarak işçiye hakkını tam ve zamanında vermekle yükümlüdür. Dolayısıyla işveren; ucuz iş gücü adına, işçiyi; ağır şartlarda, az bir ücretle çalıştıramaz, onu sosyal haklarından mahrum bırakamaz. İşveren, aynı zamanda işçinin insanî ihtiyaç ve haklarını kullanmasını sağlamakla sorumludur. Bu sebepledir ki, işveren; Cenâb-ı Hakk’ın, “…Namaz, müminler için vakitleri belirlenmiş farz bir ibadettir.”[4] ayeti apaçık ortadayken, işçinin; beş vakit namaz ve Cuma namazını vaktinde eda etmesine; oruç tutmasına; Allah’ın emri, müminin süsü olan tesettürü kuşanmasına engel olamaz. Ayrıca işveren, işçinin; dinlenme saatlerini, haftalık veya yıllık izinlerini kullanmasını da kısıtlayamaz. İşveren; Yüce Rabbimizin, فَلَا تَتَّبِعُوا الْهَوٰٓى اَنْ تَعْدِلُواۚ “…Heva ve hevesinize kapılıp adaletten sapmayın…”[5] emrine uyarak işçinin, hak ve hukukunu da korumakla mükelleftir. Bu nedenledir ki, işçiye, sistematik bir baskı uygulayamaz. Onun; onur ve iffetini, şeref ve haysiyetini zedeleyecek söz, tutum ve davranışlarda bulunamaz. Onu, haksız şekilde işten çıkaramaz, ailesini ve çocuklarını mağdur edemez. İşveren; işyerinin güvenliğinin sağlanmasından, işçinin sağlıklı bir iş ortamında çalışmasından da mesuldür. Hiçbir işçi; canının tehlikeye gireceği, akıl, beden ve ruh sağlığının bozulacağı bir işte istihdam edilemez. Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in uyarısı gayet açıktır: “Kim insanlara zarar verirse Allah da ona zarar verir. Kim insanlara zorluk çıkarırsa, Allah da ona zorluk çıkarır.”[6] Kıymetli Müminler! Allah katında işçi ya da işveren olmanın bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük, takvadadır; yani Allah’tan hakkıyla sakınmak, O’nun emirlerini yerine getirmek, yasaklarından kaçınmaktır. Öyleyse, Rabbimizin rızasını, adaleti, hakkaniyeti, dürüstlüğü ve gönül kazanmayı tüm kazançların üstünde görelim. Unutmayalım ki, huzur ve mutluluk; sadece tüketmek ve biriktirmekte değil, paylaşmakta ve kanaat göstermektedir. Hutbemi Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in şu hadisiyle bitiriyorum: “….Hiç kimse Allah’ın kendisine takdir ettiği rızkı er ya da geç elde etmeden ölmeyecektir. Öyleyse Allah’tan hakkıyla sakının ve rızkınızı güzel yollardan isteyin. Helal olanı alın. Haramdan kaçının.”[7] 1 Taberânî, el-Mu’cemû’l-evsat, VII, 56. [2] Necm 53/39,40. [3] İbn Mâce, Rühûn, 4. [4] Nisâ, 4/103. [5] Nisâ, 4/135. [6] Ebû Dâvûd, Kadâ’ (Akdiye), 31. [7] İbn Mâce, Ticâret, 2. https://www.diyanet.gov.tr/tr-TR/Kurumsal/Detay/37580/cuma-hutbesi-alin-teri-mukaddestir
    0 Reacties 0 aandelen
  • Mübarek Miraç Kandili’nin ülkemize, milletimize, İslâm alemine ve dünyamıza sağlık, esenlik ve barış getirmesini, Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum.

    Kandilimiz mübarek olsun…

    #MiraçKandili
    Mübarek Miraç Kandili’nin ülkemize, milletimize, İslâm alemine ve dünyamıza sağlık, esenlik ve barış getirmesini, Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum. Kandilimiz mübarek olsun… #MiraçKandili 🌙
    0 Reacties 0 aandelen
  • D-8 11’inci Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’ni Mısır’ın başkenti Kahire’de gerçekleştirdik.

    Yaklaşık çeyrek asırlık geçmişe sahip Teşkilatımızın kuruluş felsefesinde yer alan barış, diyalog, iş birliği, adalet ve eşitlik kavramlarının önemi bugün daha iyi anlaşılıyor.

    Artan çatışmalar, krizler ve savaşlar karşısında maalesef küresel güvenlik ve istikrarı teminle görevli kurumlar sorumluluklarını yerine getirmiyor.

    Küresel iktisadi kurumlar cari gerçeklere ya uyum sağlayamıyor ya da ihtiyaç duyulan desteği vermekte zorlanıyor.

    Böylesine hassas bir dönemde gerçekleştirdiğimiz zirvemizde alacağımız kararların, sorunların çözümünde bize rehberlik etmesini ümit ediyorum.

    Toplantımızın temasını teşkil eden Gençler ve KOBİ’ler, ülkemizin son 22 yıldır ekonomi alanında kaydettiği ilerlemenin de lokomotifi oldu.

    Üye ülkeler olarak 1 milyarı aşan toplam nüfusumuzun çok büyük kısmı gençlerden oluşuyor.

    Türkiye olarak sürdürülebilir kalkınmanın ancak gençlerin ekonomiye azami iştirakiyle mümkün olabileceğini biliyoruz.

    Gençlerimizin teknolojik ve dijital becerileri ile girişimci ruhlarını geliştiren proje ve programlar yürütüyoruz.

    Keza KOBİ’lerin desteklenmesinde D-8’in mevcut imkânlarını daha etkin şekilde kullanmamız gerektiğini düşünüyorum.

    Son yıllarda önemli atılımlar gerçekleştiren Azerbaycan’ın Teşkilatımıza üye olmasıyla birlikte bugün hamdolsun dünden daha güçlüyüz.

    Kardeş Azerbaycan’a D-8 ailemize hoş geldiniz diyorum.

    Bölgemizde ve dünyada önemli hadiseler cereyan ediyor.

    Suriye halkının birliğe, dayanışmaya, uzlaşıya ve savaş yorgunu ülkesini süratle ayağa kaldırmaya ihtiyacı var.

    Biz de komşuları ve kardeşleri olarak bu zorlu süreçte Suriye’de istikrarın sağlanmasına katkı sunmaya çalışıyoruz.

    Tüm dinî, mezhebî ve etnik grupların yan yana, sulh içinde yaşadığı terörden arındırılmış bir Suriye’nin inşası, en samimi beklentimizdir.

    D-8 üyeleri olarak bu zorlu mücadelelerinde Suriyeli kardeşlerimizin yanında olmamız gerektiğine inanıyorum.
    D-8 11’inci Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’ni Mısır’ın başkenti Kahire’de gerçekleştirdik. Yaklaşık çeyrek asırlık geçmişe sahip Teşkilatımızın kuruluş felsefesinde yer alan barış, diyalog, iş birliği, adalet ve eşitlik kavramlarının önemi bugün daha iyi anlaşılıyor. Artan çatışmalar, krizler ve savaşlar karşısında maalesef küresel güvenlik ve istikrarı teminle görevli kurumlar sorumluluklarını yerine getirmiyor. Küresel iktisadi kurumlar cari gerçeklere ya uyum sağlayamıyor ya da ihtiyaç duyulan desteği vermekte zorlanıyor. Böylesine hassas bir dönemde gerçekleştirdiğimiz zirvemizde alacağımız kararların, sorunların çözümünde bize rehberlik etmesini ümit ediyorum. Toplantımızın temasını teşkil eden Gençler ve KOBİ’ler, ülkemizin son 22 yıldır ekonomi alanında kaydettiği ilerlemenin de lokomotifi oldu. Üye ülkeler olarak 1 milyarı aşan toplam nüfusumuzun çok büyük kısmı gençlerden oluşuyor. Türkiye olarak sürdürülebilir kalkınmanın ancak gençlerin ekonomiye azami iştirakiyle mümkün olabileceğini biliyoruz. Gençlerimizin teknolojik ve dijital becerileri ile girişimci ruhlarını geliştiren proje ve programlar yürütüyoruz. Keza KOBİ’lerin desteklenmesinde D-8’in mevcut imkânlarını daha etkin şekilde kullanmamız gerektiğini düşünüyorum. Son yıllarda önemli atılımlar gerçekleştiren Azerbaycan’ın Teşkilatımıza üye olmasıyla birlikte bugün hamdolsun dünden daha güçlüyüz. Kardeş Azerbaycan’a D-8 ailemize hoş geldiniz diyorum. Bölgemizde ve dünyada önemli hadiseler cereyan ediyor. Suriye halkının birliğe, dayanışmaya, uzlaşıya ve savaş yorgunu ülkesini süratle ayağa kaldırmaya ihtiyacı var. Biz de komşuları ve kardeşleri olarak bu zorlu süreçte Suriye’de istikrarın sağlanmasına katkı sunmaya çalışıyoruz. Tüm dinî, mezhebî ve etnik grupların yan yana, sulh içinde yaşadığı terörden arındırılmış bir Suriye’nin inşası, en samimi beklentimizdir. D-8 üyeleri olarak bu zorlu mücadelelerinde Suriyeli kardeşlerimizin yanında olmamız gerektiğine inanıyorum.
    0 Reacties 0 aandelen
  • Şam Suriye

    Emeviyye Cami Hayırlı Cumalar

    İslâm tarih ve mimarisinin en seçkin eserlerinden biri olan ve Şam-ı Şerifin kalbinde yer alan Emeviyye Cami göz alıcı güzelliği ve manevi atmosferiyle müminleri cem etmeye devam ediyor.

    🏻 Rabbim Suriye’nin huzur ve barış içerisinde güzel günlere kavuşmasını nasip eylesin. Türkiye-Suriye kardeşliğini daim eylesin.

    #HayırlıCumalar
    📍 Şam Suriye 🕌 Emeviyye Cami Hayırlı Cumalar ✨ İslâm tarih ve mimarisinin en seçkin eserlerinden biri olan ve Şam-ı Şerifin kalbinde yer alan Emeviyye Cami göz alıcı güzelliği ve manevi atmosferiyle müminleri cem etmeye devam ediyor. 🤲🏻 Rabbim Suriye’nin huzur ve barış içerisinde güzel günlere kavuşmasını nasip eylesin. Türkiye-Suriye kardeşliğini daim eylesin. 🌹 #HayırlıCumalar
    0 Reacties 0 aandelen
Zoekresultaten